Alacaklı temerrüdü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2056 E. 2018/3854 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacaklı temerrüdü↗ tebligat usulsüzlüğü↗ temerrüt tarihi↗ infaz↗ fer'i müdahil↗ tebligat↗ haciz↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığı gerekçesiyle 15.415,96 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, alacağın 15.314,01 TL'si için dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 294,25 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6.057,81 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer’i müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükmün 2. bendinde döviz cinsi alacak için temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak hükmedilen faizin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz olarak infazda nazara alınacak olmasına göre fer’i müdahil ... vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak, Dairemiz 27.11.2012 tarih 2011/11886 E 2012-19294 K sayılı bozma kararının 4 numaralı bendinde 41542 nolu Euro hesabı yönünden davalı bankanın kendisine gelen haciz yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırma sorumluluğu içinde bulunduğu, bu hususun gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmaksızın, bozma gereği yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile bu miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11886 E. 2012/19294 K.
Ortak:tebligat usulsüzlüğü · temerrüt tarihi · tebligat · haciz · taahhütname · yasal faiz · temerrüt
İncelediğiniz kararda… bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığı gerekçesiyle 15.415,96 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, alacağın 15.314,01 TL'si için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, 294,25 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa v …
… uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükmün 2. bendinde döviz cinsi alacak için «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren «yasal faiz» olarak hükmedilen faizin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz olarak «infazda» nazara alınacak olmasına göre fer’i müdahil ... vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
… ncak, Dairemiz 27.11.2012 tarih 2011/11886 E 2012-19294 K sayılı bozma kararının 4 numaralı bendinde 41542 nolu Euro hesabı yönünden davalı bankanın kendisine gelen «haciz» yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırma sorumluluğu içinde bulunduğu, bu hususun gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmaksızın, bozma gereği yerine getirilmeksizin «eksik inceleme» ile bu miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi …
Temerrüt tarihine kadar «akdi faiz» hükmedilmesi doğru ise de «temerrüt» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası «avans faizine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
4-Mahkemece 41542 nolu Euro hesabı yönünden yukarıda açıklanan gerekçeyle dava redddilmiş ise de; banka, kendisine gelen «haciz» yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · akdi faiz · ihbar olunan · yargılama giderleri · ihbar · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu karardaKararı davacı vekili, davalı vekili ve «ihbar olunan» - fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
Temerrüt tarihine kadar «akdi faiz» hükmedilmesi doğru ise de «temerrüt» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken 19/11/2008-15/12/2008 arası «avans faizine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
… an dava açıldıktan sonra davacı hesabına para iadesi yapılmış olması nedeniyle iade edilen miktar yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek buna göre «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin iade edilen bu miktar yönünden de dava reddedilmiş gibi yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru …
… Yönetmeliği'nin 8.maddesinin 2. fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığını, davacının 411541 nolu Euro hesabı için 4.649,52 Eurodan iade edilen kısım düşüldüğünde bakiye 312 Euronun iadesi gerektiği, davacıya ait 411542 nolu Euro hesabı yönünden ise, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (15.314,01 TL için dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte), 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4260 E. 2013/8216 K.
Ortak:tebligat usulsüzlüğü · tebligat · haciz · taahhütname · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığı gerekçesiyle 15.415,96 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, alacağın 15.314,01 TL'si için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, 294,25 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa v …
… uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükmün 2. bendinde döviz cinsi alacak için «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren «yasal faiz» olarak hükmedilen faizin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz olarak «infazda» nazara alınacak olmasına göre fer’i müdahil ... vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
… ncak, Dairemiz 27.11.2012 tarih 2011/11886 E 2012-19294 K sayılı bozma kararının 4 numaralı bendinde 41542 nolu Euro hesabı yönünden davalı bankanın kendisine gelen «haciz» yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırma sorumluluğu içinde bulunduğu, bu hususun gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmaksızın, bozma gereği yerine getirilmeksizin «eksik inceleme» ile bu miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… meliği'nin .... maddesinin .... fıkrasında bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "..." olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığın …
İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ....619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar davacı vekili, davalı vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27...2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 sayılı dosyasında borçlu olan davacının borcuna karşılık birinci «haciz ihbarnamesi» sonucunda icra dosyasına paranın gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ....619,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 312 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar davacı vekili, davalı vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27...2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10606 E. 2014/17766 K.
Ortak:tebligat · taahhütname
İncelediğiniz kararda… bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığı gerekçesiyle 15.415,96 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, alacağın 15.314,01 TL'si için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, 294,25 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa v …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; vadeli mevduat hesabında «son» işlem tarihinin 15.08.2001 olduğu, davalı Bankaca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi ile Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 8/2. maddesine göre, davacının, Bankaya beyan edilen adresine iadeli «taahhütlü» mektup ile uyarıda bulunulduğu, ayrıca, internet sitesinde üç ay süre ile ve ulusal düzeyde yayın yapan iki ayrı gazetede gerekli ilanları yaptırdığı, davalı Banka …
… ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8'inci maddesi de "Bankalar bir takvim yılı içinde «zamanaşımına» uğrayan ve tutarı 50 Türk Lirası ve üzerindeki her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının Fona devredileceği hususunda, izleyen takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · ihtar · ilan · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62'nci maddesi “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tabidir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
2010/154 K. sayılı ilamı) Dosya içeriğinden, davacıya gönderilen «ihtarın» bila tebliğ dönmesinden sonra Bankaca «tebligatın» yapılabilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadığı, davacının Mernis «yerleşim yeri» adresinin araştırılmadığı, Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligatın yapılmasına çalışılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; vadeli mevduat hesabında «son» işlem tarihinin 15.08.2001 olduğu, davalı Bankaca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi ile Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 8/2. maddesine göre, davacının, Bankaya beyan edilen adresine iadeli «taahhütlü» mektup ile uyarıda bulunulduğu, ayrıca, internet sitesinde üç ay süre ile ve ulusal düzeyde yayın yapan iki ayrı gazetede gerekli ilanları yaptırdığı, davalı Banka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2056 E. , 2018/3854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/02/2016 tarih ve 2013/313-2016/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın ... Şubesi'nde 3 adet vadeli mevduat hesabı bulunduğunu, 411540 nolu YTL hesabındaki 14.423,73 YTL'nin hareketsiz hesap açıklamasıyla müvekkilinin bilgisi dışında çekilmiş olduğunu, 411541 nolu Euro hesabındaki 4.224,64 Euro'nun müvekkilinin bilgisi dışında hesabından çekildiğini, yine müvekkilinin 411542 nolu Euro hesabında 19.844,90 Euro bulunmaktayken, 08/08/1008 tarihinde kısmi ödeme adı altında müvekkilinin bilgisi dışında 5.986,00 Euro'nun çekilmiş olduğunu, müvekkilinin parasının ödenmesi için davalı bankaya çektiği 17/11/2008 tarihli noter ihtarnamesinden sonuç alamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla 14.423,72 YTL ve 10.210,64 Euro'nun, noter ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi olan 18/11/2008 tarihine kadar anapara ve anaparaya davacının hesap türü itibariyle işlemesi gereken akti faiz tutarıyla, temerrüt tarihi itibariyle anaparaya dönüşecek toplam miktara, temerrüt tarihinden itibaren dava tarihine kadar temerrüt faiziyle, hesaplanan toplam alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait 411540 nolu TL hesabındaki 14.423,72 TL ve 411541 nolu B.Alman Markı/Euro hesabındaki 4.424,64 Euro'nun on yıl süreyle hareketsiz hesap olmaları nedeniyle Bankalar Kanunu'nun 62. maddesi ve ilgili yasalar gereğince ...'na aktarıldığını, husumetin ...'na yöneltilmesi gerektiğini, 411542 nolu hesaptan yapılan 10.590,93 TL ödemenin ise ...İcra Müdürlüğü'nün 2008/11682 Esas nolu dosyasından gönderilen tüm mevduatların haczi talimatı ve ödeme talimatı gereğince icra dosyası hesabına gönderildiğini, davanın ... ve icra dosyası alacaklısına ihbarı gerektiğini savunarak davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.
İhbar olunan-fer'i müdahil vekili, davacının 411540 numaralı 14.423,00 YTL tutarındaki hesabının 30/05/2008 tarihinde, 41541 numaralı hesabının ise 12.12.1992 tarihinde işlem gördüğünü, bu hesaplardaki paraların 31/05/2007 tarihinde davalı bankanın Genel Müdürlüğü
tarafından zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle yasal mevzuat kapsamında fon hesaplarına devredilerek gelir kaydedildiğini, 411541 numaralı hesabın mudi tarafından 1999 yılında hesap cüzdanının işletilmesi suretiyle hareket gördüğünün anlışılması üzerine davalı bankanın Genel Müdürlüğü'nün talebi gereğince mudiye ödenmek üzere 4.320,82 Euro ile buna ilişkin 17.545,37 TL gecikme zammının davalı bankanın hesaplarına aktarıldığını, yapılan işlemlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın müvekkil kurumla ilgili taleplerinin reddini ve fer'i müdahil olarak taleblerinin kabulünü istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankaların hak sahiplerine hesaplarının fona devredeceği hususunda izleyen takvim yılının Ocak ayının sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda oldukları, davacıya çıkartılan iadeli taahhütlü mektupta davacı adresinin yalnızca "Trabzon" olarak yazıldığı, davacının açık adresinin belirtilmemiş olduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle davalı bankanın 411540 ve 411541 numaralı hesaplar yönünden davacıya söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince yükümlü olduğu uyarıyı yapmadığı gerekçesiyle 15.415,96 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, alacağın 15.314,01 TL'si için dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 294,25 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6.057,81 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer’i müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükmün 2. bendinde döviz cinsi alacak için temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak hükmedilen faizin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz olarak infazda nazara alınacak olmasına göre fer’i müdahil ... vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak, Dairemiz 27.11.2012 tarih 2011/11886 E 2012-19294 K sayılı bozma kararının 4 numaralı bendinde 41542 nolu Euro hesabı yönünden davalı bankanın kendisine gelen haciz yazısı üzerine borçlunun kimlik bilgilerini, hesap sahibi ile aynı kişi olup olmadığını araştırma sorumluluğu içinde bulunduğu, bu hususun gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmaksızın, bozma gereği yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile bu miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer’i müdahil ... vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, fer'i müdahil ...'den harç alınmasına yer olmadığına, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425361200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz