Faiz başlangıç tarihi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/589 E. 2024/4222 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıl
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi↗ hükmün kesinleşmesi↗ teamül↗ emredici hüküm↗ depo kararı↗ şikayet↗ hakkaniyet↗ hak düşürücü süre↗ kâr dağıtımı↗ ihtar↗ esastan ret↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ kusur↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/231 E., 2022/46 K.
Taraflar arasındaki Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının profesör doktor unvanı ile öğretim üyeliği yaptığını, "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğunu, müvekkiline ait yazılı eserin herhangi bir yazılı izni olmaksızın ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 52 nci madde uyarınca da bir sözleşme yapılmaksızın davalı tarafından basıldığını ve dağıtıldığını, davalı şirket tarafından ilgili eserin öncelikle 2005 yılında basıldığını ve daha sonra tıpkı basım olarak 2014 yılında 2014 yılı bandrolü alınmak suretiyle yeniden basılarak satışa arz edildiğini, ayrıca davalı şirketin www.kaknus.com.tr alan adlı internet sitesinde de satış yapıldığını, davalı şirket tarafından eserin yayınlanması ile ilgili hiçbir şekilde telif ücreti ödenmediğini, davacı tarafından davalıya 27.01.2014 tarihinde noter aracılığı ile ihtarname keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin davalıya 28.01.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, öncelikle davacının eserine vaki tecavüzün kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç katı olarak şimdilik 20.000,00 TL tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2004 yılında müvekkilinin sahibi olduğu KAKNÜS YAYINLARI bünyesinde EDAM Danışmanlık firmasıyla çıkarmış oldukları Sicil Toplum Dergisinde yayınlanmış makalelerden siyaset bilimi ve sivil toplum konulu bir dizi eseri yayınlama kararı aldıklarını ve bu çerçevede bazı telif eserleri yayınladığını, bu dönemde davacının kendi eseri olan dava konusu Siyaset Felsefesine Giriş adlı kitabını da asistanı olarak araştırma görevlisi ... vasıtasıyla EDAM Danışmanlık firmasıyla irtibat kurarak yayınevinde yayımlatmak istediğini ve bu yönde asistanı aracılığıyla irtibatlı oldukları EDAM firmasına eserinin Word formatında yazılmış halini gönderdiğini, EDAM firmasıyla yapmış oldukları anlaşma çerçevesinde kitabı 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti anlaşması çerçevesinde basabileceklerini bildirdiklerini ve 2005 yılında kitabı bastıklarını, davacıya 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti verildiğini, buna göre eserin kendilerince 2004 yılında teslim alındığını ve yayım programına alınarak 2005 yılında yayınevi tarafından yayınlattırıldığını, söz konusu eserin müvekkilinden önce başka kimse tarafından basılmadığını, davacı tarafından eserin 2005 yılında yapılan bu basımına bizzat kendisinin teşekkür yazısı yazdığını, davacının kendi kitabının yayımlandığını bilmediğini öne sürmesi ve maddi-manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davayı açmasının tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının kitabının sadece 2005 yılında basımının yapıldığını, ancak 2014 yılında asla ve kesinlikle bir tıpkı basımının yapılmadığını, davacının dava konusu kitabını 2012 yılında Kumsaati Yayınları'na verdiğini ve yayınlattırdığını, davacının gönderdiği ihtarnamenin usulsüz olduğunu, yayınevinin 2006 yılından önceki yayınlarında stok bandrol kullandığını, davacının kasten ve kötü niyetli olarak Savcılığa şikayet ederek şirkete polis yoluyla baskın yaptırdığını ve depoda bulunup satışa arz edilmemiş olan kitaplarını toplattığını, davacının telif hakkı olarak talep ettiği 100 adet kitabını teslim aldığını ve buna bağlı olarak da 10 yıl boyunca hiçbir itirazı bulunmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı tarafça yazılan ve 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu tespit edilen Siyaset Felsefesine Giriş isimli kitabın basımı konusunda davalı ile 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinde emredildiği gibi mali haklara dair yazılı bir sözleşme yapmaksızın 2005 yılında kitabın basımını yaptığı, 2014 yılında yeniden kitabın basımını yaptığının ispatlanamadığı, davalının bu şekilde davacı eser sahibine ait manevi haklardan 5846 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki umuma arz hakkını, mali haklardan 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesindeki çoğaltma hakkı, 23 üncü maddesindeki yayma hakkını ihlal ettiği, davacının bu nedenle 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca manevi tazminat ve 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşme bedelinin üç katı kadar maddi tazminat talep edebileceği, 2005 yılında basımı yapılan bu kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan bandrol talebinde bulunmadığı, davalıya ait iş yerinde bulunan kitapların bandrolsüz oldukları, ayrıca davacı tarafça mahkemeye sunulan iki adet kitabın üzerinde ise başka kişilere ait iki farklı kitap için davalı tarafça alınan bandrollerin yapıştırılmış oldukları, bu nedenle davalının dava konusu kitaptan tam olarak kaç adet baskı yaptığının tespit edilemediği, ancak davalının iş yerinde kendi oluşturduğu resmi olmayan bir kayıtta 1550 adet kitap basıldığının yazılı olduğu, davaya konu kitabın niteliğine ve davalı şirket yetkilisinin başka kitaba ait bandrolleri kullanmak suçundan beraat etmiş olmasına göre, diğer kitaplar için aldığı toplam 6000 adet bandrolün tamamının bu kitaplar üzerinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi uyarınca davacının iddiasını geçerli delillerle ispatlaması gerektiği, zararın varlığına rağmen tutar ispat edilemez ise gerektiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca hakim uygun tazminatı kendisi belirleyebileceği, bandrol ve davalı kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6000 adet kitabın basıldığına ilişkin olarak somut delil bulunmadığı, davalı işyerinde 37 adet kitabın ele geçtiği, iki adet kitabın da davacı tarafça dosyaya sunulduğu, davalıya ait iş yeri kaydında ise 1550 adet kitabın basıldığına dair kayıt bulunduğuna göre, tazminat hesabının ele geçen bu kitaplar ve kayıt dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme bulunmadığından davacı yazara ödenecek telif tazminatının ne kadar olduğunun da bilinemediği, basılan kitap sayısına, kitapların satış bedeline, kitabın yalnızca toplumun belli bir kesimine hitap edecek akademik ve bilimsel nitelikte bir kitap olmasına, davalının kusur derecesine göre 5.000,00 TL telif bedelinin üç katı kadar 15.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, davacı tarafından telif tazminatı talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden önceki basımlar için taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan, yalnızca muhtemel tecavüzünün önlenmesine karar verilmesi gerektiği, 2005 yılındaki basımın hangi ayda gerçekleştiği tespit edilemediğinden faizin başlangıç tarihi 01.07.2005 olarak kabul edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kitabının sadece 2005 yılırda basıldığını, 2014 yılında hiçbir şekilde kitabın basımı yapılmadığını, davacının 2014 yılında yeniden ikinci basımın yapıldığını iddia ettiğini, mahkemede bulunan iki kitap üzerinde kitabın kağıdı ve mürekkebi üzerinde karbon testi yapıldığında kitabın hangi yılda basıldığı rahatlıkla tespit edilebileceğini, davacının tüm iddiaları ve taleplerinin zamanaşınımına uğradığını, kanunun aradığı 1 yıllık hak düşürücü sürenin çoktan geçtiğini, davacının dava konusu kitabı 2012 yılında Kum Saatleri yayınevinde tekrar bastırdığını, bu yayınevine kaç adet bandrol aldığı ve sattığı sorulduğunda kitabın kaç adet satıldığının ortaya çıkacağını, esasen yayıncılık piyasasında çoğu zaman sözlü anlaşmalar yapıldığını, bu uygulamanın teamül haline geldiğini, davacıya telif ücreti olarak davacı 100 adet kitap verildiğini, alınan bilirkişi raporunda '2014 yılında baskının yapıldığına dair herhangibi bir tespitin bulunmadığını, bilirkişi yapılacak teknik inceleme ile basım tarihinin belirlenebileceğini, ayrıca bilirkişi nüshaların ilk baskıya ait olduğunun belirlenmesi halinde maddi tazminat hesabının kabulünün yapılamayacağının belirttiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı şirket ve Muhammet Çiftçi aleyhine yazılı izin olmaksızın Siyaset Felsefesine Giriş adlı eserinin basılması, dağıtılması nedeniyle 5846 sayılı Kanun kapsamında cezalandırılması ve 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi gereğince bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/36201 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, akabinde İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/385 E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, mahkeme tarafından sanığın mahkumiyetine (HAGB), sanığın eser üzerinde başka bir esere ait bandrol kullanmak suçundan beraatine, davalı şirket hakkında tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, davacının "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğu, kitabın 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, kitabın 2005 yılında basıldığı hususunun davalının kabulünde olduğu ancak 2014 yılındaki basım iddiasının kabul edilmediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığından bandrol alınmadığının gerek işbu davada gerekse de kesinleşen ceza davasında sabit olduğu; tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının davacıya ait kitabı 2005 yılında basımını yaptığı ve dava tarihi itibariyle halen satışta tuttuğu, davacının 2014 yılına ilişkin basım iddiasının kanıtlanamadığı, 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesindeki "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmüne aykırı olarak davalının kitabı yazılı bir sözleşme olmaksızın basmış olması nedeniyle davacının tazminat hakkının bulunduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddelere tabi davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 nci maddeler gereğince yapılan maddi tazminat ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kitabın davalı tarafından izinsiz ve sözleşme yapılmaksızın basıldığı ve dağıtıldığı hususları ile maddi tazminat hesabının haklı olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre kararın isabetli olup olmadığında toplanmaktadır.
Dava, kitabın izinsiz basımının yapılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Kanun'un 14, 22,23,52, 68 ve 70 inci maddeleri ile 6098 sayılı Kanun'un 50,51 ve 146 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15759 E. 2014/5575 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · bilirkişi incelemesi · ilan · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «defter» ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin kullanıldığı, yapılan bandrol başvurusundan daha fazla kitabın ele geçirildiği, davalının stoklar dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddeleri gözetilerek yapılacağı, «son» raporda belirtildiği üzere davacının zararının 24.12.2001 tarihinde doğduğu, davalı tarafından izinsiz basılan kitaplar, kayıtlarda hiç yer almayan kitaplar ve aramada ele geçen kitaplarla ilgili olarak 32.729 TL davacı zararı oluştuğu, FSEK'nin 68. maddesine göre üç katının talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 98.187 TL'nin davalıdan tahsiline, FSEK'nin 68. maddesinin uygulanması sonucunda taraflar arasında davadan önce basılmış ve davaya konu kitaplar yönünden farazi sözleşme ilişkisi meydana geleceğinden dava tarihinden önce basılan kitaplar yönünden satışın durdurulması, toplatılması taleplerinin reddine, ancak davalının bu kitaplar dışında yeni baskı ve satış ihtimali bulunduğundan davalının muhtemel tecavüzünün menine, ek baskı yapılmasının engellenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle istatistiki verilerden hareketle varsayımlarda bulunarak muhtemel zararın belirleneceğine işaret olunarak, davalının «defter» ve kayıtları, basım faturaları dikkate alınarak 8.600 adet kitap üzerinden 3.440 TL; yine Osmanlıca-Türkçe sözlük ve eğitim setine ilişkin olarak 40.000 adet bandrol alındığı, bu kitapların ortalama 3.000 adet basım faturasının bulunduğu, varsayımdan hareketle 36.000 adet bandrolün dava konusu kitaplar için kullanıldığı belirtilerek 20.400 TL; ayrıca arama sırasında ele geçen 15.651 adet kitaptan, ceza dosyasında el konulan 42 adet kitap üzerinden yapılan «bilirkişi incelemesinde», bunlardan % 71'lik kısmının yeni baskı olduğundan hareketle 11.112 adet kitap üzerinden 8.889 TL tazminattan, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca üç kat tutarı 98.187 T …
İ. kitaplarının basımı konusunda 17.10.2001 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalının ise önceki telif hakkı sahibi olduğunu, sözleşme sonrası davalının elinde kalan stok kitapları satması için «muvafakat» verdiklerini, buna ragmen yeni kitaplar basarak eski tarihli gibi satışa sunduğunu, yapılan aramada 15.651 adet A.
Mahkemece, davalı kayıt ve «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin A.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11094 E. 2011/4145 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · bilirkişi ücreti · keşif · sözleşmeden doğan dava · bilirkişi incelemesi · fatura
Benzer bu kararda3-Öte yandan,dosyadaki «tahsilat makbuzlarına» göre,207,42 TL «keşif» ücreti ve 600 TL «bilirkişi ücreti» bedelinin davalı tarafça karşılandığı halde,bu miktardan dahi davalı tarafın sorumlu tutulması da bozmayı gerektirmiştir.
… ‘Lozan’dan Sevr’e Türkiye’ isimli kitabın birinci baskısının 1.000 adet, ikinci baskısının 2.000 adet basılması konusunda anlaşma yapıldığı, baskıyı yapan matbaanın «fatura» kayıtlarına göre anılan miktarda kitapların basıldığı, ikinci baskıdan satılmayan 1.613 kitap kaldığı, bunların üzerindeki bandrol numaralarının aynı yayın evi tarafından basılan, başka bir kitaba ait bandrol numaraları olduğu, 1. ve 2. baskı kitapların tekrar aynı bası numarasıyla basıldığına dair emare bulunmadığı, bandrol numarasındaki farklılığın kitapların fazla sayıda basıldığını ispatlayamayacağı, davalının telif hakkına ilişkin kayıt ve belgeleri hukuka ve sözleşmeye uygun olarak tutmadığı, bu durumda davacının ikinci baskıya yönelik telif ücretinin tamamını isteyebileceği, ayrıca ikinci baskıya ait kitapların nüshalarının piyasadan tükenmesinden evvel sözleşmenin feshedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.01.2005 tarihli «sözleşmeden doğan» 5.520 TL telif alacağının dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince;dava telif hakkından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup,mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ,27.01.2005 tarihli sözleşme gereğince davacının sözleşme harici kitap bastığı kanıtlanamadığı gibi,mahkemece yapılan «keşif» ve «bilirkişi incelemesinde»,sözleşmeye göre basılması gereken 2.000 kitaptan,1.613 adedin davalıya ait işyerinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece,sözleşmeye göre basılan 2.000 adet kitaptan,davalı yayınevi tarafından henüz satışı gerçekleştirilmemiş 1.613 adet kitap sayısı çıkartılmak suretiyle,davacının telif hakkından doğan alacağının aradaki fark kadar olduğu kabul edilip,bu miktar üzerinden davacının «sözleşmeden doğan» telif hakkı alacağının tespiti gerekirken,yazılı gerekçelerle 2.000 adet kitap üzerinden hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18268 E. 2015/3409 K.
Ortak:kâr dağıtımı · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… e sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı şirket ve Muhammet Çiftçi aleyhine yazılı izin olmaksızın Siyaset Felsefesine Giriş adlı eserinin basılması, «dağıtılması» nedeniyle 5846 sayılı Kanun kapsamında cezalandırılması ve 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi gereğince bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/36201 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, akabinde İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/385 E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, mahkeme tarafından sanığın mahkumiyetine (HAGB), sanığın eser üzerinde başka bir esere ait bandrol kullanmak suçundan beraatine, davalı şirket hakkında tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve «hükmün kesinleştiği», davacının "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğu, kitabın 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, kitabın 2005 yılında basıldığı hususunun davalının kabulünde olduğu ancak 2014 yılındaki basım iddiasının kabul edilmediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığından bandrol alınmadığının gerek işbu davada gerekse de kesinleşen ceza davasında sabit olduğu; tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının davacıya ait kitabı 2005 yılında basımını yaptığı ve dava tarihi itibariyle halen satışta tuttuğu, davacının 2014 yılına ilişkin basım iddiasının kanıtlanamadığı, 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesindeki "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmüne aykırı olarak davalının kitabı yazılı bir sözleşme olmaksızın basmış olması nedeniyle davacının tazminat hakkının bulunduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddelere tabi davanın 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 nci maddeler gereğince yapılan «maddi tazminat» ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan re …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kitabın davalı tarafından izinsiz ve sözleşme yapılmaksızın basıldığı ve «dağıtıldığı» hususları ile «maddi tazminat» hesabının haklı olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre kararın isabetli olup olmadığında toplanmaktadır.
… lmaksızın ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 52 nci madde uyarınca da bir sözleşme yapılmaksızın davalı tarafından basıldığını ve «dağıtıldığını», davalı şirket tarafından ilgili eserin öncelikle 2005 yılında basıldığını ve daha sonra tıpkı basım olarak 2014 yılında 2014 yılı bandrolü alınmak suretiyle yeniden basılarak satışa arz edildiğini, ayrıca davalı şirketin www.kaknus.com.tr alan adlı internet sitesinde de satış yapıldığını, davalı şirket tarafından eserin yayınlanması ile ilgili hiçbir şekilde telif ücreti ödenmediğini, davacı tarafından davalıya 27.01.2014 tarihinde noter aracılığı ile «ihtarname» keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin davalıya 28.01.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, «ihtara» cevap verilmediğini, öncelikle davacının eserine vaki tecavüzün kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç katı olarak şimdilik 20.000,00 TL tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ta …
Benzer bu kararda… rtilen kitap miktarından 12.500,00 TL'sı telif bedeli elde edilebileceği, FSEK'nın 68. maddesi gereğince bu miktarın 3 katının ise 37.500,00 TL olduğu, davacı yanın «ıslah» talebi de nazara alınarak «maddi tazminat» talebinin bu miktar üzerinden kabulüne, davacının eser sahibi olmadığı anlaşıldığından yasal dayanağı bulunmayan manevi tazminat talebi ile davacı yanın FSEK'nın 6 …
Sirke” adlı kitaba davalıların muhtemel tecavüzünün men'ine, takdiren 37.500,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi ile diğer taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… ahibi olduğu kitabın 50.000 adet nüshasının izinsiz basıldığı kabul edildiğine göre, faturanın muhatabı olmayan davalı ...'nin davacı ile yapmış olduğu sözleşme ile «dağıtımını» üstlendiği 150.000 adet nüsha dışında dava konusu kitaplar bakımından ne suretle sorumlu olduğu karar yerinde açıklanmaksızın, soyut gerekçe ile «haksız fiil sorumluluğundan» bahisle anılan davalı şirket ile bu şirketin «temsilcisi» olan davalı ... hakkında açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün adı geçen davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · haksız fiil sorumluluğu · ticari dava niteliği · müteselsil sorumluluk · feragat · haksız fiil · ıslah · dosya masrafı
Benzer bu kararda… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «müteselsil sorumluluk» esasına dayalı olarak açılan davada sorumlulardan bir veya bir kaçı hakkındaki davadan karşılıksız olarak «feragat» edilmesi halinde söz konusu feragatin diğer sorumlulara yansıtılmasının mümkün olmamasına, ... adına kesilen 50.000 adet kitaba yönelik faturanın «sahteliğinin» ileri sürülüp kanıtlanamamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
… e izin almaksızın ...ta bastırdıkları ... sirke adlı kitabın 50.000 adet basmak suretiyle davalı ...'nin sirke şişelerini promosyon olarak eklediği, yapılan işlemin «ticari nitelikte» olduğu, davalı ... ile davalı ...'in «haksız fiilde» birlikte hareket ettikleri, her ne kadar ...
… ahibi olduğu kitabın 50.000 adet nüshasının izinsiz basıldığı kabul edildiğine göre, faturanın muhatabı olmayan davalı ...'nin davacı ile yapmış olduğu sözleşme ile «dağıtımını» üstlendiği 150.000 adet nüsha dışında dava konusu kitaplar bakımından ne suretle sorumlu olduğu karar yerinde açıklanmaksızın, soyut gerekçe ile «haksız fiil sorumluluğundan» bahisle anılan davalı şirket ile bu şirketin «temsilcisi» olan davalı ... hakkında açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün adı geçen davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… rtilen kitap miktarından 12.500,00 TL'sı telif bedeli elde edilebileceği, FSEK'nın 68. maddesi gereğince bu miktarın 3 katının ise 37.500,00 TL olduğu, davacı yanın «ıslah» talebi de nazara alınarak «maddi tazminat» talebinin bu miktar üzerinden kabulüne, davacının eser sahibi olmadığı anlaşıldığından yasal dayanağı bulunmayan manevi tazminat talebi ile davacı yanın FSEK'nın 6 …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13395 E. 2017/1198 K.
Ortak:kâr dağıtımı · teslim
İncelediğiniz kararda… lmaksızın ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 52 nci madde uyarınca da bir sözleşme yapılmaksızın davalı tarafından basıldığını ve «dağıtıldığını», davalı şirket tarafından ilgili eserin öncelikle 2005 yılında basıldığını ve daha sonra tıpkı basım olarak 2014 yılında 2014 yılı bandrolü alınmak suretiyle yeniden basılarak satışa arz edildiğini, ayrıca davalı şirketin www.kaknus.com.tr alan adlı internet sitesinde de satış yapıldığını, davalı şirket tarafından eserin yayınlanması ile ilgili hiçbir şekilde telif ücreti ödenmediğini, davacı tarafından davalıya 27.01.2014 tarihinde noter aracılığı ile «ihtarname» keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin davalıya 28.01.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, «ihtara» cevap verilmediğini, öncelikle davacının eserine vaki tecavüzün kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç katı olarak şimdilik 20.000,00 TL tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ta …
… çerçevede bazı telif eserleri yayınladığını, bu dönemde davacının kendi eseri olan dava konusu Siyaset Felsefesine Giriş adlı kitabını da asistanı olarak araştırma «görevlisi» ... vasıtasıyla EDAM Danışmanlık firmasıyla irtibat kurarak yayınevinde yayımlatmak istediğini ve bu yönde asistanı aracılığıyla irtibatlı oldukları EDAM firmasına eserinin Word formatında yazılmış halini gönderdiğini, EDAM firmasıyla yapmış oldukları anlaşma çerçevesinde kitabı 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti anlaşması çerçevesinde basabileceklerini bildirdiklerini ve 2005 yılında kitabı bastıklarını, davacıya 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti verildiğini, buna göre eserin kendilerince 2004 yılında «teslim» alındığını ve yayım programına alınarak 2005 yılında yayınevi tarafından yayınlattırıldığını, söz konusu eserin müvekkilinden önce başka kimse tarafından basılmadığını, davacı tarafından eserin 2005 yılında yapılan bu basımına bizzat kendisinin teşekkür yazısı yazdığını, davacının kendi kitabının yayımlandığını bilmediğini öne sürmesi ve maddi-manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davayı açmasının tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının kitabının sadece 2005 yılında basımının yapıldığını, ancak 2014 yılında asla ve kesinlikle bir tıpkı basımının yapılmadığını, davacının dava konusu kitabını 2012 yılında Kumsaati Yayınları'na verdiğini ve yayınlattırdığını, davacının gönderdiği «ihtarnamenin» usulsüz olduğunu, yayınevinin 2006 yılından önceki yayınlarında stok bandrol kullandığını, davacının kasten ve kötü niyetli olarak Savcılığa «şikayet» ederek şirkete polis yoluyla baskın yaptırdığını ve «depoda» bulunup satışa arz edilmemiş olan kitaplarını toplattığını, davacının telif hakkı olarak talep ettiği 100 adet kitabını teslim aldığını ve buna bağlı olarak da 10 yıl boyunca hiçbir itirazı bulunmadığını, dava konusu taleplerin «zamanaşımına» uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… e sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı şirket ve Muhammet Çiftçi aleyhine yazılı izin olmaksızın Siyaset Felsefesine Giriş adlı eserinin basılması, «dağıtılması» nedeniyle 5846 sayılı Kanun kapsamında cezalandırılması ve 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi gereğince bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/36201 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, akabinde İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/385 E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, mahkeme tarafından sanığın mahkumiyetine (HAGB), sanığın eser üzerinde başka bir esere ait bandrol kullanmak suçundan beraatine, davalı şirket hakkında tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve «hükmün kesinleştiği», davacının "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğu, kitabın 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, kitabın 2005 yılında basıldığı hususunun davalının kabulünde olduğu ancak 2014 yılındaki basım iddiasının kabul edilmediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığından bandrol alınmadığının gerek işbu davada gerekse de kesinleşen ceza davasında sabit olduğu; tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının davacıya ait kitabı 2005 yılında basımını yaptığı ve dava tarihi itibariyle halen satışta tuttuğu, davacının 2014 yılına ilişkin basım iddiasının kanıtlanamadığı, 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesindeki "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmüne aykırı olarak davalının kitabı yazılı bir sözleşme olmaksızın basmış olması nedeniyle davacının tazminat hakkının bulunduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddelere tabi davanın 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 nci maddeler gereğince yapılan «maddi tazminat» ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan re …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kitabın üzerinde yayınevinin veya «dağıtımcının» .... olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, bandrol alan veya bandrolleri «teslim» alanın davalı .... olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… sitelerinde davacıya ait kitabın e-ticaret yoluyla satışa sunulması işlemlerinde web sitesi işletmecisi kişi yada kişiler ile davalı şirket arasında kitap temini ve «teslimi» konusunda bir sözleşme olup olmadığı, davalılar tarafından web sitesinin işletmecisine kitap teslimi yapılıp yapılmadığı, satışı gerçekleştirilen kitapların ücretinin davalılar tarafından tahsil edilip edilmediği hususlarında bir araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu karardaDavacı tarafça meydana getirilen ve baskısı yine davacı tarafından yaptırılıp Kültür Bakanlığından bandrolleri alınan şiir kitabının eser sahibi olan davacıdan izin alınmaksızın davalılar tarafından davadışı kişilere ait web sitelerinde satışa sunulduğu ileri sürülmüş ve ilgili web sitelerinin kitap satışına dair sayfalarının birer örneği dosyaya «ibraz» edilmiştir.
… sitelerinde davacıya ait kitabın e-ticaret yoluyla satışa sunulması işlemlerinde web sitesi işletmecisi kişi yada kişiler ile davalı şirket arasında kitap temini ve «teslimi» konusunda bir sözleşme olup olmadığı, davalılar tarafından web sitesinin işletmecisine kitap teslimi yapılıp yapılmadığı, satışı gerçekleştirilen kitapların ücretinin davalılar tarafından tahsil edilip edilmediği hususlarında bir araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/589 E. , 2024/4222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1107 Esas, 2022/2064Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/231 E., 2022/46 K.
Taraflar arasındaki Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının profesör doktor unvanı ile öğretim üyeliği yaptığını, "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğunu, müvekkiline ait yazılı eserin herhangi bir yazılı izni olmaksızın ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 52 nci madde uyarınca da bir sözleşme yapılmaksızın davalı tarafından basıldığını ve dağıtıldığını, davalı şirket tarafından ilgili eserin öncelikle 2005 yılında basıldığını ve daha sonra tıpkı basım olarak 2014 yılında 2014 yılı bandrolü alınmak suretiyle yeniden basılarak satışa arz edildiğini, ayrıca davalı şirketin www.kaknus.com.tr alan adlı internet sitesinde de satış yapıldığını, davalı şirket tarafından eserin yayınlanması ile ilgili hiçbir şekilde telif ücreti ödenmediğini, davacı tarafından davalıya 27.01.2014 tarihinde noter aracılığı ile ihtarname keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin davalıya 28.01.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, öncelikle davacının eserine vaki tecavüzün kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç katı olarak şimdilik 20.000,00 TL tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2004 yılında müvekkilinin sahibi olduğu KAKNÜS YAYINLARI bünyesinde EDAM Danışmanlık firmasıyla çıkarmış oldukları Sicil Toplum Dergisinde yayınlanmış makalelerden siyaset bilimi ve sivil toplum konulu bir dizi eseri yayınlama kararı aldıklarını ve bu çerçevede bazı telif eserleri yayınladığını, bu dönemde davacının kendi eseri olan dava konusu Siyaset Felsefesine Giriş adlı kitabını da asistanı olarak araştırma görevlisi ... vasıtasıyla EDAM Danışmanlık firmasıyla irtibat kurarak yayınevinde yayımlatmak istediğini ve bu yönde asistanı aracılığıyla irtibatlı oldukları EDAM firmasına eserinin Word formatında yazılmış halini gönderdiğini, EDAM firmasıyla yapmış oldukları anlaşma çerçevesinde kitabı 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti anlaşması çerçevesinde basabileceklerini bildirdiklerini ve 2005 yılında kitabı bastıklarını, davacıya 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti verildiğini, buna göre eserin kendilerince 2004 yılında teslim alındığını ve yayım programına alınarak 2005 yılında yayınevi tarafından yayınlattırıldığını, söz konusu eserin müvekkilinden önce başka kimse tarafından basılmadığını, davacı tarafından eserin 2005 yılında yapılan bu basımına bizzat kendisinin teşekkür yazısı yazdığını, davacının kendi kitabının yayımlandığını bilmediğini öne sürmesi ve maddi-manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davayı açmasının tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının kitabının sadece 2005 yılında basımının yapıldığını, ancak 2014 yılında asla ve kesinlikle bir tıpkı basımının yapılmadığını, davacının dava konusu kitabını 2012 yılında Kumsaati Yayınları'na verdiğini ve yayınlattırdığını, davacının gönderdiği ihtarnamenin usulsüz olduğunu, yayınevinin 2006 yılından önceki yayınlarında stok bandrol kullandığını, davacının kasten ve kötü niyetli olarak Savcılığa şikayet ederek şirkete polis yoluyla baskın yaptırdığını ve depoda bulunup satışa arz edilmemiş olan kitaplarını toplattığını, davacının telif hakkı olarak talep ettiği 100 adet kitabını teslim aldığını ve buna bağlı olarak da 10 yıl boyunca hiçbir itirazı bulunmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı tarafça yazılan ve 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu tespit edilen Siyaset Felsefesine Giriş isimli kitabın basımı konusunda davalı ile 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinde emredildiği gibi mali haklara dair yazılı bir sözleşme yapmaksızın 2005 yılında kitabın basımını yaptığı, 2014 yılında yeniden kitabın basımını yaptığının ispatlanamadığı, davalının bu şekilde davacı eser sahibine ait manevi haklardan 5846 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki umuma arz hakkını, mali haklardan 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesindeki çoğaltma hakkı, 23 üncü maddesindeki yayma hakkını ihlal ettiği, davacının bu nedenle 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca manevi tazminat ve 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşme bedelinin üç katı kadar maddi tazminat talep edebileceği, 2005 yılında basımı yapılan bu kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan bandrol talebinde bulunmadığı, davalıya ait iş yerinde bulunan kitapların bandrolsüz oldukları, ayrıca davacı tarafça mahkemeye sunulan iki adet kitabın üzerinde ise başka kişilere ait iki farklı kitap için davalı tarafça alınan bandrollerin yapıştırılmış oldukları, bu nedenle davalının dava konusu kitaptan tam olarak kaç adet baskı yaptığının tespit edilemediği, ancak davalının iş yerinde kendi oluşturduğu resmi olmayan bir kayıtta 1550 adet kitap basıldığının yazılı olduğu, davaya konu kitabın niteliğine ve davalı şirket yetkilisinin başka kitaba ait bandrolleri kullanmak suçundan beraat etmiş olmasına göre, diğer kitaplar için aldığı toplam 6000 adet bandrolün tamamının bu kitaplar üzerinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi uyarınca davacının iddiasını geçerli delillerle ispatlaması gerektiği, zararın varlığına rağmen tutar ispat edilemez ise gerektiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca hakim uygun tazminatı kendisi belirleyebileceği, bandrol ve davalı kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6000 adet kitabın basıldığına ilişkin olarak somut delil bulunmadığı, davalı işyerinde 37 adet kitabın ele geçtiği, iki adet kitabın da davacı tarafça dosyaya sunulduğu, davalıya ait iş yeri kaydında ise 1550 adet kitabın basıldığına dair kayıt bulunduğuna göre, tazminat hesabının ele geçen bu kitaplar ve kayıt dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme bulunmadığından davacı yazara ödenecek telif tazminatının ne kadar olduğunun da bilinemediği, basılan kitap sayısına, kitapların satış bedeline, kitabın yalnızca toplumun belli bir kesimine hitap edecek akademik ve bilimsel nitelikte bir kitap olmasına, davalının kusur derecesine göre 5.000,00 TL telif bedelinin üç katı kadar 15.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, davacı tarafından telif tazminatı talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden önceki basımlar için taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan, yalnızca muhtemel tecavüzünün önlenmesine karar verilmesi gerektiği, 2005 yılındaki basımın hangi ayda gerçekleştiği tespit edilemediğinden faizin başlangıç tarihi 01.07.2005 olarak kabul edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kitabının sadece 2005 yılırda basıldığını, 2014 yılında hiçbir şekilde kitabın basımı yapılmadığını, davacının 2014 yılında yeniden ikinci basımın yapıldığını iddia ettiğini, mahkemede bulunan iki kitap üzerinde kitabın kağıdı ve mürekkebi üzerinde karbon testi yapıldığında kitabın hangi yılda basıldığı rahatlıkla tespit edilebileceğini, davacının tüm iddiaları ve taleplerinin zamanaşınımına uğradığını, kanunun aradığı 1 yıllık hak düşürücü sürenin çoktan geçtiğini, davacının dava konusu kitabı 2012 yılında Kum Saatleri yayınevinde tekrar bastırdığını, bu yayınevine kaç adet bandrol aldığı ve sattığı sorulduğunda kitabın kaç adet satıldığının ortaya çıkacağını, esasen yayıncılık piyasasında çoğu zaman sözlü anlaşmalar yapıldığını, bu uygulamanın teamül haline geldiğini, davacıya telif ücreti olarak davacı 100 adet kitap verildiğini, alınan bilirkişi raporunda '2014 yılında baskının yapıldığına dair herhangibi bir tespitin bulunmadığını, bilirkişi yapılacak teknik inceleme ile basım tarihinin belirlenebileceğini, ayrıca bilirkişi nüshaların ilk baskıya ait olduğunun belirlenmesi halinde maddi tazminat hesabının kabulünün yapılamayacağının belirttiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı şirket ve Muhammet Çiftçi aleyhine yazılı izin olmaksızın Siyaset Felsefesine Giriş adlı eserinin basılması, dağıtılması nedeniyle 5846 sayılı Kanun kapsamında cezalandırılması ve 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi gereğince bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/36201 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, akabinde İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/385 E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, mahkeme tarafından sanığın mahkumiyetine (HAGB), sanığın eser üzerinde başka bir esere ait bandrol kullanmak suçundan beraatine, davalı şirket hakkında tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, davacının "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğu, kitabın 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, kitabın 2005 yılında basıldığı hususunun davalının kabulünde olduğu ancak 2014 yılındaki basım iddiasının kabul edilmediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığından bandrol alınmadığının gerek işbu davada gerekse de kesinleşen ceza davasında sabit olduğu;
tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının davacıya ait kitabı 2005 yılında basımını yaptığı ve dava tarihi itibariyle halen satışta tuttuğu, davacının 2014 yılına ilişkin basım iddiasının kanıtlanamadığı, 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesindeki "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmüne aykırı olarak davalının kitabı yazılı bir sözleşme olmaksızın basmış olması nedeniyle davacının tazminat hakkının bulunduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddelere tabi davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 nci maddeler gereğince yapılan maddi tazminat ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kitabın davalı tarafından izinsiz ve sözleşme yapılmaksızın basıldığı ve dağıtıldığı hususları ile maddi tazminat hesabının haklı olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre kararın isabetli olup olmadığında toplanmaktadır.
Dava, kitabın izinsiz basımının yapılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Kanun'un 14, 22,23,52, 68 ve 70 inci maddeleri ile 6098 sayılı Kanun'un 50,51 ve 146 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063940000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz