Iskat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12864 E. 2012/18011 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıskat↗ ticaret sicili tescili↗ ticaret unvanı↗ fesih↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı şirketten önce tescil ve ilan edildiği, davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda ticari faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresinin iltibasa neden olacağı, böylece haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varıldığı, davacı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olan davalı ...'nın bilahare davalı şirket ortaklarından hisse devralmak suretiyle davalı şirket ortağı olduğu, davalı şirketi 01.11.2006-13.02.2007 tarihleri arasında münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı, davalı şirketin davalı ...'nın davalı şirket temsilciliğini yürüttüğü dönemde net 45.930,24 TL kar elde ettiği, TTK'nun 335 nci maddesi hükmü dikkate alındığında, davacı şirketin idarecisi durumunda bulunan davalı ...'nın davacı şirket umumi heyetinden izin almaksızın davacı şirketin ticaret alanına giren hususta davalı şirkette yöneticilik yaptığı, bu durumda davacı şirketin de ortağı bulunan Aliona'ın davalı şirkette faaliyette bulunduğu döneme ilişkin olmak üzere davalı şirketin elde ettiği net karı maddi tazminat olarak talep edebileceği, davacı tarafın aynı madde hükmü uyarınca süresinde tazminat davasını açtığı, davalıların davacı şirketin ve davacı şirket ortağı Gülten'in şahsiyet haklarına saldırı niteliğinde eylemlerinin bulunmadığı, davalı şirketin tescil ve ilan edilen ticaret unvanını kullanmasının TTK'nun 52 nci maddesi uyarınca yasal hakkı olduğu, manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığı, davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişi şirket ortakları arasındaki güvenin ve birlikte ticaret yapma iradesinin ortadan kalktığı, haklı sebeple şirketin fesih ve tasfiyesi koşullarının oluştuğu, davacı ve davalı tarafın şirket ortağı ve yetkili müdürü olarak yasal yükümlülükleri yerine getirmediği, karşılıklı haksız hareketleri ile şirketi işlemez duruma getirdikleri, TTK'nun 549/4 ve 187. maddesi hükümleri dikkate alındığında, şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın davalı Viacheslov dışındaki davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirket unvanındaki "İn Sport" ibaresinin kullanılmasının men'i, davalılar Aliona ve Viecheslav'ın davacı şirket ortaklığından ıskatı, olmadığı takdirde davacı şirketin fesih ve tasfiyesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacılar vekilince, davalı şirketin ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresini kullanımının iltibasa neden olduğu ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilmiş mahkemece davacı şirketin davalı şirketten önce tescil ve ilan edildiği, davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda ticari faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresinin iltibasa neden olacağı, bu kullanımın haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varılarak yazılı şekilde davalı şirketin "İn Sport" ibaresini kullanmasının men'ine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalı şirket yazılı unvanı ile ticaret siciline tescilli özel hukuk tüzel kişisi olup, davacı taraf davalı şirketin ticaret sicilinde tescilli ticaret ünvanının terkinini istememiş, yalnızca fiili durumun ortadan kaldırılmasını istemiştir. Hukuken var olan bir hakkın fiilen kullanılması engellenemez. Davacı tarafın, davalı şirketin unvanındaki “İn Sport” kelimesinin ticaret sicilinden terkinini istemeden fiili durumun ortadan kaldırılmasını isteyemeyeceği düşünülmeden, yazılı gerekçe ile istemin kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Öte yandan, şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik istemde fesih ve tasfiyesi talep edilen şirketin davada davalı olarak yer alması zorunlu olmasına rağmen mahkemece, usul hükümlerine açıkça aykırı olacak biçimde davacı tarafta yer alan davacı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi de keza doğru görülmemiş, kararın bu yönden re'sen bozulmasına karar verilmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12864 E. , 2012/18011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 tarih ve 2007/95-2010/205 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/11/2012 günü hazır bulunan davacılardan .... vekili Av..... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili davacı ... ile davalı ... Polueanova'nın davacı şirketi kurduğunu, bir süre sonra davalı ...'nın diğer davalı Viacheslav Protsenko'ya bir kısım hissesini devrettiğini, davalı Viacheslav'ın Rusya'da ikamet ettiğini, futbol kamp organizasyonu acenta yetkilisi olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren bir yıl kadar davacı ...'in şirketi tek başına temsil ettiğini, bilahare diğer ortaklara da müdürlük yetkisinin verildiğini, davalı ortakların organize ettikleri işlerden dolayı aldıkları bedellerden otellere ödenecek kısmı Türkiye'ye transfer ettiklerini, diğer kısmını transfer etmeyerek haksız kazanç sağladıklarını, bu durumu tespit eden müvekkilinin davalıların müdürlük yetkisinin kaldırılması için dava açtığını, bu davanın açılmasından sonra davalı ...'nın kız kardeşi Larisa cisa ve ...
ile birlikte davalı şirketi kurduğunu, Aliona'nın bu şirketin kurucu ortağı ...'dan hisse devralmak suretiyle ortaklığa dahil olduğunu, ayrıca Aliona'nın bu şirketin müdürlük görevini üstlendiğini ve davacı şirketin tüm organizasyonlarını yeni kurulan davalı şirket üzerinden yapmaya başladığını, her iki şirketin ünvanlarının iltibas yaratacak şekilde aynı olduğunu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini, bu dönemde davalı şirketin ve yetkililerin elde ettiği tüm hakların müvekkili şirkete tazminat olarak verilmesi gerektiğini, davalıların davacı şirketin ünvanını kullanarak iltibas yarattıkları iş ve müşteri çevresini yeni şirkete aktardıkları nedeniyle eylemlerinden dolayı müvekkillerine manevi tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 30.000,00 TL manevi, 30.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline, davalı şirket unvanındaki "İn Sport" ibaresinin haksız rekabet teşkil ettiğinden bu unvanın kullanılmasının men'ine, davalılar Aliona ve Viecheslav'ın davacı şirket ortaklığından ıskatına, olmadığı takdirde davacı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Viecheslav'ın Antalya Bölgesinde yabancı uyruklu futbol takımlarının kamp ve hazırlık-dostluk maçları organizasyonlarını yapmak için Türkiye'de şirket kurmak istediğini, davacı ... ile İn Sport Organizasyon Ltd Şti'ni kurduklarını, davacı ...'in % 51 hisse sahibi olduğunu, davacı ...'in şirketin ticari faaliyeti alanında yetki ve lisansı bulunmadığını, şirketin çalışmasına hiçbir katkısının olmadığını, davacı ...'in şirketin banka hesabından çektiği paraları şirket giderlerine harcamadığını, davalı İn Sport Taşımacılık Tekstil Ltd Şti'nin dava dışı Larisacisa ve ... tarafından kurulduğunu, müvekkili Aliona'nın ...'dan hisse devralmak suretiyle bu şirkete ortak olduğunu, diğer davalı ...'ın bu şirkete hiçbir zaman ortak olmadığı gibi müdürlüğünü de üstlenmediğini, müvekkili Aliona'nın kısa bir süre müdürlüğünü yürüttüğünü, şirketelerin ticaret unvanlarının başındaki "İn Sport" ibaresinden yola çıkılarak iltibas ve haksız rekabetten bahsedilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı şirketten önce tescil ve ilan edildiği, davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda ticari faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresinin iltibasa neden olacağı, böylece haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varıldığı, davacı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olan davalı ...'nın bilahare davalı şirket ortaklarından hisse devralmak suretiyle davalı şirket ortağı olduğu, davalı şirketi 01.11.2006-13.02.2007 tarihleri arasında münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı, davalı şirketin davalı ...'nın davalı şirket temsilciliğini yürüttüğü dönemde net 45.930,24 TL kar elde ettiği, TTK'nun 335 nci maddesi hükmü dikkate alındığında, davacı şirketin idarecisi durumunda bulunan davalı ...'nın davacı şirket umumi heyetinden izin almaksızın davacı şirketin ticaret alanına giren hususta davalı şirkette yöneticilik yaptığı, bu durumda davacı şirketin de ortağı bulunan Aliona'ın davalı şirkette faaliyette bulunduğu döneme ilişkin olmak üzere davalı şirketin elde ettiği net karı maddi tazminat olarak talep edebileceği, davacı tarafın aynı madde hükmü uyarınca süresinde tazminat davasını açtığı, davalıların davacı şirketin ve davacı şirket ortağı Gülten'in şahsiyet haklarına saldırı niteliğinde eylemlerinin bulunmadığı, davalı şirketin tescil ve ilan edilen ticaret unvanını kullanmasının TTK'nun 52 nci maddesi uyarınca yasal hakkı olduğu, manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığı, davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişi şirket ortakları arasındaki güvenin ve birlikte ticaret yapma iradesinin ortadan kalktığı, haklı sebeple şirketin fesih ve tasfiyesi koşullarının oluştuğu, davacı ve davalı tarafın şirket ortağı ve yetkili müdürü olarak yasal yükümlülükleri yerine getirmediği, karşılıklı haksız hareketleri ile şirketi işlemez duruma getirdikleri, TTK'nun 549/4 ve 187.
maddesi hükümleri dikkate alındığında, şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın davalı Viacheslov dışındaki davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirket unvanındaki "İn Sport" ibaresinin kullanılmasının men'i, davalılar Aliona ve Viecheslav'ın davacı şirket ortaklığından ıskatı, olmadığı takdirde davacı şirketin fesih ve tasfiyesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacılar vekilince, davalı şirketin ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresini kullanımının iltibasa neden olduğu ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilmiş mahkemece davacı şirketin davalı şirketten önce tescil ve ilan edildiği, davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda ticari faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresinin iltibasa neden olacağı, bu kullanımın haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varılarak yazılı şekilde davalı şirketin "İn Sport" ibaresini kullanmasının men'ine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalı şirket yazılı unvanı ile ticaret siciline tescilli özel hukuk tüzel kişisi olup, davacı taraf davalı şirketin ticaret sicilinde tescilli ticaret ünvanının terkinini istememiş, yalnızca fiili durumun ortadan kaldırılmasını istemiştir. Hukuken var olan bir hakkın fiilen kullanılması engellenemez. Davacı tarafın, davalı şirketin unvanındaki “İn Sport” kelimesinin ticaret sicilinden terkinini istemeden fiili durumun ortadan kaldırılmasını isteyemeyeceği düşünülmeden, yazılı gerekçe ile istemin kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Öte yandan, şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik istemde fesih ve tasfiyesi talep edilen şirketin davada davalı olarak yer alması zorunlu olmasına rağmen mahkemece, usul hükümlerine açıkça aykırı olacak biçimde davacı tarafta yer alan davacı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi de keza doğru görülmemiş, kararın bu yönden re'sen bozulmasına karar verilmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı şirket yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065271300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz