İhtiyati Haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14293 E. 2012/16781 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin yetki kuralı↗ kesin yetki↗ i̇i̇k 258↗ yetki itirazı↗ münhasırlık↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ yetki↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; kredi sözleşmesinde geçerli hukuk ve yetki alanının kararlaştırıldığı ve taraflar arasırnda Amsterdam Şehri Mahkemeleri'nin münhasır yetkiye sahip olacağının belirlendiği, bu durumda ihtiyati haciz kararı verme görev ve yetkisinin mahkemelerine ait olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 24/2 maddesinde Amsterdam şehri mahkemelerinin münhasır yetkiye sahip olacağının belirlendiği kabul edilmişse de aynı madde hükmünde bankanın kredi alan veya bir müşterek borçlu ve kefil aleyhine, sözkonusu kişinin kurulduğu veya ikamet ettiği veya varlıklarını tuttuğu diğer bir yargı alanında yasal takibata başlama hakkına halel gelmeyeceği kararlaştırıldığına göre anılan maddedeki düzenlemenin, İİK'nun 258 ve 50/1. maddeleri delaletiyle uygulanması gereken HMK'nun 17. maddesinde belirtilen biçimde bir kesin yetki kuralı niteliğinde kabul edilemeyeceği açıktır. Bu durumda, karşı tarafın yetki itirazı olmaksızın mahkemece resen yetkisizlik kararı verilemeyeceğinden kararın temyiz eden alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yetki itirazı | İhtiyati haciz iptal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4060 E. 2013/6822 K.
Ortak:i̇i̇k 258 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; «kredi sözleşmesinde» geçerli hukuk ve «yetki» alanının kararlaştırıldığı ve taraflar arasırnda Amsterdam Şehri Mahkemeleri'nin «münhasır» yetkiye sahip olacağının belirlendiği, bu durumda «ihtiyati haciz» kararı verme görev ve «yetkisinin» mahkemelerine ait olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» isteyen vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 24/2 maddesinde Amsterdam şehri mahkemelerinin «münhasır» yetkiye sahip olacağının belirlendiği kabul edilmişse de aynı madde hükmünde bankanın kredi alan veya bir müşterek borçlu ve «kefil» aleyhine, sözkonusu kişinin kurulduğu veya ikamet ettiği veya varlıklarını tuttuğu diğer bir yargı alanında yasal takibata başlama hakkına halel gelmeyeceği kararlaştırıldığına göre anılan maddedeki düzenlemenin, İİK'nun «258» ve 50/1. maddeleri delaletiyle uygulanması gereken HMK'nun 17. maddesinde belirtilen biçimde bir «kesin yetki kuralı» niteliğinde kabul edilemeyeceği açıktır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe ve karara konu senetlerde «keşide yerinin» ... olarak belirtildiği, takip borçlusunun ikametgahının da ... olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile İİK'nın «258»-50 ve HMK'nın 6. maddeleri uyarınca itirazın kabulü ile «yetkisizlik» nedeniyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
… risindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, mahkemece, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun «ihtiyati haciz» kararına karşı itirazları kabul edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesine rağmen ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından yapılan «masraflar» konusunda olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide yeri · ihtiyati hacze itiraz · olumsuz oy · dosya masrafı
Benzer bu kararda… risindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, mahkemece, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun «ihtiyati haciz» kararına karşı itirazları kabul edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesine rağmen ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından yapılan «masraflar» konusunda olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe ve karara konu senetlerde «keşide yerinin» ... olarak belirtildiği, takip borçlusunun ikametgahının da ... olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile İİK'nın «258»-50 ve HMK'nın 6. maddeleri uyarınca itirazın kabulü ile «yetkisizlik» nedeniyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5625 E. 2014/9023 K.
Ortak:i̇i̇k 258 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; «kredi sözleşmesinde» geçerli hukuk ve «yetki» alanının kararlaştırıldığı ve taraflar arasırnda Amsterdam Şehri Mahkemeleri'nin «münhasır» yetkiye sahip olacağının belirlendiği, bu durumda «ihtiyati haciz» kararı verme görev ve «yetkisinin» mahkemelerine ait olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» isteyen vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 24/2 maddesinde Amsterdam şehri mahkemelerinin «münhasır» yetkiye sahip olacağının belirlendiği kabul edilmişse de aynı madde hükmünde bankanın kredi alan veya bir müşterek borçlu ve «kefil» aleyhine, sözkonusu kişinin kurulduğu veya ikamet ettiği veya varlıklarını tuttuğu diğer bir yargı alanında yasal takibata başlama hakkına halel gelmeyeceği kararlaştırıldığına göre anılan maddedeki düzenlemenin, İİK'nun «258» ve 50/1. maddeleri delaletiyle uygulanması gereken HMK'nun 17. maddesinde belirtilen biçimde bir «kesin yetki kuralı» niteliğinde kabul edilemeyeceği açıktır.
Benzer bu karardaSadece İİK'nın «258». maddesinde genel olarak mahkemeden söz edildiğinden «ihtiyati haciz» istemlerinde «görevli» mahkemenin belirlenmesinde HMK'nın göreve ilişkin kurallarına göre sonuca varılacaktır.
1-İstem, «kambiyo senedine» dayalı olarak verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «ihtiyati haciz» İcra İflas Kanunu'nda düzenlenmiş olup, görev yönünden açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · ihtiyati hacze itiraz · kambiyo senedi · ifa · usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaYine, somut olayda, talep «kambiyo senedine» dayanmakta olup, niteliği itibariyle TTK'nın 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardandır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «ifa» edileceği yerin de yetkili olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
1-İstem, «kambiyo senedine» dayalı olarak verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9706 E. 2015/10117 K.
Ortak:münhasırlık
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; «kredi sözleşmesinde» geçerli hukuk ve «yetki» alanının kararlaştırıldığı ve taraflar arasırnda Amsterdam Şehri Mahkemeleri'nin «münhasır» yetkiye sahip olacağının belirlendiği, bu durumda «ihtiyati haciz» kararı verme görev ve «yetkisinin» mahkemelerine ait olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 24/2 maddesinde Amsterdam şehri mahkemelerinin «münhasır» yetkiye sahip olacağının belirlendiği kabul edilmişse de aynı madde hükmünde bankanın kredi alan veya bir müşterek borçlu ve «kefil» aleyhine, sözkonusu kişinin kurulduğu veya ikamet ettiği veya varlıklarını tuttuğu diğer bir yargı alanında yasal takibata başlama hakkına halel gelmeyeceği kararlaştırıldığına göre anılan maddedeki düzenlemenin, İİK'nun «258» ve 50/1. maddeleri delaletiyle uygulanması gereken HMK'nun 17. maddesinde belirtilen biçimde bir «kesin yetki kuralı» niteliğinde kabul edilemeyeceği açıktır.
Benzer bu karardaAncak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca asliye mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş «bölümü» ilişkisi olup, «münhasıran» iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere bir davanın ticari dava olduğu hususu ancak «ilk itiraz» olarak ileri sürülebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkma · ilk itiraz · ticari dava niteliği · iş bölümü · tenfiz · görevsizlik kararı · taahhütname · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenilen kararın tarafların ortak olduğu şirkette «ortaklıktan çıkma» sözleşmesi uyarınca ortakların borç ve yükümlülüklerini gösterir taslak talep dilekçesinin Amsterdam Mahkemesi Medeni Hukuk Bölümü, Tedbirler Hakimliğince tarafların «taahhütlerine» göre karara bağlanmasına ilişkin ve şirket ortaklıktan çıkma sözleşmesine yönelik olduğu, dava konusu sözleşmenin ve kararın «ticari nitelikte» bulunduğu ve bu itibarla davaya Ticaret Mahkemesince bakılması gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde «görevli» İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalı tarafça usulüne uygun bir biçimde davanın ticari dava olduğuna ve ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğuna ilişkin «ilk itirazda» bulunulmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde re'sen «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerektirmiştir.
Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca asliye mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş «bölümü» ilişkisi olup, «münhasıran» iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere bir davanın ticari dava olduğu hususu ancak «ilk itiraz» olarak ileri sürülebilir.
1- Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. HD 2012/13088/2012/18048
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13088 E. 2012/18048 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9002 E. 2014/11502 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, karşı tarafın «yetki itirazı» olmaksızın mahkemece resen «yetkisizlik» kararı verilemeyeceğinden kararın temyiz eden alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; «kredi sözleşmesinde» geçerli hukuk ve «yetki» alanının kararlaştırıldığı ve taraflar arasırnda Amsterdam Şehri Mahkemeleri'nin «münhasır» yetkiye sahip olacağının belirlendiği, bu durumda «ihtiyati haciz» kararı verme görev ve «yetkisinin» mahkemelerine ait olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 24/2 maddesinde Amsterdam şehri mahkemelerinin «münhasır» yetkiye sahip olacağının belirlendiği kabul edilmişse de aynı madde hükmünde bankanın kredi alan veya bir müşterek borçlu ve «kefil» aleyhine, sözkonusu kişinin kurulduğu veya ikamet ettiği veya varlıklarını tuttuğu diğer bir yargı alanında yasal takibata başlama hakkına halel gelmeyeceği kararlaştırıldığına göre anılan maddedeki düzenlemenin, İİK'nun «258» ve 50/1. maddeleri delaletiyle uygulanması gereken HMK'nun 17. maddesinde belirtilen biçimde bir «kesin yetki kuralı» niteliğinde kabul edilemeyeceği açıktır.
Benzer bu karardaAncak, HMK'nın 116/1-a maddesi uyarınca «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» olup, HMK'nın 127/1. maddesi uyarınca dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde yapılması gerekir.
Somut olayda dava dilekçesi davalı vekiline 15/04/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesini 30/04/2013 tarihinde mahkemeye sunmuş, «yetki itirazını» ise 05.09.2013 tarihli ön «inceleme duruşmasında» ileri sürmüştür.
Bu itibarla, mahkemece süresi içerisinde yapılmayan «yetki itirazının» reddine karar verilerek işin esasına girilmesi gerekirken, davalının yetki itirazı kabul edilerek hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · ön inceleme duruşması · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin 5. maddesi ile yönetim anlaşmasının 12. maddesinde sözleşmenin tüm açılardan Hollanda yasalarına tabi olacağı ve onlar çerçevesinde yorumlanacağı, ayrıca yetkili mahkemenin Hollanda Amsterdam olarak belirlendiği, Türk Mahkemeleri'nin yargı hakkının bulunmadığı, dava şartının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 116/1-a maddesi uyarınca «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» olup, HMK'nın 127/1. maddesi uyarınca dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde yapılması gerekir.
Somut olayda dava dilekçesi davalı vekiline 15/04/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesini 30/04/2013 tarihinde mahkemeye sunmuş, «yetki itirazını» ise 05.09.2013 tarihli ön «inceleme duruşmasında» ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14293 E. , 2012/16781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/06/2012 tarih ve 2012/644-2012/644 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili bankanın Kredi Sözleşmesi gereği toplam 145.962,77 TL alacaklı olduğunu vadesinde borçlunun borçlarını ödemediğini, yapılan ihtara rağmen yine ödemediğinden, borçluların borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Dosya üzerinden karar verilip, davalıya tebligat çıkarılmamıştır.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; kredi sözleşmesinde geçerli hukuk ve yetki alanının kararlaştırıldığı ve taraflar arasırnda Amsterdam Şehri Mahkemeleri'nin münhasır yetkiye sahip olacağının belirlendiği, bu durumda ihtiyati haciz kararı verme görev ve yetkisinin mahkemelerine ait olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 24/2 maddesinde Amsterdam şehri mahkemelerinin münhasır yetkiye sahip olacağının belirlendiği kabul edilmişse de aynı madde hükmünde bankanın kredi alan veya bir müşterek borçlu ve kefil aleyhine, sözkonusu kişinin kurulduğu veya ikamet ettiği veya varlıklarını tuttuğu diğer bir yargı alanında yasal takibata başlama hakkına halel gelmeyeceği kararlaştırıldığına göre anılan maddedeki düzenlemenin, İİK'nun 258 ve 50/1. maddeleri delaletiyle uygulanması gereken HMK'nun 17. maddesinde belirtilen biçimde bir kesin yetki kuralı niteliğinde kabul edilemeyeceği açıktır. Bu durumda, karşı tarafın yetki itirazı olmaksızın mahkemece resen yetkisizlik kararı verilemeyeceğinden kararın temyiz eden alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064385700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz