Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15394 E. 2012/19638 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ ıslah↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde ürün ambalajlarında kullandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, 2.263,57 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı taraf ıslah dilekçesiyle 556 KHK’nin 66/c maddesi uyarınca tecavüz edenin markayı lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kulanmış olması halinde ödemesi gereken bedel üzerinden tazminat talebinde bulunduğu halde, bu hususta değerlendirme yapılmaksızın 66/b maddesi gereğince bilirkişilerin tespit ettiği miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5332 E. 2011/6453 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5105 E. 2013/21301 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda2-Ancak, davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle 556 KHK’nin 66/c maddesi uyarınca tecavüz edenin markayı lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kulanmış olması halinde ödemesi gereken bedel üzerinden tazminat talebinde bulunduğu halde, bu hususta değerlendirme yapılmaksızın 66/b maddesi gereğince bilirkişilerin tespit ettiği miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı markayı önce kendisinin kullandığı iddiasıyla açtığı davalı markasının hükümsüzlüğü davasını 21.11.2012 tarihli «ıslah» dilekçesi ile kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasına dönüştürmüştür.
Bu itibarla, «ıslah» edilmiş şekliyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası haline dönüştürülen davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itrazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… a ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının 2007/29595 sayılı başvurusuna konu " OSSA" markası ile davalı adına 2004/05149 sayılı ile tescilli "OSSE" markası arasında «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek şekilde bir benzerliğin mevcut olduğu, davalının markasını 20. sınıfta yer alan "yapıldıkları maddelere ve malzemeler …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15394 E. , 2012/19638 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.07.2010 tarih ve 2008/123-2010/105 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı Şirket Temsilcisi...ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 'KLORAK' ibareli, davalının ise 'POLAKS' ibareli markası bulunduğunu, anılan marka ile uzun yıllardır çamaşır suyu üretimi yaptıklarını, davalının ambalajlarında 'KLOR' ibaresini ön plana çıkaracak ve iltibas oluşturacak şekilde kullanımda bulunduğunu, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, 15.000 TL maddi ve 5.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ambalaj kullanımlarında iltibas tehlikesi bulunmadığını, klor ibaresinin herkesin kullanımına açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde ürün ambalajlarında kullandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, 2.263,57 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı taraf ıslah dilekçesiyle 556 KHK’nin 66/c maddesi uyarınca tecavüz edenin markayı lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kulanmış olması halinde ödemesi gereken bedel üzerinden tazminat talebinde bulunduğu halde, bu hususta değerlendirme yapılmaksızın 66/b maddesi gereğince bilirkişilerin tespit ettiği miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 323,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064586000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz