Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9572 E. 2012/16408 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faaliyet raporu↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ harç↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirketin tasfiye süreci tamamlanmadan sicilden terkin edildiği, davalı ...'in tasfiye memuru olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı tasfiye memurları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkindir. Bu tür davalarda, davalılardan Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. Zira, Ticaret sicilinin, istem üzerine ihyaya ilişkin karar alıp, şirketleri tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Dava, TTK.nun 36 ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacı taraf, davada tasfiye memurları olarak ..., ... ve ...’yı hasım olarak göstermiştir. Mahkemece, davalı ...’in tasfiye memuru olmadığı gerekçesiyle, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, karara dayanak yapılan Ticaret Sicil Memurluğu'nun 01.04.2010 tarihli cevabi yazısında tasfiye memurlarının ... ve ... olduğu belirtilmiş ise de, dosyada mevcut sicil dosyasında 19.06.2002 tarihli genel kurulda şirketin tasfiyesine, tasfiye memurları olarak yönetim kurulu üyeleri olan ..., ... ve ...’nın atanmasına karar verildiği, yine faaliyet raporlarını üç tasfiye memurunun imzaladığı, tasfiyeye ilişkin sicil gazetesi ilanlarında da davalı ...’in tasfiye memuru olarak adının geçtiği görülmektedir.
Bu itibarla, mahkemece dosyada mevcut sicil dosyasındaki belgeler incelenip, davalı ...’in tasfiye memuru olup olmadığı belirlenip, bu davalının hukuki durumunun ona göre belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamıştır.
4- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirketin «tasfiye» süreci tamamlanmadan «sicilden terkin» edildiği, davalı ...'in «tasfiye memuru» olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı «tasfiye» memurları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu tür davalarda, davalılardan Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1200 E. 2012/7046 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · ihya · ticaret sicili · terkin · harç · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaDava, TTK.nun 36 ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirketin «tasfiye» süreci tamamlanmadan «sicilden terkin» edildiği, davalı ...'in «tasfiye memuru» olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
2- Dava, dava dışı «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti.'nin yeniden «ihyası» ile «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin yeniden «ihyası» istemine ilişkindir.
Tüzel kişiliğin kazanılmasının «ticaret siciline tescil» ile mümkün olmasına göre ticaret sicil memurluğu «tüzel kişiliğin» ihyasına ilişkin davalarda «yasal hasım» konumunda bulunmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · ticaret sicili tescili · tüzel kişilik · husumet
Benzer bu karardaTüzel kişiliğin kazanılmasının «ticaret siciline tescil» ile mümkün olmasına göre ticaret sicil memurluğu «tüzel kişiliğin» ihyasına ilişkin davalarda «yasal hasım» konumunda bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin usulüne uygun olarak tasfiyesinin tamamlandığı ve «ticaret sicilinden terkin» edildiği, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesine engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin yeniden «ihyası» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, davanın niteliği gereği kendisine «husumet» düşen sicil memurluğunun, davanın kabulüne karar verilmesi halinde «harç», «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bu yönden davalı ... yararına bozulması gerekirse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirketin «tasfiye» süreci tamamlanmadan «sicilden terkin» edildiği, davalı ...'in «tasfiye memuru» olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı ...’in «tasfiye memuru» olmadığı gerekçesiyle, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, karara dayanak yapılan Ticaret Sicil Memurluğu'nun 01.04.2010 tarihli cevabi yazısında «tasfiye memurlarının» ... ve ... olduğu belirtilmiş ise de, dosyada mevcut sicil dosyasında 19.06.2002 tarihli genel kurulda «şirketin tasfiyesine», tasfiye memurları olarak «yönetim kurulu» üyeleri olan ..., ... ve ...’nın atanmasına karar verildiği, yine «faaliyet raporlarını» üç tasfiye memurunun imzaladığı, tasfiyeye ilişkin sicil gazetesi ilanlarında da davalı ...’in tasfiye memuru olarak adının geçtiği görülmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · usulden reddi · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16285 E. 2013/21487 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · tasfiye memuru · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirketin «tasfiye» süreci tamamlanmadan «sicilden terkin» edildiği, davalı ...'in «tasfiye memuru» olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı ...’in «tasfiye memuru» olmadığı gerekçesiyle, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, karara dayanak yapılan Ticaret Sicil Memurluğu'nun 01.04.2010 tarihli cevabi yazısında «tasfiye memurlarının» ... ve ... olduğu belirtilmiş ise de, dosyada mevcut sicil dosyasında 19.06.2002 tarihli genel kurulda «şirketin tasfiyesine», tasfiye memurları olarak «yönetim kurulu» üyeleri olan ..., ... ve ...’nın atanmasına karar verildiği, yine «faaliyet raporlarını» üç tasfiye memurunun imzaladığı, tasfiyeye ilişkin sicil gazetesi ilanlarında da davalı ...’in tasfiye memuru olarak adının geçtiği görülmektedir.
Benzer bu karardaŞti.'nin ihyasına ilişkin bulunduğuna ve bu davada da hasmın Ticaret Sicil Memurluğu ve «tasfiye memuru» olması gerekmesine rağmen şirket ortaklarına «husumet» yöneltilmesi doğru olmamış ve davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sicil Memurluğu «yasal hasım» olduğundan ve bu nedenle de, «yargılama giderleri» ve ücreti vekaletten sorumlu tutulmaması gerekirken, anılan husus nazara alınmadan bu davalı aleyhine de yargılama giderleri ve ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat davasının devamı sırasında «fesih» ve «tasfiye» işleminin sonlandırılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, bir şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için şirketin tüm alacak, borç ve mal varlığının tasfiye edilmesi, dolayısıyla tasfiye sırasında görülmekte olan davanın sonuçlanması beklenerek, davacı alacağının da belirlenip şirket borçlarına «dahil» edilmek suretiyle tasfiyenin gerçekleşmesi gerekirken buna uygun davranılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · fesih · dahili dava · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat davasının devamı sırasında «fesih» ve «tasfiye» işleminin sonlandırılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, bir şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için şirketin tüm alacak, borç ve mal varlığının tasfiye edilmesi, dolayısıyla tasfiye sırasında görülmekte olan davanın sonuçlanması beklenerek, davacı alacağının da belirlenip şirket borçlarına «dahil» edilmek suretiyle tasfiyenin gerçekleşmesi gerekirken buna uygun davranılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ...
Şti'nin «fesih» işleminin iptali ile davacının açtığı «tazminat davası» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
Şti.'nin ihyasına ilişkin bulunduğuna ve bu davada da hasmın Ticaret Sicil Memurluğu ve «tasfiye memuru» olması gerekmesine rağmen şirket ortaklarına «husumet» yöneltilmesi doğru olmamış ve davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9572 E. , 2012/16408 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/73-2011/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş mahkemesinde rücu davası açtığını, dava sonucu beklenmeden İskender Orman Ür. AŞ'nin tasfiye edildiğini, kendilerine şirketin ihyası davası açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memurları vekili, şirketin 2003 yılında tasfiye edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Tic. Sic. Memurluğu, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirketin tasfiye süreci tamamlanmadan sicilden terkin edildiği, davalı ...'in tasfiye memuru olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı tasfiye memurları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkindir. Bu tür davalarda, davalılardan Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. Zira, Ticaret sicilinin, istem üzerine ihyaya ilişkin karar alıp, şirketleri tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Dava, TTK.nun 36 ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacı taraf, davada tasfiye memurları olarak ..., ... ve ...’yı hasım olarak göstermiştir. Mahkemece, davalı ...’in tasfiye memuru olmadığı gerekçesiyle, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, karara dayanak yapılan Ticaret Sicil Memurluğu'nun 01.04.2010 tarihli cevabi yazısında tasfiye memurlarının ... ve ... olduğu belirtilmiş ise de, dosyada mevcut sicil dosyasında 19.06.2002 tarihli genel kurulda şirketin tasfiyesine, tasfiye memurları olarak yönetim kurulu üyeleri olan ..., ... ve ...’nın atanmasına karar verildiği, yine faaliyet raporlarını üç tasfiye memurunun imzaladığı, tasfiyeye ilişkin sicil gazetesi ilanlarında da davalı ...’in tasfiye memuru olarak adının geçtiği görülmektedir.
Bu itibarla, mahkemece dosyada mevcut sicil dosyasındaki belgeler incelenip, davalı ...’in tasfiye memuru olup olmadığı belirlenip, bu davalının hukuki durumunun ona göre belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamıştır.
4- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sicil Memurluğu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet, yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... Orman Ürünleri San. Tic.Orman Ürünleri A.Ş., ...'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden Trabzon Ticaret Sicili Memurluğ'na iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064428200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz