6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/6523 E. 2010/2358 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu ihtar iltibas görevli mahkeme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre davacının "RETZ CONCEPT+Şekil" ibareli marka başvurusu ve kullanımının emtia ve hizmet grubu ile davalının "BRETZ" ibaresinin esas unsur olduğu ibare + şekil markalarının tescil edildiği emtialar ve hizmetler aynı ise de, ibarelerde benzerlik bulunmadığı, genel intibanın çok farklı olduğu, esas unsur olan "RETZ" VE "BRETZ"arasında bir harften ibaret farklılığa rağmen bütünü itibariyle farklı algılanacağı, karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, davacının kullanımı davalının markalarına tecavüz oluşturmamakla birlikte, davacının diğer talebinin hangi eyleme karşı marka ile ilgili olduğunun net olarak belli olmaması ve talebin taşıdığı belirsizlik ve davalının marka tescili karşısında diğer talebin reddi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulü ile davacının tescil başvurusu yaptığı hali ile RETZ CONCEPT ibareli kullanımının davalının 143831, 208153 ve 09189 numaralı ve BRETZ asli unsurunu içeren markalarına tecavüz oluşturmadığının tespitine, diğer istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Davacının kabul edilen istemi, TPE nezdinde yaptığı marka başvurusu ve kullanımının davalı adına tescilli markalara tecavüz oluşturmadığının tespitine ilişkindir.

Dava tarihinden önce davacının 22.05.2006 tarihinde yaptığı marka başvurusu işlemleri devam ederken davalının 12.09.2006 tarihli ihtarı üzerine 26.09.2006'da işbu dava açılmıştır. Davalı tarafça uyuşmazlık konusu ibarenin davacı adına marka olarak tescil başvurusuna TPE Markalar Dairesi nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini, bu karara karşı da itiraz ettikleri ifade edilmiştir. TPE'ne yazılan yazıya verilen cevapta da, davacı başvurusunun itiraz aşamasında olduğu ve nihai olarak verilmiş bir YİDK kararı bulunmadığı bildirilmiştir.

Davacının işbu dava tarihinden önce uyuşmazlık konusu işaretin marka olarak tescili için TPE'ne başvuruya karşı davalı adına tescilli markalarla iltibas oluşturduğu gerekçesiyle itiraz edildiğine göre, söz konusu başvuru sonucunun beklenilmesi gerekir.

O halde, mahkemece davacının TPE nezdinde yaptığı marka tescil başvurusunun sonucu beklenerek, başvurunun kesinleşip kesinleşmediği, TPE YİDK kararına karşı 556 sayılı KHK'nin 53. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemede dava açılıp açılmadığı hususları belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12885 E. 2013/14430 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/108 E. 2020/2616 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markanın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14718 E. 2018/5701 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2226 E. 2024/5204 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/6523 E.  ,  2010/2358 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2007 tarih ve 2006/622 - 2007/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, mobilya üretimi, satış ve pazarlaması yapan müvekkili şirketin yabancı ortağının Macaristan'da tescilli RETZ BUTUR (RETZ MOBİLYA) markasından yararlanmak amacı ile "RETZ CONCEPT" ibareli markasını Türkiye'de kullanan müvekkiline davalının ihtarname göndererek "BRETZ İNDOORS", "BRETZ HOME COLLECTİON" "BRETZ" ibareli markaların sahibi olduğunu ve bu markalarla iltibas yarattığını iddia ettiğini, oysa harf, renk, yazı karakteri, ekler itibariyle görsel ve fonetik açıdan farklı olan müvekkili kullanımının tecavüz oluşturmadığını, davalının tanınmışlığı kanıtlaması gerektiğini, benzetme amacı taşımayan müvekkilinin davalı markasından türetme dahi yapmadığını, ileride açılacak davalara dayanak olması için 556 sayılı KHK'nin 74 ncü maddesi uyarınca bu davayı açtıklarını ileri sürerek, müvekkilinin fiillerinin tecavüz oluşturmaması nedeni ile davalının marka tescilinden doğan haklarını müvekkiline karşı ileri süremeyeceğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının kullandığı ibarenin benzerlik nedeniyle davalının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, marka haklarının davacıya ileri sürülebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre davacının "RETZ CONCEPT+Şekil" ibareli marka başvurusu ve kullanımının emtia ve hizmet grubu ile davalının "BRETZ" ibaresinin esas unsur olduğu ibare + şekil markalarının tescil edildiği emtialar ve hizmetler aynı ise de, ibarelerde benzerlik bulunmadığı, genel intibanın çok farklı olduğu, esas unsur olan "RETZ" VE "BRETZ"arasında bir harften ibaret farklılığa rağmen bütünü itibariyle farklı algılanacağı, karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, davacının kullanımı davalının markalarına tecavüz oluşturmamakla birlikte, davacının diğer talebinin hangi eyleme karşı marka ile ilgili olduğunun net olarak belli olmaması ve talebin taşıdığı belirsizlik ve davalının marka tescili karşısında diğer talebin reddi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulü ile davacının tescil başvurusu yaptığı hali ile RETZ CONCEPT ibareli kullanımının davalının 143831, 208153 ve 09189 numaralı ve BRETZ asli unsurunu içeren markalarına tecavüz oluşturmadığının tespitine, diğer istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Davacının kabul edilen istemi, TPE nezdinde yaptığı marka başvurusu ve kullanımının davalı adına tescilli markalara tecavüz oluşturmadığının tespitine ilişkindir.

Dava tarihinden önce davacının 22.05.2006 tarihinde yaptığı marka başvurusu işlemleri devam ederken davalının 12.09.2006 tarihli ihtarı üzerine 26.09.2006'da işbu dava açılmıştır. Davalı tarafça uyuşmazlık konusu ibarenin davacı adına marka olarak tescil başvurusuna TPE Markalar Dairesi nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini, bu karara karşı da itiraz ettikleri ifade edilmiştir. TPE'ne yazılan yazıya verilen cevapta da, davacı başvurusunun itiraz aşamasında olduğu ve nihai olarak verilmiş bir YİDK kararı bulunmadığı bildirilmiştir.

Davacının işbu dava tarihinden önce uyuşmazlık konusu işaretin marka olarak tescili için TPE'ne başvuruya karşı davalı adına tescilli markalarla iltibas oluşturduğu gerekçesiyle itiraz edildiğine göre, söz konusu başvuru sonucunun beklenilmesi gerekir.

O halde, mahkemece davacının TPE nezdinde yaptığı marka tescil başvurusunun sonucu beklenerek, başvurunun kesinleşip kesinleşmediği, TPE YİDK kararına karşı 556 sayılı KHK'nin 53. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemede dava açılıp açılmadığı hususları belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bir bölüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınanak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009790400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.