Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12771 E. 2012/18078 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük vergisi↗ gümrük müşavirliği↗ vekalet sözleşmesi↗ ba beyannamesi↗ tanıma↗ navlun↗ ba formu↗ ifa↗ mahsup↗ uyuşmazlık konusu↗ fatura↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının gümrük işlemlerinin yapılması bakımından davalıya vekaletname verdiği, 29.11.2007 tarihli serbest dolaşım giriş beyannamesi ile beyan edilen eşyanın tanımı, tek parmak eldivenler, koruma eldiveni ve diğerleri olarak yapıldığı, beyannameye de fatura, navlun makbuzu, sigorta poliçesi, banka yazısı, kıymet bildirim formu, eşya listesi gibi belgelerin eklendiği, beyannamede eşyanın GTİP tanımlanmasına uygun yapılmadığı, ancak muayene sırasında beyan edilen eşya ile ithal edilen eşyanın farklı olduğunun belirlendiği, küşat yetkisi verilmediğinden davalının resen muyayene yapma imkanının olmadığı, bu nedenle davacının vergi farkı ve vergi cezası ödediği, gümrük müşavirlerinin Gümrük Kanunu’nun 5 ve 225. maddelerine uygun şekilde kanun ve mevzuata uygun şekilde hareket etmesinin gerektiği, davacının, öncekilerden farklı emtia olduğu yönünde uyarıda bulunmadığı, CE belgesini sunması nedeniyle CE’ye tabi eşya olduğu kanısı doğmasına neden olduğu, davalının da ek bilgi almadığı, eşya faturasını iyi tetkik etmediği, çıkan sonuçtan yarı oranda kusurlu oldukları, davacı tarafından ödenen cezadan vergi farkının düşüldüğü, bakiyesinin yarısından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.898.12 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, vekalet sözleşmesinin geregi gibi ifa edilmemesi nedeniyle ödenen vergi cezasının rucuan tazmini istemine ilişkindir.
Davacının ithal ettiği emtiaların gümrük işlemlerini yerine getirmesi için davalıyı vekil olarak atadığı, taraflar arasındaki ilişkinin önceden beri devam ettiği, davacının ithal ettiği tıbbi eldiven emtiasının vasfının gümrük idaresine yanlış bildirilmesi nedeniyle gümrük vergi cezası ve KDV vergi cezası ödediği, beyanname verme dahil gümrük işlemlerini davalının yerine getirdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, vergi cezalarının tahakkukuna neden olan işlemler bakımından davalının bir kusurunun olup olmadığı ve kendisine rucu imkanı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece, vergi cezasına neden olan işlemlerde tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacının, ithal ettiği eldivenlerin vasfının öncekilerden farklı olduğu yönünde davalıyı uyarmaması ve yanlış kanı uyanmasına neden olacak şekilde CE belgesi göndermesi bakımından bir kusuru mevcut ise de ithal edilen emtianın faturası, sigorta poliçesi ve diğer belgelerin davalıya önceden gönderildiği, anılan belgelerde emtianın vasfının açıkça yazıldığı dikkate alındığında, gümrük müşavirliği alanında faaliyet gösteren ve tacir olan davalının, bu hizmeti yerine getirirken özenli davranmadığı, belgeleri iyi tetkik etmediği, buna göre beyanname vermediği, dolayısıyla vergi cezası ödenmesini gerektiren işlemde davacıya nazaran daha fazla kusurlu olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacı taraf kendisinin ödemekle mükellef olduğu ek gümrük vergisi ile ek KDV dışında, süreye uymak suretiyle indirimli olarak ödemiş bulunduğu vergi cezalarının tahsili bakımından işbu davasını açtığı dikkate alınmadan, dava ettiği tutar içinde kendisinin sorumlu olduğu vergi tutarları da varmış gibi mahsup yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7528 E. 2013/10518 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ba beyannamesi · ifa
İncelediğiniz kararda… lar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının gümrük işlemlerinin yapılması bakımından davalıya vekaletname verdiği, 29.11.2007 tarihli serbest dolaşım giriş «beyannamesi» ile beyan edilen eşyanın «tanımı», tek parmak eldivenler, koruma eldiveni ve diğerleri olarak yapıldığı, beyannameye de «fatura», «navlun» makbuzu, «sigorta poliçesi», banka yazısı, kıymet bildirim «formu», eşya listesi gibi belgelerin eklendiği, beyannamede eşyanın GTİP tanımlanmasına uygun yapılmadığı, ancak muayene sırasında beyan edilen eşya ile ithal edilen eşyanın farklı olduğunun belirlendiği, küşat yetkisi verilmediğinden davalının resen muyayene yapma imkanının olmadığı, bu nedenle davacının vergi farkı ve vergi cezası ödediği, «gümrük müşavirlerinin» Gümrük Kanunu’nun 5 ve 225. maddelerine uygun şekilde kanun ve mevzuata uygun şekilde hareket etmesinin gerektiği, davacının, öncekilerden farklı emtia olduğu yönü …
… iği eldivenlerin vasfının öncekilerden farklı olduğu yönünde davalıyı uyarmaması ve yanlış kanı uyanmasına neden olacak şekilde CE belgesi göndermesi bakımından bir «kusuru» mevcut ise de ithal edilen emtianın faturası, «sigorta poliçesi» ve diğer belgelerin davalıya önceden gönderildiği, anılan belgelerde emtianın vasfının açıkça yazıldığı dikkate alındığında, «gümrük müşavirliği» alanında faaliyet gösteren ve «tacir» olan davalının, bu hizmeti yerine getirirken özenli davranmadığı, belgeleri iyi tetkik etmediği, buna göre «beyanname» vermediği, dolayısıyla vergi cezası ödenmesini gerektiren işlemde davacıya nazaran daha fazla kusurlu olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru …
2-Dava, «vekalet sözleşmesinin» geregi gibi «ifa» edilmemesi nedeniyle ödenen vergi cezasının rucuan tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · illiyet bağı · hizmet sözleşmesi · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı gerçek kişi hakkındaki davanın «husumetten», diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmesine ve davalılar hakkındaki davaların reddinin farklı sebeplere dayanmasına rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 ve 7/2 maddelerine uygun şekilde davalı ... hakkındaki davanın reddinden dolayı 1.000 TL, diğer davalı hakkındaki davanın reddi nedeniyle de 2.400 TL «vekalet ücreti» tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12984 E. 2012/4048 K.
Ortak:ba beyannamesi · kusur
İncelediğiniz kararda… iği eldivenlerin vasfının öncekilerden farklı olduğu yönünde davalıyı uyarmaması ve yanlış kanı uyanmasına neden olacak şekilde CE belgesi göndermesi bakımından bir «kusuru» mevcut ise de ithal edilen emtianın faturası, «sigorta poliçesi» ve diğer belgelerin davalıya önceden gönderildiği, anılan belgelerde emtianın vasfının açıkça yazıldığı dikkate alındığında, «gümrük müşavirliği» alanında faaliyet gösteren ve «tacir» olan davalının, bu hizmeti yerine getirirken özenli davranmadığı, belgeleri iyi tetkik etmediği, buna göre «beyanname» vermediği, dolayısıyla vergi cezası ödenmesini gerektiren işlemde davacıya nazaran daha fazla kusurlu olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru …
… lar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının gümrük işlemlerinin yapılması bakımından davalıya vekaletname verdiği, 29.11.2007 tarihli serbest dolaşım giriş «beyannamesi» ile beyan edilen eşyanın «tanımı», tek parmak eldivenler, koruma eldiveni ve diğerleri olarak yapıldığı, beyannameye de «fatura», «navlun» makbuzu, «sigorta poliçesi», banka yazısı, kıymet bildirim «formu», eşya listesi gibi belgelerin eklendiği, beyannamede eşyanın GTİP tanımlanmasına uygun yapılmadığı, ancak muayene sırasında beyan edilen eşya ile ithal edilen eşyanın farklı olduğunun belirlendiği, küşat yetkisi verilmediğinden davalının resen muyayene yapma imkanının olmadığı, bu nedenle davacının vergi farkı ve vergi cezası ödediği, «gümrük müşavirlerinin» Gümrük Kanunu’nun 5 ve 225. maddelerine uygun şekilde kanun ve mevzuata uygun şekilde hareket etmesinin gerektiği, davacının, öncekilerden farklı emtia olduğu yönü …
Davacının ithal ettiği emtiaların gümrük işlemlerini yerine getirmesi için davalıyı vekil olarak atadığı, taraflar arasındaki ilişkinin önceden beri devam ettiği, davacının ithal ettiği tıbbi eldiven emtiasının vasfının gümrük idaresine yanlış bildirilmesi nedeniyle gümrük vergi cezası ve KDV vergi cezası ödediği, «beyanname» verme «dahil» gümrük işlemlerini davalının yerine getirdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GTİP numarasının «gümrük beyannamesine» doğru yazılmasının davalının sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, uyuşmazlık esas itibariyle davalının iddia edilen eylem nedeni ile bir «kusuru» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık özel bilgiyi gerektirdiğine göre, mahkemece gümrükleme işlemlerinden anlayan bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak ileri sürülen işlemin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından yapılmış ise davalının bir «kusuru» bulunup bulunmadığı, davalının savunmaları da karşılanmak suretiyle tespit ettirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, gümrükleme hususunda ne şekilde uzm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · hizmet alım sözleşmesi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GTİP numarasının «gümrük beyannamesine» doğru yazılmasının davalının sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, uyuşmazlık esas itibariyle davalının iddia edilen eylem nedeni ile bir «kusuru» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık bu niteliğine göre özel bilgiyi gerektirir nitelikte bir uyuşmazlık olup nitekim yerel mahkemece de bu husus kabul edilerek «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
Uyuşmazlık özel bilgiyi gerektirdiğine göre, mahkemece gümrükleme işlemlerinden anlayan bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak ileri sürülen işlemin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından yapılmış ise davalının bir «kusuru» bulunup bulunmadığı, davalının savunmaları da karşılanmak suretiyle tespit ettirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, gümrükleme hususunda ne şekilde uzm …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2457 E. 2017/4651 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ba beyannamesi · kusur
İncelediğiniz kararda… iği eldivenlerin vasfının öncekilerden farklı olduğu yönünde davalıyı uyarmaması ve yanlış kanı uyanmasına neden olacak şekilde CE belgesi göndermesi bakımından bir «kusuru» mevcut ise de ithal edilen emtianın faturası, «sigorta poliçesi» ve diğer belgelerin davalıya önceden gönderildiği, anılan belgelerde emtianın vasfının açıkça yazıldığı dikkate alındığında, «gümrük müşavirliği» alanında faaliyet gösteren ve «tacir» olan davalının, bu hizmeti yerine getirirken özenli davranmadığı, belgeleri iyi tetkik etmediği, buna göre «beyanname» vermediği, dolayısıyla vergi cezası ödenmesini gerektiren işlemde davacıya nazaran daha fazla kusurlu olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru …
… lar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının gümrük işlemlerinin yapılması bakımından davalıya vekaletname verdiği, 29.11.2007 tarihli serbest dolaşım giriş «beyannamesi» ile beyan edilen eşyanın «tanımı», tek parmak eldivenler, koruma eldiveni ve diğerleri olarak yapıldığı, beyannameye de «fatura», «navlun» makbuzu, «sigorta poliçesi», banka yazısı, kıymet bildirim «formu», eşya listesi gibi belgelerin eklendiği, beyannamede eşyanın GTİP tanımlanmasına uygun yapılmadığı, ancak muayene sırasında beyan edilen eşya ile ithal edilen eşyanın farklı olduğunun belirlendiği, küşat yetkisi verilmediğinden davalının resen muyayene yapma imkanının olmadığı, bu nedenle davacının vergi farkı ve vergi cezası ödediği, «gümrük müşavirlerinin» Gümrük Kanunu’nun 5 ve 225. maddelerine uygun şekilde kanun ve mevzuata uygun şekilde hareket etmesinin gerektiği, davacının, öncekilerden farklı emtia olduğu yönü …
Davacının ithal ettiği emtiaların gümrük işlemlerini yerine getirmesi için davalıyı vekil olarak atadığı, taraflar arasındaki ilişkinin önceden beri devam ettiği, davacının ithal ettiği tıbbi eldiven emtiasının vasfının gümrük idaresine yanlış bildirilmesi nedeniyle gümrük vergi cezası ve KDV vergi cezası ödediği, «beyanname» verme «dahil» gümrük işlemlerini davalının yerine getirdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalının «gümrük müşavirliğini» yapan davacının düzenlediği «beyannamenin» farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · davanın konusu · ihtar
Benzer bu karardaDavalı, davacı tarafından «dava konusu» ek vergi tahakkuklarının itiraz ve dava konusu yapılması konusunda kendisine bir «ihtarda» bulunmadığını, dava açılması halinde bu davaların kazanılabileceğini savunmuştur.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı açıkça ödediği cezaların işbu «davanın konusu» olmadığını, ek vergi ve faizlerinin takibe ve davaya konu edildiğini belirtmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacının sadece vergi ve faizlerini talep ettiği ve kural olarak vergilerden davalının sorumlu olduğu nazara alınıp, «dava konusu» ek vergi tahakkuklarının neden yapıldığı ve neye dayalı olduğu, ek vergi tahakkukuna konu emtiada alınması gereken verginin ne olduğu, ek tahakkuka kimin sebebiyet …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12771 E. , 2012/18078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2010 tarih ve 2008/119-2010/164 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ithal ettiği emtianın gümrük işlemleri için davalının vekil olarak tayin edildiğini, teslim edilen belgelere aykırı şekilde davalının ithal edilen plastikten mamul emtiayı işlemlerde kauçuk muayene eldiveni olarak belirtmesi nedeniyle müvekkiline gümrük vergi farkı, KDV cezası ve gümrük vergi cezası tayin edildiğini, 30 gün içinde ödeme yaptığından cezanın 1/4 oranında indirildiğini, davalının görevini gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, 21.233.25 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline öncekilerde olduğu gelen emtianın GTİP’te yer alan muayene eldiveni olduğunun yazılı ve sözlü olarak belirtildiğini, CE belgesi gönderildiğini, yönetmeliğe uygun davranıldığını, ayrıca küşat yetkisi verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının gümrük işlemlerinin yapılması bakımından davalıya vekaletname verdiği, 29.11.2007 tarihli serbest dolaşım giriş beyannamesi ile beyan edilen eşyanın tanımı, tek parmak eldivenler, koruma eldiveni ve diğerleri olarak yapıldığı, beyannameye de fatura, navlun makbuzu, sigorta poliçesi, banka yazısı, kıymet bildirim formu, eşya listesi gibi belgelerin eklendiği, beyannamede eşyanın GTİP tanımlanmasına uygun yapılmadığı, ancak muayene sırasında beyan edilen eşya ile ithal edilen eşyanın farklı olduğunun belirlendiği, küşat yetkisi verilmediğinden davalının resen muyayene yapma imkanının olmadığı, bu nedenle davacının vergi farkı ve vergi cezası ödediği, gümrük müşavirlerinin Gümrük Kanunu’nun 5 ve 225.
maddelerine uygun şekilde kanun ve mevzuata uygun şekilde hareket etmesinin gerektiği, davacının, öncekilerden farklı emtia olduğu yönünde uyarıda bulunmadığı, CE belgesini sunması nedeniyle CE’ye tabi eşya olduğu kanısı doğmasına neden olduğu, davalının da ek bilgi almadığı, eşya faturasını iyi tetkik etmediği, çıkan sonuçtan yarı oranda kusurlu oldukları, davacı tarafından ödenen cezadan vergi farkının düşüldüğü, bakiyesinin yarısından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.898.12 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, vekalet sözleşmesinin geregi gibi ifa edilmemesi nedeniyle ödenen vergi cezasının rucuan tazmini istemine ilişkindir.
Davacının ithal ettiği emtiaların gümrük işlemlerini yerine getirmesi için davalıyı vekil olarak atadığı, taraflar arasındaki ilişkinin önceden beri devam ettiği, davacının ithal ettiği tıbbi eldiven emtiasının vasfının gümrük idaresine yanlış bildirilmesi nedeniyle gümrük vergi cezası ve KDV vergi cezası ödediği, beyanname verme dahil gümrük işlemlerini davalının yerine getirdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, vergi cezalarının tahakkukuna neden olan işlemler bakımından davalının bir kusurunun olup olmadığı ve kendisine rucu imkanı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece, vergi cezasına neden olan işlemlerde tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, davacının, ithal ettiği eldivenlerin vasfının öncekilerden farklı olduğu yönünde davalıyı uyarmaması ve yanlış kanı uyanmasına neden olacak şekilde CE belgesi göndermesi bakımından bir kusuru mevcut ise de ithal edilen emtianın faturası, sigorta poliçesi ve diğer belgelerin davalıya önceden gönderildiği, anılan belgelerde emtianın vasfının açıkça yazıldığı dikkate alındığında, gümrük müşavirliği alanında faaliyet gösteren ve tacir olan davalının, bu hizmeti yerine getirirken özenli davranmadığı, belgeleri iyi tetkik etmediği, buna göre beyanname vermediği, dolayısıyla vergi cezası ödenmesini gerektiren işlemde davacıya nazaran daha fazla kusurlu olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacı taraf kendisinin ödemekle mükellef olduğu ek gümrük vergisi ile ek KDV dışında, süreye uymak suretiyle indirimli olarak ödemiş bulunduğu vergi cezalarının tahsili bakımından işbu davasını açtığı dikkate alınmadan, dava ettiği tutar içinde kendisinin sorumlu olduğu vergi tutarları da varmış gibi mahsup yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 267,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065288800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz