6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabette ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat şartı aranır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/162 E. 2022/285 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Haksız rekabete dayalı ihtiyati tedbir taleplerinde, TTK 61/1 uyarınca hakimin takdir yetkisi HMK 389 ve 390. maddelerindeki genel ihtiyati tedbir şartlarına (yaklaşık ispat dahil) uygun kullanılmalıdır; davanın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesi tek başına yeterli olmasa da, davanın esası yönünden yaklaşık ispat koşulu sağlanmadıkça tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Haksız rekabete dayalı ihtiyati tedbir talebinin reddi → ret

İddia: Davacı vekili, talep edilen tedbirin (ürün arzının durdurulması ve toplatılması) asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette olmadığını, HMK 389 ve devamı maddelerinde belirtilen şartların gerçekleştiğini ileri sürerek ret kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbiri düzenleyen TTK 61/1 uyarınca mahkeme, mevcut durumun korunmasına, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve haksız rekabetin önlenmesine, HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerine göre karar verebilir. Bu özel düzenleme, dava sonunda elde edilebilecek hukuki durumun ihtiyati tedbirle sağlanamayacağı kuralının istisnasını oluşturur. TTK 61/1 hakime bu konuda takdir yetkisi tanımakla birlikte, bu yetkinin HMK 389 vd. hükümlerine uygun kullanılması gerekir. HMK 389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı, imkansız hale geleceği veya ciddi bir zarar doğacağı endişesi halinde tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacının talebi TTK 54 vd. haksız rekabet hükümlerine dayandığından, tedbir talebi TTK 61 kapsamında, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389-390 hükümleri uygulanmak suretiyle çözümlenmelidir. Somut olayda tarafların ürünleri incelenmemiş olup, davalının satışlarının haksız rekabet teşkil edip etmediği, toplanacak deliller kapsamında yapılacak tahkikatla belirlenecektir. İlk derece mahkemesinin, davanın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceğine ilişkin gerekçesi doğru görülmemekle birlikte, sonucu itibariyle yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığının kabulü gerektiğinden, tedbir talebinin bu gerekçeyle reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbir talebinin TTK 61/1 ile HMK 389-390 hükümlerinin birlikte uygulanması suretiyle, yaklaşık ispat koşulu esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğine dair genel ilke içermesi nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir haksız rekabet yaklaşık ispat tamamlayıcı hukuk kuralı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 61/1TTK 54 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389/1HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/162

KARAR NO 2022/285

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/12/2021 (Ara Karar)

NUMARASI 2021/758 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/02/2022

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacı vekili, davalının piyasaya arz ettiği ürünler, birçok internet sitesi, eczane ve diğer sair kanallar üzerinden piyasaya arz edildiğini, bu durumun devam etmesi halinde müvekkili şirket'in zarar göreceğini, davalının mevzuata aykırı ürünlerinin internet siteleri, eczaneler ve sair satış kanallarından tüketiciler tarafından satın alınabilecek olması, ticari faaliyetlerin ve ekonomik çıkarların ciddi anlamda olumsuz etkileneceğini, davalının mevzuata aykırı olarak piyasaya ürün etmesinin durdurulmasını ve halihazırda piyasaya arz edilmiş olan ürünlerin toplatılması için haksız rekabetin men'i hakkında verilecek nihai karar verilinceye kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği ,davacının haklarına tecavüz edip etmediği hususunun yargılamayı gerektirdiği, teknik bilirkişilerden rapor alınması gerektiği, bilirkişi raporundan sonra durumun tespit edilebileceği gözetildiğinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, tedbir talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; davalının mevzuata aykırı olarak piyasaya ürün arz etmesinin durdurulması ve halihazırda piyasaya arz edilmiş olan ürünlerin toplatılmasının hiçbir şekilde asıl hükme rağmen devam edecek nitelikte olmadığından, asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette karar verilmesi anlamına gelmeyeceğini, işbu durumun devam etmesi halinde müvekkili şirketin aynı sektörde faaliyet göstermesi nedeniyle ekonomik çıkarlarının zarar görmeye devam edeceğini, HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin talep edilebilmesine dair kanunda belirtilen şartların gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, ihtiyati tedbir yoluyla davalının mevzuata aykırı olarak piyasaya ürün arz etmesinin durdurulması ve halihazırda piyasaya arz edilmiş olan ürünlerin toplatılması istemine ilişkindir.Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davacının iddialarının ancak yargılama sırasında yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağı, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Haksız rekabet davasında ihtiyati tedbiri düzenleyen TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56.maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır.

İhtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme, dava sonunda elde edilebilecek hukuki durumun ihtiyati tedbirle sağlanamayacağına dair kuralın istisnasını teşkil etmektedir. TTK’nun 61/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime bir takdir yetkisi tanınmış ise de, anılan hükümde bu yetkinin HMK 389 vd. maddeleri hükümlerine uygun olarak kullanılması gerektiği de vurgulanmıştır. HMK'nın 389/1. maddesi ise, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.

Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davacının talebinin dayanağı haksız rekabete ilişkin TTK m.54 ve devamı hükümler olup, davacının tedbir talebi TTK'nın 61. maddesi kapsamında, HMK'nın tedbire ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle çözümlenmelidir. Diğer bir ifadeyle, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 ve 390. maddelerinden yararlanmak gerekmektedir. Bu haliyle tarafların ürünleri incelenmemiş olup , davalının yaptığı satışların haksız rekabet teşkil edip etmediği hususları, toplanacak deliller kapsamında yapılacak tahkikat ile belirlenecektir.İlk derece mahkemesinin her ne kadar hüküm sonucu elde eder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğine ilişkin gerekçesi doğru görülmemiş ise de ,sonucu itibariyle yaklaşık ispatın sağlanamadığının kabulü gerektiğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin bu gerekçeyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, sonu itibariyle ara kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/106401 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.