Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5105 E. 2013/21301 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının 2007/29595 sayılı başvurusuna konu " OSSA" markası ile davalı adına 2004/05149 sayılı ile tescilli "OSSE" markası arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek şekilde bir benzerliğin mevcut olduğu, davalının markasını 20. sınıfta yer alan "yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" bakımından dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreçte ciddi bir biçimde kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle, davalı adına 2004/05149 sayı ile tescilli markanın 20. sınıfta yer alan "yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" bakımından 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42/1-c maddeleri uyarınca kulanmama nedeniyle kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı markayı önce kendisinin kullandığı iddiasıyla açtığı davalı markasının hükümsüzlüğü davasını 21.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasına dönüştürmüştür. Davalı markası 01.02.2007 tarihinde tescil edilmiş olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava tarihi olan 02.03.2011 tarihi itibariyle 5 yıllık süre dolmamıştır. Bu itibarla, ıslah edilmiş şekliyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası haline dönüştürülen davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itrazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15394 E. 2012/19638 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaDavacı markayı önce kendisinin kullandığı iddiasıyla açtığı davalı markasının hükümsüzlüğü davasını 21.11.2012 tarihli «ıslah» dilekçesi ile kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasına dönüştürmüştür.
Bu itibarla, «ıslah» edilmiş şekliyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası haline dönüştürülen davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itrazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle 556 KHK’nin 66/c maddesi uyarınca tecavüz edenin markayı lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kulanmış olması halinde ödemesi gereken bedel üzerinden tazminat talebinde bulunduğu halde, bu hususta değerlendirme yapılmaksızın 66/b maddesi gereğince bilirkişilerin tespit ettiği miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacak şekilde ürün ambalajlarında kullandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, 2.263,57 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Markaya tecavüzün tespiti | Markaya tecavüzün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2978 E. 2019/7631 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5105 E. , 2013/21301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/01/2013 tarih ve 2011/100-2013/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "OSSA" markasını yıllardan beri tescilsiz kullandığını, 2007/29595 başvuru numarası ile 20. ve 35. sınıflarda tescil için TPE nezdinde yaptığı müracatın davalı markasından dolayı reddedildiğini, müvekkilinin mobilya alanında Türkiye'de "OSSA" markasının gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı adına TPE nezdinde 2004/05149 no ile 03,09,14,18,20,23,24,25,26'ıncı sınıflarda tescilli "Osse" markasının 20. sınıfın alt grubu olan "yapıldıkları madde ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" emtiası yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.11.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle davalının markasını kullanmadığı gerekçesiyle talep edilen sınıf ve grupta markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaygın olarak gözlük, çerçeve ve camları alanında faaliyet gösterdiğini, sözkonusu faaliyet alanı konseptinin mobilya alanında da özgün üretimler yapmayı gerektirdiğini, dolayısıyla faaliyet alanının dava konusunu da ilgilendirdiğini, markayı müvekkilinin meşhur ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının 2007/29595 sayılı başvurusuna konu " OSSA" markası ile davalı adına 2004/05149 sayılı ile tescilli "OSSE" markası arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek şekilde bir benzerliğin mevcut olduğu, davalının markasını 20. sınıfta yer alan "yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" bakımından dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreçte ciddi bir biçimde kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle, davalı adına 2004/05149 sayı ile tescilli markanın 20. sınıfta yer alan "yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" bakımından 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42/1-c maddeleri uyarınca kulanmama nedeniyle kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı markayı önce kendisinin kullandığı iddiasıyla açtığı davalı markasının hükümsüzlüğü davasını 21.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasına dönüştürmüştür. Davalı markası 01.02.2007 tarihinde tescil edilmiş olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava tarihi olan 02.03.2011 tarihi itibariyle 5 yıllık süre dolmamıştır. Bu itibarla, ıslah edilmiş şekliyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası haline dönüştürülen davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itrazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045862700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz