Ayıplı Mal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4117 E. 2021/5087 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız misli ile değiştirme↗ garanti süresi↗ misli ile değiştirme↗ garanti kapsamı↗ müteselsil sorumluluk↗ şikayet↗ garantörlük↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satın aldığı aracın 04.07.2012 - 23.09.2014 tarihleri arasında garanti süresi içerisinde özellikle fren sistemi ile ilgili arıza şikayetleri nedeniyle 9'dan fazla kez servise
gittiği, aracın balatalarının her seferinde temizlendiği, balata ve disklerinin bir çok kez değiştirildiği, en son 30.04.2014 tarihinde garanti kapsamında disklerin, 23.09.2014 tarihinde ön teker bilyeleri ve sağ ve sol aksların değiştirildiği, araçta garanti süresi içinde bir çok arıza meydana geldiği, bunların bir kısmının yetkili servis tarafından giderildiği ancak aracın frenine basıldığı anlarda direksiyonda oluşan titremenin giderilemediği, bu sorunun devam ettiği, aracın fren sisteminde üretimden kaynaklanan bir hata olduğu, bu arızanın süreklilik arz ettiği, can güvenliği açısından aracın kullanılmasının riskli olduğu, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği vaat edilen faydayı sağlayamadığı, bu nedenle Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 14.maddesinde belirtilen şartların oluşması nedeniyle davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...plakalı Ford Mondeo Titanium 4K 1.6 TDCI marka 2012 model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu konuda davalıların davacı tarafa karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacının dava konusu aracı 06.02.2012 tarihinde 2. el olarak satın aldığı, satıcı ve üretici firma tarafından verilen 2 yıllık garanti süresinin davadan önce dolduğu ve davacının dava konusu 2. el aracı dava dışı 3. kişiden satın almış olup taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığından davalıların davaya konu ayıplı araçtan dolayı hukuken sorumlu tutulmaları mümkün değildir.Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2893 E. 2024/5742 K.
Ortak:garanti süresi · garanti kapsamı · şikayet · garantörlük · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satın aldığı aracın 04.07.2012 - 23.09.2014 tarihleri arasında «garanti süresi» içerisinde özellikle fren sistemi ile ilgili arıza «şikayetleri» nedeniyle 9'dan fazla kez servise gittiği, aracın balatalarının her seferinde temizlendiği, balata ve disklerinin bir çok kez değiştirildiği, en «son» 30.04.2014 tarihinde «garanti kapsamında» disklerin, 23.09.2014 tarihinde ön teker bilyeleri ve sağ ve sol aksların değiştirildiği, araçta garanti süresi içinde bir çok arıza meydana geldiği, bunların bir kısmının yetkili servis tarafından giderildiği ancak aracın frenine basıldığı anlarda direksiyonda oluşan titremenin giderilemediği, bu sorunun devam ettiği, aracın fren sisteminde üretimden kaynaklanan bir hata olduğu, bu arızanın süreklilik arz ettiği, can güvenliği açısından aracın kullanılmasının riskli olduğu, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği vaat edilen faydayı sağlayamadığı, bu nedenle Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 14.maddesinde belirtilen şartların oluşması nedeniyle davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...plakalı Ford Mondeo Titanium 4K 1.6 TDCI marka 2012 model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu konuda davalıların davacı tarafa karşı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davacının dava konusu aracı 06.02.2012 tarihinde 2. el olarak satın aldığı, satıcı ve üretici firma tarafından verilen 2 yıllık «garanti» süresinin davadan önce dolduğu ve davacının dava konusu 2. el aracı dava dışı 3. kişiden satın almış olup taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığında …
Benzer bu kararda… en kararı ile dosyada mevcut servis kayıtlarına göre aracın 28.11.2013 tarihinde satın alındığı, 28.02.2014 tarihli servis emrinde navigasyon ekranında karıncalanma «şikayetiyle» ilk defa servise götürüldüğü; en «son» 18.11.2016 tarihinde seyir halinde gidildiğinde ön tekerden metal sürtme sesi şikayetiyle servise gidildiği, eldeki davanın ise 16.03.2017 tarihinde açıldığı, alınan bilirkişi raporları ve servis kayıtlarındaki şikayetlerin incelenmesinde 13 kez fren/ses/sağa çekme ile ilgili, 6 kez de orta konsol ekranı ile ilgili şikayetin bulunduğu, şikayetlerle ilgili servis hizmeti «garanti kapsamında» alınmış olmakla birlikte araçtaki şikayetlerin devam ettiğinin belirlendiği, yapılan onarımlar sonucu arızaların giderilmesi amacıyla parçalar değiştirilmiş ise de şikayetlerin devam ettiği, ayıpların «gizli ayıp» niteliğinde olduğunun yaptırılan «bilirkişi incelemeleri» ile tespit edildiği, araçtaki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının tespit edildiği ve mevcut durumun davacının aracına duyduğu güvenin sarsılması ve …
… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 01.04.2014 tarihi ile 18.11.2016 tarihleri arasında aracın müteaddit defa davaya konu «şikayetlerle» servise götürüldüğünün anlaşıldığı, iki yıllık «garanti» süresinin bulunması ve serviste geçen sürenin garanti süresine eklenmesi gerektiğinden davalı yanın «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, keza gizli ayıbın ortaya çıkması ile birlikte araç servise götürülmekle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında davacının «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirdiği, davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın freninde balata sesi gelmesi üzerine servise başvurulduğu ve «garanti kapsamında» aracın fren balatalarının değişiminin yapıldığı, makine mühendisliği fakültesi otomotiv kürsüsü öğretim üyeleri tarafından yapılan incelemede araçta fren balata sesinin duyulmadığının, yapılan fren testinde de fren performansının yeterli olduğunun tespit edildiği, bu suretle araçtaki fren arızasının garanti kapsamında onarım yoluyla giderilmiş olduğu, aracın multimedya ekranında kararma olduğuna ilişkin «ayıp iddiası» kapsamında elektrik elektronik mühendisinin katılımı ile yapılan inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek raporda araç üzerinde yapılan incelemede mu …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık dinletme talebinin yerine getirilmediğini, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmediğini, incelenmek üzere verilen videoların 22.03.2017 tarihli olduğunu, davanın 16.03.2017 tarihinde açıldığını, dava açıldıktan sonra da ekranın karardığının anlaşıldığını, daha önce servis tarafından orta konsol ekranının değişim yapıldıktan sonra dahi bu problemin devam ettiğini, aracın dokunmatik ekranının ayıplı olduğu, fakat ayıbın kaynağının uzmanlık alanları içinde olmadığı gerekçesiyle tespit edilemediğini, davaya konu aracın frenlerinde balata sesine sebep olan sorunun bir «ayıp» olduğunu, davaya konu araçtaki arızaların oluşumunda «kullanıcı hatası» bulunmadığını, «garanti süresi» kapsamında araçta imalat hatası nedeniyle fren balatalarından sürekli ses gelmesi nedeniyle defalarca servise girmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, o dönemde aracın sık sık servise gitmesi nedeniyle araçtan yararlanamamanın süreklilik arz ettiğini, ekran kararma sorununun halen devam ettiğini, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklenen faydayı sağlayamadığını, anılan sorunlar için 21 kez aracın servise götürüldüğünü, Mahkemece «bedel iadesi» talepleri gözetilerek en azından ayıp oranında «bedel indirimine» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · seçimlik hak · ayıp iddiası · kullanım hatası · bedel indirimi · bildirim yükümlülüğü · değer kaybı · gizli ayıp
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın yasanın ön gördüğü «ayıp» ve «ihbar yükümlülüğüne» uygun davranmadığını bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, ihtilafın «ticari satım» ilişkisinden kaynaklanmakta olup 2 yıllık «garanti» süresinin geçtiğini, davacının birden çok «seçimlilik hak» talebine birlikte yer verdiğini, davaya konu araçta üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek herhangi bir «kusur» bulunmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, söz konusu hakkın değiştirebilmesine olanak sağlayan yasal koşulların oluşmadığını, iddianın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının araç kullanımından elde ettiği faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, talep edilen faizin «sebepsiz zenginleşmeye» neden olacak düzeyde olduğunu, davanın «yetki», «zamanaşımı», ayıp «bildirimi yükümlülüğüne» uymama nedenleriyle reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarında araçta fren sesi ve fren performans «kaybı» olmadığının, ayıbın giderildiğinin, bu durumun «değer kaybına» neden olmayacağının, multimedya sisteminde de bir anormallik tespit edilmediğinin belirtildiğini, buna göre araçta «ayıp» olmamasına rağmen verilen kararın hatalı olduğunu, davacının servise başvurarak onarım hakkını kullandığını, şayet aksi kanaatte olunursa «bedel indiriminin» «misliyle değişimden» daha «hakkaniyete» uygun olacağını, davacı tarafın ayıp iddiasına konu arızaların davacının aracı kullanımını etkileyen ve beklediği faydayı sağlamayan arızalar olmadığını ileri süre …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık dinletme talebinin yerine getirilmediğini, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmediğini, incelenmek üzere verilen videoların 22.03.2017 tarihli olduğunu, davanın 16.03.2017 tarihinde açıldığını, dava açıldıktan sonra da ekranın karardığının anlaşıldığını, daha önce servis tarafından orta konsol ekranının değişim yapıldıktan sonra dahi bu problemin devam ettiğini, aracın dokunmatik ekranının ayıplı olduğu, fakat ayıbın kaynağının uzmanlık alanları içinde olmadığı gerekçesiyle tespit edilemediğini, davaya konu aracın frenlerinde balata sesine sebep olan sorunun bir «ayıp» olduğunu, davaya konu araçtaki arızaların oluşumunda «kullanıcı hatası» bulunmadığını, «garanti süresi» kapsamında araçta imalat hatası nedeniyle fren balatalarından sürekli ses gelmesi nedeniyle defalarca servise girmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, o dönemde aracın sık sık servise gitmesi nedeniyle araçtan yararlanamamanın süreklilik arz ettiğini, ekran kararma sorununun halen devam ettiğini, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklenen faydayı sağlayamadığını, anılan sorunlar için 21 kez aracın servise götürüldüğünü, Mahkemece «bedel iadesi» talepleri gözetilerek en azından ayıp oranında «bedel indirimine» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki ayıba dayalı «misliyle değişim» veya «terditli» olarak «bedel iadesi» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:garanti kapsamı · garantörlük
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satın aldığı aracın 04.07.2012 - 23.09.2014 tarihleri arasında «garanti süresi» içerisinde özellikle fren sistemi ile ilgili arıza «şikayetleri» nedeniyle 9'dan fazla kez servise gittiği, aracın balatalarının her seferinde temizlendiği, balata ve disklerinin bir çok kez değiştirildiği, en «son» 30.04.2014 tarihinde «garanti kapsamında» disklerin, 23.09.2014 tarihinde ön teker bilyeleri ve sağ ve sol aksların değiştirildiği, araçta garanti süresi içinde bir çok arıza meydana geldiği, bunların bir kısmının yetkili servis tarafından giderildiği ancak aracın frenine basıldığı anlarda direksiyonda oluşan titremenin giderilemediği, bu sorunun devam ettiği, aracın fren sisteminde üretimden kaynaklanan bir hata olduğu, bu arızanın süreklilik arz ettiği, can güvenliği açısından aracın kullanılmasının riskli olduğu, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği vaat edilen faydayı sağlayamadığı, bu nedenle Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 14.maddesinde belirtilen şartların oluşması nedeniyle davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...plakalı Ford Mondeo Titanium 4K 1.6 TDCI marka 2012 model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu konuda davalıların davacı tarafa karşı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davacının dava konusu aracı 06.02.2012 tarihinde 2. el olarak satın aldığı, satıcı ve üretici firma tarafından verilen 2 yıllık «garanti» süresinin davadan önce dolduğu ve davacının dava konusu 2. el aracı dava dışı 3. kişiden satın almış olup taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığında …
Benzer bu kararda… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · bedel indirimi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · mahrum kalınan kâr · ayıp · bedel iadesi
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakim, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4117 E. , 2021/5087 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.03.2018 tarih ve 2017/1107-2018/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılardan .... tarafından ithal edilen diğer davalı Tan Oto Motorlu Araçlar...Ltd.Şti.'nin bayi olarak satışını yaptığı Ford Mondeo marka/model aracı garanti süresi içinde satın aldığını, aracın garanti süresi içinde arızalandığını, garanti kapsamından yararlandırılmasına rağmen bir türlü araçtaki arızanın giderilemediğini, 4077 sayılı Kanunun 13.maddesi ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14.maddesinde belirtilen şartların oluştuğunu, aracın mevcut arızası giderilemediği için muadili bir araçla değiştirilmesi konusunda girişimde bulunduklarını ancak sonuç alamadıklarını ileri sürerek dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ayıplı maldan sadece satıcının sorumlu olduğunu, satış sözleşmesinin tarafı olmayan imalatçının müteselsil sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu aracın satıcısının Ford Otomotiv San. A.Ş olmadığını, davalı şirketin dava konusu aracın satışında taraf olmadığını, aracı ayıplı olarak satan kişinin davacıdan önceki malik olduğunu, bu itibarla davalı şirketlerin taraf olmadıkları bir sözleşmenin konusunu teşkil eden maldaki ayıp iddiasından dolayı sorumlu tutulmalarının hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir..
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının satın aldığı aracın 04.07.2012 - 23.09.2014 tarihleri arasında garanti süresi içerisinde özellikle fren sistemi ile ilgili arıza şikayetleri nedeniyle 9'dan fazla kez servise
gittiği, aracın balatalarının her seferinde temizlendiği, balata ve disklerinin bir çok kez değiştirildiği, en son 30.04.2014 tarihinde garanti kapsamında disklerin, 23.09.2014 tarihinde ön teker bilyeleri ve sağ ve sol aksların değiştirildiği, araçta garanti süresi içinde bir çok arıza meydana geldiği, bunların bir kısmının yetkili servis tarafından giderildiği ancak aracın frenine basıldığı anlarda direksiyonda oluşan titremenin giderilemediği, bu sorunun devam ettiği, aracın fren sisteminde üretimden kaynaklanan bir hata olduğu, bu arızanın süreklilik arz ettiği, can güvenliği açısından aracın kullanılmasının riskli olduğu, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği vaat edilen faydayı sağlayamadığı, bu nedenle Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 14.maddesinde belirtilen şartların oluşması nedeniyle davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...plakalı Ford Mondeo Titanium 4K 1.6 TDCI marka 2012 model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu konuda davalıların davacı tarafa karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacının dava konusu aracı 06.02.2012 tarihinde 2. el olarak satın aldığı, satıcı ve üretici firma tarafından verilen 2 yıllık garanti süresinin davadan önce dolduğu ve davacının dava konusu 2. el aracı dava dışı 3. kişiden satın almış olup taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığından davalıların davaya konu ayıplı araçtan dolayı hukuken sorumlu tutulmaları mümkün değildir.Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681340600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz