6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13139 E. 2012/18872 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sovtaj bedeli avans ödemesi müzayaka sovtaj işyeri sigorta poliçesi ibraname mutabakat işyeri sigortası muacceliyet olumsuz oy temlik sulh hukuk mahkemesi feragat sulh sigorta poliçesi hasar avans faizi temerrüt teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 25.10.2005 tarihinde hasar mutabakatnamesi, ibraname ve feragatname başlıklı belgenin imzalandığı, bu belge ile nihai hasarın 460.000,00 TL olarak belirlendiği, sigortalı tarafından poliçeden doğan alacağın birleşen davanın davacısına kısmen temlik edildiği, bina hasarı ile makine hasarı konusunda yanlar arasında çekişme bulunmadığı, davalı tarafından 439.451,76 TL ödeme yapıldığı hususlarının çekişmesiz olduğu, yangın neticesi tüm mal varlığını kaybeden davacının 592.499,87 TL olarak belirlenen hasar tutarı yerine 460.000,00 TL’ye razı görünerek 25.10.2005 tarihli belgeyi imzalaması müzayaka hali içerisinde olmasından kaynaklandığından bu ibranamenin yanlar arasında geçerli ve bağlayıcı olmayacağı, 08.03.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre, toplam hasar tutarı 592.499,87 TL olup bu miktardan 28.638,90 TL sovtaj bedeli düşüldüğünde davacı sigortalının 563.815,97 TL hasar tazminatı isteyebileceği sonucuna varıldığı, sigortacının ödediği 439.541,76 TL düşüldüğünde bakiye borç tutarının 124.274,21 TL olduğu, hesaplamalarda mutabakat tarihindeki kurun esas alındığı, taraflar arasında imzalanan 25.10.2005 tarihli belge ile hasar tutarının ödeneceği kararlaştırıldığından daha öncesinde yapılan ödemenin avans ödemesi adı altında yapılmış olması nedeni ile sigortalı alacağının bu tarih itibari ile muaccel olduğu, bu tarihte temerrüdün gerçekleştiği, asıl davada, muacceliyet tarihinden itibaren faiz talep edilip birleşen davada böyle bir talep bulunmadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 54.600,00 TL’nın 25.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 69.761,20 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin birleşen dava yönünden dava dilekçesinde faiz başlangıcına yönelik talebinin bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf yargılamanın başından itibaren kalıpların teminat dahilinde olduğunu, poliçe düzenlenmeden önce hazırlanan kıymet taktir raporunda kalıpların da değerlendirmeye tabi tutulup değerinin 176.130,88 USD olduğunu ve 598.790,43 USD’lik emtia hasarı içinde kalıpların hasar bedeli de bulunduğunu ileri sürdüğüne göre mahkemece iddia konusu kalıpların teminat dahilinde olup olmadığı konusunda olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca davalı ... şirketi bilirkişi raporlarına itirazında dava konusu işyerinde davadan önce Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/553 ve 2005/645 D.İş sayılı, Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/46 D.İş sayılı ve Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/646 D.İş sayılı dosyaları ile tespit yaptırdığını, dava konusu emtiaların üretildiği kumaşların demode-parti malı, düşük değerli olduğunu, dava konusu işyerinin elektrik tüketimi, ısınma giderlerinin miktarı, işçi kapasitesi dikkate alındığında davacının iddia ettiği oranda üretim kapasitesine sahip olmayıp iddia edilen miktarda emtianın dava konusu işyerinde bulunmasının mümkün olmadığını ve aynı adreste dava dışı Sigal Müh. Ltd. Şti’nin de faaliyet gösterdiğini savunduğunu göre mahkemece davalı vekilinin anılan hususlardaki itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişilerden ek rapor alınmaması ve anılan hususun karar yerinde tartışılmaması da doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6630 E. 2018/873 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10557 E. 2010/10443 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13139 E.  ,  2012/18872 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

BİRLEŞEN DAVA

ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2007/177 ESAS

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2005/469-2010/348 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/11/2012 günü hazır bulunanbirleşen dava davacısı vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davanın davalısı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl davada, müvekkiline ait tekstil işyerinin davalı nezdinde Ticari Risk Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altında bulunduğunu, 03.07.2005 tarihinde çıkan yangında işyerinin zarar gördüğünü, sigorta eksperince belirlenen bina hasarının 24.086,90 USD, makine hasarının 37.545, USD olduğunu kabul ettiklerini, emtia, muhteviyat ve demirbaş hasarının 598.790,43 USD olduğunu, ancak davalının müvekkilinin gerçek zararını karşılayacak ödemeyi yapmadığını, hasar toplamının 660.322,73 USD olduğunu, davalıdan 74.822,29 USD karşılığı 100.000,00 TL avans ödemesi alındığını, bakiye alacaklarının 585.500,44 USD olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000,00 USD’nın muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, birleşen davada, asıl davada bilirkişi raporu ile emtia hasarının 508.476,56 TL (442.001,30 USD) olarak tespit edildiğini, dava tarihi itibariyle davalının 440.000,00 TL ödemede bulunduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen miktardan asıl davada talep edilen 40.000,00 USD düşüldükten sonra kalan 72.857,USD’nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 25.10.2005 tarihinde imzalanan hasar mutabakatnamesi ile hasar miktarının nihai olarak 460.000,00 TL olarak belirlendiğini, ibraname ve feragatname imzalandığını, 15.07.2005 tarihinde davacıya 100.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, müvekkilinin ibra edildiğini, müzayaka iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 25.10.2005 tarihinde hasar mutabakatnamesi, ibraname ve feragatname başlıklı belgenin imzalandığı, bu belge ile nihai hasarın 460.000,00 TL olarak belirlendiği, sigortalı tarafından poliçeden doğan alacağın birleşen davanın davacısına kısmen temlik edildiği, bina hasarı ile makine hasarı konusunda yanlar arasında çekişme bulunmadığı, davalı tarafından 439.451,76 TL ödeme yapıldığı hususlarının çekişmesiz olduğu, yangın neticesi tüm mal varlığını kaybeden davacının 592.499,87 TL olarak belirlenen hasar tutarı yerine 460.000,00 TL’ye razı görünerek 25.10.2005 tarihli belgeyi imzalaması müzayaka hali içerisinde olmasından kaynaklandığından bu ibranamenin yanlar arasında geçerli ve bağlayıcı olmayacağı, 08.03.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre, toplam hasar tutarı 592.499,87 TL olup bu miktardan 28.638,90 TL sovtaj bedeli düşüldüğünde davacı sigortalının 563.815,97 TL hasar tazminatı isteyebileceği sonucuna varıldığı, sigortacının ödediği 439.541,76 TL düşüldüğünde bakiye borç tutarının 124.274,21 TL olduğu, hesaplamalarda mutabakat tarihindeki kurun esas alındığı, taraflar arasında imzalanan 25.10.2005 tarihli belge ile hasar tutarının ödeneceği kararlaştırıldığından daha öncesinde yapılan ödemenin avans ödemesi adı altında yapılmış olması nedeni ile sigortalı alacağının bu tarih itibari ile muaccel olduğu, bu tarihte temerrüdün gerçekleştiği, asıl davada, muacceliyet tarihinden itibaren faiz talep edilip birleşen davada böyle bir talep bulunmadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 54.600,00 TL’nın 25.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 69.761,20 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin birleşen dava yönünden dava dilekçesinde faiz başlangıcına yönelik talebinin bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf yargılamanın başından itibaren kalıpların teminat dahilinde olduğunu, poliçe düzenlenmeden önce hazırlanan kıymet taktir raporunda kalıpların da değerlendirmeye tabi tutulup değerinin 176.130,88 USD olduğunu ve 598.790,43 USD’lik emtia hasarı içinde kalıpların hasar bedeli de bulunduğunu ileri sürdüğüne göre mahkemece iddia konusu kalıpların teminat dahilinde olup olmadığı konusunda olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca davalı ... şirketi bilirkişi raporlarına itirazında dava konusu işyerinde davadan önce Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/553 ve 2005/645 D.İş sayılı, Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/46 D.İş sayılı ve Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/646 D.İş sayılı dosyaları ile tespit yaptırdığını, dava konusu emtiaların üretildiği kumaşların demode-parti malı, düşük değerli olduğunu, dava konusu işyerinin elektrik tüketimi, ısınma giderlerinin miktarı, işçi kapasitesi dikkate alındığında davacının iddia ettiği oranda üretim kapasitesine sahip olmayıp iddia edilen miktarda emtianın dava konusu işyerinde bulunmasının mümkün olmadığını ve aynı adreste dava dışı Sigal Müh. Ltd. Şti’nin de faaliyet gösterdiğini savunduğunu göre mahkemece davalı vekilinin anılan hususlardaki itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişilerden ek rapor alınmaması ve anılan hususun karar yerinde tartışılmaması da doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064581600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.