6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12101 E. 2012/18598 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü toplantı tutanağı el koyma pay sahipliği sermaye artırımı işlemiş faiz ticaret sicili yetki yönetim kurulu kararı taahhütname asıl alacak icra inkar tazminatı taşıyan inkar tazminatı ilan

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 283

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu sermaye artırımına ilişkin kararının tescil edilerek, ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye koyma taahhüdünde bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek sermaye artışına ilişkin kararın, gerekse toplantı tutanağının imzalanması için divan heyetine yetki verilmesine ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, alınan ve tescil edilen karara rağmen davalının sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, 25.000 TL asıl alacak, 5.471,01 TL işlemiş faize itirazının iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sermaye artırım borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, sermaye artırım kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının sermaye taahhüt borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar, şirket sermaye artırım kararı oybirliğiyle alınmış ise de, genel kurulun sermaye artırım kararında yeni payların tamamının taahhüt edilmek suretiyle hem artırım kararı hem de sermaye artırım taahhütlerinin ve gerekli ödemelerin yapılması suretiyle kısa yoldan sermaye artırımı söz konusu olmadığı gibi, davalının davacı şirkete verdiği bir iştirak taahhütnamesinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. İştirak taahhüdü kural olarak, ortaklığa yöneltilmiş bir icap niteliğindedir. Taahhüdün bu niteliği, TTK'nun 283. maddesinde açıkca, "sermaye iştirak talebinden" söz edilmek suretiyle belirtilmiştir. İştirak taahhüdünde bulunan ortak, belli bir miktar pay veya pay senedi bedeli olan esas sermaye kısmını ödemeyi taahhüt ederek, ortaklığa katılmak istediğini açıklar. Buna göre, payların veya pay senetlerinin satın alınması için, ortaklıkça yapılan ilan veya çağrı kural olarak icaba davet niteliğindedir. TTK'nun 283/2. maddesine göre arttırılan sermayeye katılma, iki nüsha iştirak taahhütnamesinin düzenlenip, imzalanması suretiyle olur. Bu itibarla, iştirak taahhütlerinin yazılı şekilde yapılması ve TTK'nun 283/2. maddesinde sayılan hususları içermesi geçerlilik koşuludur. Öte yandan, sermaye artırımına katılan ortakların, iştirak taahhütnamesinde yazılı hususlar ile ana sözleşme içeriğine vakıf olduklarını bildiren ve imzası noterce onanmış bir mektupla ortaklığa yapacakları bir başvuru da, katılma taahhütnamesi hükmündedir. Pay sahipleri bir hak olarak yeni pay alma hakkını kullanıp kullanmamakta özgürdürler. Pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını kullanmalarının ihtiyari olmasının doğal sonucu, iştirak taahhüdünde bulunmalarının da ihtiyari olmasıdır. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir sermaye taahhüdü bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşıyan listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Bu itibarla davalı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış bir sermaye taahhüdü bulunmadığına göre, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10560 E. 2012/17424 K.

    Ortak: · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12099 E. 2012/18616 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12089 E. 2012/17865 K.

    Ortak: · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9867 E. 2012/17442 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12078 E. 2012/18879 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10571 E. 2012/17640 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2426 E. 2013/5317 K.

    Ortak: · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12101 E.  ,  2012/18598 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2011 tarih ve 2010/285-2011/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, hakkında iflas takibi bulunan müvekkili şirketin ortağı olan davalının, taahhüt ettiği sermayeyi ödememesi nedeniyle, hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilin olağan genel kurul toplantısına katıldığını ancak alınan sermaye artırım kararına katılmadığını ve rüçhan hakkını kullanmadığını, ayrıca artırılan sermayeye iştirak edeceğine dair bir beyanda bulunmadığı gibi TTK’nun 283. maddesinde belirtilen hususlar çerçevesinde usulüne uygun iştirak taahhütnamesi de imzalamadığını, sermaye artırımının usulüne uygun yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu sermaye artırımına ilişkin kararının tescil edilerek, ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye koyma taahhüdünde bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek sermaye artışına ilişkin kararın, gerekse toplantı tutanağının imzalanması için divan heyetine yetki verilmesine ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, alınan ve tescil edilen karara rağmen davalının sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, 25.000 TL asıl alacak, 5.471,01 TL işlemiş faize itirazının iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sermaye artırım borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, sermaye artırım kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının sermaye taahhüt borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar, şirket sermaye artırım kararı oybirliğiyle alınmış ise de, genel kurulun sermaye artırım kararında yeni payların tamamının taahhüt edilmek suretiyle hem artırım kararı hem de sermaye artırım taahhütlerinin ve gerekli ödemelerin yapılması suretiyle kısa yoldan sermaye artırımı söz konusu olmadığı gibi, davalının davacı şirkete verdiği bir iştirak taahhütnamesinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. İştirak taahhüdü kural olarak, ortaklığa yöneltilmiş bir icap niteliğindedir. Taahhüdün bu niteliği, TTK'nun 283.

maddesinde açıkca, "sermaye iştirak talebinden" söz edilmek suretiyle belirtilmiştir. İştirak taahhüdünde bulunan ortak, belli bir miktar pay veya pay senedi bedeli olan esas sermaye kısmını ödemeyi taahhüt ederek, ortaklığa katılmak istediğini açıklar. Buna göre, payların veya pay senetlerinin satın alınması için, ortaklıkça yapılan ilan veya çağrı kural olarak icaba davet niteliğindedir. TTK'nun 283/2. maddesine göre arttırılan sermayeye katılma, iki nüsha iştirak taahhütnamesinin düzenlenip, imzalanması suretiyle olur. Bu itibarla, iştirak taahhütlerinin yazılı şekilde yapılması ve TTK'nun 283/2. maddesinde sayılan hususları içermesi geçerlilik koşuludur. Öte yandan, sermaye artırımına katılan ortakların, iştirak taahhütnamesinde yazılı hususlar ile ana sözleşme içeriğine vakıf olduklarını bildiren ve imzası noterce onanmış bir mektupla ortaklığa yapacakları bir başvuru da, katılma taahhütnamesi hükmündedir.

Pay sahipleri bir hak olarak yeni pay alma hakkını kullanıp kullanmamakta özgürdürler. Pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını kullanmalarının ihtiyari olmasının doğal sonucu, iştirak taahhüdünde bulunmalarının da ihtiyari olmasıdır. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir sermaye taahhüdü bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşıyan listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Bu itibarla davalı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış bir sermaye taahhüdü bulunmadığına göre, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064687700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.