Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15329 E. 2012/7335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet bedeli↗ hırsızlık↗ şikayet↗ rücuen tazminat↗ uyuşmazlık konusu↗ bilirkişi incelemesi↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan dava dışı şirkete ait bir kısım malzemenin, malzeme konulduktan uzunca bir süre sonra çalındığından bahisle şikayette bulunulduğu, dolayısıyla hırsızlık olayının ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin net olarak belirlenemediği, ayrıca malzemenin inşaattan nasıl çıkarıldığının ya da çıkarılıp çıkarılmadığının da tespit edilemediği, söz konusu şantiyede çok sayıda yüklenici şirketin faaliyet gösterdiği, öncelikle her bir şirketin kendi malzemesinden sorumluluğunun esas olduğu, davalı Yapı Merkezi A.Ş.'nin bu şantiyede çalışan şirketlerden sadece birisi olup gerek kendi malzemelerinin güvenliği gerekse de ortak ofis alanlarının güvenliği için diğer davalı ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşmede davacının sigortalısının taraf olmadığı, güvenlik şirketinin çalışma koşullarının sözleşme ve eki yönetmelikte açıkça belirlendiği, güvenlik şirketin sözleşmede belirlenen görevini gereği gibi yapmadığına dair dosyada delil olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalı Yapı Merkezi A.Ş.'ye her ay belirli bir ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacı şirket sigortalısının ödediği cüzi bir bedel karşılığında davalının şantiye alanında bulunan ve kendisine teslim edilmeyen tüm malzemenin yok olmasından sorumlu bulunmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, montaj sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davalılardan Yapı Merkezi İnş. ve San. A.Ş.'nin, davacı şirketten güvenlik hizmet bedeli adı altında para tahsil ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, bu bedelin hangi güvenlik hizmetlerinin sunulması karşılığında alındığı, davaya konu zararın ücret karşılığında üstlenilen güvenlik hizmetinin ihlalinden doğup doğmadığı somut olarak tespit edilmemiş olup, bu durum karşısında mahkeme gerekçesinin yerinde olduğunu söylemek mümkün değildir. O halde mahkemece, adı geçen davalı şirketin ücret karşılığında güvenlik hizmetini üstlendiği kabul edilerek ve ücretin yalnızca ofis alanlarının güvenliği için alındığı şeklindeki savunmanın, bu savunmayı yapan davalı tarafından kanıtlanması gerektiğinin gözetilerek gerekirse şantiyedeki genel uygulamanın ne olduğu ve davalı şirketin hangi güvenlik hizmetlerini sağlamakla yükümlü bulunduğu konusunda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1456 E. 2010/7156 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · müddeabih · riziko · ıslah · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «poliçe özel şartlarında» belirlenen güvenlik tedbirlerinin şantiyede alınmadığı ve montaj sigortası genel şartlarının 3. madde uyarınca montaj işi tamamlandıktan sonra oluşan «rizikonun» «teminat» dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; davacı taraf 21.04.2008 tarihli kısmi «ıslah» dilekçesi ile «müddeabihi» artırmış olduğu halde mahkemece davalı lehine ücreti vekalet takdirinde bu husus nazara alınmadan dava dilekçesindeki ilk talep miktarına göre davalı lehine eksik «vekalet ücretine» hükmedilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2093 E. 2023/6105 K.
Ortak:hırsızlık · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan dava dışı şirkete ait bir kısım malzemenin, malzeme konulduktan uzunca bir süre sonra çalındığından bahisle «şikayette» bulunulduğu, dolayısıyla «hırsızlık» olayının ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin net olarak belirlenemediği, ayrıca malzemenin inşaattan nasıl çıkarıldığının ya da çıkarılıp çıkarılmadığının da tespit edilemediği, söz konusu şantiyede çok sayıda yüklenici şirketin faaliyet gösterdiği, öncelikle her bir şirketin kendi malzemesinden sorumluluğunun esas olduğu, davalı Yapı Merkezi A.Ş.'nin bu şantiyede çalışan şirketlerden sadece birisi olup gerek kendi malzemelerinin güvenliği gerekse de ortak ofis alanlarının güvenliği için diğer davalı ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşmede davacının sigortalısının taraf olmadığı, güvenlik şirketinin çalışma koşullarının sözleşme ve eki yönetmelikte açıkça belirlendiği, güvenlik şirketin sözleşmede belirlenen görevini gereği gibi yapmadığına dair dosyada delil olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalı Yapı Merkezi A.Ş.'ye her ay belirli bir ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacı şirket sigortalısının ödediği cüzi bir bedel karşılığında davalının şantiye alanında bulunan ve kendisine «teslim» edilmeyen tüm malzemenin yok olmasından sorumlu bulunmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, montaj «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ortakları tarafından çalındığının iddia edilerek halen ele geçirilemediği, iş makinesinin çalındığına ilişkin delillerin aksini ispatlayan delil ileri sürülmediği, «hırsızlık» nedeniyle sigortalı malın elden çıkması halinde taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmenin eki olan genel şartlara göre riskin gerçekleştiği ve davalı şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, mülkiyetin sahibi Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O.'nın verdiği «muvafakata» göre sigorta bedelinin davacı şirkete verilmesi gerektiği, «sigorta poliçesi» ve eklerine göre sigorta bedelinden %10 tenzilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 121.500,00 TL tazminatın 24.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığını, sigortalının hizmetinde çalışan bir kişi tarafından yapılan «hırsızlığın» ancak bu durumun poliçede açıkça «teminat» altına alınması halinde teminata «dahil» olacağını, poliçede sigortalının çalışanları tarafından yapılan hırsızlığın teminata dahil olduğu yönünde hüküm bulunmadığını ayrıca sigortalı iş makinesinin asıl anahtarın ele geçirilmesi suretiyle alındığını, bir an için olayın hırsızlık olduğu kabul edilse dahi sigortalı iş makinesinin asıl anahtarının kullanılması suretiyle yapılacak hırsızlıkların da poliçe «teminatı kapsamında» olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… yısı belirtilen kararı ile şüphelinin davacının işçisi olduğuna ilişkin savunmanın kanıtlanamadığı, ele geçirilen asıl anahtarların kullanılması suretiyle yapılacak «hırsızlıkların» «teminat» dışı olduğuna dair bir hükmün cari olan Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarında yer almadığı, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pert total · tenzili muafiyet · makine kırılması sigortası · bekletici mesele · muafiyet · teminat kapsamı · muvafakat · hasar
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak makine mühendisi bilirkişi raporunda poliçeye dercedilmiş olan «tenzili muafiyetinin» uygulandığını ancak iş makinesinin kısmi «hasar» ya da «pert-total» işlemine tabi tutulup tutulmayacağı yönünde değerlendirme yapılmadığını, bu incelemenin yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığını, sigortalının hizmetinde çalışan bir kişi tarafından yapılan «hırsızlığın» ancak bu durumun poliçede açıkça «teminat» altına alınması halinde teminata «dahil» olacağını, poliçede sigortalının çalışanları tarafından yapılan hırsızlığın teminata dahil olduğu yönünde hüküm bulunmadığını ayrıca sigortalı iş makinesinin asıl anahtarın ele geçirilmesi suretiyle alındığını, bir an için olayın hırsızlık olduğu kabul edilse dahi sigortalı iş makinesinin asıl anahtarının kullanılması suretiyle yapılacak hırsızlıkların da poliçe «teminatı kapsamında» olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ortakları tarafından çalındığının iddia edilerek halen ele geçirilemediği, iş makinesinin çalındığına ilişkin delillerin aksini ispatlayan delil ileri sürülmediği, «hırsızlık» nedeniyle sigortalı malın elden çıkması halinde taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmenin eki olan genel şartlara göre riskin gerçekleştiği ve davalı şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, mülkiyetin sahibi Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O.'nın verdiği «muvafakata» göre sigorta bedelinin davacı şirkete verilmesi gerektiği, «sigorta poliçesi» ve eklerine göre sigorta bedelinden %10 tenzilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 121.500,00 TL tazminatın 24.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki «makine kırılması sigorta poliçesine» dayalı «teminat» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15329 E. , 2012/7335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2010 tarih ve 2006/602-2010/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili şirket tarafından montaj tüm riskler sigorta poliçesiyle sigortalanmış bulunan emtianın 06.01.2006-17.01.2006 tarihleri arasında sigortalı firmanın taahhüt işlerini yerine getirdiği şantiyeden çalındığını, davalı şirketin hırsızlık olayının meydana geldiği şantiyenin her türlü güvenlik önlemlerinden sorumlu olduğunu, davalı şirketin ve istihdam ettiği personelin yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediklerini, basiretli bir tacir gibi davranılmadığını, bu nedenle hırsızlık olayının meydana geldiğini, hırsızlık olayı nedeniyle müvekkilinin sigorta ettirene sigorta tazminatını ödediğini ileri sürerek, 14.396,06 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigorta ettireni ile müvekkili arasında akdi ilişki bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zararın gerçekleşip gerçekleşmediğinin belli olmadığını, dava dışı şirket ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmede, müvekkilinin yalnızca caydırıcı mahiyetteki ön güvenlik tedbirlerini almayı üstlendiğini, yaklaşık 2.000 kişinin çalıştığı şantiyenin tüm güvenliğinden müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada, davacı vekili, aynı olay nedeniyle şantiyenin her türlü güvenlik hizmetlerinden sorumlu olan ve sigorta ettirenden şantiye güvenlik bedeli adı altında ücret alan asıl işveren davalı Yapı Merkezi İnş. ve San. A.Ş.'den yukarıda belirtilen meblağın tahsilini istemiştir.
Birleşen davada, davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sigorta ettireninin getirdiği malzemeleri hiçbir şekilde müvekkili şirketin zilyetliğine ve güvenliğine bırakmadığını, proje kapsamında çalışmakta olan her yüklenicinin, işveren ile imzaladığı sözleşme gereğince kendi iş grubuna giren malzemenin güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunduğunu, çalındığı iddia olunan malzemenin şantiyeye getirilip getirilmediğinin dahi belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan dava dışı şirkete ait bir kısım malzemenin, malzeme konulduktan uzunca bir süre sonra çalındığından bahisle şikayette bulunulduğu, dolayısıyla hırsızlık olayının ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin net olarak belirlenemediği, ayrıca malzemenin inşaattan nasıl çıkarıldığının ya da çıkarılıp çıkarılmadığının da tespit edilemediği, söz konusu şantiyede çok sayıda yüklenici şirketin faaliyet gösterdiği, öncelikle her bir şirketin kendi malzemesinden sorumluluğunun esas olduğu, davalı Yapı Merkezi A.Ş.'nin bu şantiyede çalışan şirketlerden sadece birisi olup gerek kendi malzemelerinin güvenliği gerekse de ortak ofis alanlarının güvenliği için diğer davalı ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşmede davacının sigortalısının taraf olmadığı, güvenlik şirketinin çalışma koşullarının sözleşme ve eki yönetmelikte açıkça belirlendiği, güvenlik şirketin sözleşmede belirlenen görevini gereği gibi yapmadığına dair dosyada delil olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalı Yapı Merkezi A.Ş.'ye her ay belirli bir ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacı şirket sigortalısının ödediği cüzi bir bedel karşılığında davalının şantiye alanında bulunan ve kendisine teslim edilmeyen tüm malzemenin yok olmasından sorumlu bulunmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, montaj sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davalılardan Yapı Merkezi İnş. ve San. A.Ş.'nin, davacı şirketten güvenlik hizmet bedeli adı altında para tahsil ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, bu bedelin hangi güvenlik hizmetlerinin sunulması karşılığında alındığı, davaya konu zararın ücret karşılığında üstlenilen güvenlik hizmetinin ihlalinden doğup doğmadığı somut olarak tespit edilmemiş olup, bu durum karşısında mahkeme gerekçesinin yerinde olduğunu söylemek mümkün değildir. O halde mahkemece, adı geçen davalı şirketin ücret karşılığında güvenlik hizmetini üstlendiği kabul edilerek ve ücretin yalnızca ofis alanlarının güvenliği için alındığı şeklindeki savunmanın, bu savunmayı yapan davalı tarafından kanıtlanması gerektiğinin gözetilerek gerekirse şantiyedeki genel uygulamanın ne olduğu ve davalı şirketin hangi güvenlik hizmetlerini sağlamakla yükümlü bulunduğu konusunda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058326600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz