Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2488 E. 2024/5185 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrı usulü↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ organsızlık↗ kayyum atanması↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ karar nisabı↗ kayyım atanması↗ şirket müdürlüğü↗ yokluk↗ kayyım↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ şirket müdürü↗ cy/cy şerhi↗ eş rızası↗ kamu düzeni↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ haciz↗ taahhütname↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/415 E., 2021/677 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017 tarihinde kurulduğunu ve halihazırda iki ortaklı bir limited şirket olduğunu, şirket ortakları arasında alacak mevzusu yönünden hukuksal ihtilaf nedeniyle müvekkilin Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2020/12002 E. sayılı kesinleşmiş takip dosyasında şahsi alacağından dolayı şirket kaydına 05.11.2020 tarihinde haciz şerhi işlendiğini, şirket müdürlüğü görevini şirket ortaklarından davacı yürütmekte iken Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 E. sayılı dosyasında şirkete kayyum atandığını, şirkete kayyum olarak atanan kişinin ise ... olduğunu, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 E sayılı dosyasında verilen yetki üzerine adı geçen kayyum tarafından şirkete müdür seçimi gündemiyle 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihlerinde olağanüstü genel kurul toplantıları yapıldığını ve 2021/002 ve 2021/003 sayılı genel kurul kararları alındığını ve bu kararlar çerçevesinde şirket müdürlüğüne münferiden yetkili olmak üzere diğer ortak Shaıda Taher Omar Omar'ın seçildiğini, önceki müdür olan ...’in görevinin sona erdiğini, davacı şirket ortağı ve aynı zamanda önceki müdürü olan müvekkilin ne yapılan genel kurullardan ve ne de alınan kararlardan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, kararlarda da görüleceği üzere herhangi bir imza ve katılımı söz konusu olmadığını, bahse konu genel kurul toplantılarına dair müvekkile yapılmış usııl ve yasa dairesinde herhangi bir çağrı bulunmadığını, anılan genel kurul toplantılarının müvekkilin bilgisi dışında, tamamen yasa ve usule aykırı olarak gerçekleştiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617’deki usule uygun biçimde müvekkile çağrı ve bilgilendirme yapılmadığı gibi çağrı usul ve süresine de riayet edilmediğini, çağrısız toplantı yapılabilecek bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilin çağrısız toplantı yapılmasına izin, onay yahut rızası da bulunmadığını belirterek şirketin organsız kalmaması adına halihazırda görünüşte firma yetkilisi müdür olarak gözüken Shaıda Taher Omar Omar'ın temsil yetkisinin kaldırılarak gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığının kabulü ile şirkete tedbiren öncelikle davacının müdür olarak atanmasına, aksi kanaatte ise şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini, son olarak 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihli genel kurul kararlarının kurucu unsur eksikliği sebebiyle yok hükmünde olduğunun tespitine/ iptaline, verilecek kararın Ticaret Sicil Memurluğunca tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen genel kurulların Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 Esas sayılı dava dosyası ile dava dışı Shaıda Taher Omar'ın talebi ile olağanüstü genel kurul kararı verildiği, genel kurulun şirkete müdürler kurulu seçimi ile sınırlı olarak yapılmak üzere mali müşavir ...'ın kayyım olarak atandığı, mahkemece resen atanan kayyım'ın yapmış olduğu genel kurul toplantılarının incelenmesinde 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinde belirlenen usule göre çağrının yapıldığı, Ticaret Sicil Gazetesinde ilanların yapıldığı, davacı asile genel kurul tarihinin tebliğ edildiği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek dava konusu genel kurul toplantılarının kurucu unsur eksikliği sebebiyle yok hükmünde olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayyım tarafından davacıya iadeli taahhütlü postayla toplantı tarihinden en az 2 hafta evvel ulaşacak şekilde toplantı davetiyesinin gönderildiği, çağrı kararında gündemin de belirtildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazatesinde 04.05.2021 tarihinde toplantı tarih saat ve gündem maddelerinin ilan edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 620 nci maddesi uyarınca kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları da dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınabileceği, şirket ana sözleşmesinde de ağırlaştırılmış nisap öngörülmediği gibi müdür seçiminin payların % 75'ine sahip dava dışı pay sahibi Shaıda Taher Omar Omar'ın toplantıya katılımı ve olumlu oyuyla müdür seçimi yapıldığı, toplantı nisabı yönünden ve çağrı usulü açısından yokluk ya da iptal halleri bulunmadığı, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali ile şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 617 nci ve 620 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12983 E. 2014/20169 K.
Ortak:kayyım · genel kurul kararının iptali · taahhütname · yetkisizlik kararı · ilan · temsil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «kayyım» tarafından davacıya iadeli «taahhütlü» postayla toplantı tarihinden en az 2 hafta evvel ulaşacak şekilde toplantı davetiyesinin gönderildiği, çağrı kararında gündemin de belirtildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazatesinde 04.05.2021 tarihinde toplantı tarih saat ve gündem maddelerinin «ilan» edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 620 nci maddesi uyarınca kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları da dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda «temsil» edilen oyların salt çoğunluğu ile alınabileceği, şirket ana sözleşmesinde de ağırlaştırılmış «nisap» öngörülmediği gibi müdür seçiminin payların % 75'ine sahip dava dışı pay sahibi Shaıda Taher Omar Omar'ın toplantıya katılımı ve olumlu oyuyla müdür seçimi yapıldığı, «toplantı nisabı» yönünden ve «çağrı usulü» açısından «yokluk» ya da iptal halleri bulunmadığı, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 E sayılı dosyasında verilen «yetki» üzerine adı geçen kayyum tarafından «şirkete müdür» seçimi gündemiyle 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihlerinde «olağanüstü genel kurul» toplantıları yapıldığını ve 2021/002 ve 2021/003 sayılı genel kurul kararları alındığını ve bu kararlar çerçevesinde «şirket müdürlüğüne» münferiden yetkili olmak üzere diğer ortak Shaıda Taher Omar Omar'ın seçildiğini, önceki müdür olan ...’in görevinin sona erdiğini, davacı şirket ortağı ve aynı zamanda önceki müdürü olan müvekkilin ne yapılan genel kurullardan ve ne de alınan kararlardan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, kararlarda da görüleceği üzere herhangi bir imza ve katılımı söz konusu olmadığını, bahse konu genel kurul toplantılarına dair müvekkile yapılmış usııl ve yasa dairesinde herhangi bir çağrı bulunmadığını, anılan genel kurul toplantılarının müvekkilin bilgisi dışında, tamamen yasa ve usule aykırı olarak gerçekleştiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617’deki usule uygun biçimde müvekkile çağrı ve bilgilendirme yapılmadığı gibi «çağrı usul» ve süresine de riayet edilmediğini, çağrısız toplantı yapılabilecek bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilin çağrısız toplantı yapılmasına izin, onay yahut «rızası» da bulunmadığını belirterek şirketin «organsız» kalmaması adına halihazırda görünüşte firma yetkilisi müdür olarak gözüken Shaıda Taher Omar Omar'ın «temsil yetkisinin kaldırılarak» gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığının kabulü ile şirkete tedbiren öncelikle davacının müdür olarak atanmasına, aksi kanaatte ise şirkete «kayyum atanmasına» karar verilmesini, «son» olarak 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihli genel kurul kararlarının kurucu unsur eksikliği sebebiyle yok hükmünde olduğunun tespitine/ iptaline, verilecek kararın Ticaret Sicil Memurluğunca tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… re, mahkemece atanan kayyum tarafından 2011 yılı genel kurul toplantısının 15/06/2013 tarihinde yapılacağının 24/05/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nden «ilan» edildiği, ancak öncesinde yönetim kurulunca yapılan çağrı üzerine 2011 yılı olağan genel kurulunun 31/05/2013 tarihinde üçüncü kez toplandığı, kayyumun «yetkisini» kullanması «ihtar» edilmeden ya da beklenmeden genel kurulun üçüncü kez toplantıya çağrılması ve kayyum tarafından toplantının 15/06/2013 tarihinde yapılacağı 24/05/2013 tarihli Türk …
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirket genel kurul toplantısının yapılması için atanan «kayyım» tarafından «ilan» edilen toplantı tarihinden önce davalı şirketin mevcut «yönetim kurulu» tarafından yapılan çağrı üzerine genel kurul toplantısının 31.05.2013 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirkete yönetim veya «temsil» için değil yalnızca belirlenen gündem maddeleri ile genel kurulun toplantıya çağrılması için «kayyım» atandığının anlaşılmasına ve sonuç itibariyle şirket genel kurul toplantısının yapılmış olmasına göre, dava konusu genel kurulun sırf kayyım tarafından tayin edilen günden önce mevcut «yönetim kurulu» üyelerinin çağrısı üzerine yapılmış olması nedeniyle hukuka aykırı kabul edilmesi doğru değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · toplantı tutanağı · iyiniyet kuralı · iyiniyet · ispat yükü · anonim şirket · ihtar · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaAncak, Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince, genel kurulun toplantıya çağrılması usulsüz olsa bile salt bu nedenle «genel kurul kararlarının iptali» gerekmeyip, aynı zamanda, alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye veya «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun da iddia ve ispat edilmesi ve davacının ileri sürdüğü iptal sebepleri tek tek irdelenmek suretiyle genel kurulda alınan kararların iptalini gerekt …
U..'a çağrı konusunda iadeli «taahhütlü» mektuplar gönderilmiş ise de içeriği ispat edilemediği, çağrının hukuka uygun olduğunu «ispat yükü» davalıda olup aksi davalı şirketçe ispat edilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, ayrıca 31/05/2013 tarihli «toplantı tutanağının» aksine 18/01/2013 tarihli toplantıda şirketin 2011 yılına ait faaliyet raporları ile bilançosunun sadece okunduğu, oylamaya geçilmeden azınlık hakkı sahiplerinin t …
… re, mahkemece atanan kayyum tarafından 2011 yılı genel kurul toplantısının 15/06/2013 tarihinde yapılacağının 24/05/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nden «ilan» edildiği, ancak öncesinde yönetim kurulunca yapılan çağrı üzerine 2011 yılı olağan genel kurulunun 31/05/2013 tarihinde üçüncü kez toplandığı, kayyumun «yetkisini» kullanması «ihtar» edilmeden ya da beklenmeden genel kurulun üçüncü kez toplantıya çağrılması ve kayyum tarafından toplantının 15/06/2013 tarihinde yapılacağı 24/05/2013 tarihli Türk …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9214 E. 2023/3384 K.
Ortak:yokluk · kayyım · genel kurul kararının iptali · şirket müdürü · limited şirket · temsil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «kayyım» tarafından davacıya iadeli «taahhütlü» postayla toplantı tarihinden en az 2 hafta evvel ulaşacak şekilde toplantı davetiyesinin gönderildiği, çağrı kararında gündemin de belirtildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazatesinde 04.05.2021 tarihinde toplantı tarih saat ve gündem maddelerinin «ilan» edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 620 nci maddesi uyarınca kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları da dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda «temsil» edilen oyların salt çoğunluğu ile alınabileceği, şirket ana sözleşmesinde de ağırlaştırılmış «nisap» öngörülmediği gibi müdür seçiminin payların % 75'ine sahip dava dışı pay sahibi Shaıda Taher Omar Omar'ın toplantıya katılımı ve olumlu oyuyla müdür seçimi yapıldığı, «toplantı nisabı» yönünden ve «çağrı usulü» açısından «yokluk» ya da iptal halleri bulunmadığı, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 E sayılı dosyasında verilen «yetki» üzerine adı geçen kayyum tarafından «şirkete müdür» seçimi gündemiyle 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihlerinde «olağanüstü genel kurul» toplantıları yapıldığını ve 2021/002 ve 2021/003 sayılı genel kurul kararları alındığını ve bu kararlar çerçevesinde «şirket müdürlüğüne» münferiden yetkili olmak üzere diğer ortak Shaıda Taher Omar Omar'ın seçildiğini, önceki müdür olan ...’in görevinin sona erdiğini, davacı şirket ortağı ve aynı zamanda önceki müdürü olan müvekkilin ne yapılan genel kurullardan ve ne de alınan kararlardan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, kararlarda da görüleceği üzere herhangi bir imza ve katılımı söz konusu olmadığını, bahse konu genel kurul toplantılarına dair müvekkile yapılmış usııl ve yasa dairesinde herhangi bir çağrı bulunmadığını, anılan genel kurul toplantılarının müvekkilin bilgisi dışında, tamamen yasa ve usule aykırı olarak gerçekleştiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617’deki usule uygun biçimde müvekkile çağrı ve bilgilendirme yapılmadığı gibi «çağrı usul» ve süresine de riayet edilmediğini, çağrısız toplantı yapılabilecek bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilin çağrısız toplantı yapılmasına izin, onay yahut «rızası» da bulunmadığını belirterek şirketin «organsız» kalmaması adına halihazırda görünüşte firma yetkilisi müdür olarak gözüken Shaıda Taher Omar Omar'ın «temsil yetkisinin kaldırılarak» gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığının kabulü ile şirkete tedbiren öncelikle davacının müdür olarak atanmasına, aksi kanaatte ise şirkete «kayyum atanmasına» karar verilmesini, «son» olarak 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihli genel kurul kararlarının kurucu unsur eksikliği sebebiyle yok hükmünde olduğunun tespitine/ iptaline, verilecek kararın Ticaret Sicil Memurluğunca tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 Esas sayılı dava dosyası ile dava dışı Shaıda Taher Omar'ın talebi ile «olağanüstü genel kurul» kararı verildiği, genel kurulun «şirkete müdürler» kurulu seçimi ile sınırlı olarak yapılmak üzere mali müşavir ...'ın «kayyım» olarak atandığı, mahkemece resen atanan kayyım'ın yapmış olduğu genel kurul toplantılarının incelenmesinde 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinde belirlenen usule …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «genel kurul kararlarının iptali» davalarında davanın şirket ortağı veya şirket müdürüne yöneltilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle ...'ın «pasif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinde «limited şirketlere» ilişkin «çağrısız genel kurul» hakkında «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağının düzenlendiği, davaya konu genel kurul toplantısının yapılması hususunda çağrı yapıldığının iddia ve ispat edilmediği, bu halde genel kurul toplantısının 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesine göre çağrısız yapıldığı, yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün «pay sahipleri» veya «temsilcilerinin» hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul edildiği, tek bir payın sahibi veya temsilcisi bulunmaz veya toplantıyı «terk» ederse ya da katılıp toplantı şekline itiraz ederse, bir genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olup olmamasının da durumu değiştirmeyeceği, 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesinde öngörülen iki şart gerçekleşmeden yapılan genel kurulun hukuken yok olacağı ve alınan kararların da «yoklukla malul» olacağı, mahkemece de bu hususlar tespit edilerek genel kurul kararının yoklukla malul olduğu gerekçede belirtilmiş olmasına rağmen hükümde genel kurul kararının iptaline karar verilmiş olmasının hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturduğu gibi, dava konusu genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken iptal kararı verilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinafının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın şirket yönünden kabulüne, 01.08.2017 tarihli genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… konu genel kurul için davacı pay sahibine çağrı yapılmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla «limited şirketler» yönünden de uygulanan 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesinde düzenlenen «çağrısız genel kurul» toplantısı koşullarının oluşmadığı, bu itibarla genel kurul kararları yönünden kurucu unsurlardan biri olan genel kurulun toplanma unsurunun bulunmadığı, kararın «yoklukla» makul olduğu gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden kabulüne, 01.08.2017 tarihli «genel kurul kararının iptaline», davalı ...'ın «pasif husumeti» bulunmadığından bu davalı yönünden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin «terditli» olduğunu, mahkeme davacının öncelikli talebi değerlendirilip reddine karar verilmeksizin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesinin başlı başına bir hukuka aykırılık oluşturduğunu, «iptal davası» açmak için yasal sürenin geçmiş olduğunu, mevcut durumda müvekkili şirket tarafından genel kurul toplantısı yapılarak karar alındığını, çağrının usulüne uygun olarak yapılmadığını iddia eden tarafın 3 aylık süre içerisinde dava açabileceğini, «yokluk» gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrısız genel kurul · yönetim kayyımı · mutlak butlan · terditli dava · yoklukla malul karar · butlan · pay sahipliği · pasif husumet yokluğu
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «genel kurul kararlarının iptali» davalarında davanın şirket ortağı veya şirket müdürüne yöneltilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle ...'ın «pasif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinde «limited şirketlere» ilişkin «çağrısız genel kurul» hakkında «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağının düzenlendiği, davaya konu genel kurul toplantısının yapılması hususunda çağrı yapıldığının iddia ve ispat edilmediği, bu halde genel kurul toplantısının 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesine göre çağrısız yapıldığı, yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün «pay sahipleri» veya «temsilcilerinin» hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul edildiği, tek bir payın sahibi veya temsilcisi bulunmaz veya toplantıyı «terk» ederse ya da katılıp toplantı şekline itiraz ederse, bir genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olup olmamasının da durumu değiştirmeyeceği, 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesinde öngörülen iki şart gerçekleşmeden yapılan genel kurulun hukuken yok olacağı ve alınan kararların da «yoklukla malul» olacağı, mahkemece de bu hususlar tespit edilerek genel kurul kararının yoklukla malul olduğu gerekçede belirtilmiş olmasına rağmen hükümde genel kurul kararının iptaline karar verilmiş olmasının hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturduğu gibi, dava konusu genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken iptal kararı verilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinafının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın şirket yönünden kabulüne, 01.08.2017 tarihli genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; «mutlak butlanla» yok hükmünde olma talebinin hukukumuzda yeri olmadığını ancak yine de davacının talebini «terditli» olduğunu, huzurdaki davanın 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, genel kurul kararının yolukla malul olduğuna dair istinaf mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, iptale konu kararın genel kurul kararı değil, şirketin yönetim kararı olduğunu çünkü kararın şirketin şubelerinin kapatılmasına dair alındığını, şirketin «temsilcisi» ve müdürü olarak davalı ...'ın bu kararı almaya yetkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın «hak düşürücü süresi» geçtikten sonra açıldığını, şirkete atanan «kayyımın» denetim ve onay kayyımı olduğunu, «yönetim kayyımı» olmadığını, «husumetin» şirket ortağı olan Mustafa'ya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın ister iptal ister «butlan» nedenine dayansın genel kurul kararına karşı açılacak davanın ancak şirket aleyhine açılabileceğini savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
… dilekçesinde özetle; kararda gerekçe ile hüküm kısmının bir biriyle çeliştiğini, mahkeme kararın gerekçe kısmında 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesinde düzenlenen «çağrısız genel kurul» şartları oluşmadığından kararın «yoklukla malul» olduğuna dair kanaat bildirilmesine rağmen, kararın hüküm kısmında iptaline karar verildiğini, usul ve yasaya aykırı olarak ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulü ile dava konusu 01.08.2017 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11040 E. 2013/11467 K.
Ortak:kayyum atanması · şirket müdürü · temsil
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 E sayılı dosyasında verilen «yetki» üzerine adı geçen kayyum tarafından «şirkete müdür» seçimi gündemiyle 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihlerinde «olağanüstü genel kurul» toplantıları yapıldığını ve 2021/002 ve 2021/003 sayılı genel kurul kararları alındığını ve bu kararlar çerçevesinde «şirket müdürlüğüne» münferiden yetkili olmak üzere diğer ortak Shaıda Taher Omar Omar'ın seçildiğini, önceki müdür olan ...’in görevinin sona erdiğini, davacı şirket ortağı ve aynı zamanda önceki müdürü olan müvekkilin ne yapılan genel kurullardan ve ne de alınan kararlardan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, kararlarda da görüleceği üzere herhangi bir imza ve katılımı söz konusu olmadığını, bahse konu genel kurul toplantılarına dair müvekkile yapılmış usııl ve yasa dairesinde herhangi bir çağrı bulunmadığını, anılan genel kurul toplantılarının müvekkilin bilgisi dışında, tamamen yasa ve usule aykırı olarak gerçekleştiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617’deki usule uygun biçimde müvekkile çağrı ve bilgilendirme yapılmadığı gibi «çağrı usul» ve süresine de riayet edilmediğini, çağrısız toplantı yapılabilecek bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilin çağrısız toplantı yapılmasına izin, onay yahut «rızası» da bulunmadığını belirterek şirketin «organsız» kalmaması adına halihazırda görünüşte firma yetkilisi müdür olarak gözüken Shaıda Taher Omar Omar'ın «temsil yetkisinin kaldırılarak» gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığının kabulü ile şirkete tedbiren öncelikle davacının müdür olarak atanmasına, aksi kanaatte ise şirkete «kayyum atanmasına» karar verilmesini, «son» olarak 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihli genel kurul kararlarının kurucu unsur eksikliği sebebiyle yok hükmünde olduğunun tespitine/ iptaline, verilecek kararın Ticaret Sicil Memurluğunca tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 Esas sayılı dava dosyası ile dava dışı Shaıda Taher Omar'ın talebi ile «olağanüstü genel kurul» kararı verildiği, genel kurulun «şirkete müdürler» kurulu seçimi ile sınırlı olarak yapılmak üzere mali müşavir ...'ın «kayyım» olarak atandığı, mahkemece resen atanan kayyım'ın yapmış olduğu genel kurul toplantılarının incelenmesinde 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinde belirlenen usule …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «kayyım» tarafından davacıya iadeli «taahhütlü» postayla toplantı tarihinden en az 2 hafta evvel ulaşacak şekilde toplantı davetiyesinin gönderildiği, çağrı kararında gündemin de belirtildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazatesinde 04.05.2021 tarihinde toplantı tarih saat ve gündem maddelerinin «ilan» edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 620 nci maddesi uyarınca kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları da dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda «temsil» edilen oyların salt çoğunluğu ile alınabileceği, şirket ana sözleşmesinde de ağırlaştırılmış «nisap» öngörülmediği gibi müdür seçiminin payların % 75'ine sahip dava dışı pay sahibi Shaıda Taher Omar Omar'ın toplantıya katılımı ve olumlu oyuyla müdür seçimi yapıldığı, «toplantı nisabı» yönünden ve «çağrı usulü» açısından «yokluk» ya da iptal halleri bulunmadığı, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Benzer bu kararda… lgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın şirketin «fesih» ve tasfiyesi yanında «şirket müdürünün azli» istemini de içermesine, bu bağlamda davalılardan «şirket müdürü» olan ...'e «husumet» yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı şirket «temsilcisinin» ve davalılardan ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Şti’nin ortağı oldukları ve davalı şirkete ait işletmenin anılan şirkete cüzi kira bedeli ile kiralandığı, davalı şirketin diğer ortaklarınca seçilen müdür ...'in «rekabet yasağına» aykırı davranması suretiyle «şirketin zarara» uğratıldığı, davalıların, davalı şirkete ait işletmeyi diğer şirketlerine düşük bedelle kiralamak suretiyle kendileri lehine davacı aleyhine haksız kazanca sebebiyet verecek eylemde bulundukları, şirketi gayri faal bırakarak zararına sebebiyet verdikleri, bu durumda TTK'nun 549/4 maddesi gereğince davacının davalı şirketin haklı nedenlerle feshini talep etmekte haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, kayyum olarak atanan ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına, hüküm kesinleşinceye kadar kayyumluk görevinin devamına, şirkete «kayyum atanması» ve fesih kararının davacının müdür seçiminin iptali dışındaki diğer taleplerini de karşıladığı anlaşılmakla bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına», yerinde görülmeyen müdür seçiminin iptaline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · rekabet yasağı · şirket zararı · oy yasağı · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaŞti’nin ortağı oldukları ve davalı şirkete ait işletmenin anılan şirkete cüzi kira bedeli ile kiralandığı, davalı şirketin diğer ortaklarınca seçilen müdür ...'in «rekabet yasağına» aykırı davranması suretiyle «şirketin zarara» uğratıldığı, davalıların, davalı şirkete ait işletmeyi diğer şirketlerine düşük bedelle kiralamak suretiyle kendileri lehine davacı aleyhine haksız kazanca sebebiyet verecek eylemde bulundukları, şirketi gayri faal bırakarak zararına sebebiyet verdikleri, bu durumda TTK'nun 549/4 maddesi gereğince davacının davalı şirketin haklı nedenlerle feshini talep etmekte haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, kayyum olarak atanan ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına, hüküm kesinleşinceye kadar kayyumluk görevinin devamına, şirkete «kayyum atanması» ve fesih kararının davacının müdür seçiminin iptali dışındaki diğer taleplerini de karşıladığı anlaşılmakla bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına», yerinde görülmeyen müdür seçiminin iptaline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
… lgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın şirketin «fesih» ve tasfiyesi yanında «şirket müdürünün azli» istemini de içermesine, bu bağlamda davalılardan «şirket müdürü» olan ...'e «husumet» yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı şirket «temsilcisinin» ve davalılardan ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, «fesih» ve «tasfiye» davasında, «husumetin» yalnızca şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2488 E. , 2024/5185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1646 Esas, 2022/1976 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/415 E., 2021/677 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017 tarihinde kurulduğunu ve halihazırda iki ortaklı bir limited şirket olduğunu, şirket ortakları arasında alacak mevzusu yönünden hukuksal ihtilaf nedeniyle müvekkilin Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2020/12002 E. sayılı kesinleşmiş takip dosyasında şahsi alacağından dolayı şirket kaydına 05.11.2020 tarihinde haciz şerhi işlendiğini, şirket müdürlüğü görevini şirket ortaklarından davacı yürütmekte iken Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 E. sayılı dosyasında şirkete kayyum atandığını, şirkete kayyum olarak atanan kişinin ise ... olduğunu, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 E sayılı dosyasında verilen yetki üzerine adı geçen kayyum tarafından şirkete müdür seçimi gündemiyle 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihlerinde olağanüstü genel kurul toplantıları yapıldığını ve 2021/002 ve 2021/003 sayılı genel kurul kararları alındığını ve bu kararlar çerçevesinde şirket müdürlüğüne münferiden yetkili olmak üzere diğer ortak Shaıda Taher Omar Omar'ın seçildiğini, önceki müdür olan ...’in görevinin sona erdiğini, davacı şirket ortağı ve aynı zamanda önceki müdürü olan müvekkilin ne yapılan genel kurullardan ve ne de alınan kararlardan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, kararlarda da görüleceği üzere herhangi bir imza ve katılımı söz konusu olmadığını, bahse konu genel kurul toplantılarına dair müvekkile yapılmış usııl ve yasa dairesinde herhangi bir çağrı bulunmadığını, anılan genel kurul toplantılarının müvekkilin bilgisi dışında, tamamen yasa ve usule aykırı olarak gerçekleştiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617’deki usule uygun biçimde müvekkile çağrı ve bilgilendirme yapılmadığı gibi çağrı usul ve süresine de riayet edilmediğini, çağrısız toplantı yapılabilecek bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilin çağrısız toplantı yapılmasına izin, onay yahut rızası da bulunmadığını belirterek şirketin organsız kalmaması adına halihazırda görünüşte firma yetkilisi müdür olarak gözüken Shaıda Taher Omar Omar'ın temsil yetkisinin kaldırılarak gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığının kabulü ile şirkete tedbiren öncelikle davacının müdür olarak atanmasına, aksi kanaatte ise şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini, son olarak 23.04.2021 ve 26.05.2021 tarihli genel kurul kararlarının kurucu unsur eksikliği sebebiyle yok hükmünde olduğunun tespitine/ iptaline, verilecek kararın Ticaret Sicil Memurluğunca tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen genel kurulların Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/460 Esas sayılı dava dosyası ile dava dışı Shaıda Taher Omar'ın talebi ile olağanüstü genel kurul kararı verildiği, genel kurulun şirkete müdürler kurulu seçimi ile sınırlı olarak yapılmak üzere mali müşavir ...'ın kayyım olarak atandığı, mahkemece resen atanan kayyım'ın yapmış olduğu genel kurul toplantılarının incelenmesinde 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinde belirlenen usule göre çağrının yapıldığı, Ticaret Sicil Gazetesinde ilanların yapıldığı, davacı asile genel kurul tarihinin tebliğ edildiği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek dava konusu genel kurul toplantılarının kurucu unsur eksikliği sebebiyle yok hükmünde olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayyım tarafından davacıya iadeli taahhütlü postayla toplantı tarihinden en az 2 hafta evvel ulaşacak şekilde toplantı davetiyesinin gönderildiği, çağrı kararında gündemin de belirtildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazatesinde 04.05.2021 tarihinde toplantı tarih saat ve gündem maddelerinin ilan edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 620 nci maddesi uyarınca kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları da dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınabileceği, şirket ana sözleşmesinde de ağırlaştırılmış nisap öngörülmediği gibi müdür seçiminin payların % 75'ine sahip dava dışı pay sahibi Shaıda Taher Omar Omar'ın toplantıya katılımı ve olumlu oyuyla müdür seçimi yapıldığı, toplantı nisabı yönünden ve çağrı usulü açısından yokluk ya da iptal halleri bulunmadığı, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali ile şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 617 nci ve 620 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064380400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz