Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14119 E. 2012/19615 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ keşif↗ iş bölümü↗ yenileme↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, su baskınına neden olan hasarın okulun bodrum katı sayaca gelmeden önceki bölümde hemen vananın yanında bulunan push-fitin kurşun boru ile birleştiği yerden ayrılması sonucu oluştuğu, ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 9. ve 10. maddelerine göre, şube yoluna ait sorumluluğun davalıda olduğu, keşif sırasında görülen dolapların hasar sonrası resmi çekilen dolaplar olduğu, bu dolapların alt kısımlarında su basmasından dolayı küçük hasarlar bulunduğu, dava dışı sigortalı okula yeni dolapların teslim edildiğini kanıtlar bir teslim belgesinin sunulamadığı, ekspertiz raporundaki resimlerine göre de dolapların parçalanarak atılacak seviyede hasarlarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 250,00 TL'nin 21.04.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dışı sigortalı okulda bulunan su borusunun patlaması sonucu üç adet kantin dolabının zarar görmesi nedeniyle davacı ... şirketince sigortalıya ödenen bedelin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Ekspertiz raporunda, üç adet kantin dolabının bodrum kat zeminine yayılan sudan zarar gördüğü ve dolapların yenilenmesi konusunda mutabık kalındığı belirtilmiş ve bu konuda sigortalı tarafından alınan bedel teklifleri de nazara alınmıştır. Anılan rapora, dolapların durumunu gösterir fotoğraflar ekli olup, her ne kadar dolapların yenilendiğine dair sigortalı tarafından belge sunulamamış ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dolapların ayak kısımlarının tamiri mümkün ufak hasarlara uğradığı belirtilerek tamir bedeli hesaplanmış ve mahkemece bu bedele göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ekspertiz raporunda belirtilen dolapların yenilenmesi gerektiğine dair görüş ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklanan dolapların ayaklarının tamiri gerektiğine dair görüş arasında çelişki meydana gelmiş olup, ekpertiz raporu ekindeki fotoğraflar, dolapların cinsi ve niteliği nazara alınarak dolapların yenilenmesi mi gerektiği yoksa dolapların ayaklarının tamiri suretiyle mi hasarın giderilmesi gerektiğini belirten, çelişkiyi giderici, üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5617 E. 2023/499 K.
Ortak:eksik inceleme · avans faizi · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, su baskınına neden olan «hasarın» okulun bodrum katı sayaca gelmeden önceki «bölümde» hemen vananın yanında bulunan push-fitin kurşun boru ile birleştiği yerden ayrılması sonucu oluştuğu, ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 9. ve 10. maddelerine göre, şube yoluna ait sorumluluğun davalıda olduğu, «keşif» sırasında görülen dolapların hasar sonrası resmi çekilen dolaplar olduğu, bu dolapların alt kısımlarında su basmasından dolayı küçük hasarlar bulunduğu, dava dışı sigortalı okula yeni dolapların «teslim» edildiğini kanıtlar bir teslim belgesinin sunulamadığı, ekspertiz raporundaki resimlerine göre de dolapların parçalanarak atılacak seviyede hasarlarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 250,00 TL'nin 21.04.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ekspertiz raporunda belirtilen dolapların «yenilenmesi» gerektiğine dair görüş ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklanan dolapların ayaklarının tamiri gerektiğine dair görüş arasında çelişki meydana gelmiş olup, ekpertiz raporu ekindeki fotoğraflar, dolapların cinsi ve niteliği nazara alınarak dolapların yenilenmesi mi gerektiği yoksa dolapların ayaklarının tamiri suretiyle mi «hasarın» giderilmesi gerektiğini belirten, çelişkiyi giderici, üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» kapsamında, davalıya kendisine ait ürünlerin muhafazası ve satışı için dolap «teslim» ettiğini, bayilik sözleşmesinin davalının akde aykırı davranışları sebebiyle müvekkilince 25.06.2012 tarihli «ihtarnameyle» feshedildiğini ve aynı ihtarnameyle teslim edilen dolapların iadesinin talep edildiğini, davalı yanca bir kısım dolaplar iade edilmişse de davalının uhdesinde halen 684 dondurma dolabı ve 4 adet Cold Car marka frigofirik kasanın kaldığını ileri sürerek davalının uhdesinde kalan dolapların aynen iadesine, bunun mümkün olmaması hâlinde ise söz konusu dolap bedellerinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.09.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle 146.400,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
… ahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarıyla bayilik ilişkisi kapsamında davacıdan dolap «teslim» aldığını kabul etmesi karşısında, teslim vakıasının sabit olduğu, bu nedenle davalının aşamalardaki bazı beyanlarında kendisine herhangi bir dolap teslim edilmediği şeklindeki itirazlarına itibar edilmediği, keza teslim vakıasının sabit olması sebebiyle davacı yanca sunulan «sevk irsaliyelerinde» yer alan imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olup olmadığının araştırılmasına da gerek duyulmadığı gerekçesiyle «ıslah» dilekçesi nazara alınmak suretiyle 146.400,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… kili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince cevap dilekçesindeki beyanlarının yanlış yorumlandığını, davacının iddia ettiği tutarda dolabı müvekkiline «teslim» ettiğini yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davacı yanca bu hususta muhtelif tarihli «sevk irsaliyelerine» delil olarak dayanılmış ise de, bu irsaliyelerden bir kısmında teslim alan imzasının ve isminin yer alamadığını, bir kısmında imza olmakla beraber teslim alan kişinin adının yer almaması sebebiyle teslim alanın kim olduğunun anlaşılmadığını, bir kısmında ise isim ve imza bulunmakla birlikte teslim alan kişinin müvekkili şirket çalışanı olmadığını, bu hususlar araştırılmadan iddia edilen tutarda dolabın teslim edildiği sonucuna nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, oysa Mahkemece emsal olarak gösterilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/19-753 E., 2002/661 K. sayılı ilamında dahi irsaliyeler üzerinde inceleme yapılmasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı yanca sunulan irsaliyelerde yer alan tüm dolapların teslim edildiği kabul edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sevk irsaliyesi · irsaliye · bayilik sözleşmesi · ıslah · ihtarname
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» kapsamında, davalıya kendisine ait ürünlerin muhafazası ve satışı için dolap «teslim» ettiğini, bayilik sözleşmesinin davalının akde aykırı davranışları sebebiyle müvekkilince 25.06.2012 tarihli «ihtarnameyle» feshedildiğini ve aynı ihtarnameyle teslim edilen dolapların iadesinin talep edildiğini, davalı yanca bir kısım dolaplar iade edilmişse de davalının uhdesinde halen 684 dondurma dolabı ve 4 adet Cold Car marka frigofirik kasanın kaldığını ileri sürerek davalının uhdesinde kalan dolapların aynen iadesine, bunun mümkün olmaması hâlinde ise söz konusu dolap bedellerinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.09.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle 146.400,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
… ahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarıyla bayilik ilişkisi kapsamında davacıdan dolap «teslim» aldığını kabul etmesi karşısında, teslim vakıasının sabit olduğu, bu nedenle davalının aşamalardaki bazı beyanlarında kendisine herhangi bir dolap teslim edilmediği şeklindeki itirazlarına itibar edilmediği, keza teslim vakıasının sabit olması sebebiyle davacı yanca sunulan «sevk irsaliyelerinde» yer alan imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olup olmadığının araştırılmasına da gerek duyulmadığı gerekçesiyle «ıslah» dilekçesi nazara alınmak suretiyle 146.400,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «bayilik sözleşmesi» kapsamında «teslim» aldığı tüm dolapları muhtelif tarihli «irsaliyelerle» davacıya teslim ettiğini, müvekkilinin elinde davacıya ait başkaca bir dolap bulunmadığını, davacının müvekkilince iade edilenden daha fazla dolap teslim edildiğine yönelik iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… kili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince cevap dilekçesindeki beyanlarının yanlış yorumlandığını, davacının iddia ettiği tutarda dolabı müvekkiline «teslim» ettiğini yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davacı yanca bu hususta muhtelif tarihli «sevk irsaliyelerine» delil olarak dayanılmış ise de, bu irsaliyelerden bir kısmında teslim alan imzasının ve isminin yer alamadığını, bir kısmında imza olmakla beraber teslim alan kişinin adının yer almaması sebebiyle teslim alanın kim olduğunun anlaşılmadığını, bir kısmında ise isim ve imza bulunmakla birlikte teslim alan kişinin müvekkili şirket çalışanı olmadığını, bu hususlar araştırılmadan iddia edilen tutarda dolabın teslim edildiği sonucuna nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, oysa Mahkemece emsal olarak gösterilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/19-753 E., 2002/661 K. sayılı ilamında dahi irsaliyeler üzerinde inceleme yapılmasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı yanca sunulan irsaliyelerde yer alan tüm dolapların teslim edildiği kabul edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Menfi tespit | Teminat mektubunun iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4971 E. 2023/2228 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, su baskınına neden olan «hasarın» okulun bodrum katı sayaca gelmeden önceki «bölümde» hemen vananın yanında bulunan push-fitin kurşun boru ile birleştiği yerden ayrılması sonucu oluştuğu, ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 9. ve 10. maddelerine göre, şube yoluna ait sorumluluğun davalıda olduğu, «keşif» sırasında görülen dolapların hasar sonrası resmi çekilen dolaplar olduğu, bu dolapların alt kısımlarında su basmasından dolayı küçük hasarlar bulunduğu, dava dışı sigortalı okula yeni dolapların «teslim» edildiğini kanıtlar bir teslim belgesinin sunulamadığı, ekspertiz raporundaki resimlerine göre de dolapların parçalanarak atılacak seviyede hasarlarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 250,00 TL'nin 21.04.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından düzenlenen 02.03.2015 tarih ve A-029358 seri nolu 52.081,00 TL bedelli faturada belirtilen malların müvekkiline «teslim» edilmediğini, müvekkili ile davalı arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, anılan «fatura» nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve ...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «menfi tespit» davasında, eda hükmü niteliğinde «teminat mektubu» iadesinin de talep edilemeyeceğini, bu talebin «tefrik» edilerek ayrı «harç» alınması gerektiğini, müvekkili davalı şirket ile davacı şirket arasında 19.10.2012 tarihli "Münhasır Dağıtım Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 5.9 maddesinde, sözleşmeye konu ürünlerin muhafazası için gereken derin dondurucu dolaplarla ilgili hükümlerin yer aldığını, dava konusu faturanın, işbu sözleşmenin 5.9 maddesi gereğince müvekkili tarafından davacıya «teslim» edilmiş olan dolapların iade edilmemesi nedeniyle düzenlendiğini, taraflar arasında sözleşme bulunmasına rağmen davacının faturaya konu ticari ilişkiyi ve malların teslim alındığını açıkça inkar ettiğini, tarafların «ticari defterleri incelendiğinde» ticari ilişkinin varlığının ortaya çıkacağını, ayrıca «fatura» konusu dolapların teslim edildiğine dair tutanakların mevcut olduğunu, öte yandan faturanın düzenlendiği 02.03.2015 tarihinde müvekkili şirkete bir kısım ödemeler …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturanın her iki tarafın «defter» ve kayıtlarında yer almadığı, «fatura» münderecatındaki emtianın «teslimine» dair herhangi bir belge ve «kaydın» bulunmadığı, bu fatura dışında cari hesaptan kaynaklı 21.085,56 TL alacak hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, bu alacağın ödendiği ve bu hususun dava konusu olmadığı, dava konusu A-029358 seri numaralı 02.03.2015 tarihli 52.081,02 TL bedelli faturadan dolayı davacının borçlu olmadığı, davalı tarafın herhangi bir alacağı ve riski kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, «teminat mektubunun» davacıya iadesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ariyet · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · harcın ikmali · ticari defter incelemesi · istinaf başvurusunun reddi · karine · tefrik · cari hesap
Benzer bu karardaDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; derin dondurucu dolapların davacı tarafça «teslim» alındığına «karine» olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tartışılmadığını, oysa sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde dolapların teslim edildiğinin karine olduğunun açık olduğunu, dolapların iade edilmediğinde düzenlenecek faturaya davacının itiraz etmeyeceğini, ürünlerin muhafazası amacıyla derin dondurucu dolapların mülkiyeti müvekkilinde kalmak üzere «ariyet» olarak müvekkilinden davacının temin ettiğini ve kendi müşterilerinin adreslerine bıraktırdığını, dolapları iade edilmesinden davacının sorumlu olduğunun sözleşme de yer aldığını, dolap bedellerini de içeren alacak riskine karşı alınmış olan «teminat mektubunun nakde çevrileceğinin» davacıya «ihtar» edildiğini, «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini is …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «menfi tespit» davasında, eda hükmü niteliğinde «teminat mektubu» iadesinin de talep edilemeyeceğini, bu talebin «tefrik» edilerek ayrı «harç» alınması gerektiğini, müvekkili davalı şirket ile davacı şirket arasında 19.10.2012 tarihli "Münhasır Dağıtım Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 5.9 maddesinde, sözleşmeye konu ürünlerin muhafazası için gereken derin dondurucu dolaplarla ilgili hükümlerin yer aldığını, dava konusu faturanın, işbu sözleşmenin 5.9 maddesi gereğince müvekkili tarafından davacıya «teslim» edilmiş olan dolapların iade edilmemesi nedeniyle düzenlendiğini, taraflar arasında sözleşme bulunmasına rağmen davacının faturaya konu ticari ilişkiyi ve malların teslim alındığını açıkça inkar ettiğini, tarafların «ticari defterleri incelendiğinde» ticari ilişkinin varlığının ortaya çıkacağını, ayrıca «fatura» konusu dolapların teslim edildiğine dair tutanakların mevcut olduğunu, öte yandan faturanın düzenlendiği 02.03.2015 tarihinde müvekkili şirkete bir kısım ödemeler …
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve yargılama «masraflarına» yönelik istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 09.11.2016 tarihli 1 nolu «ara» kararı gereğince 52.081,02 TL'lik kısım için eksik «harcın ikmali» amacıyla süre verildiğini, bu ara karar gereğince harcın taraflarınca ikmal edildiğini, sonuç olarak dava değerinin 150.000,00 TL +52.081,02 TL=202.081,02 TL olup bu değer üzerinden «vekalet ücreti» hesaplanarak taraflarına 18.074,86 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün vekalet ücreti …
-
Menfi tespit | Teminat mektubunun iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3264 E. 2024/5316 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, su baskınına neden olan «hasarın» okulun bodrum katı sayaca gelmeden önceki «bölümde» hemen vananın yanında bulunan push-fitin kurşun boru ile birleştiği yerden ayrılması sonucu oluştuğu, ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 9. ve 10. maddelerine göre, şube yoluna ait sorumluluğun davalıda olduğu, «keşif» sırasında görülen dolapların hasar sonrası resmi çekilen dolaplar olduğu, bu dolapların alt kısımlarında su basmasından dolayı küçük hasarlar bulunduğu, dava dışı sigortalı okula yeni dolapların «teslim» edildiğini kanıtlar bir teslim belgesinin sunulamadığı, ekspertiz raporundaki resimlerine göre de dolapların parçalanarak atılacak seviyede hasarlarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 250,00 TL'nin 21.04.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından düzenlenen 02.03.2015 tarih ve A-029358 seri nolu 52.081,00 TL bedelli faturada belirtilen malların müvekkiline «teslim» edilmediğini, müvekkili ile davalı arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, anılan «fatura» nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve İNG Bank Mersin Şubesince düzenlenen 134 TM 117744 sayılı 10.10.2013 tarihli 150.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubunun» iadesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «menfi tespit» davasında, eda hükmü niteliğinde «teminat mektubu» iadesinin de talep edilemeyeceğini, bu talebin «tefrik» edilerek ayrı «harç» alınması gerektiğini, müvekkili davalı şirket ile davacı şirket arasında 19.10.2012 tarihli "Münhasır Dağıtım Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 5.9 maddesinde, sözleşmeye konu ürünlerin muhafazası için gereken derin dondurucu dolaplarla ilgili hükümlerin yer aldığını, dava konusu faturanın, işbu sözleşmenin 5.9 maddesi gereğince müvekkili tarafından davacıya «teslim» edilmiş olan dolapların iade edilmemesi nedeniyle düzenlendiğini, taraflar arasında sözleşme bulunmasına rağmen davacının faturaya konu ticari ilişkiyi ve malların teslim alındığını açıkça inkar ettiğini, tarafların «ticari defterleri incelendiğinde» ticari ilişkinin varlığının ortaya çıkacağını, ayrıca «fatura» konusu dolapların teslim edildiğine dair tutanakların mevcut olduğunu, öte yandan faturanın düzenlendiği 02.03.2015 tarihinde müvekkili şirkete bir kısım ödemeler …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturanın her iki tarafın «defter» ve kayıtlarında yer almadığı, «fatura» münderecatındaki emtianın «teslimine» dair herhangi bir belge ve «kaydın» bulunmadığı, bu fatura dışında cari hesaptan kaynaklı 21.085,56 TL alacak hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, bu alacağın ödendiği ve bu hususun dava konusu olmadığı, dava konusu A-029358 seri numaralı 02.03.2015 tarihli 52.081,02 TL bedelli faturadan dolayı davacının borçlu olmadığı, davalı tarafın herhangi bir alacağı ve riski kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, «teminat mektubunun» davacıya iadesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat belgesi · ariyet · banka teminat mektubu · ticari defter incelemesi · karine · tefrik · mutabakat · direnme kararı
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında belirtilen bozma «sebebinin» 30.11.2017 tarih, 2017/864 E. ve 2017/1382 K. sayılı kararda ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması sebebi yapıldığı, direnilen kararda da bu hususun belirtildiği, kaldırma kararı doğrultusunda davalı vekilinden cevap dilekçesinde belirttiği dava konusu derin dondurucu dolap ve mısır arabalarının «teslimine» ilişkin belgeleri sunmasının istenilmesine, davalı vekilinin kaldırma kararının da buna ilişkin olduğunu bilmesine rağmen cevap dilekçesinden itibaren sunacağını belirttiği teslime ilişkin belgeleri sunmadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinden itibaren sunacağını belirttiği teslime ilişkin belgelerinin, yargılamanın hiçbir aşamasında sunulmadığı hususu geekçede değerlendirilip, tartışılmış olmasına rağmen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 145 inci maddesine aykırı olarak Yargıtay bozma ilamının gerekçesinde davalı vekiline bu imkan tanınmasının gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle ve yine kabule göre 19.10.2012 tarihli Münhasır Dağıtım Sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesinde dava edilen faturaya konu malların iade yükümlülüğü davacı tarafta olup mahkemece bu hususun kararda tartışılmamasının doğru olmadığı ve bozmayı gerektirdiği belirtilmiş ise de; kararda; davacı adına düzenlenen dava konusu 52.081,02 TL bedelli faturanın tarihinin 02.03.2015 tarihli olduğu ve bu tarihten sonra düzenlenen tarafların kabulünde olan 31/03/2015 tarihi itibariyle davacının davalıya 21.085,56 TL bakiye borcu olduğuna ilişkin «mutabakat belgesi» gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davanın kabulünün doğru olduğu gerekçesine yer verildiği gerekçesi ile «direnme» kararı verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «menfi tespit» davasında, eda hükmü niteliğinde «teminat mektubu» iadesinin de talep edilemeyeceğini, bu talebin «tefrik» edilerek ayrı «harç» alınması gerektiğini, müvekkili davalı şirket ile davacı şirket arasında 19.10.2012 tarihli "Münhasır Dağıtım Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 5.9 maddesinde, sözleşmeye konu ürünlerin muhafazası için gereken derin dondurucu dolaplarla ilgili hükümlerin yer aldığını, dava konusu faturanın, işbu sözleşmenin 5.9 maddesi gereğince müvekkili tarafından davacıya «teslim» edilmiş olan dolapların iade edilmemesi nedeniyle düzenlendiğini, taraflar arasında sözleşme bulunmasına rağmen davacının faturaya konu ticari ilişkiyi ve malların teslim alındığını açıkça inkar ettiğini, tarafların «ticari defterleri incelendiğinde» ticari ilişkinin varlığının ortaya çıkacağını, ayrıca «fatura» konusu dolapların teslim edildiğine dair tutanakların mevcut olduğunu, öte yandan faturanın düzenlendiği 02.03.2015 tarihinde müvekkili şirkete bir kısım ödemeler …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; derin dondurucu dolapların davacı tarafça «teslim» alındığına «karine» olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tartışılmadığını, oysa sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde dolapların teslim edildiğinin karine olduğunun açık olduğunu, dolapların iade edilmediğinde düzenlenecek faturaya davacının itiraz etmeyeceğini, ürünlerin muhafazası amacıyla derin dondurucu dolapların mülkiyeti müvekkilinde kalmak üzere «ariyet» olarak müvekkilinden davacının temin ettiğini ve kendi müşterilerinin adreslerine bıraktırdığını, dolapları iade edilmesinden davacının sorumlu olduğunun sözleşme …
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen «menfi tespit» ve «banka teminat mektubunun» iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3001 E. 2023/2996 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · ayırt edicilik
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliğini haiz olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin 19.11.2019 tarih, 2019/580 E. ve 2019/7330 K. sayılı kararıyla dava konusu 1 ve 5 numaraları tasarımların «ayırt edicilikleri» bulunmadığı halde hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı dikkate alınarak dava konusu tasarımın bir bütün olarak «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14119 E. , 2012/19615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2010/1688-2011/1140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı TOKİ İÖO'da bulunan üç adet kantin dolabında, davalının sorumluluğunda bulunan temiz su borusunun patlaması sonucu oluşan 2.250,00 TL hasar bedelinin dava dışı sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 2.250,00 TL’nin ödeme tarihi 21.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arızanın sayaçtan önce şube hattında meydana geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, su baskınına neden olan hasarın okulun bodrum katı sayaca gelmeden önceki bölümde hemen vananın yanında bulunan push-fitin kurşun boru ile birleştiği yerden ayrılması sonucu oluştuğu, ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 9. ve 10. maddelerine göre, şube yoluna ait sorumluluğun davalıda olduğu, keşif sırasında görülen dolapların hasar sonrası resmi çekilen dolaplar olduğu, bu dolapların alt kısımlarında su basmasından dolayı küçük hasarlar bulunduğu, dava dışı sigortalı okula yeni dolapların teslim edildiğini kanıtlar bir teslim belgesinin sunulamadığı, ekspertiz raporundaki resimlerine göre de dolapların parçalanarak atılacak seviyede hasarlarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 250,00 TL'nin 21.04.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dışı sigortalı okulda bulunan su borusunun patlaması sonucu üç adet kantin dolabının zarar görmesi nedeniyle davacı ... şirketince sigortalıya ödenen bedelin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Ekspertiz raporunda, üç adet kantin dolabının bodrum kat zeminine yayılan sudan zarar gördüğü ve dolapların yenilenmesi konusunda mutabık kalındığı belirtilmiş ve bu konuda sigortalı tarafından alınan bedel teklifleri de nazara alınmıştır. Anılan rapora, dolapların durumunu gösterir fotoğraflar ekli olup, her ne kadar dolapların yenilendiğine dair sigortalı tarafından belge sunulamamış ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dolapların ayak kısımlarının tamiri mümkün ufak hasarlara uğradığı belirtilerek tamir bedeli hesaplanmış ve mahkemece bu bedele göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ekspertiz raporunda belirtilen dolapların yenilenmesi gerektiğine dair görüş ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklanan dolapların ayaklarının tamiri gerektiğine dair görüş arasında çelişki meydana gelmiş olup, ekpertiz raporu ekindeki fotoğraflar, dolapların cinsi ve niteliği nazara alınarak dolapların yenilenmesi mi gerektiği yoksa dolapların ayaklarının tamiri suretiyle mi hasarın giderilmesi gerektiğini belirten, çelişkiyi giderici, üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064619200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz