Kar payı dağıtımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15204 E. 2012/19621 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı dağıtımı↗ kâr payı dağıtımı↗ zamanaşımı defi↗ kar payı↗ olağanüstü genel kurul↗ hisse devir sözleşmesi↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın suç teşkil eden bir eylemden kaynaklanması ve davacının hisse devir işleminin sahte olarak yapıldığını 21.04.2005 tarihinde öğrenmesi, kar payı dağıtımına 16.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurulda karar verilmiş olması nedeniyle zamanaşımı definin yerinde görülmediği, 24.03.1994 tarihli hisse devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacının hissesi %10 iken Beyoğlu 28.Noterliği’nin 24.03.1994 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tümünün davalı ...’e devredildiği, sonra davacıya %1 hisse devredildiği, 2003 yılında şirketin nevi değiştirerek anonim şirkete dönüştüğü ve davacının hissesinin %0,17 olarak tescil edildiği, sicilin sağaltıcı etkisi nazara alındığında davacının gerçekte daha fazla pay sahibi olduğunu ileri sürerek bu payların iadesini isteyemeyeceği, davacının %10 payına göre anonim şirketteki sermaye payının 175.000 TL, hisse adedinin 3.500.000TL olması gerektiği, dağıtılan kar 485.594,99 TL olduğundan davacıya 48.559,50 TL ödenmesi gerekirken 2.625,01 TL ödendiği, davacının 45.934,49 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile 45.934,49 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve %10 payın iadesine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı şirket yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, mahkemece kabul edildiği üzere davacı taraf, davalı Anonim Şirketin kuruluşu aşamasında kuruluşa iştirak etmiş ve ayrıca da mevcut pay durumuna göre dağıtılan kardan payına düşen tutarı da tahsil etmiştir. Davacı taraf bu davaya konu ettiği aşkın payın sahibi olduğunu kanıtlayamadığı halde mahkemece buna isabet eden kar payına hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11583 E. 2011/3859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · sigorta teminatı · işyeri sigortası · teminat kapsamı · bilirkişi incelemesi · sigorta poliçesi · hasar · avans faizi
Benzer bu kararda2- Dava, «işyeri sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacıya ait işyerinde meydana gelen yangında «hasar» gören emtianın değerinin tespiti ve «sigorta teminatı» altında olup olmadığının belirlenmesi amacıyla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da, taraf vekillerinin söz konusu bilirkişi heyeti raporuna itiraz ettikleri anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu olan emtianın değerinin tespiti ve bilirkişi heyeti tarafından «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu belirtilen elektrik ve su tesisatı ile boya «hasarının» «teminat kapsamında» olup olmadığı yönünde ek rapor alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… nde ödemesinin gerektiği, dosya kapsamından ekspertiz raporunun tanzim olunduğu 21.11.2005 tarihinden 30 gün sonrasına isabet eden 21.12.2005 tarihinde sigortacının «temerrüde» düşeceğinden bu tarih itibari ile bilirkişi kurulunun raporunda belirttiği 7.934,61 TL’nın davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.934,61 TL tazminatın 21.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7948 E. 2018/1581 K.
Ortak:kâr payı · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… dosya kapsamına göre, davanın suç teşkil eden bir eylemden kaynaklanması ve davacının hisse devir işleminin sahte olarak yapıldığını 21.04.2005 tarihinde öğrenmesi, «kar payı dağıtımına» 16.12.2005 tarihli «olağanüstü genel kurulda» karar verilmiş olması nedeniyle «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği, 24.03.1994 tarihli «hisse devir sözleşmesindeki» imzanın davacıya ait olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacının hissesi %10 iken Beyoğlu 28.Noterliği’nin 24.03.1994 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tümünün davalı ...’e devredildiği, sonra davacıya %1 hisse devredildiği, 2003 yılında şirketin nevi değiştirerek «anonim şirkete» dönüştüğü ve davacının hissesinin %0,17 olarak tescil edildiği, sicilin sağaltıcı etkisi nazara alındığında davacının gerçekte daha fazla pay sahibi olduğunu ileri …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının dava dışı şirketteki «payının» isteği ve bilgisi dışında davalılara paylaştırılması nedeniyle davanın dayanağının «haksız eylem» niteliğinde olduğu, şirket «yönetim kurulu» karar tarihinin 03/03/1994, dava tarihinin ise .../04/2010 olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 72. m. ... ve ... yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının dava dışı şirketteki «payının» isteği ve bilgisi dışında davalılara paylaştırılması nedeniyle davanın dayanağının «haksız eylem» niteliğinde olduğu, şirket «yönetim kurulu» karar tarihinin 03/03/1994, dava tarihinin ise .../04/2010 olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 72. m. ... ve ... yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15204 E. , 2012/19621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2010 tarih ve 2006/276-2010/240 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... Tic. Turz. ve İnş. A.Ş. vekili Av. ... ve diğer davalı ... vekili Av. Hakkı... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...’nun 01.02.1989 tarihinde ... Tic. Ldt. Şti’ni kurduklarını, müvekkilinin %10,davalı ...’in %90 hisseye sahip iken Beyoğlu 28.Noterliği’nin 24.03.1994 tarihli hisse devir sözleşmesi ile müvekkiline ait %10 hissenin davalı ...’e sahte imza ile devredildiğini, 24.03.1994 tarih 1994/1 nolu hisse devrine ilişkin ortaklar kurul kararındaki imzanın da sahte olduğunu, yine sahte imza ile 04.09.1997 tarihli Ankara 13 Noterliği’nde düzenlenen hisse devir senedi ile müvekkiline yeniden %1 hisse devredildiğini ve 01.07.1999 tarihli sermaye artırımına iştirak ettirilmeyerek müvekkilinin hissesinin %0,17’ye düşürüldüğünü, 29.04.2003 tarihinde ise şirketin nevi değiştirerek davalı anonim şirkete dönüştüğünü, söz konusu sahtecilik eylemlerini davalı ...
ile aralarında görülen boşanma davası esnasında 21.04.2005 tarihinde öğrendiğini, eşine duyduğu güvenden dolayı daha önce hisse durumu ile ilgili araştırma yapmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketteki %10 payının iadesini, 1994 yılından itibaren müvekkiline isabet eden kar paylarının ticari faizi ile birlikte tahsilini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000TL’nin reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, BK’nun 126/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zaman süresinin dolduğunu, TTK’nun 152. maddesi uyarınca nevi değişikliği yapılıp limited şirketteki payların aynı oranda korunduğunu, anasözleşmeyi imzalayan davacının hisse durumundan haberdar olduğunu, daha sonra yapılan genel kurullara bizzat ya da vekili aracılığıyla katılarak sermaye artırım kararlarına olumlu oy kullandığını, TTK’nun 381. maddesi uyarınca muhalefet şerhi koymayan davacının kar payı istemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, diğer davalı ile aynı savunmaları yaparak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın suç teşkil eden bir eylemden kaynaklanması ve davacının hisse devir işleminin sahte olarak yapıldığını 21.04.2005 tarihinde öğrenmesi, kar payı dağıtımına 16.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurulda karar verilmiş olması nedeniyle zamanaşımı definin yerinde görülmediği, 24.03.1994 tarihli hisse devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacının hissesi %10 iken Beyoğlu 28.Noterliği’nin 24.03.1994 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tümünün davalı ...’e devredildiği, sonra davacıya %1 hisse devredildiği, 2003 yılında şirketin nevi değiştirerek anonim şirkete dönüştüğü ve davacının hissesinin %0,17 olarak tescil edildiği, sicilin sağaltıcı etkisi nazara alındığında davacının gerçekte daha fazla pay sahibi olduğunu ileri sürerek bu payların iadesini isteyemeyeceği, davacının %10 payına göre anonim şirketteki sermaye payının 175.000 TL, hisse adedinin 3.500.000TL olması gerektiği, dağıtılan kar 485.594,99 TL olduğundan davacıya 48.559,50 TL ödenmesi gerekirken 2.625,01 TL ödendiği, davacının 45.934,49 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı ...
yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile 45.934,49 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve %10 payın iadesine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı şirket yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, mahkemece kabul edildiği üzere davacı taraf, davalı Anonim Şirketin kuruluşu aşamasında kuruluşa iştirak etmiş ve ayrıca da mevcut pay durumuna göre dağıtılan kardan payına düşen tutarı da tahsil etmiştir. Davacı taraf bu davaya konu ettiği aşkın payın sahibi olduğunu kanıtlayamadığı halde mahkemece buna isabet eden kar payına hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 661,85 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064589200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz