Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13585 E. 2012/19369 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirketin feshi↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ re'sen gözetilme↗ re'sen terkin↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin feshi↗ şirketin tasfiyesi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bu tür davalarda husumetin şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiği ancak ortakların bir araya gelerek tasfiye konusunda karar alamadıkları, şirketin vergi kaydının re'sen terk işlemine tabi tutulduğu, vergi borcunun bulunmadığı, şirket ana sözleşmesinde fesih ve tasfiyenin önünde bir engel olmadığı, tasfiye süreci tamamlanmadan şirketin sicilden terkininin mümkün olmadığı gerekçesiyle şirketin tasfiyesine, tasfiye memuru olarak da davacının atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dışı limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile ticaret sicilinden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, ... aleyhine açılan bu davada, dava dışı şirketin feshine, tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. Ancak, limited şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin davaların, feshi ve tasfiyesi istenen şirkete karşı açılması gerektiğinden, ... aleyhine açılan işbu davada dava dışı limited şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilemez. Husumet konusu mahkemece her aşamada re'sen gözetilir. Bu itibarla feshi ve tasfiyesi istenen şirketin taraf olmadığı işbu davada fesih ve tasfiyeye karar verilmesi doğru olamamış kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9299 E. 2010/628 K.
Ortak:cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bu tür davalarda «husumetin» şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiği ancak ortakların bir araya gelerek «tasfiye» konusunda karar alamadıkları, şirketin vergi «kaydının» re'«sen terk» işlemine tabi tutulduğu, vergi borcunun bulunmadığı, şirket ana sözleşmesinde «fesih» ve tasfiyenin önünde bir engel olmadığı, tasfiye süreci tamamlanmadan şirketin sicilden terkininin mümkün olmadığı gerekçesiyle «şirketin tasfiyesine», «tasfiye memuru» olarak da davacının atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti'nin «hisse devri» ile ile ilgili olduğunu savunmuş ise de, söz konusu belgede hisse devrine ilişkin olduğuna dair bir «kayda» rastlanmamıştır.
Öte yandan, «hisse devrine» ilişkin 18.05.2006 tarihli noter senedinde de 31.01.2006 tarihli belge ile ilgili bir «kayda» rastlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · ispat külfeti · ibra · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · protokol · dahili dava · kesin hüküm
Benzer bu karardaŞti'nin ortakları olduğu, 31.01.2006 tarihinde bir araya gelerek aralarındaki alacak borç ilişkisini ve «son» durumu gösteren bir hesaplama yaptıkları bu «protokolden» sonra ise tarafların tekrar bir araya gelerek davacının şirketteki hisselerini davalıya devrettiği ve davalıyı «ibra» ettiği, 18.05.2006 tarihli «hisse devir sözleşmesinde» yer alan davacıya ait «zimmetinde» alacağının bulunmadığı, zimmetini ibra ettiğini şeklindeki ifadeden hareketle davacının davalıya hisse devir bedeli yanında ayrıca 31.01.2006 tarihinde taraflar arasında son durumu gösterir tutanak da «dahil» olmak üzere tüm borçlarından ibra ettiği ve bu şekilde taraflar arasında tüm alacak borç ilişkisini kapsayacak şekilde «kesin» hesaplama yapılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti'nin «hisse devri» ile ile ilgili olduğunu savunmuş ise de, söz konusu belgede hisse devrine ilişkin olduğuna dair bir «kayda» rastlanmamıştır.
Öte yandan, «hisse devrine» ilişkin 18.05.2006 tarihli noter senedinde de 31.01.2006 tarihli belge ile ilgili bir «kayda» rastlanmamıştır.
Noter senedinde söz konusu belge ile ilgili bir ibare yer almadığına göre, noter senedinin sadece şirket «hisse devri» ile ilgili olduğunun kabulü gerekir ve davalı, 31.01.2006 tarihli belgenin hisse devri ile ilgili olduğunu kanıtlamak durumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14308 E. 2013/21563 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirket denetim kurulu üyelerince değişik tarihlerde genel kurul gündem ve tarihinin belirlenmesini istedikleri, ancak «yönetim kurulu» üyelerinin bir araya gelerek bu konuda bir karar alamadıkları, bunun üzerine davalı şirket denetim kurulu üyelerinin 02.02.2011 tarihinde genel kurul yapılmak üzere ortakları toplantıya çağırdıkları, toplantıya davacının da katıldığı, bu nedenle yapılan çağrıda bir usulsüzlüğün bulunmadığı, 01.09.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davalı şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi değiştirilmek suretiyle yönetim kurulu üyesi sayısının en az dört kişi olacağının kararlaştırıldığı, ancak dava konusu toplantıda bu düzenlemeye aykırı olarak yönetim kuruluna üç üyenin seçildiği, birleşen davada usulsüz olarak seçilen yönetim kurulu üyelerinin kendi aralarında toplanarak şirket genel kurul gündem ve tarihini tespit etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı şirketin 02.02.2011 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin kararın iptaline, birleşen davanın da kabulü ile davalı şirketin 10.03.2011 tarihinde genel kurul yapılmasına ilişkin 17.02.2011 tarihli «ticaret sicil» gazetesinin 52.sayfasında yayınlanan yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dair …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14990 E. 2013/19471 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · ticari işletme · hisse senedi · anonim şirket · kâr payı · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, davalıda bulunan hisse senetlerinin davacı tarafından ödünç olarak verildiği iddiasına dayalı olarak açılan «kar payı» ile «hisse senedi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiş ise de, «anonim şirket» hisse senetlerine ilişkin düzenleme TTK'da yer almakta olup, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca da, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı hükme bağlandığından mahkemece görevsizlik kararı verilme …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın tarafların «ticari işletmesi» ile ilgili olmadığı gibi tarafların da «tacir» olamaması nedeniyle davaya bakmakla Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13585 E. , 2012/19369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/07/2011 tarih ve 2011/166-2011/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, ortağı olduğu Öztürk Mühendislik Isıtma Sıhhi Tesisat İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti' nin 2005 yılında faaliyetini durdurarak ticareti terk ettiğini, vergi kaydının kapatıldığını şirketin kağıt üzerinde kaldığını ileri sürerek şirketin feshine ve ticaret sicilinden kaydının silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bu tür davalarda husumetin şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiği ancak ortakların bir araya gelerek tasfiye konusunda karar alamadıkları, şirketin vergi kaydının re'sen terk işlemine tabi tutulduğu, vergi borcunun bulunmadığı, şirket ana sözleşmesinde fesih ve tasfiyenin önünde bir engel olmadığı, tasfiye süreci tamamlanmadan şirketin sicilden terkininin mümkün olmadığı gerekçesiyle şirketin tasfiyesine, tasfiye memuru olarak da davacının atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dışı limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile ticaret sicilinden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, ... aleyhine açılan bu davada, dava dışı şirketin feshine, tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. Ancak, limited şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin davaların, feshi ve tasfiyesi istenen şirkete karşı açılması gerektiğinden, ... aleyhine açılan işbu davada dava dışı limited şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilemez. Husumet konusu mahkemece her aşamada re'sen gözetilir. Bu itibarla feshi ve tasfiyesi istenen şirketin taraf olmadığı işbu davada fesih ve tasfiyeye karar verilmesi doğru olamamış kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064634100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz