6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8233 E. 2012/18429 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin kaldırılması eda davası hayat sigortası tespit davası mirasçılık ipotek hukuki yarar

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kredi borçlusu ...'in 21/08/2007 ölüm tarihi itibariyle kredi borcunun toplam 60.917,76 TL olduğu, yasal mirasçılar ve davacı hakkında başlatılan takipte 06/06/2008 takip tarihi itibarıyla toplam 84.426,53 TL banka alacağının bulunduğu, Vakıf Emeklilik A.Ş. tarafından 02/09/2008 tarihinde toplam 62.600,00 TL'nin bankanın takip hesabına aktarıldığı, 02/09/2008 tarihi itibariyle 29.344,79 TL bakiye borcun bulunduğu gerekçesiyle muris borçlu ...’in 21/08/2007 ölüm tarihi itibariyle davalı Banka'ya ana para ve faiz borcunun 60.917,76 TL olduğunun tespitine, ipoteğin kaldırılabilmesi için muris ... mirasçılarının ödemesi gereken borç miktarının 29.344,79 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dava, dava dışı ...’in davalı Banka'dan kullandığı kredi kapsamında banka lehine üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazı satın alan davacının, ...’in vefatına bağlı olarak hayat sigortası tarafından kredi borcu ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle borçlu ...’in vefat tarihindeki mirasçılarının ödemesi gereken borcun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının eda davası açılabileceği durumda tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4896 E. 2013/8803 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4333 E. 2010/10412 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8233 E.  ,  2012/18429 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2011 tarih ve 2009/221-2011/422 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı ...’in davalı Banka'dan kullandığı kredi ile ilgili olarak davalı Banka tarafından ...’in malik olduğu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, ...’in ipotekli taşınmazı 05/12/2006 tarihinde müvekkiline sattığını ve satışın tescil edildiğini, 21/08/2007 tarihinde vefat eden kredi borçlusu ...'in bankaya olan borcunun Hayat Sigortası kapsamında olduğunu ve borcun sigorta şirketinden tahsil edilerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması gerektiği halde ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek, borçlu ...'in vefat tarihi olan 21/08/2007 itibariyle bankaya ana para ve faiz borcunun tespitine, ipoteğin kaldırılabilmesi için mirasçılarının ödemesi gereken borcun tespiti talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının ipotekli taşınmazı satın aldığını, kredinin ödenmemesi ve kredi lehtarının vefatı üzerine yasal mirasçılar ve davacı aleyhine takip başlatıldığını, borçlunun ölümü üzerine başvurulan Vakıf Emeklilik A.Ş'nin vefat tazminatı ödemesini şüpheli ölüm nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan soruşturmanın sonuçlanması akabinde 02/09/2008 tarihinde yaparak, toplam 62.600,00 TL'nin banka takip hesaplarına aktardığını, ancak borcun tamamen tahsil edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kredi borçlusu ...'in 21/08/2007 ölüm tarihi itibariyle kredi borcunun toplam 60.917,76 TL olduğu, yasal mirasçılar ve davacı hakkında başlatılan takipte 06/06/2008 takip tarihi itibarıyla toplam 84.426,53 TL banka alacağının bulunduğu, Vakıf Emeklilik A.Ş. tarafından 02/09/2008 tarihinde toplam 62.600,00 TL'nin bankanın takip hesabına aktarıldığı, 02/09/2008 tarihi itibariyle 29.344,79 TL bakiye borcun bulunduğu gerekçesiyle muris borçlu ...’in 21/08/2007 ölüm tarihi itibariyle davalı Banka'ya ana para ve faiz borcunun 60.917,76 TL olduğunun tespitine, ipoteğin kaldırılabilmesi için muris ... mirasçılarının ödemesi gereken borç miktarının 29.344,79 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dava, dava dışı ...’in davalı Banka'dan kullandığı kredi kapsamında banka lehine üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazı satın alan davacının, ...’in vefatına bağlı olarak hayat sigortası tarafından kredi borcu ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle borçlu ...’in vefat tarihindeki mirasçılarının ödemesi gereken borcun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının eda davası açılabileceği durumda tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 127,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065324500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.