Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/478 E. 2024/3837 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'üç aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı↗ çağrısız genel kurul↗ pay devir sözleşmesi↗ nisap↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ şirket müdürlüğü↗ butlan↗ esas sözleşme↗ pay devri↗ yokluk↗ şirket merkezi mahkemesi↗ emredici hüküm↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ esastan ret↗ ıslah↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/574 E., 2022/219 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olup 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantılarının müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, kendisine çağrı yapılmadığını, gönderilen çağrı kâğıdının ulaşmadığını, genel kurul davetinin internet sitesinde yayınlanmadığını, 20.07.2020 tarihli genet kurulda devam eden müdürlük görevinin gerekçe göstermeksizin sona erdirildiğini, şirket merkezinin yerinin değiştirildiğini, alınan kararlar için nisabın sağlanamadığını, bu sebeple yok hükmünde olduğunu, 13.08.2020 tarihli genel kurulun çağrısız genel kurul olduğunu kendisi olmadığı için genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını, şekle riayet edilmediğini, pay devir sözleşmelerinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan genel kurullarının ve bu genel kurullarda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.07.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, genel kurul kararı hazirun listesinde ... (600 pay), ... ... (200 pay), ... ... (200 pay) ve... (200 pay) olarak gösterilmiş olup toplantıya ... ve ... ile toplam (400 pay) katılım sağladığı, ilgili genel kurulda davacının itiraz ettiği hususlar; davacının müdürlüğünün gerekçe gösterilmeksizin sonlandırılması, şirket merkezinin değiştirilmesi olup ilgili kararlar için yeterli nisabın sağlanmadığını iddia ettiği, şirket müdürlüğü seçilmesine ilişkin madde gündemde olması halinde toplantıda bulunan tarafların karar alabilme yetkisine sahip olduğu ve şirket merkezinin değiştirilmesi kararı önemli kararlardan olup nitelikli nisaba bağlanmış ise de aynı şehir içinde yapılan adres değişikliği toplantıda temsil edilen kişilerin salt çoğunluğu ile alınabileceği kabul edilmiş olup somut olayda da aynı il içinde adres değişikliğine karar verildiği, bu sebeple ilgili 20.07.2020 tarihli genel kurul kararı yokluk veya butlan yaptırımına tabi olmadığı, iptal talebi için ise üç aylık hak düşürücü süre içerinde açılmadığı için incelenme konusu yapılmadığı,13.08.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, davacı genel kurulun çağrısız genel kurul olduğunu, kendisi olmadan genel kurulun toplandığını bu sebeple yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını pay devir sözleşmelerinin usule aykırı olduğunu ve ... vekili olarak ...'ce imzalandığını, ...'in imzalarının sahte olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürdüğü, ilgili genel kurulun şirket pay devirlerini içeren bir genel kurul olduğu, şirket pay devirleri içeren genel kurullar toplantıda temsil edilenlerin salt çoğunluğu nisap için aranılan koşul olduğu, genel kurul sadece pay devri içerse bile mutlaka limited şirket genel kurulu için gerekli çağrı gündem hususları taşıyan bir genel kurul olmak zorunda olduğu, genel kurulun çağrısız olması halinde tüm pay sahiplerinin yer almasının gerekli olduğu, davacının genel kurulda bulunmadığı bu nedenle genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğu sonucuna varıldığı, toplanılan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 20.07.2020 tarihli ve 13.08.2020 tarihli genel kurul kararlarının butlanı olmadığı takdirde iptali için başvurulmuş olup, kanunun taşıdığı hak düşücü süre içerinde başvurulmadığı için kararın iptali hususunun değerlendirilmediği, butlan konusunda ise 20.07.2020 tarihli genel kurul kararında herhangi bir butlan koşulu oluşmadığı için, 13.08.2020 tarihli genel kurul için ise yokluk yaptırımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı şirketin 13.08.2020 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespitine, 20.07.2020 tarihli genel kurulu açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirket genel kurul kararıyla aleyhlerine karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde iptal davası açılması gerektiğini, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, hakim tarafından resen dikkate alınacağını, üç aylık sürenin mutlak emredici hüküm niteliğinde olduğundan esas sözleşme ile de değiştirilmesinin mümkün olmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle zaman aşımına uğradığını, çağrının usulüne uygun olarak yapılmamış olmasının, Yargıtay tarafından tek başına kararın iptali için yeterli bir sebep olarak değerlendirilmediğini, davacının oylarının kararın alınmasına etkisinin olmadığını, davacının oyları olmaksızın da genel kurulu kararı alınabileceğini, davacının oy kullanıp kullanmamasının bir iptal sebebi olmadığını, genel kurul kararının iptali davasının açılmasının hak düşürücü süreye bağlandığını, davacının yokluk ya da butlan dahi yokken, davasını ıslah etmemişken talep dışına çıkılarak karar verildiğini, davacının imzasının sahte olduğuna dair dosyada herhangi bir bilirkişi incelemesi ya da bir belgenin olmadığını, gerekçeli kararda sahte imzadan bahsedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket genel kurul kararlarının iptali olmadığı taktirde butlanının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3178 E. 2020/3373 K.
Ortak:yoklukla malul karar · karar nisabı · butlan · esas sözleşme · yokluk · olağanüstü genel kurul · temsil
İncelediğiniz kararda… ... ile toplam (400 pay) katılım sağladığı, ilgili genel kurulda davacının itiraz ettiği hususlar; davacının müdürlüğünün gerekçe gösterilmeksizin sonlandırılması, «şirket merkezinin» değiştirilmesi olup ilgili kararlar için yeterli «nisabın» sağlanmadığını iddia ettiği, «şirket müdürlüğü» seçilmesine ilişkin madde gündemde olması halinde toplantıda bulunan tarafların karar alabilme «yetkisine» sahip olduğu ve şirket merkezinin değiştirilmesi kararı önemli kararlardan olup nitelikli nisaba bağlanmış ise de aynı şehir içinde yapılan adres değişikliği toplantıda «temsil» edilen kişilerin salt çoğunluğu ile alınabileceği kabul edilmiş olup somut olayda da aynı il içinde adres değişikliğine karar verildiği, bu sebeple ilgili 20.07.2020 tarihli genel kurul kararı «yokluk» veya «butlan» yaptırımına tabi olmadığı, iptal talebi için ise üç aylık «hak düşürücü süre» içerinde açılmadığı için incelenme konusu yapılmadığı,13.08.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, davacı genel kurulun «çağrısız genel kurul» olduğunu, kendisi olmadan genel kurulun toplandığını bu sebeple yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını «pay devir sözleşmelerinin» usule aykırı olduğunu ve ... vekili olarak ...'ce imzalandığını, ...'in imzalarının sahte olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürdüğü, ilgili genel kurulun şirket pay devirlerini içeren bir genel kurul olduğu, şirket pay devirleri içeren genel kurullar toplantıda temsil edilenlerin salt çoğunluğu «nisap» için aranılan koşul olduğu, genel kurul sadece «pay devri» içerse bile mutlaka «limited şirket» genel kurulu için gerekli çağrı gündem hususları «taşıyan» bir genel kurul olmak zorunda olduğu, genel kurulun çağrısız olması halinde tüm pay sahiplerinin yer almasının gerekli olduğu, davacının genel kurulda bulunmadığı bu nedenle genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğu sonucuna varıldığı, toplanılan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 20.07.2020 tarihli ve 13.08.2020 tarihli «genel kurul kararlarının butlanı» olmadığı takdirde iptali için başvurulmuş olup, kanunun taşıdığı hak düşücü süre içerinde başvurulmadığı için kararın iptali hususunun değerlendirilmediği, butlan konusunda ise 20.07.2020 tarihli genel kurul kararında herhangi bir butlan koşulu oluşmadığı için, 13.08.2020 tarihli genel kurul için ise yokluk yaptırımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı şirketin 13.08.2020 tarihli genel kurulunun «yoklukla malul» olduğunun tespitine, 20.07.2020 tarihli genel kurulu açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirket genel kurul kararıyla aleyhlerine karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde «iptal davası» açılması gerektiğini, bu sürenin «hak düşürücü süre» olduğunu, hakim tarafından resen dikkate alınacağını, üç aylık sürenin mutlak «emredici» hüküm niteliğinde olduğundan «esas sözleşme» ile de değiştirilmesinin mümkün olmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle zaman aşımına uğradığını, çağrının usulüne uygun olarak yapılmamış olmasının, Yargıtay tarafından tek başına kararın iptali için yeterli bir sebep olarak değerlendirilmediğini, davacının oylarının kararın alınmasına etkisinin olmadığını, davacının oyları olmaksızın da genel kurulu kararı alınabileceğini, davacının oy kullanıp kullanmamasının bir iptal «sebebi» olmadığını, «genel kurul kararının iptali» davasının açılmasının hak düşürücü süreye bağlandığını, davacının «yokluk» ya da «butlan» dahi yokken, davasını «ıslah» etmemişken talep dışına çıkılarak karar verildiğini, davacının imzasının sahte olduğuna dair dosyada herhangi bir «bilirkişi incelemesi» ya da bir belgenin olmadığını, gerekçeli kararda sahte imzadan bahsedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
… genel kurul davetinin internet sitesinde yayınlanmadığını, 20.07.2020 tarihli genet kurulda devam eden müdürlük görevinin gerekçe göstermeksizin sona erdirildiğini, «şirket merkezinin» yerinin değiştirildiğini, alınan kararlar için «nisabın» sağlanamadığını, bu sebeple yok hükmünde olduğunu, 13.08.2020 tarihli genel kurulun «çağrısız genel kurul» olduğunu kendisi olmadığı için genel kurulun «yokluk» yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını, şekle riayet edilmediğini, «pay devir sözleşmelerinin» usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan genel kurullarının ve bu genel kurullarda alınan kararların iptal …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan «yönetim kurulu» üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin «ilan» edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren «geçersiz» olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı «yokluk» ya da «butlan» istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6. maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli «nisabın» bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin «ibraya» ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle «yoklukla malul» olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekç …
… ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan «uyuşmazlık konusu» «genel kurulda nisabın» olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararlar …
2- Dava, genel kurul kararlarının yok hükmünde ya da «butlana» tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul nisabı · ibra · uyuşmazlık konusu · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · ilan
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan «yönetim kurulu» üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin «ilan» edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren «geçersiz» olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı «yokluk» ya da «butlan» istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6. maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli «nisabın» bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin «ibraya» ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle «yoklukla malul» olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekç …
… ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan «uyuşmazlık konusu» «genel kurulda nisabın» olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararlar …
-
Genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11946 E. 2014/18708 K.
Ortak:çağrısız genel kurul · yoklukla malul karar · karar nisabı · butlan · yokluk · hak düşürücü süre · limited şirket · temsil · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… ... ile toplam (400 pay) katılım sağladığı, ilgili genel kurulda davacının itiraz ettiği hususlar; davacının müdürlüğünün gerekçe gösterilmeksizin sonlandırılması, «şirket merkezinin» değiştirilmesi olup ilgili kararlar için yeterli «nisabın» sağlanmadığını iddia ettiği, «şirket müdürlüğü» seçilmesine ilişkin madde gündemde olması halinde toplantıda bulunan tarafların karar alabilme «yetkisine» sahip olduğu ve şirket merkezinin değiştirilmesi kararı önemli kararlardan olup nitelikli nisaba bağlanmış ise de aynı şehir içinde yapılan adres değişikliği toplantıda «temsil» edilen kişilerin salt çoğunluğu ile alınabileceği kabul edilmiş olup somut olayda da aynı il içinde adres değişikliğine karar verildiği, bu sebeple ilgili 20.07.2020 tarihli genel kurul kararı «yokluk» veya «butlan» yaptırımına tabi olmadığı, iptal talebi için ise üç aylık «hak düşürücü süre» içerinde açılmadığı için incelenme konusu yapılmadığı,13.08.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, davacı genel kurulun «çağrısız genel kurul» olduğunu, kendisi olmadan genel kurulun toplandığını bu sebeple yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını «pay devir sözleşmelerinin» usule aykırı olduğunu ve ... vekili olarak ...'ce imzalandığını, ...'in imzalarının sahte olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürdüğü, ilgili genel kurulun şirket pay devirlerini içeren bir genel kurul olduğu, şirket pay devirleri içeren genel kurullar toplantıda temsil edilenlerin salt çoğunluğu «nisap» için aranılan koşul olduğu, genel kurul sadece «pay devri» içerse bile mutlaka «limited şirket» genel kurulu için gerekli çağrı gündem hususları «taşıyan» bir genel kurul olmak zorunda olduğu, genel kurulun çağrısız olması halinde tüm pay sahiplerinin yer almasının gerekli olduğu, davacının genel kurulda bulunmadığı bu nedenle genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğu sonucuna varıldığı, toplanılan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 20.07.2020 tarihli ve 13.08.2020 tarihli «genel kurul kararlarının butlanı» olmadığı takdirde iptali için başvurulmuş olup, kanunun taşıdığı hak düşücü süre içerinde başvurulmadığı için kararın iptali hususunun değerlendirilmediği, butlan konusunda ise 20.07.2020 tarihli genel kurul kararında herhangi bir butlan koşulu oluşmadığı için, 13.08.2020 tarihli genel kurul için ise yokluk yaptırımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı şirketin 13.08.2020 tarihli genel kurulunun «yoklukla malul» olduğunun tespitine, 20.07.2020 tarihli genel kurulu açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
… genel kurul davetinin internet sitesinde yayınlanmadığını, 20.07.2020 tarihli genet kurulda devam eden müdürlük görevinin gerekçe göstermeksizin sona erdirildiğini, «şirket merkezinin» yerinin değiştirildiğini, alınan kararlar için «nisabın» sağlanamadığını, bu sebeple yok hükmünde olduğunu, 13.08.2020 tarihli genel kurulun «çağrısız genel kurul» olduğunu kendisi olmadığı için genel kurulun «yokluk» yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını, şekle riayet edilmediğini, «pay devir sözleşmelerinin» usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan genel kurullarının ve bu genel kurullarda alınan kararların iptal …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirket genel kurul kararıyla aleyhlerine karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde «iptal davası» açılması gerektiğini, bu sürenin «hak düşürücü süre» olduğunu, hakim tarafından resen dikkate alınacağını, üç aylık sürenin mutlak «emredici» hüküm niteliğinde olduğundan «esas sözleşme» ile de değiştirilmesinin mümkün olmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle zaman aşımına uğradığını, çağrının usulüne uygun olarak yapılmamış olmasının, Yargıtay tarafından tek başına kararın iptali için yeterli bir sebep olarak değerlendirilmediğini, davacının oylarının kararın alınmasına etkisinin olmadığını, davacının oyları olmaksızın da genel kurulu kararı alınabileceğini, davacının oy kullanıp kullanmamasının bir iptal «sebebi» olmadığını, «genel kurul kararının iptali» davasının açılmasının hak düşürücü süreye bağlandığını, davacının «yokluk» ya da «butlan» dahi yokken, davasını «ıslah» etmemişken talep dışına çıkılarak karar verildiğini, davacının imzasının sahte olduğuna dair dosyada herhangi bir «bilirkişi incelemesi» ya da bir belgenin olmadığını, gerekçeli kararda sahte imzadan bahsedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul «toplantısında nisabının» yeterli olduğu, ancak TTK'da belirtilen çağrı ve tebliğ usullerinin tamamının uygulanmadığı, buna rağmen söz konusu kararın «yokluk» ve «mutlak butlan» ile batıl olmadığı, ancak iptal edilebilir olduğu, davacının toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, iptal davasının 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının genel kurul kararının ilanından uzun bir süre sonra kararın iptali için başvurmasının MK.
Dava, 31.11.2011 tarihli «limited şirket» genel kurul toplantısının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 31.11.2011 tarihli genel kurul toplantısının çağrı yapılmadan müvekkilinin katılımı olmaksızın yapıldığını ileri sürerek, genel kurul kararının «yoklukla malul» olduğunu ileri sürmüş olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · toplantı ve karar nisabı · pay sahipliği · hakkın kötüye kullanılması · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul «toplantısında nisabının» yeterli olduğu, ancak TTK'da belirtilen çağrı ve tebliğ usullerinin tamamının uygulanmadığı, buna rağmen söz konusu kararın «yokluk» ve «mutlak butlan» ile batıl olmadığı, ancak iptal edilebilir olduğu, davacının toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, iptal davasının 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının genel kurul kararının ilanından uzun bir süre sonra kararın iptali için başvurmasının MK.
2. maddesindeki «hakkın kötüye kullanılması» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davaya konu genel kurul toplantısı, toplantı yapıldığı tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 370.maddesine göre çağrısız yapılmış olup, TTK.nun 370. maddesindeki düzenlemeye göre bütün «pay sahipleri» veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabilir.
Diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün «pay sahipleri» veya «temsilcilerinin» hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/478 E. , 2024/3837 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2306 Esas, 2022/2443 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2020/574 E., 2022/219 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olup 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantılarının müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, kendisine çağrı yapılmadığını, gönderilen çağrı kâğıdının ulaşmadığını, genel kurul davetinin internet sitesinde yayınlanmadığını, 20.07.2020 tarihli genet kurulda devam eden müdürlük görevinin gerekçe göstermeksizin sona erdirildiğini, şirket merkezinin yerinin değiştirildiğini, alınan kararlar için nisabın sağlanamadığını, bu sebeple yok hükmünde olduğunu, 13.08.2020 tarihli genel kurulun çağrısız genel kurul olduğunu kendisi olmadığı için genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını, şekle riayet edilmediğini, pay devir sözleşmelerinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.07.2020 ve 13.08.2020 tarihlerinde yapılan genel kurullarının ve bu genel kurullarda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.07.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, genel kurul kararı hazirun listesinde ... (600 pay), ... ... (200 pay), ... ... (200 pay) ve... (200 pay) olarak gösterilmiş olup toplantıya ... ve ... ile toplam (400 pay) katılım sağladığı, ilgili genel kurulda davacının itiraz ettiği hususlar; davacının müdürlüğünün gerekçe gösterilmeksizin sonlandırılması, şirket merkezinin değiştirilmesi olup ilgili kararlar için yeterli nisabın sağlanmadığını iddia ettiği, şirket müdürlüğü seçilmesine ilişkin madde gündemde olması halinde toplantıda bulunan tarafların karar alabilme yetkisine sahip olduğu ve şirket merkezinin değiştirilmesi kararı önemli kararlardan olup nitelikli nisaba bağlanmış ise de aynı şehir içinde yapılan adres değişikliği toplantıda temsil edilen kişilerin salt çoğunluğu ile alınabileceği kabul edilmiş olup somut olayda da aynı il içinde adres değişikliğine karar verildiği, bu sebeple ilgili 20.07.2020 tarihli genel kurul kararı yokluk veya butlan yaptırımına tabi olmadığı, iptal talebi için ise üç aylık hak düşürücü süre içerinde açılmadığı için incelenme konusu yapılmadığı,13.08.2020 tarihli genel kurul kararının incelenmesinde, davacı genel kurulun çağrısız genel kurul olduğunu, kendisi olmadan genel kurulun toplandığını bu sebeple yokluk yaptırımına tabi olduğunu, genel kurulda alınan pay devirlerinin hukuka uygun olmadığını pay devir sözleşmelerinin usule aykırı olduğunu ve ...
vekili olarak ...'ce imzalandığını, ...'in imzalarının sahte olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürdüğü, ilgili genel kurulun şirket pay devirlerini içeren bir genel kurul olduğu, şirket pay devirleri içeren genel kurullar toplantıda temsil edilenlerin salt çoğunluğu nisap için aranılan koşul olduğu, genel kurul sadece pay devri içerse bile mutlaka limited şirket genel kurulu için gerekli çağrı gündem hususları taşıyan bir genel kurul olmak zorunda olduğu, genel kurulun çağrısız olması halinde tüm pay sahiplerinin yer almasının gerekli olduğu, davacının genel kurulda bulunmadığı bu nedenle genel kurulun yokluk yaptırımına tabi olduğu sonucuna varıldığı, toplanılan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 20.07.2020 tarihli ve 13.08.2020 tarihli genel kurul kararlarının butlanı olmadığı takdirde iptali için başvurulmuş olup, kanunun taşıdığı hak düşücü süre içerinde başvurulmadığı için kararın iptali hususunun değerlendirilmediği, butlan konusunda ise 20.07.2020 tarihli genel kurul kararında herhangi bir butlan koşulu oluşmadığı için, 13.08.2020 tarihli genel kurul için ise yokluk yaptırımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı şirketin 13.08.2020 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespitine, 20.07.2020 tarihli genel kurulu açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirket genel kurul kararıyla aleyhlerine karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde iptal davası açılması gerektiğini, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, hakim tarafından resen dikkate alınacağını, üç aylık sürenin mutlak emredici hüküm niteliğinde olduğundan esas sözleşme ile de değiştirilmesinin mümkün olmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle zaman aşımına uğradığını, çağrının usulüne uygun olarak yapılmamış olmasının, Yargıtay tarafından tek başına kararın iptali için yeterli bir sebep olarak değerlendirilmediğini, davacının oylarının kararın alınmasına etkisinin olmadığını, davacının oyları olmaksızın da genel kurulu kararı alınabileceğini, davacının oy kullanıp kullanmamasının bir iptal sebebi olmadığını, genel kurul kararının iptali davasının açılmasının hak düşürücü süreye bağlandığını, davacının yokluk ya da butlan dahi yokken, davasını ıslah etmemişken talep dışına çıkılarak karar verildiğini, davacının imzasının sahte olduğuna dair dosyada herhangi bir bilirkişi incelemesi ya da bir belgenin olmadığını, gerekçeli kararda sahte imzadan bahsedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket genel kurul kararlarının iptali olmadığı taktirde butlanının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063623000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz