Tutanakta oy sayılarının bulunmaması nedeniyle kararların geçersizliği (TTK 422)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1362 E. 2024/5160 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul tutanağında her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oy sayıları yer almazsa, alınan kararlar TTK 422 uyarınca geçersiz olup tümden iptal edilir. Kâr payının belirlenmesi ve dağıtımında genel kurul tek yetkili organ olduğundan (TTK 408/2-d), bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadıkça mahkemece kârın tespiti ve dağıtımına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul tutanağında olumlu/olumsuz oy sayılarının yer almaması (TTK 422) → kabul
İddia: Davacılar, dava konusu kararların dürüstlük kuralına ve kanuna aykırı alındığını, iptallerini istemiştir.
Gerekçe: Dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin tutanakta, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayıları yer almadığından, TTK 422 uyarınca toplantıda alınan kararlar geçersizdir; bu nedenle davanın genel kurul kararlarının iptali yönünden (3, 4, 6 ve 8 nolu kararlar bakımından) tümden kabulü gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Kâr payının tespiti ve ortaklara dağıtımı talebi → ret
İddia: Davacılar, süreklilik arz edecek şekilde kâr eden şirketin 1998 yılından bu yana kâr payı dağıtmamasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, net dağıtılabilir kârın tespiti ile ortaklara ödenmesini istemiştir.
Gerekçe: Genel kurul, şirket kâr payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organdır (TTK 408/2-d); bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından, kârın tespiti ve ortaklara dağıtımına ilişkin talebin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Tutanakta olumlu/olumsuz oy sayıları yer almayan genel kurul kararlarının TTK 422 uyarınca geçersiz olduğu ve kâr payını belirleme/dağıtımda genel kurulun tek yetkili organ olduğu yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul tutanağı ve oy sayıları (TTK 422)↗ kararların geçersizliği↗ kâr payı dağıtımında genel kurulun münhasır yetkisi (TTK 408/2-d)↗ oydan yoksunluk (TTK 432, 436)↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yasağı · objektif iyi niyet kuralı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · oy yasağı · olumsuz oy · anonim şirket · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu gündem maddesinde şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ve 4 nolu gündem maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin 3 nolu gündem maddesinin kanuna, ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının yeniden seçilmemesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu ileri sürülerek iptal isteminde bulunulamayacağı, yönetim kurulu üyesinin şirketle işem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile şirketle rekabet etmeme …
… razlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. -/- 2- Dava, davalı ...Ş'nin 19/09/2014 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyesinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına dair genel kurul kararının oylamasına katılamayacağı, oydan yoksun olduğu, oydan yoksun yönetim kurulunun katılımıyla alınan 4 nolu kararın kanuna a …
Genel kurul karar tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395. maddesiyle «yönetim kurulu» üyelerine «anonim şirketle» ticari işlem yapma, şirkete borçlanma «yasağı», 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir.
Dava konusu genel kurulun 4. maddesiyle yönetim kuruluna TTK’nın 395. ve 396. maddelerine istinaden «yetki» verilmesi davacının 160.000 «olumsuz» oyuna karşılık 400.000 adet olumlu oya istinaden oy çokluğuyla kabul edilmiştir.
-
İcracı olmayan yöneticilere kazanç payı dağıtımı örtülü kazanç değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4601 E. 2022/8760 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:örtülü kazanç dağıtımı · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaŞirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın «dağıtılmasının» düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olduğu, kazanç «payının» bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, TTK'nın 394. madde hükmüne göre «esas sözleşmeye» konacak hükümle veya genel kurul kararı ile «yönetim kurulu» üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın TTK'nın 394. maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr «payı dağıtımı» yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, «örtülü kazanç dağıtımı» sayılamayacağı ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve …
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç «payının» şirketin «esas sözleşmesinin» 25. maddesi uyarınca, «yönetim kurulu» üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...’e 2/4, ...’e 1/4, ...’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri üyelerine TTK’nın 395, 396 madde hükümlerine göre izin ve «yetki» verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin TTK’nın 436. maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11. maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri «temsilen» kullandıkları oyun TTK’nın 436. maddesindeki yasak kapsamına girmeyeceği, TTK'nın 436. maddesinde hakim şirketin «oydan yoksunluğuna» dair bir hüküm bulunmadığı, TTK’da oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenleme, «anonim şirketin» pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434. ve 435. maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olup istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli «nisabın» sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11. maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25. maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç «payı dağıtımına» ilişkin «münhasır» yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken «dürüstlük kuralına» ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4591 E. 2015/13261 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:huzur hakkı · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · ibra · cy/cy şerhi · geçersizlik · yetki · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; iptali istenen maddelerde davacı oylamalarda muhalif kaldığı gibi oylama sonrası «muhalefet şerhini» de ayrıca tutanağa geçirdiği bundan dolayı söz konusu maddelere yönelik davacının mevcut davayı açma hakkının olduğu, «yönetim kurulu» üyelerinin kendileri ve diğer yönetim kurulu üyeleri ile ilgili «ibra» oylamasında oy kullanmasının TTK m.
374 gereğince yasak olması nedeni ile yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 6. maddenin «geçersiz» olduğu, davalı şirketin 2012 yılı kârının 892.388,33 TL olduğu, 10. madde de takdir edilen «huzur hakkı» ve ücreti olarak belirlenen bedellerin yıllık toplamının neredeyse kârın yarısına denk geldiği, bu durumun iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, bundan dolayı «toplantı tutanağının» ücret ve huzur haklarına yönelik maddesininde iptali gerektiği, genel kurul tutanağının 11. maddesinde yönetim kuruluna 6762 sayılı TTK'nın 395 ve 396 maddeleri uyarınca «yetki» verildiği, ancak yetkinin her hangi bir şekilde sınırının çizilmediği ve verilen yetkinin nelerden ibaret olduğunun açıklanmadığı, söz konusu maddelerde birbirinde …
Turizm Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin 25/06/2013 tarihinde yapılan olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan yönetim ve denetçilerin ibrasına ilişkin 6. madde, ücret ve huzur haklarına ilişkin 10. madde ve yönetim kuruluna «yetki» verilmesine ilişkin 11. maddenin iptallerine karar verilmiştir.
2- Ancak; 6102 sayılı TTK'nın 395 ve 396'ncı maddeleri gereğince yönetime «yetki» verilmesine ilişkin genel kurulun 11. maddesinin iptaline ilişkin karar verilmiş ise de bu maddelerin içeriklerinde yetkinin sınırları gösterilmiş olup davacı da ne şekilde sınır çizilmesi gerektiği yönünde somut bir açıklamada bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11585 E. 2018/6297 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketler hakkındaki davanın kabulü ile davacı ile davalı şirketler arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, 15.395,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı şirketlerden tahsiline, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı ve davalı şirketler yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1362 E. , 2024/5160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1758 Esas, 2022/1622 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/713 E., 2019/513 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve kar payı ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin hakim ortağının dürüstlük kuralına ve kanuna aykırı olarak 28.04.2017 tarihli genel kurul toplantısında 03, 04, 06 ve 08 nolu kararları aldığını ileri sürerek bu kararların iptali ile 2015 yılı için net dağıtılabilir karın tespiti ile ortaklara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, yapılan işlemlerin ve alınan kararların dürüstlük kuralına ve kanuna aykırı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen 28.04.2017 tarihli 2015 yılı genel kurul toplantısının; 3 üncü maddesinde şirket faaliyet ve bilançolarının oylanarak kabul edilmesi, 4 üncü maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesi, 6 ncı maddesinde kar payının dağıtılmaması, 8 inci maddesinde ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 inci ve 396 ncı maddeleri uyarınca işlem yapma yetkisi verilmesine ilişkin kararlar alındığı, davacılar, davalı şirkete ihtarname göndermelerine rağmen bilanço, finansal tablolar ve kar dağıtımı hususundaki raporların kendilerine inceletilmediğini iddia ederek 3 numaralı kararın iptalini talep etmiş iseler de, davalı şirket tarafından gönderilen 19.04.2017 tarihli noter ihtarnamesiyle istenilen belgelerin şirket merkezinde hazır olduğu bildirildiğinden ve davacıların bu belgeleri incelemek için şirket merkezine gitmelerine rağmen engellendikleri ve incelettirilmediği ispat edilemediğinden ve bu maddeye ilişkin muhalefet şerhi de yazılmadığından bu maddenin iptali talebinin ve 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, kar payı dağıtımı konusunda tek yetkili genel kurul olduğundan davacının kar payının hesaplanarak ödenmesi talebinin reddine, iptali istenilen yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin 4 numaralı kararda, hangi ortağın ibra yönünde oy kullandığı belli olmadığı gibi, oylamaya katılan şirket müdürlerinin de yasak olmasına rağmen kendi lehlerine oy kullanıp kullanmadığı anlaşılamadığından 6102 sayılı Kanun'un 432 nci maddesine aykırı olarak alınan bu kararın, kar payının dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan 6 numaralı kararda kar payının dağıtılmama sebebi açıkça belirtilmediği gibi, Bursa 1.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/866 E., 2016/649 K. sayılı dosyasında da görüldüğü üzere davalı şirketin kar payı dağıtmamayı alışkanlık haline getirip, bu konudaki yetkisini kötüye kullandığı ancak mahkeme kararıyla kar payı dağıttığı anlaşıldığından bu kararın, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 inci ve 396 ncı maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin 8 numaralı karar oy çokluğuyla alınmış olup, kararda kimlerin kabul veya red oyu verdikleri anlaşılamadığı gibi, toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi uyarınca yasak olmasına rağmen olumlu oy kullanıp kullanmadıkları da anlaşılamadığından bu kararın da iptali talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul öncesi, davalı şirket tüzel kişiliğine Bursa 10. Noterliği'nin 07.04.2017 tarihli ihtarnamesi ile 2015 yılı Yönetim Kurulu Faliyet raporu, bilanço, gelir tabloları, denetim raporu, finansal tablolar ve yönetim kurulu kar dağıtım önerisine ilişkin bilgi ve belge verilmesi talebinde bulunulmuş olmasına karşın bu taleplerinin karşılanmadığı, müvekkili hissedarların inceleme ve bilgi alma hakkının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 437 nci maddesi anlamında ihlal edildiği gibi, özel denetim talep etme hakkının da ortadan kaldırılmış olduğu, gündemin 3 numaralı maddesinde yer alan faaliyet raporu, bilanço ve gelir tabloları hakkında söz almalarına izin verilmediği, muhalefet şerhlerinin bu maddeye eklenmediği, toplantı tutanağında ise "söz alan olmadığı görülerek oylamaya geçildi" şeklinde bir ibare yazılarak söz konusu mali veriler okunmaksızın oy çokluğu ile kabul edilmesine karar verilmiş olduğu, süreklilik arz edecek şekilde kar eden, yaklaşık 28 milyon cirosu bulunan bir şirketin 1998 yılından bu yana ortaklara kar payı dağıtılmasına karar vermemesinin açık olarak yasal düzenlemelere ve de dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, genel kurulun kar payı dağıtılmamasına karar vermesi yetkisinin sınırsız olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; (4) ve (8) no’lu gündem maddeleri yönünden; davacı tarafın iddiasının aksine yönetim kurulu üyelerinin anılan maddelerde oy kullanmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile 395 inci ve 396 ncı madde uyarınca yönetime yetki verilmesine ilişkin anılan gündem maddelerinde davacılar ... ve ... tarafından olumsuz oy kullanıldığı, olumsuz oy kullanan davacıların her birinin toplam 328.500,00 TL değerinde toplam %5.38 oya sahip oldukları, davalı şirket ortaklarından İlker Biligtü'nün sahip olduğu hisselerin 718,8 paya karşılık gelen 718.800,00 TL hissesini şirket hissedarlarından ...’ye devrettiği, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında olumlu oy kullanan hissedarlar...ve ...’nun hisselerinin toplamı 1.028.5 hisse olup şirket hisselerinin % 8,7375’ine tekabül ettiği ve davacılara ait hisseler toplamından fazla olduğundan oy çokluğu ile ibra kararı alınmış olduğu, 01.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda bu hususun vurgulandığı, (6) no’lu gündem maddesinin ise 2015 yılı dönem net karının dağıtılmayarak işletmenin kullanımına bırakılması hususunda plastik sektörünün özellikleri, şirketin sektörde inkişaf, büyümesi, rekabet ortamında daha da güçlenmesinin göz önünde tutulduğu ve bu yolda taktir hakkı kullanılırken objektif iyiniyet kuralları ve yasa hükümleri ile Yargıtay kararlarına uygun davranıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket genel kurulunun, şirket kâr payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olmasına, bu doğrultuda genel kurulda alınmış bir karar bulunmamasına göre davacı tarafın karın tespiti ve ortaklara dağıtılmasına dair talebinin reddine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuki yönden isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu edilen 28.04.2017 tarihli 2015 yılına ait şirket genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin tutanakta, genel kurulda her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının yer almadığı, bu itibarla somut olayda uygulama yeri bulunan 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesi uyarınca toplantıda alınan kararlar geçersiz bulunduğundan, davanın genel kurul kararlarının iptali yönünden tümden kabulü gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 28.04.2017 tarihli 2015 yılı genel kurul toplantısında alınan dava konusu 3, 4, 6 ve 8 nolu kararların iptaline, davacıların kâr payının tespiti ile ortaklara dağıtılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten davacı tarafın 28.04.2017 tarihli şirket genel kurul toplantısında 3 numaralı bu maddeye ilişkin muhalefet şerhi yazmadığı gibi, davalı şirket tarafından 19.04.2017 tarihli noter ihtarnamesiyle istenilen belgelerin şirket merkezinde hazır olduğu bildirildiği halde bu belgeleri incelemek için davalı şirket merkezine gelmediğinden davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile bu maddenin iptali talebinin reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kısmen kabulüne yönelik kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket genel kurul kararının iptali ve kar payı ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 incı maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 422 nci, 432 nci, 436 ncı, 445 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064512600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz