Ortaklıktan çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13009 E. 2012/17649 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarma↗ iptal davası↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacıya usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, kendisi ile ilgili karar alınan toplantıya katılmasının engellendiği, TTK'nun 368. maddesi kapsamında davacının iptal davası açma hakkının bulunduğu, ortaklıktan çıkarmaya gerekçe olarak açıklanan hususların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.05.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2815 E. 2010/3604 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarma
İncelediğiniz kararda… davacıya usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, kendisi ile ilgili karar alınan toplantıya katılmasının engellendiği, TTK'nun 368. maddesi kapsamında davacının «iptal davası» açma hakkının bulunduğu, «ortaklıktan çıkarmaya» gerekçe olarak açıklanan hususların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabu …
Benzer bu karardadava, davacı hakkında alınan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen «ihtarnamelerde» yazılı borcun davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında Kooperatifler Kanunu’nun 27 ve anasözleşmenin 14/2 nci maddeleri uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı verilmiştir.
Buna göre, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı asıl dava devam ederken yargılama yapılan bir hususta davalı kooperatifin «ortaklıktan çıkarma» uyarısı ile asıl davaya konu tutarı da kapsayan borç tutarının ödenmesi yönünde «ihtarnameler» göndermesi ve bu ihtarnamelere dayalı olarak davacının çıkarılmasına karar verilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak verilmiş ortaklıktan çıkarma kararının bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · borçlu olunmadığının tespiti · ihtarname
Benzer bu karardaDavacı tarafından davalı kooperatife «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkin olarak 26.07.2004 tarihinde asıl dava açılmıştır.Bu davanın devamı sırasında davalı kooperatif tarafından 12.08.2004 tarihli 1 nci, 22.10.2004 tarihli 2 nci «ihtarnameler» düzenlenerek davacının ihtarnamelerde yazılı borcu ödemesi istenmiş, ihtarnamelerde yazılı borcun ödenmemesi üzerine 17.12.2004 tarihinde davacı hakkında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
dava, davacı hakkında alınan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen «ihtarnamelerde» yazılı borcun davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında Kooperatifler Kanunu’nun 27 ve anasözleşmenin 14/2 nci maddeleri uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı verilmiştir.
Buna göre, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı asıl dava devam ederken yargılama yapılan bir hususta davalı kooperatifin «ortaklıktan çıkarma» uyarısı ile asıl davaya konu tutarı da kapsayan borç tutarının ödenmesi yönünde «ihtarnameler» göndermesi ve bu ihtarnamelere dayalı olarak davacının çıkarılmasına karar verilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak verilmiş ortaklıktan çıkarma kararının bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1815 E. 2012/8594 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarma · iptal davası
İncelediğiniz kararda… davacıya usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, kendisi ile ilgili karar alınan toplantıya katılmasının engellendiği, TTK'nun 368. maddesi kapsamında davacının «iptal davası» açma hakkının bulunduğu, «ortaklıktan çıkarmaya» gerekçe olarak açıklanan hususların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabu …
Benzer bu kararda… davacıya usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, kendisi ile ilgili karar alınan toplantıya katılmasının engellendiği, TTK'nun 368. maddesi kapsamında davacının «iptal davası» açma hakkının bulunduğu, «ortaklıktan çıkarmaya» gerekçe olarak açıklanan hususların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabu …
Esasen, iptali istenilen karar ile kararda belirtilen şirket «ortaklığından çıkarmayı» gerektirir muhik sebepler, bu kararın alınmasından sonra yasa gereği şirket ortaklıktan çıkarma istemiyle açılacak davada değerlendirilecek olup, davacının dava konusu «ortaklar kurulu kararının iptalini» istemekte «hukuki yararının» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · limited şirket ortaklığı · ortaklıktan çıkarılma · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · limited şirket · hukuki yarar
Benzer bu karardaDava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Dava konusu «ortaklar kurulu» kararı incelendiğinde, söz konusu kararın TTK'nun 551. maddesine göre davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak diğer ortaklarca alınmış «muvafakat» niteliğinde bir karar olduğu, tek başına icra edilebilir nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Esasen, iptali istenilen karar ile kararda belirtilen şirket «ortaklığından çıkarmayı» gerektirir muhik sebepler, bu kararın alınmasından sonra yasa gereği şirket ortaklıktan çıkarma istemiyle açılacak davada değerlendirilecek olup, davacının dava konusu «ortaklar kurulu kararının iptalini» istemekte «hukuki yararının» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
TTK'nun 551. maddesinde, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13009 E. , 2012/17649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/09/2010 gün ve 2009/370-2010/479 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/05/2012 gün ve 2011/1815-2012/8594 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 hissesine sahip ortağı olduğunu, 13.05.2009 tarihli 2009/14 sayılı ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına oyçokluğu ile karar verilmiş ise de söz konusu kararın müvekkiline herhangi bir davet yapılmadan usul ve yasaya aykırı olarak alındığını, çıkarma sebeplerinin muhik sebep teşkil etmediğini belirterek, 13.05.2009 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi için Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, davacının da karşı dava açmak suretiyle ortaklıktan çıkmak istediğini bildirdiğini, bu davanın hukuki bir mahiyetinin kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, kendisi ile ilgili karar alınan toplantıya katılmasının engellendiği, TTK'nun 368. maddesi kapsamında davacının iptal davası açma hakkının bulunduğu, ortaklıktan çıkarmaya gerekçe olarak açıklanan hususların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.05.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064800200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz