Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14039 E. 2012/17814 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗ icazet↗ geçersizlik↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, geçersizliğinin tespiti istenilen sözleşmenin davacı ile dava dışı ... arasında imzalandığı, sözleşmeye taraf olmayan davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının işbu davada değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile dava dışı ... arasındaki paylaşım sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, şirket hisselerinin davacı adına tescili, aksi halde hisse rayiç değerinin tahsili istemlerine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacı ile dava dışı kişi arasında imzalanan sözleşmeye taraf olmayan davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının işbu davada değerlendirilemeyeceği
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak her ne kadar davaya konu sözleşme davacı ile dava dışı ... arasında imzalanmış ise de davacının söz konusu sözleşmeye davalı tarafından icazet verildiğine ilişkin belgeler ibraz etmesi ve davalının da cevap dilekçesinde anılan sözleşme uyarınca kendisi adına kayıtlı gayrimenkul hissesini davacıya devir etmeye hazır olduğunu bildirmesi karşısında mahkemece artık davalının husumeti benimsediğinin kabul edilmesi ve davacıya sözleşmenin tarafı olan ...'ya karşı dava açması hususunda önel verilerek dava açılması halinde işbu dava ile birleştirilmesi suretiyle işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16686 E. 2012/19925 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «geçersizliğinin» tespiti istenilen sözleşmenin davacı ile dava dışı ... arasında imzalandığı, sözleşmeye taraf olmayan davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının işbu davada değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar davaya konu sözleşme davacı ile dava dışı ... arasında imzalanmış ise de davacının söz konusu sözleşmeye davalı tarafından «icazet» verildiğine ilişkin belgeler «ibraz» etmesi ve davalının da cevap dilekçesinde anılan sözleşme uyarınca kendisi adına kayıtlı gayrimenkul hissesini davacıya devir etmeye hazır olduğunu bildirmesi karşısında mahkemece artık davalının «husumeti» benimsediğinin kabul edilmesi ve davacıya sözleşmenin tarafı olan ...'ya karşı dava açması hususunda önel verilerek dava açılması halinde işbu dava ile birleştiril …
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava dışı ... isimli kişinin hisse devir anlaşması ile yükümlülük altına girdiği, bu kişinin şahsi edimini yerine getirmemesinden tüzel kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle talebin «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «husumet yokluğundan» talep reddedilmiş ise de yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere esasen «ihtiyati haciz» isteyen taraf, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin kredi borcunu «kefil» sıfatıyla ödediğini ileri sürerek ödeme yaptığı oranda ihtiyati haciz istemiş olup talep dilekçesinin açıklama kısmında yer alan ... ile yapılan sözleşmeden kaynaklanan bir alacak talebe dayanak yapılmamıştır.
Bu itibarla, aleyhine «haciz» istenen şirkete «husumet» yöneltilebileceği kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · ihtiyati haciz · husumet yokluğu · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, «husumet yokluğundan» talep reddedilmiş ise de yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere esasen «ihtiyati haciz» isteyen taraf, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin kredi borcunu «kefil» sıfatıyla ödediğini ileri sürerek ödeme yaptığı oranda ihtiyati haciz istemiş olup talep dilekçesinin açıklama kısmında yer alan ... ile yapılan sözleşmeden kaynaklanan bir alacak talebe dayanak yapılmamıştır.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava dışı ... isimli kişinin hisse devir anlaşması ile yükümlülük altına girdiği, bu kişinin şahsi edimini yerine getirmemesinden tüzel kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle talebin «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyenler vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7254 E. 2016/623 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece,davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.01.2015 günlü ilamıyla «yargılama giderinin» kabul ve red oranına göre paylaştırılması gerekçesiyle davacı yararına bozulması kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14039 E. , 2012/17814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2010 tarih ve 2010/7-2010/239 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin şimdiki büyük hissedarı ve yöneticisi arasında 29.12.2007 tarihinde bir paylaşım sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı şirketteki hisselerini devredeceğini, şirketin de müvekkiline iskanı alınmış fabrika binasının 3/4'ünü ve şirket adına kayıtlı aracı vereceğini, müvekkilinin kendisine verilecek fabrika binasına iskan alınmasının mümkün olmadığını öğrendiğini, edimini yerine getiren müvekkilinin bir müddet beklediğini, sonuç alamayınca sözleşmenin geçersiz olduğu konusunda davalıya ihtarname gönderdiğini ileri sürerek, 29.12.2007 tarihli sözleşmenin geçersizliğinin tespitine, aynı tarihten itibaren geçerli olmak üzere müvekkilinin hisselerinin adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkilinin hisselerinin rayiç değerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava istemiştir.
Davalı müvekkili şirketin geçersizliğinin tespiti istenilen sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, geçersizliğinin tespiti istenilen sözleşmenin davacı ile dava dışı ... arasında imzalandığı, sözleşmeye taraf olmayan davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının işbu davada değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile dava dışı ... arasındaki paylaşım sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, şirket hisselerinin davacı adına tescili, aksi halde hisse rayiç değerinin tahsili istemlerine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacı ile dava dışı kişi arasında imzalanan sözleşmeye taraf olmayan davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının işbu davada değerlendirilemeyeceği
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak her ne kadar davaya konu sözleşme davacı ile dava dışı ... arasında imzalanmış ise de davacının söz konusu sözleşmeye davalı tarafından icazet verildiğine ilişkin belgeler ibraz etmesi ve davalının da cevap dilekçesinde anılan sözleşme uyarınca kendisi adına kayıtlı gayrimenkul hissesini davacıya devir etmeye hazır olduğunu bildirmesi karşısında mahkemece artık davalının husumeti benimsediğinin kabul edilmesi ve davacıya sözleşmenin tarafı olan ...'ya karşı dava açması hususunda önel verilerek dava açılması halinde işbu dava ile birleştirilmesi suretiyle işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065186500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz