6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Belediye ortağı şirket genel kurulunda temsilci atama yetkisi belediye başkanınındır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/317 E. 2022/278 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticaret sicil işlemine itirazistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Belediyenin ortağı olduğu şirketlerde, belediye tüzel kişiliğini şirket genel kurulunda temsil edecek kişinin atanması, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinde belediye meclisine verilen yetkiler arasında açıkça sayılmadığından, meclise verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili olan belediye başkanının görev ve yetkisi kapsamındadır; ticaret sicil müdürlüğünün, bir bakanlık genelgesine dayanarak bu yetkiyi belediye meclisine ait kabul edip tescil talebini reddetmesi, kanuni düzenlemeye aykırı olduğundan hukuka uygun değildir.

Ele alınan sorunlar

Belediyenin ortağı olduğu şirkette genel kurulda temsilci atama yetkisinin belediye meclisi mi belediye başkanı mı olduğu → ret

İddia: Davalı vekili, T.C. Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 tarihli yazısı ekindeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda, belediye ortağı şirketlerde belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişinin belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle tescil talebinin iadesinin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri sayılmış olup, bunlar arasında belediyenin ortağı olduğu şirketlerde temsilci atama yetkisine ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Kanunun 18/1-(i) bendindeki düzenleme, ortaklık kurulması, ortaklıktan ayrılma, sermaye artışı ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar verilmesine ilişkindir; temsilci atanmasını kapsamamaktadır. Aynı Kanun'un 37. maddesi uyarınca belediye başkanı belediye teşkilatının en üst amiri olarak teşkilatı sevk ve idare etmekle yetkilidir; (p) bendine göre kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümen kararını gerektirmeyen görev ve yetkileri kullanmak başkanın görev ve yetkisindedir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisi kapsamındadır. Belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili olan başkanın, bağlı şirketin genel kurulunda temsil sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulü yasal düzenlemelere aykırı olur. Bu nedenle somut olayda TTK 32. madde koşulları oluşmadığından, temsilci atamasının belediye meclisi kararına bağlanması gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir; belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde temsilci atanması belediye başkanı tarafından yapılacağından, sicil müdürlüğünün red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel kurul kararının yargılama sürecinde geçici tescili yönünde tedbir talebi → ret

İddia: Davacı vekili, tescil ve ilanı talep edilen genel kurul kararının şirketin üçüncü kişiler nezdinde işlem yapmaya yetkili temsilcisine ilişkin olduğunu belirterek, tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılıp geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: Geçici tescil talebi, itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olup bu aşamada değerlendirilecek bir husustur; bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Belediyenin ortağı olduğu bir şirketin genel kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişinin, 5393 sayılı Kanun'un meclise açıkça vermediği bu yetkinin belediye başkanına ait olduğu yönündeki tespit, benzer belediye ortaklı şirketlerin genel kurul tescillerine ilişkin uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Ticaret sicili kararına itiraz Belediye ortağı şirket Genel kurulda temsilci atama yetkisi Belediye meclisi ve belediye başkanı görev/yetki ayrımı Geçici tescil talebi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 34TTK 32 · 5393 sayılı Belediye Kanunu — 5393 sayılı Belediye Kanunu 185393 sayılı Belediye Kanunu 18/1-(i)5393 sayılı Belediye Kanunu 375393 sayılı Belediye Kanunu 37/(p) · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/317

KARAR NO 2022/278

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/10/2021

NUMARASI 2021/383 Esas 2021/784 Karar

DAVA

Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/02/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;müvekkili şirketin 02.04.2021 tarih ve ... sayı ile onaylı 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilan isteminin İstanbul Ticaret Sicilinin 21.05.2021 tarihli kararı ile kabul edilmediğini, red yazısında konuyla ilgili olarak, T.C. Ticaret Bakanlığının 15.05.2019 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün yazısı ile "6102 sayılı TTKuna tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğu.." nun gerekçe gösterildiğini, 5393 sayılı yasanın 18. Maddesinde meclisin görev ve yetkilerinin sayıldığını ve sayılan görevler arasında, belediyenin ortağı olduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğinin temsilcisini seçme yetkisi bulunmadığını,dayanak genelgede yasaya açık aykırılık bulunduğunu ve 6102 sayılı TTK 34.

maddesi gereğince sicil müdürlüğünün kararına karşı, mahkemeye başvurma zarureti hasıl olduğunu beyan ile müvekkili şirketin Bakırköy ... Noterliğince 02.04.2021 tarih ve ... sayı ile onaylı 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanı talebinin reddine ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.05.2021 tarihli red kararının kaldırılması ile red işleminin iptaline ve yargılama sürecinde genel kurul kararının geçici olarak tescili yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ,dava konusu edilen genel kurul kararının tescili; genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, anılan görüşte yer aldığı şekilde, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden davacının talebinin iade edildiğini, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37.maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını,geçici tescil talebinin tedbir kararı mahiyetinde mahkemeden istenmesinin mevzuat gereğince mümkün olmadığını beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Kanun koyucunun Belediye encümeni ve meclisine yüklenmeyen bir görevin 38/p madde içeriğinden belediye başkanının görevi olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla davalının işleminin red gerekçesinin yerinde olmadığı,Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 13.05.2019 tarih ve ... sayılı Bakanlık görüşü doğrultusunda karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, başka bir ifadeyle, yasal bir düzenleme genelgeyle ortadan kaldırılamayacağından, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Bakanlık genelgesinden önce kanun hükümleri ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... A.Ş nin Bakırköy ... Noterliğinin 02/04/2021 tarih ve ... Yevmiye Sayı ile onaylı 30/03/2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanını isteminin reddine ilişkin 21/05/2021 tarih ...

Sayılı red işleminin iptaline,genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; red kararının şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili temsilcisine ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında tedbir talep ederek müvekkili şirkete ait bu kararın geçici tescilini talep ettiklerini, tedbir yönünden verilen ret kararının kaldırılarak,tedbir niteliğinde ki geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; dava konusu olayda idari yargının görevli olduğunu,Ticaret Bakanlığının, mezkur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15/05/2019 tarihli talimat yazısına istinaden dava konusu edilen tescil başvurusunu iade ettiğini, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, geçici tescil talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık; TTK nun 34.madde uyarınca Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tescil başvurusunu, T.C. Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 Tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 21.05.2019 tarih ve ... sayılı görüşü doğrultusunda 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca ortaklıklara ve bağlı kuruluşlara temsilci atama yetkisinin belediye meclisinde olduğu, belediyelerin ortak olduğu şirketlerin genel kurul tescil taleplerinde Belediye Meclis kararı aranmasına ilişkin görüşüne dayandırarak red etmiştir. Esenyurt Belediye Başkanı'nın 30/03/2021 tarihli görevlendirme yazısıyla 30.3.2021 tarihinde yapılacak genel kurulda Esenyurt Belediye Tüzel Kişiliğini temsilen ...'ın temsilci olarak atandığı, 30/03/2021 tarihli şirket olağan genel kurulunun ...'ın katılımı ile gerçekleştiği, genel kurul kararının tescil ve ilanı için 15/04/2021 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21/05/2021 tarihli kararı ile tescil talebini reddettiği, red kararının 31/05/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça 08/06/2021 tarihinde TTK.'nın 34.'maddede belirtilen sekiz günlük sürede karara itiraz edilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri, düzenlenmiştir. Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. 5393 sayılı kanunun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde "Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek" hükmü yer almaktadır. Düzenleme ortaklıkların kurulmasına ve ortaklıktan ayrılmaya ilişkindir.

Aynı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye Meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırı olacaktır. Açıklanan nedenlerle ;somut olayda TTK 32.madde koşulları bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Geçici tescil itiraz aşamasından evvelki evreye ilişkindir.

Belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21/05/2021 tarihli red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması HMK 326 gereği olduğundan istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 100,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

24/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/106434 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3039 E. 2023/7365 K. · Onandı

Belediyeyi şirket genel kurulunda temsilciyi başkan belirler

Gerekçe özeti

Belediye meclisine kanunla verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda belediye başkanı yetkili olduğundan, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketin genel kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişiyi belediye başkanı belirler; bu yönde alınan genel kurul kararının tescil isteminin, belediye meclisi kararı ibraz edilmediği gerekçesiyle reddine ilişkin ticaret sicili müdürlüğü işlemi hukuka aykırıdır ve iptal edilir. Geçici tescil kurumu itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğundan, sicil kararına itiraz davasında geçici tescil koşulları oluşmaz. Yasal düzenlemeye aykırı işlemiyle davanın açılmasına sebebiyet veren sicil müdürlüğü, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumludur.

Emsal değeri

Belediyenin ortağı olduğu şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi belediye başkanının belirleyeceği ve sicil müdürlüğünün Bakanlık görüşünden önce kanun hükümleriyle bağlı olduğu yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: ticaret sicili müdürlüğü kararına itiraz geçici tescil belediyenin temsili tescil ve ilan idari genelge/Bakanlık görüşü

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/3039 E.  ,  2023/7365 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/317 Esas, 2022/278 Karar.

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/383 E., 2021/784 K.

Taraflar arasındaki Ticaret Sicili Müdürlüğü işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilan isteminin davalı ... Sicilinin 21.05.2021 tarihli kararı ile kabul edilmediğini, red yazısında konuyla ilgili olarak, Ticaret Bakanlığının 15.05.2019 tarih ve E-00044345462 sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün yazısı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğunun, genel kurul kararında belediye meclisi kararı ibraz edilmediğinden tescil talebinin reddine karar verildiğinin bildirildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 18 inci maddesinde meclisin görev ve yetkilerinin sayıldığını ve sayılan görevler arasında, belediyenin ortağı olduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğinin temsilcisini seçme yetkisi bulunmadığını, dava konusu kararın anılan Kanun'a açık aykırı olduğunu ve 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince Ticaret Sicili Müdürlüğünün kararına karşı, mahkemeye başvurma zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin Bakırköy 56.

Noterliğince 02.04.2021 tarih ve 8701 sayı ile onaylı 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanı talebinin reddine ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.05.2021 tarihli red kararının kaldırılması ile red işleminin iptaline, genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada idari yargının görevli olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili, genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden davacının talebinin iade edildiğini, idarenin herhangi bir talimatını ya da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanunun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile koyucunun 5393 sayılı Kanun'un Belediye encümeni ve belediye meclisine yüklemediği bir görevin anılan Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi içeriğinden belediye başkanının görevi olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla davalının işleminin red gerekçesinin yerinde olmadığı, davalının Bakanlık görüşü doğrultusunda karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, başka bir ifadeyle, yasal bir düzenleme genelgeyle ortadan kaldırılamayacağından, Ticaret Sicil Müdürlüğünün Bakanlık görüşünden önce kanun hükümleri ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanını isteminin reddine ilişkin 21.05.2021 tarih 84329644 sayılı red işleminin iptaline, genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; red kararının şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili temsilcisine ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında tedbir talep ederek müvekkili şirkete ait bu kararın geçici tescilini talep ettiklerini belirterek tedbir yönünden verilen ret kararının kaldırılarak tedbir niteliğindeki geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda idari yargının görevli olduğunu, Ticaret Bakanlığının, mezkur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden dava konusu edilen tescil başvurusunu iade ettiğini, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, geçici tescil talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul edilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olacağı, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 32 nci madde koşulları bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, geçici tescilin itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğu, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.05.2021 tarihli red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekâlet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca Ticaret Sicili Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile 5393 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.