Tebligat usulsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11886 E. 2012/19294 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat usulsüzlüğü↗ haciz ihbarnamesi↗ akdi faiz↗ ihbar olunan↗ temerrüt tarihi↗ yargılama giderleri↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ tebligat↗ haciz↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci haciz ihbarnamesi sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan - fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bentler dışındaki, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent, dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davacıya ait 41540 nolu TL hesabıyla ilgili olarak, "15.619,87 TL'nın nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte)" şeklinde hüküm kurulmuştur. Temerrüt tarihine kadar akdi faiz hükmedilmesi doğru ise de temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, davacının 411541 nolu Euro hesabındaki paranın davalı Banka'ca haksız olarak ...'na aktarıldığı ve ... tarafından iade edilen miktarın mahsubu ile 312 Euro'nun davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda fer'i müdahil ... tarafından dava açıldıktan sonra davacı hesabına para iadesi yapılmış olması nedeniyle iade edilen miktar yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek buna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin iade edilen bu miktar yönünden de dava reddedilmiş gibi yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
4-Mahkemece 41542 nolu Euro hesabı yönünden yukarıda açıklanan gerekçeyle dava redddilmiş ise de; banka, kendisine gelen haciz yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırmalıdır. Bu konudaki eksiklik özen kurumu olan bankaların sorumluluğunu gerektirir. Bu husus gözetilmeksizin bu hesap yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4260 E. 2013/8216 K.
Ortak:tebligat usulsüzlüğü · haciz ihbarnamesi · ihbar olunan · ihbar · tebligat · haciz · taahhütname · yasal faiz · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi …
Kararı davacı vekili, davalı vekili ve «ihbar olunan» - fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
Temerrüt tarihine kadar «akdi faiz» hükmedilmesi doğru ise de «temerrüt» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası «avans faizine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ....619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar davacı vekili, davalı vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27...2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
… meliği'nin .... maddesinin .... fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "..." olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığın …
Davalı vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2056 E. 2018/3854 K.
Ortak:tebligat usulsüzlüğü · temerrüt tarihi · tebligat · haciz · taahhütname · yasal faiz · temerrüt
İncelediğiniz kararda… Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi …
Temerrüt tarihine kadar «akdi faiz» hükmedilmesi doğru ise de «temerrüt» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası «avans faizine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
4-Mahkemece 41542 nolu Euro hesabı yönünden yukarıda açıklanan gerekçeyle dava redddilmiş ise de; banka, kendisine gelen «haciz» yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırmalıdır.
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığı gerekçesiyle 15.415,96 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, alacağın 15.314,01 TL'si için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, 294,25 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa v …
… uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükmün 2. bendinde döviz cinsi alacak için «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren «yasal faiz» olarak hükmedilen faizin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz olarak «infazda» nazara alınacak olmasına göre fer’i müdahil ... vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
… ncak, Dairemiz 27.11.2012 tarih 2011/11886 E 2012-19294 K sayılı bozma kararının 4 numaralı bendinde 41542 nolu Euro hesabı yönünden davalı bankanın kendisine gelen «haciz» yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırma sorumluluğu içinde bulunduğu, bu hususun gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmaksızın, bozma gereği yerine getirilmeksizin «eksik inceleme» ile bu miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · eksik inceleme
Benzer bu kararda… uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükmün 2. bendinde döviz cinsi alacak için «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren «yasal faiz» olarak hükmedilen faizin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz olarak «infazda» nazara alınacak olmasına göre fer’i müdahil ... vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
… ncak, Dairemiz 27.11.2012 tarih 2011/11886 E 2012-19294 K sayılı bozma kararının 4 numaralı bendinde 41542 nolu Euro hesabı yönünden davalı bankanın kendisine gelen «haciz» yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırma sorumluluğu içinde bulunduğu, bu hususun gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmaksızın, bozma gereği yerine getirilmeksizin «eksik inceleme» ile bu miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10606 E. 2014/17766 K.
Ortak:tebligat · taahhütname · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi …
Benzer bu kararda… ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8'inci maddesi de "Bankalar bir takvim yılı içinde «zamanaşımına» uğrayan ve tutarı 50 Türk Lirası ve üzerindeki her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının Fona devredileceği hususunda, izleyen takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; vadeli mevduat hesabında «son» işlem tarihinin 15.08.2001 olduğu, davalı Bankaca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi ile Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 8/2. maddesine göre, davacının, Bankaya beyan edilen adresine iadeli «taahhütlü» mektup ile uyarıda bulunulduğu, ayrıca, internet sitesinde üç ay süre ile ve ulusal düzeyde yayın yapan iki ayrı gazetede gerekli ilanları yaptırdığı, davalı Banka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · ihtar · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2010/154 K. sayılı ilamı) Dosya içeriğinden, davacıya gönderilen «ihtarın» bila tebliğ dönmesinden sonra Bankaca «tebligatın» yapılabilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadığı, davacının Mernis «yerleşim yeri» adresinin araştırılmadığı, Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligatın yapılmasına çalışılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; vadeli mevduat hesabında «son» işlem tarihinin 15.08.2001 olduğu, davalı Bankaca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi ile Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 8/2. maddesine göre, davacının, Bankaya beyan edilen adresine iadeli «taahhütlü» mektup ile uyarıda bulunulduğu, ayrıca, internet sitesinde üç ay süre ile ve ulusal düzeyde yayın yapan iki ayrı gazetede gerekli ilanları yaptırdığı, davalı Banka …
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62'nci maddesi “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tabidir.
Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak «ilanı» müteakiben Fona gelir kaydedilir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16771 E. 2015/11821 K.
Ortak:tebligat · taahhütname · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi …
Benzer bu kararda… ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8'inci maddesi de "Bankalar bir takvim yılı içinde «zamanaşımına» uğrayan ve tutarı 50 Türk Lirası ve üzerindeki her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının Fona devredileceği hususunda, izleyen takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi olan hesap sahibine yasa ve ilgili yönetmelik uyarınca iadeli «taahhütlü» mektupla bildirim yapıldığı, ulusal gazetelerde ve davalı bankanın internet sitesinde gerekli ilanların yapıldığı, davalının fona devir işleminin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · ihtar · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ih ve 2004/820 Esas 2004/9907 Karar sayılı ilamı, 11.01.2010 tarih ve 2008/8695 Esas 2010/154 Karar sayılı ilamı) Dosya içeriğinden, davacıların murisine gönderilen «ihtarın» bila tebliğ dönmesinden sonra Bankaca «tebligatın» yapılabilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadığı, davacıların murisinin Mernis «yerleşim yeri» adresinin araştırılmadığı, Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligatın yapılmasına çalışılmadığı ve bu nedenle de hesap sahibinin ölü olduğunun tespit edilemediği …
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62. maddesi “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tabidir.
Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak «ilanı» müteakiben Fona gelir kaydedilir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13515 E. 2014/3611 K.
Ortak:taahhütname · temerrüt · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi …
Temerrüt tarihine kadar «akdi faiz» hükmedilmesi doğru ise de «temerrüt» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası «avans faizine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, internet sitesinden yapılan «ilan» tarihine göre davacının alacağının 16.05.2011 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı, davacının hesabının zaman aşımına uğramaması için davalı bankaya vekalet verdiği dava dışı annesi aracılığı ile kargo ile 15.04.2011 tarihinde belgelerini gönderdiği böylece zaman aşımının kesilmiş olduğu, davalı bankanın, davacıyı yönetmeliğin 8/2 maddesi gereği iadeli taahütlü mektupla hesabının başvuruda bulunmadığı taktirde zaman aşımına uğrayacağı veya fona devredileceği hususunda uyardığına ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya «ibraz» etmediği, hesap sahibinin, kimliğini ispatlamakla mevduat ve katılım fonu talep etmeye yetkili olduğu, davalı banka tarafından davacının kimliği tespit edildikten sonra mevduatın davacıya ödenmesi gerektiği, davalı bankanın hesap cüzdanı, dekont, belge ibraz edilerek hak sahibi olduğunun ispatlanması gerektiği savunmalarının yerinde olmadığı, davalı bankanın 12.04.2011 tarihi itibari ile «temerrüte» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. .../...
… ulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda olduğuna, bildirimin bu usul doğrultusunda yapılmamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarını …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:başvurma harcı · ilan · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, internet sitesinden yapılan «ilan» tarihine göre davacının alacağının 16.05.2011 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı, davacının hesabının zaman aşımına uğramaması için davalı bankaya vekalet verdiği dava dışı annesi aracılığı ile kargo ile 15.04.2011 tarihinde belgelerini gönderdiği böylece zaman aşımının kesilmiş olduğu, davalı bankanın, davacıyı yönetmeliğin 8/2 maddesi gereği iadeli taahütlü mektupla hesabının başvuruda bulunmadığı taktirde zaman aşımına uğrayacağı veya fona devredileceği hususunda uyardığına ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya «ibraz» etmediği, hesap sahibinin, kimliğini ispatlamakla mevduat ve katılım fonu talep etmeye yetkili olduğu, davalı banka tarafından davacının kimliği tespit edildikten sonra mevduatın davacıya ödenmesi gerektiği, davalı bankanın hesap cüzdanı, dekont, belge ibraz edilerek hak sahibi olduğunun ispatlanması gerektiği savunmalarının yerinde olmadığı, davalı bankanın 12.04.2011 tarihi itibari ile «temerrüte» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. .../...
2-Ancak, Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf bulunan davalı aleyhine «başvurma harcı» ile karar ve ilam harcına hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davalı taraf yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11886 E. , 2012/19294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2008/270-2011/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın Vakfıkebir Şubesi'nde 3 adet vadeli mevduat hesabı bulunduğunu, 411540 nolu YTL hesabındaki 14.423,73 YTL'nin hareketsiz hesap açıklamasıyla müvekkilinin bilgisi dışında çekilmiş olduğunu, 411541 nolu Euro hesabındaki 4.224,64 Euro'nun müvekkilinin bilgisi dışında hesabından çekildiğini, yine müvekkilinin 411542 nolu Euro hesabında 19.844,90 Euro bulunmaktayken, 08/08/1008 tarihinde kısmi ödeme adı altında müvekkilinin bilgisi dışında 5.986,00 Euro'nun çekilmiş olduğunu, müvekkilinin parasının ödenmesi için davalı bankaya çektiği 17/11/2008 tarihli noter ihtarnamesinden sonuç alamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla 14.423,72 YTL ve 10.210,64 Euronun, noter ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi olan 18/11/2008 tarihine kadar anapara ve anaparaya davacının hesap türü itibariyle işlemesi gereken akti faiz tutarıyla, temerrüt tarihi itibariyle anaparaya dönüşecek toplam miktara, temerrüt tarihinden itibaren dava tarihine kadar temerrüt faiziyle, hesaplanan toplam alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait 411540 nolu TL hesabındaki 14.423,72 TL ve 411541 nolu B.Alman Markı/Euro hesabındaki 4.424,64 Euro'nun on yıl süreyle hareketsiz hesap olmaları nediyle Bankalar Kanunu'nun 62. maddesi ve ilgili yasalar gereğince ...'na aktarıldığını, husumetin ...'na yöneltilmesi gerektiğini, 411542 nolu hesaptan yapılan 10.590,93 TL ödemenin ise İstanbul 2.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 Esas nolu dosyasından gönderilen tüm mevduatların haczi talimatı ve ödeme talimatı gereğince icra dosyası hesabına gönderildiğini, davanın ... ve icra dosyası alacaklısına ihbarı gerektiğini savunarak davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.
İhbar olunan-fer'i müdahil vekili, davacının 411540 numaralı 14.423,00 YTL tutarındaki hesabının 30/05/2008 tarihinde, 41541 numaralı hesabının ise 12.12.1992 tarihinde işlem gördüğünü, bu hesaplardaki paraların 31/05/2007 tarihinde davalı bankanın Genel Müdürlüğü tarafından zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle yasal mevzuat kapsamında fon hesaplarına devredilerek gelir kaydedildiğini, 411541 numaralı hesabın mudi tarafından 1999 yılında hesap cüzdanının işletilmesi suretiyle hareket gördüğünün anlışılması üzerine davalı bankanın Genel Müdürlüğü'nün talebi gereğince mudiye ödenmek üzere 4.320,82 Euro ile buna ilişkin 17.545,37 TL gecikme zammının davalı bankanın hesaplarına aktarıldığını, yapılan işlemlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62.
maddesi ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın müvekkil kurumla ilgili taleplerinin reddini ve fer'i müdahil olarak taleblerinin kabulünü istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci haciz ihbarnamesi sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan - fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bentler dışındaki, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent, dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davacıya ait 41540 nolu TL hesabıyla ilgili olarak, "15.619,87 TL'nın nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte)" şeklinde hüküm kurulmuştur. Temerrüt tarihine kadar akdi faiz hükmedilmesi doğru ise de temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, davacının 411541 nolu Euro hesabındaki paranın davalı Banka'ca haksız olarak ...'na aktarıldığı ve ... tarafından iade edilen miktarın mahsubu ile 312 Euro'nun davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda fer'i müdahil ... tarafından dava açıldıktan sonra davacı hesabına para iadesi yapılmış olması nedeniyle iade edilen miktar yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek buna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin iade edilen bu miktar yönünden de dava reddedilmiş gibi yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
4-Mahkemece 41542 nolu Euro hesabı yönünden yukarıda açıklanan gerekçeyle dava redddilmiş ise de; banka, kendisine gelen haciz yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırmalıdır. Bu konudaki eksiklik özen kurumu olan bankaların sorumluluğunu gerektirir. Bu husus gözetilmeksizin bu hesap yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin sair temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahilin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı ve fer'i müdahil yararına BOZULMASINA, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065731200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz