6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/478 E. 2024/3837 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': 'üç aylık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı çağrısız genel kurul pay devir sözleşmesi nisap yoklukla malul karar karar nisabı şirket müdürlüğü butlan esas sözleşme pay devri yokluk şirket merkezi mahkemesi emredici hüküm olağanüstü genel kurul genel kurul kararının iptali iptal davası hak düşürücü süre bilirkişi incelemesi limited şirket esastan ret ıslah taşıyan yetkisizlik kararı dava sebebi yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ: Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI : 2020/574 E., 2022/219 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olup 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantılarının müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, kendisine çağrı yapılmadığını, gönderilen çağrı kâğıdının ulaşmadığını, genel kurul davetinin internet sitesinde yayınlanmadığını, 20.07.2020 tarihli genet kurulda devam eden müdürlük görevinin gerekçe göstermeksizin sona erdirildiğini, şirket merkezinin yerinin değiştirildiğini, alınan kararlar için nisabın sağlanamadığını, bu sebeple yok hükmünde olduğunu, 13.08.2020 tarihli genel kurulun çağrısız genel kurul olduğunu kendisi olmadığı için genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını, şekle riayet edilmediğini, pay devir sözleşmelerinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan genel kurullarının ve bu genel kurullarda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.07.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, genel kurul kararı hazirun listesinde ... (600 pay), ... ... (200 pay), ... ... (200 pay) ve... (200 pay) olarak gösterilmiş olup toplantıya ... ve ... ile toplam (400 pay) katılım sağladığı, ilgili genel kurulda davacının itiraz ettiği hususlar; davacının müdürlüğünün gerekçe gösterilmeksizin sonlandırılması, şirket merkezinin değiştirilmesi olup ilgili kararlar için yeterli nisabın sağlanmadığını iddia ettiği, şirket müdürlüğü seçilmesine ilişkin madde gündemde olması halinde toplantıda bulunan tarafların karar alabilme yetkisine sahip olduğu ve şirket merkezinin değiştirilmesi kararı önemli kararlardan olup nitelikli nisaba bağlanmış ise de aynı şehir içinde yapılan adres değişikliği toplantıda temsil edilen kişilerin salt çoğunluğu ile alınabileceği kabul edilmiş olup somut olayda da aynı il içinde adres değişikliğine karar verildiği, bu sebeple ilgili 20.07.2020 tarihli genel kurul kararı yokluk veya butlan yaptırımına tabi olmadığı, iptal talebi için ise üç aylık hak düşürücü süre içerinde açılmadığı için incelenme konusu yapılmadığı,13.08.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, davacı genel kurulun çağrısız genel kurul olduğunu, kendisi olmadan genel kurulun toplandığını bu sebeple yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını pay devir sözleşmelerinin usule aykırı olduğunu ve ... vekili olarak ...'ce imzalandığını, ...'in imzalarının sahte olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürdüğü, ilgili genel kurulun şirket pay devirlerini içeren bir genel kurul olduğu, şirket pay devirleri içeren genel kurullar toplantıda temsil edilenlerin salt çoğunluğu nisap için aranılan koşul olduğu, genel kurul sadece pay devri içerse bile mutlaka limited şirket genel kurulu için gerekli çağrı gündem hususları taşıyan bir genel kurul olmak zorunda olduğu, genel kurulun çağrısız olması halinde tüm pay sahiplerinin yer almasının gerekli olduğu, davacının genel kurulda bulunmadığı bu nedenle genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğu sonucuna varıldığı, toplanılan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 20.07.2020 tarihli ve 13.08.2020 tarihli genel kurul kararlarının butlanı olmadığı takdirde iptali için başvurulmuş olup, kanunun taşıdığı hak düşücü süre içerinde başvurulmadığı için kararın iptali hususunun değerlendirilmediği, butlan konusunda ise 20.07.2020 tarihli genel kurul kararında herhangi bir butlan koşulu oluşmadığı için, 13.08.2020 tarihli genel kurul için ise yokluk yaptırımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı şirketin 13.08.2020 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespitine, 20.07.2020 tarihli genel kurulu açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirket genel kurul kararıyla aleyhlerine karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde iptal davası açılması gerektiğini, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, hakim tarafından resen dikkate alınacağını, üç aylık sürenin mutlak emredici hüküm niteliğinde olduğundan esas sözleşme ile de değiştirilmesinin mümkün olmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle zaman aşımına uğradığını, çağrının usulüne uygun olarak yapılmamış olmasının, Yargıtay tarafından tek başına kararın iptali için yeterli bir sebep olarak değerlendirilmediğini, davacının oylarının kararın alınmasına etkisinin olmadığını, davacının oyları olmaksızın da genel kurulu kararı alınabileceğini, davacının oy kullanıp kullanmamasının bir iptal sebebi olmadığını, genel kurul kararının iptali davasının açılmasının hak düşürücü süreye bağlandığını, davacının yokluk ya da butlan dahi yokken, davasını ıslah etmemişken talep dışına çıkılarak karar verildiğini, davacının imzasının sahte olduğuna dair dosyada herhangi bir bilirkişi incelemesi ya da bir belgenin olmadığını, gerekçeli kararda sahte imzadan bahsedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirket genel kurul kararlarının iptali olmadığı taktirde butlanının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Sözleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3178 E. 2020/3373 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11946 E. 2014/18708 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/478 E.  ,  2024/3837 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/2306 Esas, 2022/2443 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2020/574 E., 2022/219 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olup 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantılarının müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, kendisine çağrı yapılmadığını, gönderilen çağrı kâğıdının ulaşmadığını, genel kurul davetinin internet sitesinde yayınlanmadığını, 20.07.2020 tarihli genet kurulda devam eden müdürlük görevinin gerekçe göstermeksizin sona erdirildiğini, şirket merkezinin yerinin değiştirildiğini, alınan kararlar için nisabın sağlanamadığını, bu sebeple yok hükmünde olduğunu, 13.08.2020 tarihli genel kurulun çağrısız genel kurul olduğunu kendisi olmadığı için genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını, şekle riayet edilmediğini, pay devir sözleşmelerinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan genel kurullarının ve bu genel kurullarda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.07.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, genel kurul kararı hazirun listesinde ... (600 pay), ... ... (200 pay), ... ... (200 pay) ve... (200 pay) olarak gösterilmiş olup toplantıya ... ve ... ile toplam (400 pay) katılım sağladığı, ilgili genel kurulda davacının itiraz ettiği hususlar; davacının müdürlüğünün gerekçe gösterilmeksizin sonlandırılması, şirket merkezinin değiştirilmesi olup ilgili kararlar için yeterli nisabın sağlanmadığını iddia ettiği, şirket müdürlüğü seçilmesine ilişkin madde gündemde olması halinde toplantıda bulunan tarafların karar alabilme yetkisine sahip olduğu ve şirket merkezinin değiştirilmesi kararı önemli kararlardan olup nitelikli nisaba bağlanmış ise de aynı şehir içinde yapılan adres değişikliği toplantıda temsil edilen kişilerin salt çoğunluğu ile alınabileceği kabul edilmiş olup somut olayda da aynı il içinde adres değişikliğine karar verildiği, bu sebeple ilgili 20.07.2020 tarihli genel kurul kararı yokluk veya butlan yaptırımına tabi olmadığı, iptal talebi için ise üç aylık hak düşürücü süre içerinde açılmadığı için incelenme konusu yapılmadığı,13.08.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, davacı genel kurulun çağrısız genel kurul olduğunu, kendisi olmadan genel kurulun toplandığını bu sebeple yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını pay devir sözleşmelerinin usule aykırı olduğunu ve ...

vekili olarak ...'ce imzalandığını, ...'in imzalarının sahte olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürdüğü, ilgili genel kurulun şirket pay devirlerini içeren bir genel kurul olduğu, şirket pay devirleri içeren genel kurullar toplantıda temsil edilenlerin salt çoğunluğu nisap için aranılan koşul olduğu, genel kurul sadece pay devri içerse bile mutlaka limited şirket genel kurulu için gerekli çağrı gündem hususları taşıyan bir genel kurul olmak zorunda olduğu, genel kurulun çağrısız olması halinde tüm pay sahiplerinin yer almasının gerekli olduğu, davacının genel kurulda bulunmadığı bu nedenle genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğu sonucuna varıldığı, toplanılan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 20.07.2020 tarihli ve 13.08.2020 tarihli genel kurul kararlarının butlanı olmadığı takdirde iptali için başvurulmuş olup, kanunun taşıdığı hak düşücü süre içerinde başvurulmadığı için kararın iptali hususunun değerlendirilmediği, butlan konusunda ise 20.07.2020 tarihli genel kurul kararında herhangi bir butlan koşulu oluşmadığı için, 13.08.2020 tarihli genel kurul için ise yokluk yaptırımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı şirketin 13.08.2020 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespitine, 20.07.2020 tarihli genel kurulu açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirket genel kurul kararıyla aleyhlerine karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde iptal davası açılması gerektiğini, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, hakim tarafından resen dikkate alınacağını, üç aylık sürenin mutlak emredici hüküm niteliğinde olduğundan esas sözleşme ile de değiştirilmesinin mümkün olmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle zaman aşımına uğradığını, çağrının usulüne uygun olarak yapılmamış olmasının, Yargıtay tarafından tek başına kararın iptali için yeterli bir sebep olarak değerlendirilmediğini, davacının oylarının kararın alınmasına etkisinin olmadığını, davacının oyları olmaksızın da genel kurulu kararı alınabileceğini, davacının oy kullanıp kullanmamasının bir iptal sebebi olmadığını, genel kurul kararının iptali davasının açılmasının hak düşürücü süreye bağlandığını, davacının yokluk ya da butlan dahi yokken, davasını ıslah etmemişken talep dışına çıkılarak karar verildiğini, davacının imzasının sahte olduğuna dair dosyada herhangi bir bilirkişi incelemesi ya da bir belgenin olmadığını, gerekçeli kararda sahte imzadan bahsedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirket genel kurul kararlarının iptali olmadığı taktirde butlanının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063623000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.