Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13737 E. 2012/17795 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ haksız eylem↗ haksız fiil↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle aralarında rekabet ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davacının adının davalı tarafından borcu olmadığı halde Merkez Bankası’na borçlu olarak bildirildiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında 14.09.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı ve 31.03.2009 tarihi itibariyle davacının davalıya finansal kiralama bedeli borcu olmadığı halde davalı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na davacının adının finansal kiralama bedeli borcu vardır diye bildirildiği hususlarında uyuşmazlık sözkonusu değildir. Mahkemece, tarafların farklı alanlarda faaliyette bulunmaları nedeniyle haksız rekabetin mevcut olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, haksız rekabetin varlığı için tarafların aynı işkolunda faaliyette bulunması şart değildir. Ancak, mahkemenin haksız rekabetin olmadığına ilişkin bu gerekçesi yerinde değil ise de, davalının eylemi haksız fiil olup, haksız rekabet değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davalının eyleminin haksız eylem olduğu kabul edilerek, bunun da manevi tazminatı gerektirdiği gözönüne alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/828 E. 2011/10238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · harç
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla «harç» ödenmeksizin açıldığı, uyuşmazlığının TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirmesi nedeniyle davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmesine karar verildiği ve davacılar vekiline dava harcını yatırması için verilen süre içinde harcın yatırılmaması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece dava harcının yatırılmadığı gerekçesi ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmişse de, dosyada 03.11.2009 tarihli dava harcı yatırıldığına ilişkin makbuzun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8842 E. 2010/200 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, davalının eyleminin «haksız eylem» olduğu kabul edilerek, bunun da manevi tazminatı gerektirdiği gözönüne alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise «avans faizi» ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · havale · avans faizi
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin faiz oranına yönelik temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, davacının kredili hesabından 02.02.2007 tarihinde «internet bankacılığı» yolu ile usulsüz olarak ...isimli kişinin hesabına «havale» yapılarak toplam 2.250 YTL kredi çekilmiş ve daha sonra davalı banka tarafından bu para davalıdan tahsil edilmiştir.
… oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise «avans faizi» ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/450 E. 2020/3236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde bilirkişi tarafından yapılacak yeni incelemede davacının sunduğu tüm belgeler incelenip verilecek rapor gözönünde bulundurularak tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13737 E. , 2012/17795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2009/351-2010/116 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu finansal kiralama sözleşmesi gereği kira bedellerinin düzenli ödediği halde davalı tarafından Merkez Bankası’na müvekkilinin kira borcunun olduğuna ilişkin bildirimde bulunulduğunu, bu durumun müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bilgisayar sisteminde oluşan hata nedeniyle davacının finansal kira borcu olmadığı halde Merkez Bankası’na borçlu olduğuna ilişkin bildirimde bulunulduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle aralarında rekabet ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davacının adının davalı tarafından borcu olmadığı halde Merkez Bankası’na borçlu olarak bildirildiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında 14.09.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı ve 31.03.2009 tarihi itibariyle davacının davalıya finansal kiralama bedeli borcu olmadığı halde davalı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na davacının adının finansal kiralama bedeli borcu vardır diye bildirildiği hususlarında uyuşmazlık sözkonusu değildir. Mahkemece, tarafların farklı alanlarda faaliyette bulunmaları nedeniyle haksız rekabetin mevcut olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, haksız rekabetin varlığı için tarafların aynı işkolunda faaliyette bulunması şart değildir. Ancak, mahkemenin haksız rekabetin olmadığına ilişkin bu gerekçesi yerinde değil ise de, davalının eylemi haksız fiil olup, haksız rekabet değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davalının eyleminin haksız eylem olduğu kabul edilerek, bunun da manevi tazminatı gerektirdiği gözönüne alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064585800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz