6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12404 E. 2012/18743 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
komisyon yargılama gideri görevsizlik kararı fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi vekalet ücreti görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438 · İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 16/09/2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin Adli Yargı Adalet Komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtildiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleşmenie müteakip talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK uyarınca davanın görev yönünden reddi halinde davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14189 E. 2015/257 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Marka tecavüzü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1276 E. 2015/6912 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6335 E. 2016/879 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Markanın hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9382 E. 2013/23158 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8827 E. 2016/7757 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5889 E. 2016/6489 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12404 E.  ,  2012/18743 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2011 tarih ve 2010/212-2011/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekil şirketin taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin "Korkuteli" markasını 31/07/2008 tarihinde 10 yıl süre ile TPE'ye tescil ettirdiğini, davalı kooperatifin, taşımacılık yapmakta olduğu araçların ön ve arkalarına "Korkuteli" ibaresini yazmak suretiyle davacı şirketin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek haksız tecavüzün önlenmesine, uğranılan zararın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin ticaret ünvanını kullandığını, markaya tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 16/09/2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin Adli Yargı Adalet Komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtildiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleşmenie müteakip talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya 3.

Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK uyarınca davanın görev yönünden reddi halinde davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin karardan tamamen çıkarılarak yerine “Davalının kendisini bir vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca 1.100TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin konulmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064775700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.