6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ttk 309/4

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8995 E. 2012/16028 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4 sorumluluk davası aktif dava ehliyeti vade protokol taraf ehliyeti avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 309TTK 341

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların şirketteki hisselerini yeni ortaklara devrederek şirket ortaklığından ayrıldıkları, 13/05/2010 tarihli devir protokolünde 13/05/2010 tarihine kadar olan şirket borçlarından eski ortakların, devir tarihinden sonra ise yani ortakların sorumlu olacaklarının kararlaştırılmış bulunduğu, davaya konu alacağın ...'in 08/05/2010 keşide tarihli 12/05/2010 vade tarihli düzenlediği bonolardan kaynaklandığı, protokol gereğince devir tarihinden önceye ait bu borçtan davacı şirketin eski ortaklarının payları oranında sorumlu bulunduğu gerekçesi ile ...'den 31.184,43 TL, diğer davalı ... Kalender'den ise 90,30 TL olmak üzere toplam 31.274,73 TL'nin haczedilme tarihi olan 21/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ayrı ayrı alınarak davacı ...Ş.'ye verilmesine, diğer davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile bu davacılar yönünden davanın reddine ve fazlaya dair istemin de reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, iddiaların ileri sürülüş biçimine göre önceki şirket yöneticisi aleyhine açılmış sorumluluk davası niteliğindedir. Bu nedenle davacı şirket adına açılan dava yönünden TTK'nın 341. maddesi gereğince genel kuruldan sorumluluk davası açmak için karar alınması ve davanın aynı maddenin 2. fıkrası gereğince denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Dairemiz uygulamasına göre, dava ön şartı niteliğinde bulunan bu hususlar sonradan tamamlanabileceğinden bu eksiklikler giderilmeden davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca sorumluluk davasının TTK'nın 309. maddesi uyarınca ortaklar tarafından açılmasının mümkün bulunmasına göre, davanın ortaklar yönünden reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de davacı ortaklar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2764 E. 2024/726 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bedel kaydı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1173 E. 2019/2948 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12299 E. 2011/276 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Delillerin toplanmaması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2707 E. 2013/19831 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sorumluluk davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2218 E. 2010/8465 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/8995 E.  ,  2012/16028 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/271-2011/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili şirketin 27/04/2010 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalıların hisselerin tamamını devrederek ortaklıktan ayrılmalarına karar verildiğini ve 13/05/2010 tarihinde de hisse devrinin yapılarak durumun tescil ve ilan edildiğini, ancak davalı ...'in 08/05/2010 tarihinde 12/05/2010 vade tarihli 65.000 USD bedelli ve 30.000 Euro bedelli iki adet bono düzenlediğini ve söz konusu bedellerin şirkete ve devralan ortaklara tesliminin gerçekleşmediğini, buna rağmen takip üzerine haciz işlemi yapılarak şirket kasasındaki 75.252,00 TL'nin ihtiyaten haczedildiğini, oysaki bonoların müvekkili şirket lehine değil ... tarafından kendisi veya bir başkası menfaatine düzenlendiğini ileri sürerek 75.252,00 TL'nin haczedilme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların şirketteki hisselerini yeni ortaklara devrederek şirket ortaklığından ayrıldıkları, 13/05/2010 tarihli devir protokolünde 13/05/2010 tarihine kadar olan şirket borçlarından eski ortakların, devir tarihinden sonra ise yani ortakların sorumlu olacaklarının kararlaştırılmış bulunduğu, davaya konu alacağın ...'in 08/05/2010 keşide tarihli 12/05/2010 vade tarihli düzenlediği bonolardan kaynaklandığı, protokol gereğince devir tarihinden önceye ait bu borçtan davacı şirketin eski ortaklarının payları oranında sorumlu bulunduğu gerekçesi ile ...'den 31.184,43 TL, diğer davalı ... Kalender'den ise 90,30 TL olmak üzere toplam 31.274,73 TL'nin haczedilme tarihi olan 21/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ayrı ayrı alınarak davacı ...Ş.'ye verilmesine, diğer davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile bu davacılar yönünden davanın reddine ve fazlaya dair istemin de reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, iddiaların ileri sürülüş biçimine göre önceki şirket yöneticisi aleyhine açılmış sorumluluk davası niteliğindedir. Bu nedenle davacı şirket adına açılan dava yönünden TTK'nın 341. maddesi gereğince genel kuruldan sorumluluk davası açmak için karar alınması ve davanın aynı maddenin 2. fıkrası gereğince denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Dairemiz uygulamasına göre, dava ön şartı niteliğinde bulunan bu hususlar sonradan tamamlanabileceğinden bu eksiklikler giderilmeden davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca sorumluluk davasının TTK'nın 309. maddesi uyarınca ortaklar tarafından açılmasının mümkün bulunmasına göre, davanın ortaklar yönünden reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de davacı ortaklar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı ortaklar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı ortaklar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063999600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.