Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3121 E. 2012/19700 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararının iptali↗ pay defteri kaydı↗ pay defteri↗ husumet yokluğu↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davacının davalı şirket ortağı ve pay sahibi olmadığı, bu nedenle dava açma hakkı ve davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Ege Enerji Şirketi'nin ortağı olduğu iddiasıyla taraflar arasındaki sözleşmelerin ve buna dayanak yönetim kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibariyle davacının davalı şirket ortağı ve pay sahibi olmadığı, bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davada davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri A.Ş'deki % 50 hissesinin devrine ilişkin akdin feshedildiğinden bahisle davalı şirkette % 50 pay sahibi olduğuna ve hissesinin şirket pay defterine kaydının yapılarak tescil ve ilanına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulü ile 07.10.2002 devir tarihi itibariyle bulunan % 50 hissesinin şirket pay defterine kaydına karar verildiği ve kararın Dairemiz'in 2010/7847 Esas 2012/9160 Karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece bu kararın kesinleşmesi beklenerek, davacının ortak olduğunun anlaşılması halinde davaya devam edilmesi, ortak olmadığının tespiti halinde ise şimdiki gibi davanın reddi gerekirken, davacının davalı şirket ortağı olmadığından bahisle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2012/12373/2012/20181
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12373 E. 2012/20181 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Pay defteri kaydının düzeltilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1180 E. 2019/6679 K.
Ortak:pay defteri · e-defter
İncelediğiniz kararda… erji ve Entegre Tarım Ürünleri A.Ş'deki % 50 hissesinin devrine ilişkin akdin feshedildiğinden bahisle davalı şirkette % 50 pay sahibi olduğuna ve hissesinin şirket «pay defterine kaydının» yapılarak tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulü ile 07.10.2002 devir tarihi itibariyle bulunan % 50 hissesinin şirket pay defterine kaydına karar verildiğ …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri Üretim Gıda Sanayi A.Ş'ye ait 18.000 adet A grubu nama yazılı hissenin davacı adına tescili ile davalı şirket «pay defterine» işlenmesine, karar kesinleştiğinde davalı adına «depo» edilen bedelin davalıya ödenmesine dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri Üretim Gıda Sanayi A.Ş'ye ait 18.000 adet A grubu nama yazılı hissenin davacı adına tescili ile davalı şirket «pay defterine» işlenmesine, karar kesinleştiğinde davalı adına «depo» edilen bedelin davalıya ödenmesine dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5793 E. 2021/7350 K.
Ortak:pay defteri · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda… erji ve Entegre Tarım Ürünleri A.Ş'deki % 50 hissesinin devrine ilişkin akdin feshedildiğinden bahisle davalı şirkette % 50 pay sahibi olduğuna ve hissesinin şirket «pay defterine kaydının» yapılarak tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulü ile 07.10.2002 devir tarihi itibariyle bulunan % 50 hissesinin şirket pay defterine kaydına karar verildiğ …
Benzer bu karardaA.Ş.'ye ait 2.000 adet A grubu nama yazılı hissenin davacı adına tescili ile şirket «pay defterine» işlenmesine, karar kesinleştiğinde «depo» ettirilen 400.000.- Euro'nun işleyecek mevduat faiziyle birlikte ve talep halinde ödenmesi için ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, birleşen davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine asıl davaya ilişkin karar Dairemizce onanmış, birleşen davada verilen karar bozulmuştur.
İcra Müdürlüğü’nün 2012/8785 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan «ilamlı icra takibi» sonucunda 18/09/2012 tarihinde birleşen davada davalı ... adına tescil edilmiş, 04.10.2012 tarihinde de davalı adına «çıplak pay» olarak şirketin mahsus «defterine» kaydedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · ilamlı icra takibi · ilamlı icra · ilk itiraz · zamanaşımı başlangıcı · depo kararı · ara karar · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2012/8785 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan «ilamlı icra takibi» sonucunda 18/09/2012 tarihinde birleşen davada davalı ... adına tescil edilmiş, 04.10.2012 tarihinde de davalı adına «çıplak pay» olarak şirketin mahsus «defterine» kaydedilmiştir.
… un beklenmesine işaret edilmiş olması, mahkemece asıl davada varılan sonuca ilişkin olarak, birleşen davada iadesi istenen tutarın hıfzedilerek kalan bakiye tutarın «depo» edilmesi yolunda «ara» karar verilmesi, davacı yanca bu lazimeye uyulmuş olması, asıl davada verilen ve bu hususu da içeren kararın isabetli görülerek onanması ve yukarıda (1) nolu bentte belirtildiği üzere karar düzeltme isteminin de reddine karar verilmesiyle asıl davada verilen hükmün (artık) kesinleşmiş olması olguları birlikte değerlendirildiğinde, birleşen davada davacının korunmaya değer bir «hukuki yararının» kalmadığı ve birleşen davanın bu nedenle reddinin gerektiği açıktır.
A.Ş.'ye ait 2.000 adet A grubu nama yazılı hissenin davacı adına tescili ile şirket «pay defterine» işlenmesine, karar kesinleştiğinde «depo» ettirilen 400.000.- Euro'nun işleyecek mevduat faiziyle birlikte ve talep halinde ödenmesi için ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, birleşen davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine asıl davaya ilişkin karar Dairemizce onanmış, birleşen davada verilen karar bozulmuştur.
2- Birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme istemlerinin incelenmesine gelince, birleşen dava TBK’nın 77/2. maddesi kapsamında «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine dayalı olarak açılmış bir «alacak davası» niteliğinde olup işbu davada, mahkeme kararı ile «geçersiz» olduğuna hükmedilen 07.10.2002 tarihli «hisse devir sözleşmesine» dayalı olarak davacı tarafından davalıya yapılan toplam 100.000 Euro tutarındaki ödemenin güncellenmiş değerinin davalıdan alınması talep edilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2122 E. 2012/8459 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri sözleşmesi · şirket merkezi mahkemesi · yetki itirazı · hisse devri · geçersizlik · yetki · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… a tarihinde şirket ortağı olmadığı, yetkili mahkemenin HUMK'nun 17. maddesine göre belirlenemeyeceği, Ankara'da ikamet eden davalılar vekillerinin süresinde yapılan «yetki itirazında» haklı oldukları gerekçesiyle, mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «hisse devri sözleşmesinin» «geçersizliğinin» tespiti talebine ilişkin olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 17. maddesinin 2. cümlesi ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 14/2. maddesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda «şirketin merkezinin» bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Mahkemece, «yetki itirazının» reddi ile uyuşmazlığın esasla ilgili hüküm kurulması gerekirken dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kesin olan bu «yetki» kuralına göre davanın Aydın'da görülmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/402 E. 2012/20732 K.
Ortak:husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davacının davalı şirket ortağı ve pay sahibi olmadığı, bu nedenle dava açma hakkı ve davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece bu kararın kesinleşmesi beklenerek, davacının ortak olduğunun anlaşılması halinde davaya devam edilmesi, ortak olmadığının tespiti halinde ise şimdiki gibi davanın reddi gerekirken, davacının davalı şirket ortağı olmadığından bahisle «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı ...'na ait şirket hisselerinin dava dışı ...'a icra yoluyla satılıp devredildiği, ... tarafından da ....tan şirket hisselerinin devir ve «temlik» alındığı, bu durumda davayı açmış bulunan davacının davacı sıfatı ve «husumet ehliyetinin» kalmadığı, bu hususun dava şartı niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği, davanın usul hükümleri gereğince «husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerekirse de davacı olarak yargılamaya katılan ... vekilinin «davadan feragat» ettiği, feragat beyanının yargılama aşamasında yapılanbeyan, iddia, delil ve değerlendirmelerden önce geldiği gerekçesiyle davanın ve taleplerin reddine karar veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · pay devri · icra hukuk mahkemesi · pay sahipliği · davadan feragat · husumet ehliyeti · temlik · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, davacı ...'na ait şirket hisselerinin dava dışı ...'a icra yoluyla satılıp devredildiği, ... tarafından da ....tan şirket hisselerinin devir ve «temlik» alındığı, bu durumda davayı açmış bulunan davacının davacı sıfatı ve «husumet ehliyetinin» kalmadığı, bu hususun dava şartı niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği, davanın usul hükümleri gereğince «husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerekirse de davacı olarak yargılamaya katılan ... vekilinin «davadan feragat» ettiği, feragat beyanının yargılama aşamasında yapılanbeyan, iddia, delil ve değerlendirmelerden önce geldiği gerekçesiyle davanın ve taleplerin reddine karar veri …
Somut olayda, pay sahibi olduğu iddiasıyla davacı sıfatına sahip olduğunu ileri süren ve bu sıfatına dayalı olarak «davadan feragat» eden ...’ın söz konusu payları ihaleden satın alan dava dışı ...’tan devraldığı, «pay devrine» ilişkin «ihalenin feshine» karar verildiği, bu durumda «pay sahipliğinin» ihtilaflı bir hale geldiği anlaşılmıştır.Davaya konu talepleri ileri sürme «yetkisinin» ortaklık hakkına bağlı bulunması nedeniyle davacının belirlenmesi için ortaklık hakkının kime ait olduğunun tespiti gerekmektedir.
Yargılama sırasında davacının anılan şirketteki paylarının icra yoluyla satıldığı, satılan payların da davaya katılan ...’a «pay devri» yoluyla geçtiği anlaşılmış, bu durumda davada taraf olma hakkının pay sahibi ...’a ait bulunduğu ve onun da «davadan feragat» etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda, davayı açan ... davalı Ege Enerji A.Ş.’deki ortaklık hakkına dayalı olarak istemlerde bulunmuştur.
Yargılama sırasında davacıya ait şirket paylarının icra takibi sonucu yapılan ihale ile satılarak üçüncü kişilere geçtiği anlaşılmış ise de davacının «icra hukuk» mahkemesinde «ihalenin feshi» davası açtığı ve bu dava sonucu ...’nun Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri Üretim Gıda San. ve Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3121 E. , 2012/19700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2010/447-2011/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketler arasındaki 02.01.2003 ve 09.07.2007 tarihleri arasındaki kira sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, davalı şirketlerin işletme ruhsatının devrine ilişkin işlemlerinin ve yönetim kurulu kararlarının usulüne uygun olarak alınmadığını ileri sürerek, anılan sözleşme ve devir işlemleri ile kararların yok hükmünde olduklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacının, davalı şirketin ortağı ve pay sahibi olmadığından dava açamayacağını savunarak, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davacının davalı şirket ortağı ve pay sahibi olmadığı, bu nedenle dava açma hakkı ve davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Ege Enerji Şirketi'nin ortağı olduğu iddiasıyla taraflar arasındaki sözleşmelerin ve buna dayanak yönetim kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibariyle davacının davalı şirket ortağı ve pay sahibi olmadığı, bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davada davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri A.Ş'deki % 50 hissesinin devrine ilişkin akdin feshedildiğinden bahisle davalı şirkette % 50 pay sahibi olduğuna ve hissesinin şirket pay defterine kaydının yapılarak tescil ve ilanına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulü ile 07.10.2002 devir tarihi itibariyle bulunan % 50 hissesinin şirket pay defterine kaydına karar verildiği ve kararın Dairemiz'in 2010/7847 Esas 2012/9160 Karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece bu kararın kesinleşmesi beklenerek, davacının ortak olduğunun anlaşılması halinde davaya devam edilmesi, ortak olmadığının tespiti halinde ise şimdiki gibi davanın reddi gerekirken, davacının davalı şirket ortağı olmadığından bahisle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066058000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz