6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15329 E. 2012/7335 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet bedeli hırsızlık şikayet rücuen tazminat uyuşmazlık konusu bilirkişi incelemesi sigorta poliçesi eksik inceleme teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan dava dışı şirkete ait bir kısım malzemenin, malzeme konulduktan uzunca bir süre sonra çalındığından bahisle şikayette bulunulduğu, dolayısıyla hırsızlık olayının ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin net olarak belirlenemediği, ayrıca malzemenin inşaattan nasıl çıkarıldığının ya da çıkarılıp çıkarılmadığının da tespit edilemediği, söz konusu şantiyede çok sayıda yüklenici şirketin faaliyet gösterdiği, öncelikle her bir şirketin kendi malzemesinden sorumluluğunun esas olduğu, davalı Yapı Merkezi A.Ş.'nin bu şantiyede çalışan şirketlerden sadece birisi olup gerek kendi malzemelerinin güvenliği gerekse de ortak ofis alanlarının güvenliği için diğer davalı ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşmede davacının sigortalısının taraf olmadığı, güvenlik şirketinin çalışma koşullarının sözleşme ve eki yönetmelikte açıkça belirlendiği, güvenlik şirketin sözleşmede belirlenen görevini gereği gibi yapmadığına dair dosyada delil olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalı Yapı Merkezi A.Ş.'ye her ay belirli bir ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacı şirket sigortalısının ödediği cüzi bir bedel karşılığında davalının şantiye alanında bulunan ve kendisine teslim edilmeyen tüm malzemenin yok olmasından sorumlu bulunmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, montaj sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davalılardan Yapı Merkezi İnş. ve San. A.Ş.'nin, davacı şirketten güvenlik hizmet bedeli adı altında para tahsil ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, bu bedelin hangi güvenlik hizmetlerinin sunulması karşılığında alındığı, davaya konu zararın ücret karşılığında üstlenilen güvenlik hizmetinin ihlalinden doğup doğmadığı somut olarak tespit edilmemiş olup, bu durum karşısında mahkeme gerekçesinin yerinde olduğunu söylemek mümkün değildir. O halde mahkemece, adı geçen davalı şirketin ücret karşılığında güvenlik hizmetini üstlendiği kabul edilerek ve ücretin yalnızca ofis alanlarının güvenliği için alındığı şeklindeki savunmanın, bu savunmayı yapan davalı tarafından kanıtlanması gerektiğinin gözetilerek gerekirse şantiyedeki genel uygulamanın ne olduğu ve davalı şirketin hangi güvenlik hizmetlerini sağlamakla yükümlü bulunduğu konusunda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1456 E. 2010/7156 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2093 E. 2023/6105 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15329 E.  ,  2012/7335 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2010 tarih ve 2006/602-2010/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl davada, müvekkili şirket tarafından montaj tüm riskler sigorta poliçesiyle sigortalanmış bulunan emtianın 06.01.2006-17.01.2006 tarihleri arasında sigortalı firmanın taahhüt işlerini yerine getirdiği şantiyeden çalındığını, davalı şirketin hırsızlık olayının meydana geldiği şantiyenin her türlü güvenlik önlemlerinden sorumlu olduğunu, davalı şirketin ve istihdam ettiği personelin yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediklerini, basiretli bir tacir gibi davranılmadığını, bu nedenle hırsızlık olayının meydana geldiğini, hırsızlık olayı nedeniyle müvekkilinin sigorta ettirene sigorta tazminatını ödediğini ileri sürerek, 14.396,06 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının sigorta ettireni ile müvekkili arasında akdi ilişki bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zararın gerçekleşip gerçekleşmediğinin belli olmadığını, dava dışı şirket ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmede, müvekkilinin yalnızca caydırıcı mahiyetteki ön güvenlik tedbirlerini almayı üstlendiğini, yaklaşık 2.000 kişinin çalıştığı şantiyenin tüm güvenliğinden müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada, davacı vekili, aynı olay nedeniyle şantiyenin her türlü güvenlik hizmetlerinden sorumlu olan ve sigorta ettirenden şantiye güvenlik bedeli adı altında ücret alan asıl işveren davalı Yapı Merkezi İnş. ve San. A.Ş.'den yukarıda belirtilen meblağın tahsilini istemiştir.

Birleşen davada, davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sigorta ettireninin getirdiği malzemeleri hiçbir şekilde müvekkili şirketin zilyetliğine ve güvenliğine bırakmadığını, proje kapsamında çalışmakta olan her yüklenicinin, işveren ile imzaladığı sözleşme gereğince kendi iş grubuna giren malzemenin güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunduğunu, çalındığı iddia olunan malzemenin şantiyeye getirilip getirilmediğinin dahi belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan dava dışı şirkete ait bir kısım malzemenin, malzeme konulduktan uzunca bir süre sonra çalındığından bahisle şikayette bulunulduğu, dolayısıyla hırsızlık olayının ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin net olarak belirlenemediği, ayrıca malzemenin inşaattan nasıl çıkarıldığının ya da çıkarılıp çıkarılmadığının da tespit edilemediği, söz konusu şantiyede çok sayıda yüklenici şirketin faaliyet gösterdiği, öncelikle her bir şirketin kendi malzemesinden sorumluluğunun esas olduğu, davalı Yapı Merkezi A.Ş.'nin bu şantiyede çalışan şirketlerden sadece birisi olup gerek kendi malzemelerinin güvenliği gerekse de ortak ofis alanlarının güvenliği için diğer davalı ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşmede davacının sigortalısının taraf olmadığı, güvenlik şirketinin çalışma koşullarının sözleşme ve eki yönetmelikte açıkça belirlendiği, güvenlik şirketin sözleşmede belirlenen görevini gereği gibi yapmadığına dair dosyada delil olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalı Yapı Merkezi A.Ş.'ye her ay belirli bir ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacı şirket sigortalısının ödediği cüzi bir bedel karşılığında davalının şantiye alanında bulunan ve kendisine teslim edilmeyen tüm malzemenin yok olmasından sorumlu bulunmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, montaj sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davalılardan Yapı Merkezi İnş. ve San. A.Ş.'nin, davacı şirketten güvenlik hizmet bedeli adı altında para tahsil ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, bu bedelin hangi güvenlik hizmetlerinin sunulması karşılığında alındığı, davaya konu zararın ücret karşılığında üstlenilen güvenlik hizmetinin ihlalinden doğup doğmadığı somut olarak tespit edilmemiş olup, bu durum karşısında mahkeme gerekçesinin yerinde olduğunu söylemek mümkün değildir. O halde mahkemece, adı geçen davalı şirketin ücret karşılığında güvenlik hizmetini üstlendiği kabul edilerek ve ücretin yalnızca ofis alanlarının güvenliği için alındığı şeklindeki savunmanın, bu savunmayı yapan davalı tarafından kanıtlanması gerektiğinin gözetilerek gerekirse şantiyedeki genel uygulamanın ne olduğu ve davalı şirketin hangi güvenlik hizmetlerini sağlamakla yükümlü bulunduğu konusunda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058326600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.