İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10560 E. 2012/17424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü↗ toplantı tutanağı↗ el koyma↗ pay sahipliği↗ sermaye artırımı↗ temerrüt faizi↗ ticaret sicili↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ taşıyan↗ ilan↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, idda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı sermaye artırımına ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye koyma taahhüdünde bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “toplantı tutanağının imzalanması için divan heyetine yetki verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si temerrüt faizi olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sermaye artırım borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, sermaye artırım kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının sermaye taahhüt borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar, şirket sermaye artırım kararı oybirliğiyle alınmış ise de, genel kurulun sermaye artırım kararında yeni payların tamamının taahhüt edilmek suretiyle hem artırım kararı hem de sermaye artırım taahhütlerinin ve gerekli ödemelerin yapılması suretiyle kısa yoldan sermaye artırımı söz konusu olmadığı gibi, davalının davacı şirkete verdiği bir iştirak taahhütnamesinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. İştirak taahhüdü kural olarak, ortaklığa yöneltilmiş bir icap niteliğindedir. Taahhüdün bu niteliği, TTK'nun 283. maddesinde açıkca, "sermaye iştirak talebinden" söz edilmek suretiyle belirtilmiştir. İştirak taahhüdünde bulunan ortak, belli bir miktar pay veya pay senedi bedeli olan esas sermaye kısmını ödemeyi taahhüt ederek, ortaklığa katılmak istediğini açıklar. Buna göre, payların veya pay senetlerinin satın alınması için, ortaklıkça yapılan ilan veya çağrı kural olarak icaba davet niteliğindedir. TTK'nun 283/2. maddesine göre arttırılan sermayeye katılma, iki nüsha iştirak taahhütnamesinin düzenlenip, imzalanması suretiyle olur. Bu itibarla, iştirak taahhütlerinin yazılı şekilde yapılması ve TTK'nun 283/2. maddesinde sayılan hususları içermesi geçerlilik koşuludur. Öte yandan, sermaye artırımına katılan ortakların, iştirak taahhütnamesinde yazılı hususlar ile ana sözleşme içeriğine vakıf olduklarını bildiren ve imzası noterce onanmış bir mektupla ortaklığa yapacakları bir başvuru da, katılma taahhütnamesi hükmündedir. Pay sahipleri bir hak olarak yeni pay alma hakkını kullanıp kullanmamakta özgürdürler. Pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını kullanmalarının ihtiyari olmasının doğal sonucu, iştirak taahhüdünde bulunmalarının da ihtiyari olmasıdır. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir sermaye taahhüdü bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşıyan listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Bu itibarla davalı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış bir sermaye taahhüdü bulunmadığına göre, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12101 E. 2012/18598 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · toplantı tutanağı · el koyma · sermaye artırımı · ticaret sicili · yetki · yönetim kurulu kararı · taahhütname · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… dda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı «sermaye artırımına» ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu «sermaye artırımına» ilişkin kararının tescil edilerek, «ticaret sicili» gazetesinde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek sermaye artışına ilişkin kararın, gerekse «toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, alınan ve tescil edilen karara rağmen davalının sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, 25.000 TL «asıl alacak», 5.471,01 TL «işlemiş faize» itirazının iptaline, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu «sermaye artırımına» ilişkin kararının tescil edilerek, «ticaret sicili» gazetesinde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek sermaye artışına ilişkin kararın, gerekse «toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, alınan ve tescil edilen karara rağmen davalının sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, 25.000 TL «asıl alacak», 5.471,01 TL «işlemiş faize» itirazının iptaline, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12099 E. 2012/18616 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · toplantı tutanağı · el koyma · sermaye artırımı · temerrüt faizi · yetki · yönetim kurulu kararı · taahhütname
İncelediğiniz kararda… dda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı «sermaye artırımına» ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sermaye artırım» kararı alınan toplantıya davalının katılmadığı, «hazirun cetvelinde» imzasının bulunmadığı belirtilmiş ise de, toplantının ya da alınan kararların bu gerekçe ile iptali konusunda açmış oldukları bir dava bulunmadığı, davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı sermaye artırımına ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, alınan ve tescil edilen karara rağmen, davalının 25.000,00 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın bu miktar yönünde …
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin ortakların imzasını yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hazirun cetveli
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sermaye artırım» kararı alınan toplantıya davalının katılmadığı, «hazirun cetvelinde» imzasının bulunmadığı belirtilmiş ise de, toplantının ya da alınan kararların bu gerekçe ile iptali konusunda açmış oldukları bir dava bulunmadığı, davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı sermaye artırımına ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, alınan ve tescil edilen karara rağmen, davalının 25.000,00 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın bu miktar yönünde …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12089 E. 2012/17865 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · el koyma · pay sahipliği · sermaye artırımı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · taşıyan · ilan · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… dda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı «sermaye artırımına» ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı müflis şirketin, davalının da vekaleten katıldığı 19.07.2008 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında, şirketin ana sözleşmesinin 6.maddesinin değiştirilmesine oy birliği ile karar verildiği, buna göre nakden ödenmiş 1.250.000 TL sermayesinin 1.250.000 TL arttırıldığı, «sermaye artırımına» iştirak eden «pay sahipleri» arasında davalının da bulunduğu, kararın tescil ve «ilan» edildiği, davacı müflis şirketin, ana sözleşmesine göre, ani suretle kuruluşunun gerçekleştirildiğinden şirket ortaklarının iştirak «taahhütnamesi» düzenlemelerine gerek olmadığı, davalının 25.000,00 TL sermaye «koyma» taahhüdünü yerine getirmediği gerekçesiyle davalının 25.000 TL borca ve 5.471,01 TL faize yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı müflis şirketin, davalının da vekaleten katıldığı 19.07.2008 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında, şirketin ana sözleşmesinin 6.maddesinin değiştirilmesine oy birliği ile karar verildiği, buna göre nakden ödenmiş 1.250.000 TL sermayesinin 1.250.000 TL arttırıldığı, «sermaye artırımına» iştirak eden «pay sahipleri» arasında davalının da bulunduğu, kararın tescil ve «ilan» edildiği, davacı müflis şirketin, ana sözleşmesine göre, ani suretle kuruluşunun gerçekleştirildiğinden şirket ortaklarının iştirak «taahhütnamesi» düzenlemelerine gerek olmadığı, davalının 25.000,00 TL sermaye «koyma» taahhüdünü yerine getirmediği gerekçesiyle davalının 25.000 TL borca ve 5.471,01 TL faize yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9867 E. 2012/17442 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · toplantı tutanağı · el koyma · sermaye artırımı · yetki · yönetim kurulu kararı · taahhütname · taşıyan
İncelediğiniz kararda… dda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı «sermaye artırımına» ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmi …
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin ortakların imzasını yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12078 E. 2012/18879 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · el koyma · sermaye artırımı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · taşıyan · ilan
İncelediğiniz kararda… dda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı «sermaye artırımına» ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAçıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalının 19/07/2008 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısına katıldığı, 25.000,00 TL sermaye «koyma» «taahhüdünü» yerine getirmediği gerekçesiyle, davalının 25.000,00 TL borca ve 5.471,01 TL faize itirazının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının takibe konu asıl alacağın %40’ı oranında olmak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, davalı vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalının 19/07/2008 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısına katıldığı, 25.000,00 TL sermaye «koyma» «taahhüdünü» yerine getirmediği gerekçesiyle, davalının 25.000,00 TL borca ve 5.471,01 TL faize itirazının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının takibe konu asıl alacağın %40’ı oranında olmak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, davalı vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10571 E. 2012/17640 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · el koyma · sermaye artırımı · temerrüt faizi · yönetim kurulu kararı · taahhütname · taşıyan · ilan
İncelediğiniz kararda… dda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı «sermaye artırımına» ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAçıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasının «taşıyan» listenin, ortakların imzasını yukarıda açıklanan şekil koşulların taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
… kapsamına göre, davacı şirketin sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, alınan ve tescil edilen karara rağmen davacının 450.000 TL sermaye «koyma» «taahhüdünü» yerine getirmediği, davalının takip tarihi itibariyle «temerrüt faizi» «dahil» 548.478,13 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın bu miktar yönünden kabulü ile itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oy birliği ile alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… kapsamına göre, davacı şirketin sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, alınan ve tescil edilen karara rağmen davacının 450.000 TL sermaye «koyma» «taahhüdünü» yerine getirmediği, davalının takip tarihi itibariyle «temerrüt faizi» «dahil» 548.478,13 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın bu miktar yönünden kabulü ile itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2426 E. 2013/5317 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · sermaye artırımı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · taşıyan · ilan · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaAçıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
… dda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı «sermaye artırımına» ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye «koyma» «taahhüdünde» bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “«toplantı tutanağının» imzalanması için divan heyetine «yetki» verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si «temerrüt faizi» olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAçıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir «sermaye taahhüdü» bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını «taşıyan» listenin ortakların imzasını yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, «sermaye artırım» kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının «sermaye taahhüt» borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar, şirket «sermaye artırım» kararı oybirliğiyle alınmış ise de, genel kurulun sermaye artırım kararında yeni payların tamamının «taahhüt» edilmek suretiyle hem artırım kararı hem de sermaye artırım taahhütlerinin ve gerekli ödemelerin yapılması suretiyle kısa yoldan sermaye artırımı söz konusu olmadığı gibi, davalının davacı şirkete verdiği bir iştirak taahhütnamesinin bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10560 E. , 2012/17424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2011 tarih ve 2010/281-2011/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin mahkeme kararı ile iflasına karar verildiğini, müvekkilinin 19.07.2008 tarihinde yapılan 2007 yılı Olağan Genel Kurulu'nda "sermayesinin 1.250.000 TL’den 2.500.000 TL’ye çıkarılmasına" karar verildiğini, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nin 19.08.2008 tarihli sayısında ilan edildiğini, artırılan 1.237.500 TL’lik kısmın ortaklarca ödenmediğini, davalının, ödenmeyen 25.000 TL sermaye borcu bulunduğu, hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini iddia ederek, davalının itirazının iptaline ve davacı yararına %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin iflasına karar verilmekle müvekkilinin sermaye artırma taahhüdünün sona erdiğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, idda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı müflis şirketin 19.07.2008 tarihli toplantıda almış olduğu “sermaye ve hisse senetlerinin nevi” başlıklı sermaye artırımına ilişkin 6 numaralı kararın tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği, ilan metninde her bir pay sahibinin ne miktar sermaye koyma taahhüdünde bulunduklarının açıkça belirtildiği, gerek “sermaye artışına” ilişkin kararın, gerekse “toplantı tutanağının imzalanması için divan heyetine yetki verilmesine” ilişkin kararın oy birliği ile alındığı, sermaye artışına ilişkin tüm yasal prosedürün tamamlanmış olduğu, davacının 25.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, 5.471,01 TL’si temerrüt faizi olmak üzere, davalının, davacı müflis şirkete takip tarihi itibari ile toplam 30.471,01 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sermaye artırım borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, sermaye artırım kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının sermaye taahhüt borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar, şirket sermaye artırım kararı oybirliğiyle alınmış ise de, genel kurulun sermaye artırım kararında yeni payların tamamının taahhüt edilmek suretiyle hem artırım kararı hem de sermaye artırım taahhütlerinin ve gerekli ödemelerin yapılması suretiyle kısa yoldan sermaye artırımı söz konusu olmadığı gibi, davalının davacı şirkete verdiği bir iştirak taahhütnamesinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. İştirak taahhüdü kural olarak, ortaklığa yöneltilmiş bir icap niteliğindedir. Taahhüdün bu niteliği, TTK'nun 283.
maddesinde açıkca, "sermaye iştirak talebinden" söz edilmek suretiyle belirtilmiştir. İştirak taahhüdünde bulunan ortak, belli bir miktar pay veya pay senedi bedeli olan esas sermaye kısmını ödemeyi taahhüt ederek, ortaklığa katılmak istediğini açıklar. Buna göre, payların veya pay senetlerinin satın alınması için, ortaklıkça yapılan ilan veya çağrı kural olarak icaba davet niteliğindedir. TTK'nun 283/2. maddesine göre arttırılan sermayeye katılma, iki nüsha iştirak taahhütnamesinin düzenlenip, imzalanması suretiyle olur. Bu itibarla, iştirak taahhütlerinin yazılı şekilde yapılması ve TTK'nun 283/2. maddesinde sayılan hususları içermesi geçerlilik koşuludur. Öte yandan, sermaye artırımına katılan ortakların, iştirak taahhütnamesinde yazılı hususlar ile ana sözleşme içeriğine vakıf olduklarını bildiren ve imzası noterce onanmış bir mektupla ortaklığa yapacakları bir başvuru da, katılma taahhütnamesi hükmündedir.
Pay sahipleri bir hak olarak yeni pay alma hakkını kullanıp kullanmamakta özgürdürler. Pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını kullanmalarının ihtiyari olmasının doğal sonucu, iştirak taahhüdünde bulunmalarının da ihtiyari olmasıdır. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir sermaye taahhüdü bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşıyan listenin, ortakların imzasının yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Bu itibarla davalı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış bir sermaye taahhüdü bulunmadığına göre, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064682500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz