Müracaat hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1201 E. 2012/18562 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat hakkı↗ yazılı delil başlangıcı↗ delil başlangıcı↗ kefalet sözleşmesi↗ ciranta↗ yazılı delil↗ ciro↗ kefalet↗ hamil↗ keşideci↗ kefil↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı ile davacı arasında bir ticari ilişki olmadığı, senet arkasındaki cironun kefalet amacıyla yaptırıldığı, davaya konu senedin süresinde ödeme için ibraz edilmemesi nedeniyle TTK'nun 642 maddesi gereğince hamilin senet keşidecisi ve cirantalara karşı müracaat hakkını kaybettiği sadece aralarındaki ticari ilişki nedeniyle kendi cirantasına karşı müracaat edebileceği, dosya kapsamından davacı ile kendi cirantası arasında ticari ilişkinin varlığının ispat edilemediği, senet metnindeki cironun kefalet amacıyla yapıldığı BK'nun 484 maddesi gereğince kefalet akdinin geçerliliğinin yazılı şekle tabi olması, senet metninde ve ciroda kefalete ilişkin bir ibare olmaması nedeniyle taraflar arasında geçerli bir kefalet akdinin de kurulmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf dava konusu senede yazılı delil başlangıcı olarak dayanmış ve buna istinaden dinlenen davacı tanıkları da davalının kefaletten kaynaklı borcu olduğunu ifade etmişlerdir. Dava konusu senede yazılı delil başlangıcı olarak dayanıldığından ve senet de yazılı olduğundan ve miktar da içerdiğinden kefalet sözleşmesi geçerlidir. Kaldı ki, mahkemede senedi kefalet için davalı tarafından davacıya ciro edildiğini kabul etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının kefil sıfatıyla sorumlu oluduğu nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.
Ortak:ciranta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı ile davacı arasında bir ticari ilişki olmadığı, senet arkasındaki «cironun» «kefalet» amacıyla yaptırıldığı, davaya konu senedin süresinde ödeme için «ibraz» edilmemesi nedeniyle TTK'nun 642 maddesi gereğince «hamilin» senet «keşidecisi» ve «cirantalara» karşı «müracaat hakkını» kaybettiği sadece aralarındaki ticari ilişki nedeniyle kendi cirantasına karşı müracaat edebileceği, dosya kapsamından davacı ile kendi cirantası arasında ticari i …
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yeri · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · bono · yetki · haciz · menfi tespit · teminat
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4881 E. 2021/1035 K.
Ortak:ciranta · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı ile davacı arasında bir ticari ilişki olmadığı, senet arkasındaki «cironun» «kefalet» amacıyla yaptırıldığı, davaya konu senedin süresinde ödeme için «ibraz» edilmemesi nedeniyle TTK'nun 642 maddesi gereğince «hamilin» senet «keşidecisi» ve «cirantalara» karşı «müracaat hakkını» kaybettiği sadece aralarındaki ticari ilişki nedeniyle kendi cirantasına karşı müracaat edebileceği, dosya kapsamından davacı ile kendi cirantası arasında ticari i …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, Yargıtay bozma ilamında esasa ilişkin bir hususa yer verilmediğinden taraflarca «kazanılmış hak» hususu gözetilerek takibe konu çekin «keşidecisine» ait imzanın davacı şirket «temsilcisi» olan ...'a ait olmadığı ve davalı ...’ın «son» «ciranta» ve «hamil» olması nedeniyle «kötüniyet tazminatının» şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve senedin iptaline, davalı ... aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kazanılmış hak · kötüniyet · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, Yargıtay bozma ilamında esasa ilişkin bir hususa yer verilmediğinden taraflarca «kazanılmış hak» hususu gözetilerek takibe konu çekin «keşidecisine» ait imzanın davacı şirket «temsilcisi» olan ...'a ait olmadığı ve davalı ...’ın «son» «ciranta» ve «hamil» olması nedeniyle «kötüniyet tazminatının» şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve senedin iptaline, davalı ... aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1201 E. , 2012/18562 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2009/341-2011/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi Tuncay Bağlar olan 30/05/2009 vade tarihli 93.000 TL bedelli bir adet senedi ciro ederek davacıya verdiğini, davacının senedi vadesinde keşideciye ibraz ettiğini ancak keşideci ve davalının ödeyeceğiz vaadi ile oyaladığını ve protesto zamanını bu şekilde geçirdiklerini, davalının kötü niyetli bu davranışına karşı davalı, keşideci ve cirantalar aleyhine Mersin 8 İcra Müdürlüğü'nün 2009/6414 sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattıklarını ancak itiraz edildiğini, protesto çekilmediği için senet cirantalarına karşı alacağın ödenmesi için başvuru haklarını kaybettiklerini ancak kendi cirantasına karşı dava açma haklarının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL bedelli alacak talep ve dava olunmuştur.
Davalı vekili, bononun incelenmesinde hamiline düzenlendiği daha sonra ek ilave ile hamil kısmının genişletildiğini bonoda borcun sebebi olarak malen ibaresinin yazılı olduğunu, davacı tarafından davalıya herhangi bir mal verilmediğinden bononun sebepsiz kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı ile davacı arasında bir ticari ilişki olmadığı, senet arkasındaki cironun kefalet amacıyla yaptırıldığı, davaya konu senedin süresinde ödeme için ibraz edilmemesi nedeniyle TTK'nun 642 maddesi gereğince hamilin senet keşidecisi ve cirantalara karşı müracaat hakkını kaybettiği sadece aralarındaki ticari ilişki nedeniyle kendi cirantasına karşı müracaat edebileceği, dosya kapsamından davacı ile kendi cirantası arasında ticari ilişkinin varlığının ispat edilemediği, senet metnindeki cironun kefalet amacıyla yapıldığı BK'nun 484 maddesi gereğince kefalet akdinin geçerliliğinin yazılı şekle tabi olması, senet metninde ve ciroda kefalete ilişkin bir ibare olmaması nedeniyle taraflar arasında geçerli bir kefalet akdinin de kurulmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf dava konusu senede yazılı delil başlangıcı olarak dayanmış ve buna istinaden dinlenen davacı tanıkları da davalının kefaletten kaynaklı borcu olduğunu ifade etmişlerdir. Dava konusu senede yazılı delil başlangıcı olarak dayanıldığından ve senet de yazılı olduğundan ve miktar da içerdiğinden kefalet sözleşmesi geçerlidir. Kaldı ki, mahkemede senedi kefalet için davalı tarafından davacıya ciro edildiğini kabul etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının kefil sıfatıyla sorumlu oluduğu nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064532800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz