Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15404 E. 2012/15671 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu↗ fon kurulu kararı↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ aldatma (hile)↗ eda davası↗ malvarlığına ilişkin dava↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ ifa↗ tmsf↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar TMSF ve BDDK’nın idari nitelikte işlemler yaptıkları, davalı ... TAŞ’nin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/132 esas sayılı dosyası ile 08.06.2005 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 11 inci maddesi yollaması ile 4389 sayılı Bankalar Kanununun 16/4 maddesi uyarınca TMSF Tasfiye Dairesi Başkanlığının dosyası üzerinden yürütüldüğü, davacı tarafından iflas masasına alacak kayıt başvurusu bulunmadığı, ayrıca fon kurulunun 658 sayılı kararı ile ikinci alacaklılar toplantısına ilişkin usuli işlemlerin ifa ve ikmal edilmiş olduğuna karar verildiği, davalı ...’ın fon kurulu tarafından atanan yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle hakkında açılan davada davanın husumet yönünden reddinin gerektiği, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davada davacının davasını kanıtlayamadığı, davalı ... şirketi hakkında açılan davada, davacı tarafın yatırılan bedelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tespitine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, eda davası açılabilecekken tespit talebinde bulunulmasında davacın hukuki yararının görülmediği gerekçesiyle, davalı ... Limitet Şirketi hakkında açılan tespit davasının reddine, davalılar TMSF ve BDDK hakkında açılan davada İdare Mahkemesinin görevli olması sebebiyle bu davalar yönünden davanın reddine, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davanın ispat edilememesi sebebiyle esastan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın erken açılması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla ayrı ayrı davalı TMSF ve davalı ... TAŞ İflas İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile davalı TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı ... Bankası aracılığıyla diğer davalı ... Bankası Off Shore bankasında açılan hesapta bulunan paranın ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, parasının kendi iradesi dışında off shore bankasına gönderildiğini, davalı bankaların arasında bağlantı olup, yatırılan paranın off shore bankasına gönderilmediğini, davalı ... Bankasının bünyesinde bulunduğunu, davalı Kemal Uzan’ın davalı bankaların hakim ortağı olması nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, yatırdığı paranın tahsilini istemiştir. Mahkemece, T.İmar […]A.Ş İflas İdaresi’ne yönelik açılan davanın mevsimsiz olduğu, ayrıca iflas masasına dava konusu alacak ile ilgili kayıt başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davalı ... Bankası hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, davalı ... Bankasına karşı ileri sürdüğü alacak ile ilgili olarak iflas masasına başvurmamış olsa da açtığı bu alacak davasının kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemenin bu konudaki gerekçesi yerinde olmadığı gibi off shore bankasından tahsiline karar verilen paranın off shore bankasından tahsiline olanak bulunmadığının emsal uyuşmazlıklardan da anlaşılması nedeniyle davalı ... Bankası hakkında açılan davanın erken açılmış bir dava olarak kabul edilmesi doğru değildir. Yine emsal dosyalardan da anlaşıldığı gibi davalı ... Bankası yönetici ve çalışanlarının mudileri kandırmak ve aldatmak suretiyle paralarını hesapları TMSF güvencesi altında olmayan ve gerçek bir bankacılık faaliyeti bulunmayan davalı ... bankasına yatırması konusundaki yönlendirmeleri nedeniyle Borçlar Kanunu’nun 41 ve TTK’nun 321/son maddeleri uyarınca davalı ... Bankası da meydana gelen zarardan sorumludur. Bu durumda, davalı ... […]A.Ş.’nin de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı tarafından davalı Kemal Uzan’ın davalı bankaların hakim ortağı, yöneticisi olması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması istemiyle açılan davada mahkemece anılan davalı yönünden davacı tarafından davalı ... Ltd'e yatırılan meblağın davalının mal varlığına aktarıldığının ve keza oluşan zararın yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu çerçevesinde davalıdan tahsili gerektiği iddialarının usulüne uygun delillerle ispatı gerektiğinden bu kapsamda zarar bedelinin adı geçen davalıdan tahsiline ilişkin koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı Kemal Uzan hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş ise de davalı ... bankası yönünden alacağın tahsil olanağının olmadığı, off shore bankasının faaliyetinin bulunmadığı gibi herhangi bir malvarlığının da olmadığının gerek dosyada mevcut delillerden, gerekse emsal dosyalardan anlaşılması nedeniyle mahkemenin davalı Kemal Uzan hakkındaki davayı ret gerekçesi de yerinde değildir. Nitekim aralarında davalı Kemal Uzan’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve bu davanın derdest olduğunu anlaşılmakta olup, davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı Kemal Uzan ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği açıktır.
Bu durum karşısında, davalı Kemal Uzan ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca Kemal Uzan’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15975 E. 2012/11383 K.
Ortak:kayıt kabul davası · malvarlığına ilişkin dava · iflas · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBankasına karşı ileri sürdüğü alacak ile ilgili olarak «iflas» masasına başvurmamış olsa da açtığı bu alacak davasının kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekmektedir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/132 esas sayılı dosyası ile 08.06.2005 tarihi itibariyle «iflasına» karar verildiği, «tasfiye» işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 11 inci maddesi yollaması ile 4389 sayılı Bankalar Kanununun 16/4 maddesi uyarınca TMSF Tasfiye Dairesi Başkanlığının dosyası üzerinden yürütüldüğü, davacı tarafından iflas masasına alacak kayıt başvurusu bulunmadığı, ayrıca fon kurulunun 658 sayılı kararı ile «ikinci alacaklılar toplantısına» ilişkin usuli işlemlerin «ifa» ve ikmal edilmiş olduğuna karar verildiği, davalı ...’ın «fon kurulu» tarafından atanan «yönetim kurulu» üyesi olması sebebiyle hakkında açılan davada davanın «husumet» yönünden reddinin gerektiği, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davada davacının davasını kanıtlayamadığı, davalı ... şirketi hakkında açılan davada, davacı tarafın yatırılan bedelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tespitine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, «eda davası» açılabilecekken tespit talebinde bulunulmasında davacın «hukuki yararının» görülmediği gerekçesiyle, davalı ...
Limitet Şirketi hakkında açılan tespit davasının reddine, davalılar TMSF ve BDDK hakkında açılan davada İdare Mahkemesinin «görevli» olması sebebiyle bu davalar yönünden davanın reddine, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davanın ispat edilememesi sebebiyle esastan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumet» yönünden reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın erken açılması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankaların ayrı «tüzel kişilikler» olması nedeniyle davacının alacağını öncelikle İmar Bank Off Shore Ltd’den tahsilinin gerektiği, bu bankadan tahsil edilemezse koşulların varlığı ve ispatlanması halinde T.İmar Bankası T.A.Ş’nin sorumluluğunun tartışılabileceği, bu kapsamda T.İmar Bankası T.A.Ş İflas İdaresi’ne yönelik açılan davanın mevsimsiz olduğu, ayrıca «iflas» masasına dava konusu alacak ile ilgili kayıt başvurusunda bulunulmadığından iflas etmiş bulunan T.İmar Bankası T.A.Ş yönünden açılan davanın kayıt kabule dönüşmesine ilişkin usulü koşulun da yerine getirilmediği, davalı TMSF’ye yönelik talebin mahkemenin «görev alanı» içerisinde bulunmadığı, davalı ...’ın sorumluluğunun alacağın tüzel kişiden tahsil edilme imkanının kalmaması ve yöneticinin basiretsiz davranışları nedeniyle tüzel kişiliğin ödeme kabiliyetini kaybettiğinin kanıtlanması halinde doğacağı, bu aşamada dava konusu alacak yönünden adı geçen davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı ... ve davalı Müflis İmar Bankası A.Ş İflas İdaresi aleyhine açılan davanın reddine, davalı TMSF aleyhine açılan davada ise «görevli» mahkeme idare mahkemesi olması nedeniyle mahkemenin «görevsizliği» ile dava dilekçesinin reddine, davalı İmar Bank Off Shore Ltd. hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Davacı davalı İmar Bankasına karşı ileri sürdüğü alacak ile ilgili olarak «iflas» masasına başvurmamış olsa da açtığı bu alacak davasının kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekmektedir.
Mahkemece, T.İmar Bankası T.A.Ş İflas İdaresi’ne yönelik açılan davanın mevsimsiz olduğu, ayrıca «iflas» masasına dava konusu alacak ile ilgili kayıt başvurusunda bulunulmadığından iflas etmiş olan anılan banka yönünden açılan davanın kayıt kabule dönüşmesine ilişkin usulü koşulun da yerine getirilmediği gerekçesiyle davalı İmar Bankası hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankaların ayrı «tüzel kişilikler» olması nedeniyle davacının alacağını öncelikle İmar Bank Off Shore Ltd’den tahsilinin gerektiği, bu bankadan tahsil edilemezse koşulların varlığı ve ispatlanması halinde T.İmar Bankası T.A.Ş’nin sorumluluğunun tartışılabileceği, bu kapsamda T.İmar Bankası T.A.Ş İflas İdaresi’ne yönelik açılan davanın mevsimsiz olduğu, ayrıca «iflas» masasına dava konusu alacak ile ilgili kayıt başvurusunda bulunulmadığından iflas etmiş bulunan T.İmar Bankası T.A.Ş yönünden açılan davanın kayıt kabule dönüşmesine ilişkin usulü koşulun da yerine getirilmediği, davalı TMSF’ye yönelik talebin mahkemenin «görev alanı» içerisinde bulunmadığı, davalı ...’ın sorumluluğunun alacağın tüzel kişiden tahsil edilme imkanının kalmaması ve yöneticinin basiretsiz davranışları nedeniyle tüzel kişiliğin ödeme kabiliyetini kaybettiğinin kanıtlanması halinde doğacağı, bu aşamada dava konusu alacak yönünden adı geçen davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı ... ve davalı Müflis İmar Bankası A.Ş İflas İdaresi aleyhine açılan davanın reddine, davalı TMSF aleyhine açılan davada ise «görevli» mahkeme idare mahkemesi olması nedeniyle mahkemenin «görevsizliği» ile dava dilekçesinin reddine, davalı İmar Bank Off Shore Ltd. hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
… le açılan davada mahkemece anılan davalının sorumluluğunun alacağın tüzel kişiden tahsil edilme imkanının kalmaması ve yöneticinin basiretsiz davranışları nedeniyle «tüzel kişiliğin» ödeme kabiliyetini kaybettiğinin kanıtlanması halinde doğacağı, bu aşamada dava konusu alacak yönünden adı geçen davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş ise de hakkındaki dava kabul edilen davalı ... bankasından hüküm altına alınan alacağın tahsil olanağının olmadığı, off shore bankasının faaliyetinin bulunmadığı gibi herhangi bir «malvarlığının» da olmadığının gerek dosyada mevcut delillerden, gerekse emsal dosyalardan anlaşılması nedeniyle mahkemenin davalı ... hakkındaki davayı ret gerekçesi de yerinde d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2511 E. 2012/11354 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · eda davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/132 esas sayılı dosyası ile 08.06.2005 tarihi itibariyle «iflasına» karar verildiği, «tasfiye» işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 11 inci maddesi yollaması ile 4389 sayılı Bankalar Kanununun 16/4 maddesi uyarınca TMSF Tasfiye Dairesi Başkanlığının dosyası üzerinden yürütüldüğü, davacı tarafından iflas masasına alacak kayıt başvurusu bulunmadığı, ayrıca fon kurulunun 658 sayılı kararı ile «ikinci alacaklılar toplantısına» ilişkin usuli işlemlerin «ifa» ve ikmal edilmiş olduğuna karar verildiği, davalı ...’ın «fon kurulu» tarafından atanan «yönetim kurulu» üyesi olması sebebiyle hakkında açılan davada davanın «husumet» yönünden reddinin gerektiği, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davada davacının davasını kanıtlayamadığı, davalı ... şirketi hakkında açılan davada, davacı tarafın yatırılan bedelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tespitine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, «eda davası» açılabilecekken tespit talebinde bulunulmasında davacın «hukuki yararının» görülmediği gerekçesiyle, davalı ...
Bankasına karşı ileri sürdüğü alacak ile ilgili olarak «iflas» masasına başvurmamış olsa da açtığı bu alacak davasının kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekmektedir.
Limitet Şirketi hakkında açılan tespit davasının reddine, davalılar TMSF ve BDDK hakkında açılan davada İdare Mahkemesinin «görevli» olması sebebiyle bu davalar yönünden davanın reddine, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davanın ispat edilememesi sebebiyle esastan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumet» yönünden reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın erken açılması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… i olduğu ve işlemleri denetlemenin mahkemenin görevi dışında kaldığı, davalı ...’nin ise bankaya el koymakla beraber ayrı bir yönetim atadığı ve daha sonra bankanın «iflas» ettiği anlaşılmakla ...’ye «husumet» yöneltilemeyeceği, müflis İmar Bankası A.Ş ile ... ve ... hakkında açılan davaların da banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle şirkete husumet yöneltilmesi gerektiği bunun yanında banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacının dava dilekçesinin sonuç kısmının 1. ve 2. maddesindeki hususların tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin olanaklı olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek konular olduğu gerekçesiyle Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu hakkında açılan davada mahkemenin «görevsizliğine» ... hakkında davanın husumet nedeniyle reddine, müflis T.İmar Bankası T.A.Ş., ..., ... hakkında açılan davanın ise erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, Off …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · i̇i̇k 194 · sınırlı sorumluluk · tespit davası · görevsizlik kararı · dahili dava
Benzer bu kararda… i olduğu ve işlemleri denetlemenin mahkemenin görevi dışında kaldığı, davalı ...’nin ise bankaya el koymakla beraber ayrı bir yönetim atadığı ve daha sonra bankanın «iflas» ettiği anlaşılmakla ...’ye «husumet» yöneltilemeyeceği, müflis İmar Bankası A.Ş ile ... ve ... hakkında açılan davaların da banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle şirkete husumet yöneltilmesi gerektiği bunun yanında banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacının dava dilekçesinin sonuç kısmının 1. ve 2. maddesindeki hususların tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin olanaklı olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek konular olduğu gerekçesiyle Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu hakkında açılan davada mahkemenin «görevsizliğine» ... hakkında davanın husumet nedeniyle reddine, müflis T.İmar Bankası T.A.Ş., ..., ... hakkında açılan davanın ise erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, Off …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15694 E. 2012/20298 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · eda davası · derdestlik · dolandırıcılık · hukuki yarar · iflas · yönetim kurulu kararı · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/132 esas sayılı dosyası ile 08.06.2005 tarihi itibariyle «iflasına» karar verildiği, «tasfiye» işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 11 inci maddesi yollaması ile 4389 sayılı Bankalar Kanununun 16/4 maddesi uyarınca TMSF Tasfiye Dairesi Başkanlığının dosyası üzerinden yürütüldüğü, davacı tarafından iflas masasına alacak kayıt başvurusu bulunmadığı, ayrıca fon kurulunun 658 sayılı kararı ile «ikinci alacaklılar toplantısına» ilişkin usuli işlemlerin «ifa» ve ikmal edilmiş olduğuna karar verildiği, davalı ...’ın «fon kurulu» tarafından atanan «yönetim kurulu» üyesi olması sebebiyle hakkında açılan davada davanın «husumet» yönünden reddinin gerektiği, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davada davacının davasını kanıtlayamadığı, davalı ... şirketi hakkında açılan davada, davacı tarafın yatırılan bedelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tespitine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, «eda davası» açılabilecekken tespit talebinde bulunulmasında davacın «hukuki yararının» görülmediği gerekçesiyle, davalı ...
Bankasına karşı ileri sürdüğü alacak ile ilgili olarak «iflas» masasına başvurmamış olsa da açtığı bu alacak davasının kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekmektedir.
Mahkemece, T.İmar Bankası T.A.Ş İflas İdaresi’ne yönelik açılan davanın mevsimsiz olduğu, ayrıca «iflas» masasına dava konusu alacak ile ilgili kayıt başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ... bankası nezdinde açıldığı, davacının davalı ... bankası yönünden «eda davası» açması gerekirken tespit isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı, davalı banka aleyhine açılan davada ise öncelikle alacağın Off Shore’dan tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya «husumet» yöneltilmesi gerektiği, davalı ... hakkındaki açılan davada banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle Off Shore şirketine husumetin yöneltilmesi gerektiği, davalılar BDDK ve TMSF’nin işlemlerinin idari kararlara dayandığı, davalı ...’ın ise bu kurumlarca idari işlemlere dayanılarak «görevlendirildiği», bu davalılar yönünden uyuşmazlığa idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ... açılan tespit …
2) Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılarak bu davalı aleyhine açılan davanın esası ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu ne …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yargı yolu · i̇i̇k 194 · sınırlı sorumluluk · uyuşmazlık konusu · dahili dava · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ... bankası nezdinde açıldığı, davacının davalı ... bankası yönünden «eda davası» açması gerekirken tespit isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı, davalı banka aleyhine açılan davada ise öncelikle alacağın Off Shore’dan tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya «husumet» yöneltilmesi gerektiği, davalı ... hakkındaki açılan davada banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle Off Shore şirketine husumetin yöneltilmesi gerektiği, davalılar BDDK ve TMSF’nin işlemlerinin idari kararlara dayandığı, davalı ...’ın ise bu kurumlarca idari işlemlere dayanılarak «görevlendirildiği», bu davalılar yönünden uyuşmazlığa idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ... açılan tespit …
2) Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılarak bu davalı aleyhine açılan davanın esası ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu ne …
A.Ş’ne yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
5)Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince, mahkemece, davalılar BDDK, ... ve TMSF’ye yönelik davanın «yargı yolu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15205 E. 2012/13544 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · eda davası · derdestlik · dolandırıcılık · hukuki yarar · iflas · yönetim kurulu kararı · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/132 esas sayılı dosyası ile 08.06.2005 tarihi itibariyle «iflasına» karar verildiği, «tasfiye» işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 11 inci maddesi yollaması ile 4389 sayılı Bankalar Kanununun 16/4 maddesi uyarınca TMSF Tasfiye Dairesi Başkanlığının dosyası üzerinden yürütüldüğü, davacı tarafından iflas masasına alacak kayıt başvurusu bulunmadığı, ayrıca fon kurulunun 658 sayılı kararı ile «ikinci alacaklılar toplantısına» ilişkin usuli işlemlerin «ifa» ve ikmal edilmiş olduğuna karar verildiği, davalı ...’ın «fon kurulu» tarafından atanan «yönetim kurulu» üyesi olması sebebiyle hakkında açılan davada davanın «husumet» yönünden reddinin gerektiği, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davada davacının davasını kanıtlayamadığı, davalı ... şirketi hakkında açılan davada, davacı tarafın yatırılan bedelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tespitine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, «eda davası» açılabilecekken tespit talebinde bulunulmasında davacın «hukuki yararının» görülmediği gerekçesiyle, davalı ...
Bankasına karşı ileri sürdüğü alacak ile ilgili olarak «iflas» masasına başvurmamış olsa da açtığı bu alacak davasının kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekmektedir.
Mahkemece, T.İmar Bankası T.A.Ş İflas İdaresi’ne yönelik açılan davanın mevsimsiz olduğu, ayrıca «iflas» masasına dava konusu alacak ile ilgili kayıt başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davalı ...
Benzer bu kararda2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, off shore bankası yönünden yanlızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, Müflis İmar Bankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ve davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının …
Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · yargı yolu · i̇i̇k 194 · havale · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, off shore bankası yönünden yanlızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, Müflis İmar Bankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ve davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş’ne yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15404 E. , 2012/15671 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2008/372-2009/863 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla ayrı ayrı davalı TMSF ve davalı ... TAŞ İflas İdaresi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da ikamet ettiğini, İmar Bankası’nın dövize yüksek faiz şeklindeki reklamının etkisiyle Türkiye İmar Bankası TAŞ’ne para yatırdığını, yatırdığı mevduat karşılığında adı geçen banka bünyesinde hesap açılıp üzerinde İmarbank yazan ve logoları koşan at simgesinden oluşan hesap cüzdanının müvekkiline teslim edildiğini, yaptığı her işlemi bu banka şubeleri aracılığı ile gerçekleştirdiğini ancak banka yönetiminin 03.07.2003 tarihinde alınan kararla TMSF’na devredildiğini ve müvekkiline anapara ile faiz ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin parasının davalı ... Ltd. Şti. hesabına geçirildiğini ancak müvekkilinin bu yönde bir talimatının bulunmadığı gibi bilgisinin de olmadığını, davalı BDDK çalışanı iken Müflis İmar Bankası TAŞ genel müdürü olan ..., BDDK ve TMSF’nin oluşan zarardan birinci derecede sorumlu olduklarını, söz konusu paraların Uzan Grubu şirketlerin hakim ortağı olan Kemal Uzan’a aktarıldığını ileri sürerek, müvekkilinin İmar Off Shore Limited adlı bankaya paralarının aktarılmadığının tespit edilmesine ve davaya konu 27.000,23 Euro karşılığı olan 52.361,55 TL’nın off shore bankası dışındaki diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı BDDK vekili, müvekkili kurumun davalı ... TAŞ’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasına karar vererek banka yönetiminin diğer davalı TMSF’na devredildiğini, dava konusu alacak ile müvekkili kurumun herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı TMSF vekili, dava konusu işlemin idare tarafından yapılan bir işlem olması sebebi ile davaya idari yargıda bakılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... İflas İdaresi vekili, İmar Bankası’nın iflasına karar verildiğini, kararın 20/04/2006 tarihinde kesinleştiğini, düzenlenen sıra cetvelinin tamamlanarak ilanların yapıldığını, davacının öncelikle iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunması gerektiğini ancak dava konusu taleple ilgili olarak bir başvurunun bulunmadığını, bu hususun dava şartı olduğunu, müvekkili kurum ile off shore bankasının ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili müvekkilinin, BDDK kararı ile İmar Bankasına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, müvekkilinin kamu görevlisi olması sebebiyle yasal olarak kendisine husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar TMSF ve BDDK’nın idari nitelikte işlemler yaptıkları, davalı ... TAŞ’nin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/132 esas sayılı dosyası ile 08.06.2005 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 11 inci maddesi yollaması ile 4389 sayılı Bankalar Kanununun 16/4 maddesi uyarınca TMSF Tasfiye Dairesi Başkanlığının dosyası üzerinden yürütüldüğü, davacı tarafından iflas masasına alacak kayıt başvurusu bulunmadığı, ayrıca fon kurulunun 658 sayılı kararı ile ikinci alacaklılar toplantısına ilişkin usuli işlemlerin ifa ve ikmal edilmiş olduğuna karar verildiği, davalı ...’ın fon kurulu tarafından atanan yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle hakkında açılan davada davanın husumet yönünden reddinin gerektiği, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davada davacının davasını kanıtlayamadığı, davalı ...
şirketi hakkında açılan davada, davacı tarafın yatırılan bedelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tespitine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, eda davası açılabilecekken tespit talebinde bulunulmasında davacın hukuki yararının görülmediği gerekçesiyle, davalı ... Limitet Şirketi hakkında açılan tespit davasının reddine, davalılar TMSF ve BDDK hakkında açılan davada İdare Mahkemesinin görevli olması sebebiyle bu davalar yönünden davanın reddine, davalı Kemal Uzan hakkında açılan davanın ispat edilememesi sebebiyle esastan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın erken açılması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla ayrı ayrı davalı TMSF ve davalı ... TAŞ İflas İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile davalı TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı ... Bankası aracılığıyla diğer davalı ... Bankası Off Shore bankasında açılan hesapta bulunan paranın ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, parasının kendi iradesi dışında off shore bankasına gönderildiğini, davalı bankaların arasında bağlantı olup, yatırılan paranın off shore bankasına gönderilmediğini, davalı ... Bankasının bünyesinde bulunduğunu, davalı Kemal Uzan’ın davalı bankaların hakim ortağı olması nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, yatırdığı paranın tahsilini istemiştir. Mahkemece, T.İmar […]A.Ş İflas İdaresi’ne yönelik açılan davanın mevsimsiz olduğu, ayrıca iflas masasına dava konusu alacak ile ilgili kayıt başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davalı ...
Bankası hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, davalı ... Bankasına karşı ileri sürdüğü alacak ile ilgili olarak iflas masasına başvurmamış olsa da açtığı bu alacak davasının kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemenin bu konudaki gerekçesi yerinde olmadığı gibi off shore bankasından tahsiline karar verilen paranın off shore bankasından tahsiline olanak bulunmadığının emsal uyuşmazlıklardan da anlaşılması nedeniyle davalı ... Bankası hakkında açılan davanın erken açılmış bir dava olarak kabul edilmesi doğru değildir. Yine emsal dosyalardan da anlaşıldığı gibi davalı ... Bankası yönetici ve çalışanlarının mudileri kandırmak ve aldatmak suretiyle paralarını hesapları TMSF güvencesi altında olmayan ve gerçek bir bankacılık faaliyeti bulunmayan davalı ...
bankasına yatırması konusundaki yönlendirmeleri nedeniyle Borçlar Kanunu’nun 41 ve TTK’nun 321/son maddeleri uyarınca davalı ... Bankası da meydana gelen zarardan sorumludur. Bu durumda, davalı ... […]A.Ş.’nin de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı tarafından davalı Kemal Uzan’ın davalı bankaların hakim ortağı, yöneticisi olması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması istemiyle açılan davada mahkemece anılan davalı yönünden davacı tarafından davalı ... Ltd'e yatırılan meblağın davalının mal varlığına aktarıldığının ve keza oluşan zararın yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu çerçevesinde davalıdan tahsili gerektiği iddialarının usulüne uygun delillerle ispatı gerektiğinden bu kapsamda zarar bedelinin adı geçen davalıdan tahsiline ilişkin koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı Kemal Uzan hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş ise de davalı ... bankası yönünden alacağın tahsil olanağının olmadığı, off shore bankasının faaliyetinin bulunmadığı gibi herhangi bir malvarlığının da olmadığının gerek dosyada mevcut delillerden, gerekse emsal dosyalardan anlaşılması nedeniyle mahkemenin davalı Kemal Uzan hakkındaki davayı ret gerekçesi de yerinde değildir.
Nitekim aralarında davalı Kemal Uzan’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve bu davanın derdest olduğunu anlaşılmakta olup, davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı Kemal Uzan ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği açıktır.
Bu durum karşısında, davalı Kemal Uzan ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca Kemal Uzan’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile davalı TMSF vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalılar harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına,, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063954400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz