Gelir Koruma Sigortası tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12565 E. 2018/4252 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz süreli sözleşme↗ mutlak ticari dava↗ tüketici işlemi↗ haklı sebep↗ ibraname↗ ticari faiz↗ sigorta sözleşmesi↗ fesih↗ ihtar↗ görevsizlik kararı↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 13/01/2014 tarihli Gelir Koruma Sigorta Poliçesi düzenlendiği, davacı sigortacının 07/09/2004 tarihine çalışmaya başladığı, 23/07/2014 tarihinde iş akdinin işverence feshi nedeniyle iş yerinden ayrıldığı, davacının iş yerinden ayrılışının SGK’ ya işveren tarafından belirsiz süreli iş sözleşmesinin haklı sebep bildirilmeden feshi olarak bildirildiği, davacının işten ayrıldığı gün Türkiye İş Kurumu’na iş arayan olarak kaydını yaptırdığı, davacının iş akdinin feshine ilişkin olarak dava dışı işverenin ''davacının performans düşüklüğü nedeniyle'' iş akdinin fesih edildiğini bildirdiği, davacının imzasını taşıyan 'ibraname' başlığını taşıyan belgede davacının işverenin talebi neticesinde iş akdinin fesih edildiğinin belirttiği, davacı işçinin performans düşüklüğü gösterdiğine ilişkin olarak dosya kapsamına bir delil ibraz edilemediği, işverence, performans düşüklüğü bulunduğu yönünde davacı işçiye ihtarda bulunulduğuna yönelik bir belge ibraz edilemediği, davalı tarafça istek dışı işsizlik hakkında TTK’nın 1423. maddesi gereğince sigortalı davacıya yazılı açıklamanın yapılmadığı, teminatın poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile poliçe üst sınırı olan 18.000,00 TL’nin 01/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak işsizlik teminat bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Aynı Yasa'da görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulanmasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinde yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, sigorta sözleşmelerinin TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın mutlak ticari dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Gelir Koruma Sigortası tazminatı | Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14459 E. 2018/5362 K.
Ortak:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi · teminat · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın Gelir Koruma Sigorta Poliçesi’nden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, davalının iş sözleşmesinin 09.05.2014 tarihinde işverence performans düşüklüğü nedeniyle sona erdirilmiş ise de iş akdinin feshinin de performans düşüklüğüne dayanmış bulunduğuna dair hiçbir tespit veya delil bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin «sigorta poliçesi» «teminatında» olduğu, poliçeye göre tazminatın 9.000.00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.000,00 TL'nin 09/06/2014 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… akkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, .../1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» ...'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · usulden reddi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın Gelir Koruma Sigorta Poliçesi’nden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, davalının iş sözleşmesinin 09.05.2014 tarihinde işverence performans düşüklüğü nedeniyle sona erdirilmiş ise de iş akdinin feshinin de performans düşüklüğüne dayanmış bulunduğuna dair hiçbir tespit veya delil bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin «sigorta poliçesi» «teminatında» olduğu, poliçeye göre tazminatın 9.000.00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.000,00 TL'nin 09/06/2014 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davalı …
-
Gelir Koruma Sigortası tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15698 E. 2016/4925 K.
Ortak:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi · teminat · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Gelir Koruma Sigortası tazminatı
İncelediğiniz kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, gelir koruma «sigortası poliçesine» dayalı olarak işsizlik «teminat» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir. -/- Aynı Yasa'da görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulanmasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nı …
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · riziko
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iş aktinin haklı nedenle feshedilmediği, davacının İş Kurumuna başvuruda bulunduğu, bu haliyle «rizikonun» «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle, davacı-sigortalının altı aylık brüt gelirinin yarısı kadar tazminat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3079 E. 2019/4329 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · fesih · ibraz · teminat
İncelediğiniz kararda… tarihinde iş akdinin işverence feshi nedeniyle iş yerinden ayrıldığı, davacının iş yerinden ayrılışının SGK’ ya işveren tarafından belirsiz süreli iş sözleşmesinin «haklı sebep» bildirilmeden feshi olarak bildirildiği, davacının işten ayrıldığı gün Türkiye İş Kurumu’na iş arayan olarak «kaydını» yaptırdığı, davacının iş akdinin feshine ilişkin olarak dava dışı işverenin ''davacının performans düşüklüğü nedeniyle'' iş akdinin «fesih» edildiğini bildirdiği, davacının imzasını «taşıyan» '«ibraname»' başlığını taşıyan belgede davacının işverenin talebi neticesinde iş akdinin fesih edildiğinin belirttiği, davacı işçinin performans düşüklüğü gösterdiğine ilişkin olarak dosya kapsamına bir delil «ibraz» edilemediği, işverence, performans düşüklüğü bulunduğu yönünde davacı işçiye «ihtarda» bulunulduğuna yönelik bir belge ibraz edilemediği, davalı tarafça istek dışı işsizlik hakkında TTK’nın 1423. maddesi gereğince sigortalı davacıya yazılı açıklamanın yapılmadığı, «teminatın» poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile poliçe üst sınırı olan 18.000,00 TL’nin 01/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak işsizlik «teminat» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «poliçe özel şartlarının» 5.2.2’e maddesine göre