YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2226 E. 2024/5204 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ ihtisas mahkemesi↗ istinaf incelemesi↗ kötü niyet↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/18 E., 2020/259 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin "VİTRA" esas unsurlu tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MİTRA home concept" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT'e başvurduğunu, 2018/77722 kod numarasını alan başvuruya itirazlarının davalı Kurum'un YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa benzerlik değerlendirmesinin markaların esas unsurları olan “MİTRA” ve “VİTRA” ibareleri üzerinden yapılmasının gerektiğini, bu ibarelerin de tek harf değişikliği nedeniyle birbirlerine yakın derecede benzer olduğunu, ayrıca taraf markalarının genel yazım karakterlerinin de benzediğini, müvekkilinin “VİTRA” esas unsurlu markalarının “tanınmış marka” olduğuna dair emsal Yargıtay ve ihtisas mahkemesi kararlarının bulunduğunu, dava konusu markanın davacının seri markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin de çok yüksek olduğunu ileri sürerek, 2019/M-9511 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/77722 sayılı “MİTRA home concept" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde; taraf markalarının fonetik ve görsel açılardan birbirinden farklı olduğunu, ibarelerde geçen “m” ve “v” harflerinin güçlü seslendirilişleri olan birbirinden farklı harfler olduklarını, zaten müvekkili markasının da tek başına “MİTRA” ibaresinden değil, “MİTRA home concept” ibarelerinden oluştuğunu, markaların bütün olarak bıraktığı intibaın dikkate alınması gerektiğini, davalının cam balkon ve alüminyum sistemleri üzerinde faaliyet gösterdiğini, bu emtiaların da davacının markasını kullandığı emtialardan son derece farklı olduğunu, davacının markasının tescilli olduğu tüm emtialarda/tüm sektörlerde tanınmış olduğunun iddia edilemeyeceğini, tarafların farklı olan iştigal alanlarına bakıldığında davalının, davacının seri markalarını taklit etmek suretiyle kazanç sağlama gibi bir kötü niyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli 06, 19 ve 35 inci sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, taraf markalarının esas unsurunu oluşturan ibareler arasındaki tek harf farklılığının bu ibarelerdeki diğer ortak harflerin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak, yani markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte olmadığı, “VİTRA” ve “MİTRA” ibarelerinin Türkçe’de yerleşik/bilinen bir anlamı ve tüketici nezdinde uyandırdıkları bir algı ve izlenimin bulunmadığı, bu durumun da, markaların zihinde bıraktıkları algı açısından markaları birbirine yakınlaştırdığı, somut olayda, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü anlamında görsel, duyusal ve anlamsal açılardan karıştırılma ihtimali doğuracak düzeyde benzerlik şartının gerçekleştiği, ancak 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmünde aranan durumların somut olayda gerçekleştiğinin veya gerçekleşme ihtimalinin bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 05.11.2019 tarih ve 2019/M-9511 sayılı kararının iptaline, 2018/77722 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının markasında vurgunun "V" harfinde, davalı şirketin markasında ise "M" harfinde olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; görsel, işitsel ve fonetik olarak farklı olan markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, markanın bölünerek incelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markası kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği mal ve hizmetlerin doğrudan ilişkili olmadığını, bilirkişi raporundaki hususların karara birebir alıntılandığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, başvurunun esas unsurunu oluşturan "MİTRA" ibaresi ile itiraza mesnet markaların esas unsuru "VİTRA" ibaresi arasında da benzerlik bulunduğu, zira "VİTRA" ibaresinin bir kelime anlamının bulunmaması, ayırt ediciliği yüksek ve tanınmış bir marka olması nedeniyle bu ibarenin bir harfinin değiştirilmesiyle oluşturulan ve kelime anlamı bulunmayan dava konusu markanın davacının markalarından yeterince farklılaşmadığı ve davacının itiraza mesnet markasından farklı bir marka algısı oluşmasını sağlamadığı, görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzer olan markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim Dairemizin 21.02.2017 tarih, 2015/12537 E. ve 2017/996 K. sayılı ilamında da "VİTRA" ve "MİTRA" ibarelerinin benzer bulunduğu gerekçesiyle, davalılar vekillerinin başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptaliyle davalının başvuru markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3856 E. 2024/6341 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; görsel, işitsel ve fonetik olarak farklı olan markalar arasında «iltibas» koşullarının oluşmadığını, markanın bölünerek incelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markası kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği mal ve hizmetlerin doğrudan ilişkili olmadığını, bilirkişi raporundaki hususların karara birebir alıntılandığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… “VİTRA” markalarını gerekçe gösterek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları maddeleri ve «haksız rekabet» hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiğini, bu itirazın 01. sınıfa giren emtia için reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira “VİTRA” markasının müvekkilinin yoğun tanıtım faaliyetleri neticesinde Türkiye’de “tanınmış marka” statüsünü kazandığını, müvekkilinin bu tanınmış ve seri markasıyla «iltibas» yaratan davalı şahsın “MİTRA” esas unsurlu markasının müvekkilinin markalarının tescilli bulunduğu emtiada tescil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ibarelerin de tek harf değişikliği nedeniyle birbirlerine yakın benzer bulunduğunu, müvekkilinin 01. sınıfa giren ve davalının markasının kapsamında bulunan emtia ile bunların toptan/perakende/elektronik ortamda satışı hizmetleri için tescilli markalarının olduğunu, dolayısıyla somut olayda emtia ayniyet/benzerliği şartının da gerçekleşmiş bulunduğunu, müvekkilinin “VİTRA” markalarının “tanınmış marka” olduğuna dair tanınmışlık kararının da olduğunu, T/00293 no ile tanınmış marka siciline kayıtlı bulunduğunu, davalının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2020-M-31 sayılı kararının iptalini ve davalı şahsın 2018/80043 sayılı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmişt …
… rı karıştırması ihtimalinin bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğundan, davacının tanınmışlıktan kaynaklı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne dayalı iddiasının sonuca etkili olmadığı, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 202 …
… A" ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet "VİTRA" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davalının başvuru konusu yaptığı "MİTRA" ibaresi i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:katılma yoluyla istinaf · ortalama tüketici · kötüniyet · dava sebebi · haksız rekabet
Benzer bu kararda… “VİTRA” markalarını gerekçe gösterek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları maddeleri ve «haksız rekabet» hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiğini, bu itirazın 01. sınıfa giren emtia için reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira “VİTRA” markasının müvekkilinin yoğun tanıtım faaliyetleri neticesinde Türkiye’de “tanınmış marka” statüsünü kazandığını, müvekkilinin bu tanınmış ve seri markasıyla «iltibas» yaratan davalı şahsın “MİTRA” esas unsurlu markasının müvekkilinin markalarının tescilli bulunduğu emtiada tescil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ibarelerin de tek harf değişikliği nedeniyle birbirlerine yakın benzer bulunduğunu, müvekkilinin 01. sınıfa giren ve davalının markasının kapsamında bulunan emtia ile bunların toptan/perakende/elektronik ortamda satışı hizmetleri için tescilli markalarının olduğunu, dolayısıyla somut olayda emtia ayniyet/benzerliği şartının da gerçekleşmiş bulunduğunu, müvekkilinin “VİTRA” markalarının “tanınmış marka” olduğuna dair tanınmışlık kararının da olduğunu, T/00293 no ile tanınmış marka siciline kayıtlı bulunduğunu, davalının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2020-M-31 sayılı kararının iptalini ve davalı şahsın 2018/80043 sayılı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmişt …
… rı karıştırması ihtimalinin bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğundan, davacının tanınmışlıktan kaynaklı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne dayalı iddiasının sonuca etkili olmadığı, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 202 …
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davacı vekili de «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının markası ile davacının redde mesnet markaları karşılaştırıldığında «ortalama tüketici» nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunma …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4426 E. 2014/11101 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Mahkemece, asıl davada davacıların davalının dava konu markayı kullanması ve markaya tecavüzün önlenmesi yönündeki talebi reddedilerek davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmişse de, davacıların anılan talebi davalının dava konusu markayı kullanması ve markaya tecavüzün önlenmesi yönünde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, fer'i nitelikte bulunduğundan, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle asıl davada d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6523 E. 2010/2358 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; görsel, işitsel ve fonetik olarak farklı olan markalar arasında «iltibas» koşullarının oluşmadığını, markanın bölünerek incelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markası kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği mal ve hizmetlerin doğrudan ilişkili olmadığını, bilirkişi raporundaki hususların karara birebir alıntılandığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDavacının işbu dava tarihinden önce «uyuşmazlık konusu» işaretin marka olarak tescili için TPE'ne başvuruya karşı davalı adına tescilli markalarla «iltibas» oluşturduğu gerekçesiyle itiraz edildiğine göre, söz konusu başvuru sonucunun beklenilmesi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · ihtar · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava tarihinden önce davacının 22.05.2006 tarihinde yaptığı marka başvurusu işlemleri devam ederken davalının 12.09.2006 tarihli «ihtarı» üzerine 26.09.2006'da işbu dava açılmıştır.
Davalı tarafça «uyuşmazlık konusu» ibarenin davacı adına marka olarak tescil başvurusuna TPE Markalar Dairesi nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini, bu karara karşı da itiraz ettikleri ifade edilmiştir.
Davacının işbu dava tarihinden önce «uyuşmazlık konusu» işaretin marka olarak tescili için TPE'ne başvuruya karşı davalı adına tescilli markalarla «iltibas» oluşturduğu gerekçesiyle itiraz edildiğine göre, söz konusu başvuru sonucunun beklenilmesi gerekir.
O halde, mahkemece davacının TPE nezdinde yaptığı marka tescil başvurusunun sonucu beklenerek, başvurunun kesinleşip kesinleşmediği, TPE YİDK kararına karşı 556 sayılı KHK'nin 53. maddesi uyarınca «görevli» ve yetkili mahkemede dava açılıp açılmadığı hususları belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2226 E. , 2024/5204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/172 Esas, 2023/37 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/18 E., 2020/259 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin "VİTRA" esas unsurlu tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MİTRA home concept" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT'e başvurduğunu, 2018/77722 kod numarasını alan başvuruya itirazlarının davalı Kurum'un YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa benzerlik değerlendirmesinin markaların esas unsurları olan “MİTRA” ve “VİTRA” ibareleri üzerinden yapılmasının gerektiğini, bu ibarelerin de tek harf değişikliği nedeniyle birbirlerine yakın derecede benzer olduğunu, ayrıca taraf markalarının genel yazım karakterlerinin de benzediğini, müvekkilinin “VİTRA” esas unsurlu markalarının “tanınmış marka” olduğuna dair emsal Yargıtay ve ihtisas mahkemesi kararlarının bulunduğunu, dava konusu markanın davacının seri markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin de çok yüksek olduğunu ileri sürerek, 2019/M-9511 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/77722 sayılı “MİTRA home concept" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde; taraf markalarının fonetik ve görsel açılardan birbirinden farklı olduğunu, ibarelerde geçen “m” ve “v” harflerinin güçlü seslendirilişleri olan birbirinden farklı harfler olduklarını, zaten müvekkili markasının da tek başına “MİTRA” ibaresinden değil, “MİTRA home concept” ibarelerinden oluştuğunu, markaların bütün olarak bıraktığı intibaın dikkate alınması gerektiğini, davalının cam balkon ve alüminyum sistemleri üzerinde faaliyet gösterdiğini, bu emtiaların da davacının markasını kullandığı emtialardan son derece farklı olduğunu, davacının markasının tescilli olduğu tüm emtialarda/tüm sektörlerde tanınmış olduğunun iddia edilemeyeceğini, tarafların farklı olan iştigal alanlarına bakıldığında davalının, davacının seri markalarını taklit etmek suretiyle kazanç sağlama gibi bir kötü niyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli 06, 19 ve 35 inci sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, taraf markalarının esas unsurunu oluşturan ibareler arasındaki tek harf farklılığının bu ibarelerdeki diğer ortak harflerin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak, yani markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte olmadığı, “VİTRA” ve “MİTRA” ibarelerinin Türkçe’de yerleşik/bilinen bir anlamı ve tüketici nezdinde uyandırdıkları bir algı ve izlenimin bulunmadığı, bu durumun da, markaların zihinde bıraktıkları algı açısından markaları birbirine yakınlaştırdığı, somut olayda, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü anlamında görsel, duyusal ve anlamsal açılardan karıştırılma ihtimali doğuracak düzeyde benzerlik şartının gerçekleştiği, ancak 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmünde aranan durumların somut olayda gerçekleştiğinin veya gerçekleşme ihtimalinin bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 05.11.2019 tarih ve 2019/M-9511 sayılı kararının iptaline, 2018/77722 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının markasında vurgunun "V" harfinde, davalı şirketin markasında ise "M" harfinde olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; görsel, işitsel ve fonetik olarak farklı olan markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, markanın bölünerek incelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markası kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği mal ve hizmetlerin doğrudan ilişkili olmadığını, bilirkişi raporundaki hususların karara birebir alıntılandığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, başvurunun esas unsurunu oluşturan "MİTRA" ibaresi ile itiraza mesnet markaların esas unsuru "VİTRA" ibaresi arasında da benzerlik bulunduğu, zira "VİTRA" ibaresinin bir kelime anlamının bulunmaması, ayırt ediciliği yüksek ve tanınmış bir marka olması nedeniyle bu ibarenin bir harfinin değiştirilmesiyle oluşturulan ve kelime anlamı bulunmayan dava konusu markanın davacının markalarından yeterince farklılaşmadığı ve davacının itiraza mesnet markasından farklı bir marka algısı oluşmasını sağlamadığı, görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzer olan markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim Dairemizin 21.02.2017 tarih, 2015/12537 E.
ve 2017/996 K. sayılı ilamında da "VİTRA" ve "MİTRA" ibarelerinin benzer bulunduğu gerekçesiyle, davalılar vekillerinin başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptaliyle davalının başvuru markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064819200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz