6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tebligat usulsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11886 E. 2012/19294 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat usulsüzlüğü haciz ihbarnamesi akdi faiz ihbar olunan temerrüt tarihi yargılama giderleri fer'i müdahil ihbar tebligat haciz taahhütname yasal faiz vekalet ücreti avans faizi temerrüt zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K.

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci haciz ihbarnamesi sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan - fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bentler dışındaki, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent, dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Mahkemece, davacıya ait 41540 nolu TL hesabıyla ilgili olarak, "15.619,87 TL'nın nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte)" şeklinde hüküm kurulmuştur. Temerrüt tarihine kadar akdi faiz hükmedilmesi doğru ise de temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.

3-Mahkemece, davacının 411541 nolu Euro hesabındaki paranın davalı Banka'ca haksız olarak ...'na aktarıldığı ve ... tarafından iade edilen miktarın mahsubu ile 312 Euro'nun davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda fer'i müdahil ... tarafından dava açıldıktan sonra davacı hesabına para iadesi yapılmış olması nedeniyle iade edilen miktar yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek buna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin iade edilen bu miktar yönünden de dava reddedilmiş gibi yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

4-Mahkemece 41542 nolu Euro hesabı yönünden yukarıda açıklanan gerekçeyle dava redddilmiş ise de; banka, kendisine gelen haciz yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırmalıdır. Bu konudaki eksiklik özen kurumu olan bankaların sorumluluğunu gerektirir. Bu husus gözetilmeksizin bu hesap yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4260 E. 2013/8216 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacaklı temerrüdü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2056 E. 2018/3854 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yerleşim yeri

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10606 E. 2014/17766 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16771 E. 2015/11821 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13515 E. 2014/3611 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/11886 E.  ,  2012/19294 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2008/270-2011/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın Vakfıkebir Şubesi'nde 3 adet vadeli mevduat hesabı bulunduğunu, 411540 nolu YTL hesabındaki 14.423,73 YTL'nin hareketsiz hesap açıklamasıyla müvekkilinin bilgisi dışında çekilmiş olduğunu, 411541 nolu Euro hesabındaki 4.224,64 Euro'nun müvekkilinin bilgisi dışında hesabından çekildiğini, yine müvekkilinin 411542 nolu Euro hesabında 19.844,90 Euro bulunmaktayken, 08/08/1008 tarihinde kısmi ödeme adı altında müvekkilinin bilgisi dışında 5.986,00 Euro'nun çekilmiş olduğunu, müvekkilinin parasının ödenmesi için davalı bankaya çektiği 17/11/2008 tarihli noter ihtarnamesinden sonuç alamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla 14.423,72 YTL ve 10.210,64 Euronun, noter ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi olan 18/11/2008 tarihine kadar anapara ve anaparaya davacının hesap türü itibariyle işlemesi gereken akti faiz tutarıyla, temerrüt tarihi itibariyle anaparaya dönüşecek toplam miktara, temerrüt tarihinden itibaren dava tarihine kadar temerrüt faiziyle, hesaplanan toplam alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıya ait 411540 nolu TL hesabındaki 14.423,72 TL ve 411541 nolu B.Alman Markı/Euro hesabındaki 4.424,64 Euro'nun on yıl süreyle hareketsiz hesap olmaları nediyle Bankalar Kanunu'nun 62. maddesi ve ilgili yasalar gereğince ...'na aktarıldığını, husumetin ...'na yöneltilmesi gerektiğini, 411542 nolu hesaptan yapılan 10.590,93 TL ödemenin ise İstanbul 2.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 Esas nolu dosyasından gönderilen tüm mevduatların haczi talimatı ve ödeme talimatı gereğince icra dosyası hesabına gönderildiğini, davanın ... ve icra dosyası alacaklısına ihbarı gerektiğini savunarak davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.

İhbar olunan-fer'i müdahil vekili, davacının 411540 numaralı 14.423,00 YTL tutarındaki hesabının 30/05/2008 tarihinde, 41541 numaralı hesabının ise 12.12.1992 tarihinde işlem gördüğünü, bu hesaplardaki paraların 31/05/2007 tarihinde davalı bankanın Genel Müdürlüğü tarafından zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle yasal mevzuat kapsamında fon hesaplarına devredilerek gelir kaydedildiğini, 411541 numaralı hesabın mudi tarafından 1999 yılında hesap cüzdanının işletilmesi suretiyle hareket gördüğünün anlışılması üzerine davalı bankanın Genel Müdürlüğü'nün talebi gereğince mudiye ödenmek üzere 4.320,82 Euro ile buna ilişkin 17.545,37 TL gecikme zammının davalı bankanın hesaplarına aktarıldığını, yapılan işlemlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62.

maddesi ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın müvekkil kurumla ilgili taleplerinin reddini ve fer'i müdahil olarak taleblerinin kabulünü istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci haciz ihbarnamesi sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan - fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bentler dışındaki, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent, dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Mahkemece, davacıya ait 41540 nolu TL hesabıyla ilgili olarak, "15.619,87 TL'nın nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte)" şeklinde hüküm kurulmuştur. Temerrüt tarihine kadar akdi faiz hükmedilmesi doğru ise de temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.

3-Mahkemece, davacının 411541 nolu Euro hesabındaki paranın davalı Banka'ca haksız olarak ...'na aktarıldığı ve ... tarafından iade edilen miktarın mahsubu ile 312 Euro'nun davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda fer'i müdahil ... tarafından dava açıldıktan sonra davacı hesabına para iadesi yapılmış olması nedeniyle iade edilen miktar yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek buna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin iade edilen bu miktar yönünden de dava reddedilmiş gibi yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

4-Mahkemece 41542 nolu Euro hesabı yönünden yukarıda açıklanan gerekçeyle dava redddilmiş ise de; banka, kendisine gelen haciz yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırmalıdır. Bu konudaki eksiklik özen kurumu olan bankaların sorumluluğunu gerektirir. Bu husus gözetilmeksizin bu hesap yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin sair temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahilin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı ve fer'i müdahil yararına BOZULMASINA, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065731200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.