Misliyle değişim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2893 E. 2024/5742 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
misliyle değişim↗ ayıpsız misli ile değişim↗ seçimlik hak↗ ayıp iddiası↗ kullanım hatası↗ misli ile değişim↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ garanti süresi↗ misli ile değiştirme↗ garanti kapsamı↗ bildirim yükümlülüğü↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ terditli dava↗ ihbar yükümlülüğü↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ zamanaşımı defi↗ ticari satım↗ şikayet↗ hakkaniyet↗ garantörlük↗ sebepsiz zenginleşme↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ yetki↗ fatura↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/414 E., 2020/227 K.
Taraflar arasındaki ayıba dayalı misliyle değişim veya terditli olarak bedel iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından 28.11.2013 tarih 763779 nolu fatura bedeli olan 228.063,12 euro karşılığında ... plaka sayılı 2013 model Land Rover marka siyah renkli otomobilin ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş. Balgat Şubesinden satın alındığını, söz konusu araca 07.12.2013 tarihli fatura ile 1.429,80 euro, 09.12.2013 tarihli fatura ile 1.535,84 euro, 16.12.2013 tarihli fatura ile 1.850,58 euro, 19.12.2013 tarihli fatura ile 3.825,32 euro bedelli aksesuarlar takıldığını, aracın satın alındığı tarihten bu yana fren balatalarından gelen ötme sesi kesilmediği gibi "Touchscreen" ekranın kararıp hiç bir verinin gözükmediğini, bu arızaların giderilmesi için aracın defalarca servise götürüldüğü halde herhangi bir sonuç alınamadığını, arızaların nedeninin bulunamadığını, bunun üzerine ihtarname keşide edilerek malın ayıplı olması nedeniyle sözlemeden dönüldüğünü, 30 gün içinde aracın ayıpsız aynı aksesuarlara sahip misli ile değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde araç ve aksesuar bedelinin iadesinin talep edildiğini, ancak herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, davalı tarafından dava konusu aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığını ileri sürerek ayıplı olarak satışı yapılan ... plakalı 2013 model aracın ayıpsız aynı aksesuarlara sahip misli ile değiştirilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde araç ve aksesuar bedeli olan 236.704,66 euronun 21.01.2017 temerrüt tarihinden itibaren dövize uygulanacak faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın yasanın ön gördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, ihtilafın ticari satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup 2 yıllık garanti süresinin geçtiğini, davacının birden çok seçimlilik hak talebine birlikte yer verdiğini, davaya konu araçta üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, söz konusu hakkın değiştirebilmesine olanak sağlayan yasal koşulların oluşmadığını, iddianın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının araç kullanımından elde ettiği faydalar ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, talep edilen faizin sebepsiz zenginleşmeye neden olacak düzeyde olduğunu, davanın yetki, zamanaşımı, ayıp bildirimi yükümlülüğüne uymama nedenleriyle reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 01.04.2014 tarihi ile 18.11.2016 tarihleri arasında aracın müteaddit defa davaya konu şikayetlerle servise götürüldüğünün anlaşıldığı, iki yıllık garanti süresinin bulunması ve serviste geçen sürenin garanti süresine eklenmesi gerektiğinden davalı yanın zamanaşımı definin yerinde olmadığı, keza gizli ayıbın ortaya çıkması ile birlikte araç servise götürülmekle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın freninde balata sesi gelmesi üzerine servise başvurulduğu ve garanti kapsamında aracın fren balatalarının değişiminin yapıldığı, makine mühendisliği fakültesi otomotiv kürsüsü öğretim üyeleri tarafından yapılan incelemede araçta fren balata sesinin duyulmadığının, yapılan fren testinde de fren performansının yeterli olduğunun tespit edildiği, bu suretle araçtaki fren arızasının garanti kapsamında onarım yoluyla giderilmiş olduğu, aracın multimedya ekranında kararma olduğuna ilişkin ayıp iddiası kapsamında elektrik elektronik mühendisinin katılımı ile yapılan inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek raporda araç üzerinde yapılan incelemede multimedya ekranında herhangi bir arıza olmadığının görüldüğünün bildirildiği, davacının orta ekranda kararma şikayeti ile servise yaptığı 30.09.2015 tarihli başvuru üzerine ön multimedya ekranının, 17.06.2016 tarihinde ise orta konsol ekranının değiştirildiğinin anlaşıldığı, inceleme tarihi itibariyle multimedya ekranında herhangi bir arıza tespit edilmediğinin alınan raporda ifade edildiği, buna göre davacı yanın ayıp iddiasına esas olan arızaların servis hizmeti ile onarımının yapılarak giderildiği, bu kapsamda dava tarihi itibariyle satıma konu aracın imalattan kaynaklanan davacının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan ve misli ile değiştirilmesini gerektirecek nitelikte bir ayıbın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık dinletme talebinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, incelenmek üzere verilen videoların 22.03.2017 tarihli olduğunu, davanın 16.03.2017 tarihinde açıldığını, dava açıldıktan sonra da ekranın karardığının anlaşıldığını, daha önce servis tarafından orta konsol ekranının değişim yapıldıktan sonra dahi bu problemin devam ettiğini, aracın dokunmatik ekranının ayıplı olduğu, fakat ayıbın kaynağının uzmanlık alanları içinde olmadığı gerekçesiyle tespit edilemediğini, davaya konu aracın frenlerinde balata sesine sebep olan sorunun bir ayıp olduğunu, davaya konu araçtaki arızaların oluşumunda kullanıcı hatası bulunmadığını, garanti süresi kapsamında araçta imalat hatası nedeniyle fren balatalarından sürekli ses gelmesi nedeniyle defalarca servise girmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, o dönemde aracın sık sık servise gitmesi nedeniyle araçtan yararlanamamanın süreklilik arz ettiğini, ekran kararma sorununun halen devam ettiğini, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklenen faydayı sağlayamadığını, anılan sorunlar için 21 kez aracın servise götürüldüğünü, Mahkemece bedel iadesi talepleri gözetilerek en azından ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut servis kayıtlarına göre aracın 28.11.2013 tarihinde satın alındığı, 28.02.2014 tarihli servis emrinde navigasyon ekranında karıncalanma şikayetiyle ilk defa servise götürüldüğü; en son 18.11.2016 tarihinde seyir halinde gidildiğinde ön tekerden metal sürtme sesi şikayetiyle servise gidildiği, eldeki davanın ise 16.03.2017 tarihinde açıldığı, alınan bilirkişi raporları ve servis kayıtlarındaki şikayetlerin incelenmesinde 13 kez fren/ses/sağa çekme ile ilgili, 6 kez de orta konsol ekranı ile ilgili şikayetin bulunduğu, şikayetlerle ilgili servis hizmeti garanti kapsamında alınmış olmakla birlikte araçtaki şikayetlerin devam ettiğinin belirlendiği, yapılan onarımlar sonucu arızaların giderilmesi amacıyla parçalar değiştirilmiş ise de şikayetlerin devam ettiği, ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunun yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile tespit edildiği, araçtaki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının tespit edildiği ve mevcut durumun davacının aracına duyduğu güvenin sarsılması ve araçtan beklemiş olduğu faydayı sağlayamamasına neden olduğu, davacının aracı bu hali ile kabule zorlanamayacağı ve sonuç olarak dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişimi talebinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüyle dava konusu 28.11.2013 tarih 763779 nolu faturalı ... plaka sayılı 2013 model Land Rover marka siyah renkli aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalıya iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarında araçta fren sesi ve fren performans kaybı olmadığının, ayıbın giderildiğinin, bu durumun değer kaybına neden olmayacağının, multimedya sisteminde de bir anormallik tespit edilmediğinin belirtildiğini, buna göre araçta ayıp olmamasına rağmen verilen kararın hatalı olduğunu, davacının servise başvurarak onarım hakkını kullandığını, şayet aksi kanaatte olunursa bedel indiriminin misliyle değişimden daha hakkaniyete uygun olacağını, davacı tarafın ayıp iddiasına konu arızaların davacının aracı kullanımını etkileyen ve beklediği faydayı sağlamayan arızalar olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı ve buna bağlı olarak misliyle değişim veya terditli şekilde bedel iadesi talebinin yerindeliğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesi ve devam hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:misliyle değişim · bedel indirimi · garanti kapsamı · değer kaybı · ayıp · bedel iadesi · garantörlük · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarında araçta fren sesi ve fren performans «kaybı» olmadığının, ayıbın giderildiğinin, bu durumun «değer kaybına» neden olmayacağının, multimedya sisteminde de bir anormallik tespit edilmediğinin belirtildiğini, buna göre araçta «ayıp» olmamasına rağmen verilen kararın hatalı olduğunu, davacının servise başvurarak onarım hakkını kullandığını, şayet aksi kanaatte olunursa «bedel indiriminin» «misliyle değişimden» daha «hakkaniyete» uygun olacağını, davacı tarafın ayıp iddiasına konu arızaların davacının aracı kullanımını etkileyen ve beklediği faydayı sağlamayan arızalar olmadığını ileri süre …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın yasanın ön gördüğü «ayıp» ve «ihbar yükümlülüğüne» uygun davranmadığını bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, ihtilafın «ticari satım» ilişkisinden kaynaklanmakta olup 2 yıllık «garanti» süresinin geçtiğini, davacının birden çok «seçimlilik hak» talebine birlikte yer verdiğini, davaya konu araçta üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek herhangi bir «kusur» bulunmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, söz konusu hakkın değiştirebilmesine olanak sağlayan yasal koşulların oluşmadığını, iddianın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının araç kullanımından elde ettiği faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, talep edilen faizin «sebepsiz zenginleşmeye» neden olacak düzeyde olduğunu, davanın «yetki», «zamanaşımı», ayıp «bildirimi yükümlülüğüne» uymama nedenleriyle reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık dinletme talebinin yerine getirilmediğini, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmediğini, incelenmek üzere verilen videoların 22.03.2017 tarihli olduğunu, davanın 16.03.2017 tarihinde açıldığını, dava açıldıktan sonra da ekranın karardığının anlaşıldığını, daha önce servis tarafından orta konsol ekranının değişim yapıldıktan sonra dahi bu problemin devam ettiğini, aracın dokunmatik ekranının ayıplı olduğu, fakat ayıbın kaynağının uzmanlık alanları içinde olmadığı gerekçesiyle tespit edilemediğini, davaya konu aracın frenlerinde balata sesine sebep olan sorunun bir «ayıp» olduğunu, davaya konu araçtaki arızaların oluşumunda «kullanıcı hatası» bulunmadığını, «garanti süresi» kapsamında araçta imalat hatası nedeniyle fren balatalarından sürekli ses gelmesi nedeniyle defalarca servise girmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, o dönemde aracın sık sık servise gitmesi nedeniyle araçtan yararlanamamanın süreklilik arz ettiğini, ekran kararma sorununun halen devam ettiğini, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklenen faydayı sağlayamadığını, anılan sorunlar için 21 kez aracın servise götürüldüğünü, Mahkemece «bedel iadesi» talepleri gözetilerek en azından ayıp oranında «bedel indirimine» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dönme hakkı · sözleşmeden dönme · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · maddi tazminat · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4117 E. 2021/5087 K.
Ortak:garanti süresi · garanti kapsamı · şikayet · garantörlük · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… en kararı ile dosyada mevcut servis kayıtlarına göre aracın 28.11.2013 tarihinde satın alındığı, 28.02.2014 tarihli servis emrinde navigasyon ekranında karıncalanma «şikayetiyle» ilk defa servise götürüldüğü; en «son» 18.11.2016 tarihinde seyir halinde gidildiğinde ön tekerden metal sürtme sesi şikayetiyle servise gidildiği, eldeki davanın ise 16.03.2017 tarihinde açıldığı, alınan bilirkişi raporları ve servis kayıtlarındaki şikayetlerin incelenmesinde 13 kez fren/ses/sağa çekme ile ilgili, 6 kez de orta konsol ekranı ile ilgili şikayetin bulunduğu, şikayetlerle ilgili servis hizmeti «garanti kapsamında» alınmış olmakla birlikte araçtaki şikayetlerin devam ettiğinin belirlendiği, yapılan onarımlar sonucu arızaların giderilmesi amacıyla parçalar değiştirilmiş ise de şikayetlerin devam ettiği, ayıpların «gizli ayıp» niteliğinde olduğunun yaptırılan «bilirkişi incelemeleri» ile tespit edildiği, araçtaki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının tespit edildiği ve mevcut durumun davacının aracına duyduğu güvenin sarsılması ve …
… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 01.04.2014 tarihi ile 18.11.2016 tarihleri arasında aracın müteaddit defa davaya konu «şikayetlerle» servise götürüldüğünün anlaşıldığı, iki yıllık «garanti» süresinin bulunması ve serviste geçen sürenin garanti süresine eklenmesi gerektiğinden davalı yanın «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, keza gizli ayıbın ortaya çıkması ile birlikte araç servise götürülmekle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında davacının «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirdiği, davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın freninde balata sesi gelmesi üzerine servise başvurulduğu ve «garanti kapsamında» aracın fren balatalarının değişiminin yapıldığı, makine mühendisliği fakültesi otomotiv kürsüsü öğretim üyeleri tarafından yapılan incelemede araçta fren balata sesinin duyulmadığının, yapılan fren testinde de fren performansının yeterli olduğunun tespit edildiği, bu suretle araçtaki fren arızasının garanti kapsamında onarım yoluyla giderilmiş olduğu, aracın multimedya ekranında kararma olduğuna ilişkin «ayıp iddiası» kapsamında elektrik elektronik mühendisinin katılımı ile yapılan inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek raporda araç üzerinde yapılan incelemede mu …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık dinletme talebinin yerine getirilmediğini, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmediğini, incelenmek üzere verilen videoların 22.03.2017 tarihli olduğunu, davanın 16.03.2017 tarihinde açıldığını, dava açıldıktan sonra da ekranın karardığının anlaşıldığını, daha önce servis tarafından orta konsol ekranının değişim yapıldıktan sonra dahi bu problemin devam ettiğini, aracın dokunmatik ekranının ayıplı olduğu, fakat ayıbın kaynağının uzmanlık alanları içinde olmadığı gerekçesiyle tespit edilemediğini, davaya konu aracın frenlerinde balata sesine sebep olan sorunun bir «ayıp» olduğunu, davaya konu araçtaki arızaların oluşumunda «kullanıcı hatası» bulunmadığını, «garanti süresi» kapsamında araçta imalat hatası nedeniyle fren balatalarından sürekli ses gelmesi nedeniyle defalarca servise girmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, o dönemde aracın sık sık servise gitmesi nedeniyle araçtan yararlanamamanın süreklilik arz ettiğini, ekran kararma sorununun halen devam ettiğini, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklenen faydayı sağlayamadığını, anılan sorunlar için 21 kez aracın servise götürüldüğünü, Mahkemece «bedel iadesi» talepleri gözetilerek en azından ayıp oranında «bedel indirimine» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satın aldığı aracın 04.07.2012 - 23.09.2014 tarihleri arasında «garanti süresi» içerisinde özellikle fren sistemi ile ilgili arıza «şikayetleri» nedeniyle 9'dan fazla kez servise gittiği, aracın balatalarının her seferinde temizlendiği, balata ve disklerinin bir çok kez değiştirildiği, en «son» 30.04.2014 tarihinde «garanti kapsamında» disklerin, 23.09.2014 tarihinde ön teker bilyeleri ve sağ ve sol aksların değiştirildiği, araçta garanti süresi içinde bir çok arıza meydana geldiği, bunların bir kısmının yetkili servis tarafından giderildiği ancak aracın frenine basıldığı anlarda direksiyonda oluşan titremenin giderilemediği, bu sorunun devam ettiği, aracın fren sisteminde üretimden kaynaklanan bir hata olduğu, bu arızanın süreklilik arz ettiği, can güvenliği açısından aracın kullanılmasının riskli olduğu, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği vaat edilen faydayı sağlayamadığı, bu nedenle Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 14.maddesinde belirtilen şartların oluşması nedeniyle davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...plakalı Ford Mondeo Titanium 4K 1.6 TDCI marka 2012 model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu konuda davalıların davacı tarafa karşı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davacının dava konusu aracı 06.02.2012 tarihinde 2. el olarak satın aldığı, satıcı ve üretici firma tarafından verilen 2 yıllık «garanti» süresinin davadan önce dolduğu ve davacının dava konusu 2. el aracı dava dışı 3. kişiden satın almış olup taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığında …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satın aldığı aracın 04.07.2012 - 23.09.2014 tarihleri arasında «garanti süresi» içerisinde özellikle fren sistemi ile ilgili arıza «şikayetleri» nedeniyle 9'dan fazla kez servise gittiği, aracın balatalarının her seferinde temizlendiği, balata ve disklerinin bir çok kez değiştirildiği, en «son» 30.04.2014 tarihinde «garanti kapsamında» disklerin, 23.09.2014 tarihinde ön teker bilyeleri ve sağ ve sol aksların değiştirildiği, araçta garanti süresi içinde bir çok arıza meydana geldiği, bunların bir kısmının yetkili servis tarafından giderildiği ancak aracın frenine basıldığı anlarda direksiyonda oluşan titremenin giderilemediği, bu sorunun devam ettiği, aracın fren sisteminde üretimden kaynaklanan bir hata olduğu, bu arızanın süreklilik arz ettiği, can güvenliği açısından aracın kullanılmasının riskli olduğu, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği vaat edilen faydayı sağlayamadığı, bu nedenle Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 14.maddesinde belirtilen şartların oluşması nedeniyle davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...plakalı Ford Mondeo Titanium 4K 1.6 TDCI marka 2012 model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu konuda davalıların davacı tarafa karşı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2893 E. , 2024/5742 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1164 Esas, 2023/352 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/414 E., 2020/227 K.
Taraflar arasındaki ayıba dayalı misliyle değişim veya terditli olarak bedel iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından 28.11.2013 tarih 763779 nolu fatura bedeli olan 228.063,12 euro karşılığında ... plaka sayılı 2013 model Land Rover marka siyah renkli otomobilin ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş. Balgat Şubesinden satın alındığını, söz konusu araca 07.12.2013 tarihli fatura ile 1.429,80 euro, 09.12.2013 tarihli fatura ile 1.535,84 euro, 16.12.2013 tarihli fatura ile 1.850,58 euro, 19.12.2013 tarihli fatura ile 3.825,32 euro bedelli aksesuarlar takıldığını, aracın satın alındığı tarihten bu yana fren balatalarından gelen ötme sesi kesilmediği gibi "Touchscreen" ekranın kararıp hiç bir verinin gözükmediğini, bu arızaların giderilmesi için aracın defalarca servise götürüldüğü halde herhangi bir sonuç alınamadığını, arızaların nedeninin bulunamadığını, bunun üzerine ihtarname keşide edilerek malın ayıplı olması nedeniyle sözlemeden dönüldüğünü, 30 gün içinde aracın ayıpsız aynı aksesuarlara sahip misli ile değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde araç ve aksesuar bedelinin iadesinin talep edildiğini, ancak herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, davalı tarafından dava konusu aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığını ileri sürerek ayıplı olarak satışı yapılan ...
plakalı 2013 model aracın ayıpsız aynı aksesuarlara sahip misli ile değiştirilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde araç ve aksesuar bedeli olan 236.704,66 euronun 21.01.2017 temerrüt tarihinden itibaren dövize uygulanacak faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın yasanın ön gördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, ihtilafın ticari satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup 2 yıllık garanti süresinin geçtiğini, davacının birden çok seçimlilik hak talebine birlikte yer verdiğini, davaya konu araçta üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, söz konusu hakkın değiştirebilmesine olanak sağlayan yasal koşulların oluşmadığını, iddianın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının araç kullanımından elde ettiği faydalar ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, talep edilen faizin sebepsiz zenginleşmeye neden olacak düzeyde olduğunu, davanın yetki, zamanaşımı, ayıp bildirimi yükümlülüğüne uymama nedenleriyle reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 01.04.2014 tarihi ile 18.11.2016 tarihleri arasında aracın müteaddit defa davaya konu şikayetlerle servise götürüldüğünün anlaşıldığı, iki yıllık garanti süresinin bulunması ve serviste geçen sürenin garanti süresine eklenmesi gerektiğinden davalı yanın zamanaşımı definin yerinde olmadığı, keza gizli ayıbın ortaya çıkması ile birlikte araç servise götürülmekle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın freninde balata sesi gelmesi üzerine servise başvurulduğu ve garanti kapsamında aracın fren balatalarının değişiminin yapıldığı, makine mühendisliği fakültesi otomotiv kürsüsü öğretim üyeleri tarafından yapılan incelemede araçta fren balata sesinin duyulmadığının, yapılan fren testinde de fren performansının yeterli olduğunun tespit edildiği, bu suretle araçtaki fren arızasının garanti kapsamında onarım yoluyla giderilmiş olduğu, aracın multimedya ekranında kararma olduğuna ilişkin ayıp iddiası kapsamında elektrik elektronik mühendisinin katılımı ile yapılan inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek raporda araç üzerinde yapılan incelemede multimedya ekranında herhangi bir arıza olmadığının görüldüğünün bildirildiği, davacının orta ekranda kararma şikayeti ile servise yaptığı 30.09.2015 tarihli başvuru üzerine ön multimedya ekranının, 17.06.2016 tarihinde ise orta konsol ekranının değiştirildiğinin anlaşıldığı, inceleme tarihi itibariyle multimedya ekranında herhangi bir arıza tespit edilmediğinin alınan raporda ifade edildiği, buna göre davacı yanın ayıp iddiasına esas olan arızaların servis hizmeti ile onarımının yapılarak giderildiği, bu kapsamda dava tarihi itibariyle satıma konu aracın imalattan kaynaklanan davacının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan ve misli ile değiştirilmesini gerektirecek nitelikte bir ayıbın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık dinletme talebinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, incelenmek üzere verilen videoların 22.03.2017 tarihli olduğunu, davanın 16.03.2017 tarihinde açıldığını, dava açıldıktan sonra da ekranın karardığının anlaşıldığını, daha önce servis tarafından orta konsol ekranının değişim yapıldıktan sonra dahi bu problemin devam ettiğini, aracın dokunmatik ekranının ayıplı olduğu, fakat ayıbın kaynağının uzmanlık alanları içinde olmadığı gerekçesiyle tespit edilemediğini, davaya konu aracın frenlerinde balata sesine sebep olan sorunun bir ayıp olduğunu, davaya konu araçtaki arızaların oluşumunda kullanıcı hatası bulunmadığını, garanti süresi kapsamında araçta imalat hatası nedeniyle fren balatalarından sürekli ses gelmesi nedeniyle defalarca servise girmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, o dönemde aracın sık sık servise gitmesi nedeniyle araçtan yararlanamamanın süreklilik arz ettiğini, ekran kararma sorununun halen devam ettiğini, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklenen faydayı sağlayamadığını, anılan sorunlar için 21 kez aracın servise götürüldüğünü, Mahkemece bedel iadesi talepleri gözetilerek en azından ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut servis kayıtlarına göre aracın 28.11.2013 tarihinde satın alındığı, 28.02.2014 tarihli servis emrinde navigasyon ekranında karıncalanma şikayetiyle ilk defa servise götürüldüğü; en son 18.11.2016 tarihinde seyir halinde gidildiğinde ön tekerden metal sürtme sesi şikayetiyle servise gidildiği, eldeki davanın ise 16.03.2017 tarihinde açıldığı, alınan bilirkişi raporları ve servis kayıtlarındaki şikayetlerin incelenmesinde 13 kez fren/ses/sağa çekme ile ilgili, 6 kez de orta konsol ekranı ile ilgili şikayetin bulunduğu, şikayetlerle ilgili servis hizmeti garanti kapsamında alınmış olmakla birlikte araçtaki şikayetlerin devam ettiğinin belirlendiği, yapılan onarımlar sonucu arızaların giderilmesi amacıyla parçalar değiştirilmiş ise de şikayetlerin devam ettiği, ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunun yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile tespit edildiği, araçtaki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının tespit edildiği ve mevcut durumun davacının aracına duyduğu güvenin sarsılması ve araçtan beklemiş olduğu faydayı sağlayamamasına neden olduğu, davacının aracı bu hali ile kabule zorlanamayacağı ve sonuç olarak dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişimi talebinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüyle dava konusu 28.11.2013 tarih 763779 nolu faturalı ...
plaka sayılı 2013 model Land Rover marka siyah renkli aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalıya iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarında araçta fren sesi ve fren performans kaybı olmadığının, ayıbın giderildiğinin, bu durumun değer kaybına neden olmayacağının, multimedya sisteminde de bir anormallik tespit edilmediğinin belirtildiğini, buna göre araçta ayıp olmamasına rağmen verilen kararın hatalı olduğunu, davacının servise başvurarak onarım hakkını kullandığını, şayet aksi kanaatte olunursa bedel indiriminin misliyle değişimden daha hakkaniyete uygun olacağını, davacı tarafın ayıp iddiasına konu arızaların davacının aracı kullanımını etkileyen ve beklediği faydayı sağlamayan arızalar olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı ve buna bağlı olarak misliyle değişim veya terditli şekilde bedel iadesi talebinin yerindeliğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesi ve devam hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063731600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz