Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6630 E. 2018/873 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası karar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davada davacının karşılanmayan zararının 54.600,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, birleşen davada ise karşılanmayan zararın 69.761,20-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabule karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 22.11.2012 tarih 2010/13139 E, 2012/18872 K. sayılı bozma ilamında, "...davalı ... şirketinin bilirkişi raporlarına itirazında dava konusu emtiaların üretildiği kumaşların demode-parti malı, düşük değerli olduğunu, dava konusu işyerinin elektrik tüketimi, ısınma giderleri tutarları, işçi kapasitesi dikkate alındığında davacının iddia ettiği oranda üretim kapasitesine sahip olmayıp iddia edilen miktarda emtianın dava konusu işyerinde bulunmasının mümkün olmadığını ve aynı adreste dava dışı .... Müh. Ltd. Şti' nin de faaliyette bulunduğunu savunmuş olduğu, ancak mahkemece davalı vekilinin bu itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişilerden ek rapor alınmaması ve anılan bu hususun tartışılmaması nedeniyle kararın bozulduğu" görülmüştür. Bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda; incelemenin bozma ilamında belirtilen hususlar çerçevesinde tam olarak yapılamadığı görülmüştür. Öncelikle şirketin ödediği elektrik faturalarının getirtilip elektrik tüketiminin tespitinden sonra, mevcut işçi kapasitesi ile belirtilen miktarda; belirtilen türde malın üretilip üretilemeyeceği hususları belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmeksizin eksik ve yanılgılı incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13139 E. 2012/18872 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj bedeli · avans ödemesi · müzayaka · sovtaj · işyeri sigorta poliçesi · ibraname · mutabakat · işyeri sigortası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 25.10.2005 tarihinde «hasar» «mutabakatnamesi», «ibraname» ve «feragatname» başlıklı belgenin imzalandığı, bu belge ile nihai hasarın 460.000,00 TL olarak belirlendiği, sigortalı tarafından poliçeden doğan alacağın birleşen davanın davacısına kısmen «temlik» edildiği, bina hasarı ile makine hasarı konusunda yanlar arasında çekişme bulunmadığı, davalı tarafından 439.451,76 TL ödeme yapıldığı hususlarının çekişmesiz olduğu, yangın neticesi tüm mal varlığını kaybeden davacının 592.499,87 TL olarak belirlenen hasar tutarı yerine 460.000,00 TL’ye razı görünerek 25.10.2005 tarihli belgeyi imzalaması «müzayaka» hali içerisinde olmasından kaynaklandığından bu ibranamenin yanlar arasında geçerli ve bağlayıcı olmayacağı, 08.03.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre, toplam hasar tutarı 592.499,87 TL olup bu miktardan 28.638,90 TL «sovtaj bedeli» düşüldüğünde davacı sigortalının 563.815,97 TL hasar tazminatı isteyebileceği sonucuna varıldığı, sigortacının ödediği 439.541,76 TL düşüldüğünde bakiye borç tutarının 124.274,21 TL olduğu, hesaplamalarda mutabakat tarihindeki kurun esas alındığı, taraflar arasında imzalanan 25.10.2005 tarihli belge ile hasar tutarının ödeneceği kararlaştırıldığından daha öncesinde yapılan ödemenin «avans ödemesi» adı altında yapılmış olması nedeni ile sigortalı alacağının bu tarih itibari ile «muaccel» olduğu, bu tarihte «temerrüdün» gerçekleştiği, asıl davada, muacceliyet tarihinden itibaren faiz talep edilip birleşen davada böyle bir talep bulunmadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 54.600,00 TL’nın 25.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 69.761,20 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazla …
2-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf yargılamanın başından itibaren kalıpların «teminat» dahilinde olduğunu, poliçe düzenlenmeden önce hazırlanan kıymet taktir raporunda kalıpların da değerlendirmeye tabi tutulup değerinin 176.130,88 USD olduğunu ve 598.790,43 USD’lik emtia «hasarı» içinde kalıpların hasar bedeli de bulunduğunu ileri sürdüğüne göre mahkemece iddia konusu kalıpların teminat dahilinde olup olmadığı konusunda olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/86 E. 2018/6783 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · sözleşmenin feshi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına gröre yapılan sözleşmelerin geçerli olduğu, kapasite arttırımı nedeniyle özel halk otobüslerinin gördüğü zararı için verildiği belirtilen senet «bedelinin iadesi» için ve «sözleşmelerin feshi» için haklı bir gerekçenin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6630 E. , 2018/873 K.
"İçtihat Metni"
...
Taraflar arasında görülen davada ....
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/02/2016 tarih ve 2013/763-2016/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkiline ait tekstil işyerinin davalı nezdinde ... Risk Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altında bulunduğunu, 03.07.2005 tarihinde çıkan yangında işyerinin zarar gördüğünü, sigorta eksperince belirlenen bina hasarının 24.086,90 USD, makine hasarının 37.545, USD olduğunu kabul ettiklerini, emtia, muhteviyat ve demirbaş hasarının 598.790,43 USD olduğunu, ancak davalının müvekkilinin gerçek zararını karşılayacak ödemeyi yapmadığını, hasar toplamının 660.322,73 USD olduğunu, davalıdan 74.822,29 USD karşılığı 100.000,00 TL avans ödemesi alındığını, bakiye alacaklarının 585.500,44 USD olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000,00 USD’nin muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, birleşen davada, asıl davada bilirkişi raporu ile emtia hasarının 508.476,56 TL (442.001,30 USD) olarak tespit edildiğini, dava tarihi itibariyle davalının 440.000,00 TL ödemede bulunduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen miktardan asıl davada talep edilen 40.000,00 USD düşüldükten sonra kalan 72.857,USD’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 25.10.2005 tarihinde imzalanan hasar mutabakatnamesi ile hasar miktarının nihai olarak 460.000,00 TL olarak belirlendiğini, ibraname ve feragatname imzalandığını, 15.07.2005 tarihinde davacıya 100.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, müvekkilinin ibra edildiğini, müzayaka iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
.../...
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davada davacının karşılanmayan zararının 54.600,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, birleşen davada ise karşılanmayan zararın 69.761,20-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabule karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 22.11.2012 tarih 2010/13139 E, 2012/18872 K. sayılı bozma ilamında, "...davalı ... şirketinin bilirkişi raporlarına itirazında dava konusu emtiaların üretildiği kumaşların demode-parti malı, düşük değerli olduğunu, dava konusu işyerinin elektrik tüketimi, ısınma giderleri tutarları, işçi kapasitesi dikkate alındığında davacının iddia ettiği oranda üretim kapasitesine sahip olmayıp iddia edilen miktarda emtianın dava konusu işyerinde bulunmasının mümkün olmadığını ve aynı adreste dava dışı .... Müh. Ltd. Şti' nin de faaliyette bulunduğunu savunmuş olduğu, ancak mahkemece davalı vekilinin bu itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişilerden ek rapor alınmaması ve anılan bu hususun tartışılmaması nedeniyle kararın bozulduğu" görülmüştür.
Bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda; incelemenin bozma ilamında belirtilen hususlar çerçevesinde tam olarak yapılamadığı görülmüştür. Öncelikle şirketin ödediği elektrik faturalarının getirtilip elektrik tüketiminin tespitinden sonra, mevcut işçi kapasitesi ile belirtilen miktarda; belirtilen türde malın üretilip üretilemeyeceği hususları belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmeksizin eksik ve yanılgılı incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407118400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz