6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3856 E. 2024/6341 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yoluyla istinaf ortalama tüketici kötüniyet ilk derece kararının kaldırılması dava sebebi haksız rekabet yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/118 E., 2020/339 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şahsın 2018/80043 numaralı “MİTRA” ibareli markanın 01 ve 04. sınıflardaki emtiada tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu markaya karşı “VİTRA” markalarını gerekçe gösterek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları maddeleri ve haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiğini, bu itirazın 01. sınıfa giren emtia için reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira “VİTRA” markasının müvekkilinin yoğun tanıtım faaliyetleri neticesinde Türkiye’de “tanınmış marka” statüsünü kazandığını, müvekkilinin bu tanınmış ve seri markasıyla iltibas yaratan davalı şahsın “MİTRA” esas unsurlu markasının müvekkilinin markalarının tescilli bulunduğu emtiada tescil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ibarelerin de tek harf değişikliği nedeniyle birbirlerine yakın benzer bulunduğunu, müvekkilinin 01. sınıfa giren ve davalının markasının kapsamında bulunan emtia ile bunların toptan/perakende/elektronik ortamda satışı hizmetleri için tescilli markalarının olduğunu, dolayısıyla somut olayda emtia ayniyet/benzerliği şartının da gerçekleşmiş bulunduğunu, müvekkilinin “VİTRA” markalarının “tanınmış marka” olduğuna dair tanınmışlık kararının da olduğunu, T/00293 no ile tanınmış marka siciline kayıtlı bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2020-M-31 sayılı kararının iptalini ve davalı şahsın 2018/80043 sayılı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , davacının 99/014567, 99/014568, 99/014569, 2000/24896, 2002/27152, 2003/ 15863 ve 2005/33316 sayılı markaları ile davalının tescil ettirmek istediği 2018/80043 sayılı marka kapsamlarının örtüştüğü, taraf markalarında esas unsur konumunda bulunan "Vitra" ve "Mitra" ibareleri arasındaki yüksek orandaki harf benzerliği, bu ibarelerin yazılış tarzlarının birbirlerine yakın oluşu ve markalarda geçen diğer kelime unsurlarının ayırt edici niteliğinin düşük olması karşısında “VİTRA” markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “MİTRA” markasıyla karşılaştığında bu markaları karıştırması ihtimalinin bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğundan, davacının tanınmışlıktan kaynaklı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne dayalı iddiasının sonuca etkili olmadığı, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2020-M-31 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu 2018/80043 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davacı vekili de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının markası ile davacının redde mesnet markaları karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, dava konusu marka, bütün itibariyle bırakılan izlenim açısından dikkate alındığında, davacı markaları ile benzerlik teşkil etmediğini, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne ilaveten dava konusu markanın hükümsüz kılınması için aynı zamanda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne de dayandığını, ancak mahkemece sonuca etkili olmasa da tanınmışlıktan kaynaklı iddiaların yerinde bulunmadığını, oysa 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ileri sürülen hükümsüzlük sebebinin de kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmışlığı nedeniyle tüketicinin, böylesine büyük bir benzerlik karşısında, kolaylıkla, sunulan ürünlerin müvekkilin bir ürünü olduğu ya da onun izni ile ve onun gözetimi altında üretildiği gibi gerçek olmayan bir zanna kapılabileceğini veya zihninde müvekkilin markası ile çağrışım yaratabileceğini, tüketicilerin müvekkilinin bir markası veya onunla ticari olarak bağlantılı olduğunu düşündükleri "MİTRA" markasını tercih ettiklerinde müvekkilin VİTRA markalı ürünlerinde tecrübe ettikleri kaliteyi bulamayacak ve tanınmış markasının itibarı zarar göreceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın "MİTRA" ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet "VİTRA" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davalının başvuru konusu yaptığı "MİTRA" ibaresi ile davacının "VİTRA" ibareli markası arasındaki yüksek orandaki harf benzerliği olduğu gibi bu ibarelerin yazılış tarzlarının da birbirlerine yakın olduğu, diğer yandan taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşullar bulunduğundan, davacının tanınmışlıktan kaynaklı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının mevcut olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2226 E. 2024/5204 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4426 E. 2014/11101 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3856 E.  ,  2024/6341 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/430 Esas, 2023/372 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/118 E., 2020/339 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şahsın 2018/80043 numaralı “MİTRA” ibareli markanın 01 ve 04. sınıflardaki emtiada tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu markaya karşı “VİTRA” markalarını gerekçe gösterek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları maddeleri ve haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiğini, bu itirazın 01. sınıfa giren emtia için reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira “VİTRA” markasının müvekkilinin yoğun tanıtım faaliyetleri neticesinde Türkiye’de “tanınmış marka” statüsünü kazandığını, müvekkilinin bu tanınmış ve seri markasıyla iltibas yaratan davalı şahsın “MİTRA” esas unsurlu markasının müvekkilinin markalarının tescilli bulunduğu emtiada tescil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ibarelerin de tek harf değişikliği nedeniyle birbirlerine yakın benzer bulunduğunu, müvekkilinin 01.

sınıfa giren ve davalının markasının kapsamında bulunan emtia ile bunların toptan/perakende/elektronik ortamda satışı hizmetleri için tescilli markalarının olduğunu, dolayısıyla somut olayda emtia ayniyet/benzerliği şartının da gerçekleşmiş bulunduğunu, müvekkilinin “VİTRA” markalarının “tanınmış marka” olduğuna dair tanınmışlık kararının da olduğunu, T/00293 no ile tanınmış marka siciline kayıtlı bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2020-M-31 sayılı kararının iptalini ve davalı şahsın 2018/80043 sayılı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , davacının 99/014567, 99/014568, 99/014569, 2000/24896, 2002/27152, 2003/ 15863 ve 2005/33316 sayılı markaları ile davalının tescil ettirmek istediği 2018/80043 sayılı marka kapsamlarının örtüştüğü, taraf markalarında esas unsur konumunda bulunan "Vitra" ve "Mitra" ibareleri arasındaki yüksek orandaki harf benzerliği, bu ibarelerin yazılış tarzlarının birbirlerine yakın oluşu ve markalarda geçen diğer kelime unsurlarının ayırt edici niteliğinin düşük olması karşısında “VİTRA” markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “MİTRA” markasıyla karşılaştığında bu markaları karıştırması ihtimalinin bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğundan, davacının tanınmışlıktan kaynaklı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne dayalı iddiasının sonuca etkili olmadığı, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2020-M-31 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu 2018/80043 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davacı vekili de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının markası ile davacının redde mesnet markaları karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, dava konusu marka, bütün itibariyle bırakılan izlenim açısından dikkate alındığında, davacı markaları ile benzerlik teşkil etmediğini, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne ilaveten dava konusu markanın hükümsüz kılınması için aynı zamanda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne de dayandığını, ancak mahkemece sonuca etkili olmasa da tanınmışlıktan kaynaklı iddiaların yerinde bulunmadığını, oysa 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ileri sürülen hükümsüzlük sebebinin de kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmışlığı nedeniyle tüketicinin, böylesine büyük bir benzerlik karşısında, kolaylıkla, sunulan ürünlerin müvekkilin bir ürünü olduğu ya da onun izni ile ve onun gözetimi altında üretildiği gibi gerçek olmayan bir zanna kapılabileceğini veya zihninde müvekkilin markası ile çağrışım yaratabileceğini, tüketicilerin müvekkilinin bir markası veya onunla ticari olarak bağlantılı olduğunu düşündükleri "MİTRA" markasını tercih ettiklerinde müvekkilin VİTRA markalı ürünlerinde tecrübe ettikleri kaliteyi bulamayacak ve tanınmış markasının itibarı zarar göreceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın "MİTRA" ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet "VİTRA" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davalının başvuru konusu yaptığı "MİTRA" ibaresi ile davacının "VİTRA" ibareli markası arasındaki yüksek orandaki harf benzerliği olduğu gibi bu ibarelerin yazılış tarzlarının da birbirlerine yakın olduğu, diğer yandan taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşullar bulunduğundan, davacının tanınmışlıktan kaynaklı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının mevcut olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı ...

vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089112300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.