sigortalı iş sözleşmesinin iş veren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı veya geçerli nedenle feshedilmesi halinde «rizikonun» «teminat» dışında olacağı, davalı tarafça davacının iş akdinin dava dışı işverenince performans düşüklüğü nedenine bağlı olarak haklı nedenle feshedildiğinin ileri sürüldüğü, ancak iş verenin davacının akdini feshederken herhangi bir kasıt, «kusur» veya performans düşüklüğü sebebinden bahsedilmediği, davalı tarafın teminatın poliçe kapsamı dışında olduğuna dair her hangi bir delil «ibraz» etmediği, bu durumda dosya kapsamına göre «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçeye göre 8.188,14 TL tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 8.188,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının da imzasının olduğu 14.03.2014 tarihli “«fesih» bildirimi” başlıklı belgeye göre iş akdinin performans düşüklüğünden kaynaklı olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18 maddeleri uyarınca geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği, taraflar arasında düzenlenen Gelir Koruma Sigorta Poliçesi «özel şartlarının» 5.3.2. e maddesi gereğince bu halin «sigorta teminatı» dışında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · özel dava şartı · sigorta teminatı · riziko · yasal faiz · kusur · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «poliçe özel şartlarının» 5.2.2’e maddesine göre sigortalı iş sözleşmesinin iş veren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı veya geçerli nedenle feshedilmesi halinde «rizikonun» «teminat» dışında olacağı, davalı tarafça davacının iş akdinin dava dışı işverenince performans düşüklüğü nedenine bağlı olarak haklı nedenle feshedildiğinin ileri sürüldüğü, ancak iş verenin davacının akdini feshederken herhangi bir kasıt, «kusur» veya performans düşüklüğü sebebinden bahsedilmediği, davalı tarafın teminatın poliçe kapsamı dışında olduğuna dair her hangi bir delil «ibraz» etmediği, bu durumda dosya kapsamına göre «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçeye göre 8.188,14 TL tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 8.188,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği, taraflar arasında düzenlenen Gelir Koruma Sigorta Poliçesi «özel şartlarının» 5.3.2. e maddesi gereğince bu halin «sigorta teminatı» dışında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir
Ancak, gelir koruması sigortası «özel şartlarının» 5.3.2.e maddesine göre iş akdinin geçerli nedenle feshi halinin sigorta kapsamının dışında olduğu belirtilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1841 E. 2018/6187 K.
Ortak:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sigorta sözleşmesi · fesih · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» ...'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · özel dava şartı · sigorta tazminatı · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin ikale olarak değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu durumun «poliçe özel şartlarının» 5.3.2-e bendinde düzenlenen haklı veya geçerli nedenle «fesih» olmadığı, bu nedenle davanın poliçe kapsamındaki tazminat talebinin reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14088 E. 2017/1885 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıdan alacaklı olduğu ve davanın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 3.000,00 TL'nin 11/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte (TBK 99.madde kapsamında) davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, off shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12565 E. , 2018/4252 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2016 tarih ve 2014/1217-2016/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile Gelir Koruma Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davacının 23.07.2014 tarihinde isteği dışında işten çıkarıldığını, davalıdan poliçeye istinaden işsizlik ödemesi talep ettiğini, davalının talebi red ettiğini iddia ederek işsizlik teminatı olarak 18.000,00 TL’nin 24.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin işveren tarafından haklı bir sebeple feshedilerek işten çıkarıldığını, davacının işverenle anlaşarak (ikale sözleşmesi ile) ayrıldığını, işsizlik tazminatının teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 13/01/2014 tarihli Gelir Koruma Sigorta Poliçesi düzenlendiği, davacı sigortacının 07/09/2004 tarihine çalışmaya başladığı, 23/07/2014 tarihinde iş akdinin işverence feshi nedeniyle iş yerinden ayrıldığı, davacının iş yerinden ayrılışının SGK’ ya işveren tarafından belirsiz süreli iş sözleşmesinin haklı sebep bildirilmeden feshi olarak bildirildiği, davacının işten ayrıldığı gün Türkiye İş Kurumu’na iş arayan olarak kaydını yaptırdığı, davacının iş akdinin feshine ilişkin olarak dava dışı işverenin ''davacının performans düşüklüğü nedeniyle'' iş akdinin fesih edildiğini bildirdiği, davacının imzasını taşıyan 'ibraname' başlığını taşıyan belgede davacının işverenin talebi neticesinde iş akdinin fesih edildiğinin belirttiği, davacı işçinin performans düşüklüğü gösterdiğine ilişkin olarak dosya kapsamına bir delil ibraz edilemediği, işverence, performans düşüklüğü bulunduğu yönünde davacı işçiye ihtarda bulunulduğuna yönelik bir belge ibraz edilemediği, davalı tarafça istek dışı işsizlik hakkında TTK’nın 1423.
maddesi gereğince sigortalı davacıya yazılı açıklamanın yapılmadığı, teminatın poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile poliçe üst sınırı olan 18.000,00 TL’nin 01/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak işsizlik teminat bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Aynı Yasa'da görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulanmasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinde yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, sigorta sözleşmelerinin TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın mutlak ticari dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/427725100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz