Menfi tespit | Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3301 E. 2024/3835 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme dilekçesi↗ müddeabih↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ işlemden kaldırma↗ vekile tebliğ↗ davanın açılmamış sayılması↗ ara karar↗ açılmamış sayılma↗ kötü niyet tazminatı↗ dolandırıcılık↗ yenileme↗ keşideci↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ iflas↗ çek↗ menfi tespit↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/873 E., 2021/528 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Tarhana Hazır Yemek Üretim Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, müvekkili şirket aleyhine keşidecisi müvekkil şirket olan, 124.000,00 TL bedelli, 20.09.2016 vadeli çeke ilişkin olarak icra takibi başlattığını, çek ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan bir soruşturma dosyası olduğunu, davaya konu çek ile ilgili müvekkili şirketin dolandırıldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Tarhana Hazır Yemek Üretim ... Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemelerinin 10.12.2020 tarihli celse ara kararı ile 08.08.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin 500.000,00 TL altında olduğu anlaşılmakla; davanın basit yargılamaya göre devam etmesine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olarak devamına dair duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından 11.03.2020 tarihli celsenin mazeretsiz olarak takip edilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine istinaden dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından ibraz edilen yenileme dilekçesi ile yenileme tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 06.07.2021 tarihli celsenin mazeretsiz olarak 2. kez takip edilmediği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle davanın 2. kez işlemden kaldırılması nedeni ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 06.07.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece yargılama usulünün değiştirildiğine dair kararın müvekkili ya da müvekkili şirketin o dönem görevde olan vekiline tebliği sağlanmaksızın hatalı hukuki dayanak ile dosya kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi diğer yandan ön inceleme celsesi görülmeden dosya kapsamında esasa dair iş ve işlemlerin yapılmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın değeri 124.000,00 TL olup davanın açıldığı dönemde yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince davanın müddeabihi hatalı şekilde tespit edilerek davanın ikame edildiği dönemde basit yargılamaya tabi olduğu hatalı tespitine varıldığını, Yerel Mahkemece yargılama usulünün değiştirildiğine dair kararın müvekkili ya da müvekkili şirketin o dönem görevde olan vekiline tebliği sağlanmaksızın hatalı hukuki dayanak ile dosya kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi diğer yandan ön inceleme celsesi görülmeden dosya kapsamında esasa dair iş ve işlemlerin yapılmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 10.12.2022 tarihli celsede ''28/07/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin ise 500.000,00 TL altında olduğu'' gerekçesiyle davanın basit yargılamaya göre devam edilmesine karar verildiği, 06.07.2021 tarihli celsede mazeretsiz olarak 2 nci kez takip edilmediği ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle 2 nci kez işlemden de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davanın açıldığı tarih itibariyle dava yazılı yargılama usulüne tabi olup dava tarihindeki usul kurallarına göre yargılayamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece yargılama sırasında davanın basit yargılamaya göre devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4160 E. 2013/20931 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemelerinin 10.12.2020 tarihli celse «ara» kararı ile 08.08.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin 500.000,00 TL altında olduğu anlaşılmakla; davanın basit yargılamaya göre devam etmesine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olarak devamına dair duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından 11.03.2020 tarihli celsenin «mazeretsiz» olarak takip edilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine istinaden «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı vekili tarafından «ibraz» edilen «yenileme dilekçesi» ile yenileme tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 06.07.2021 tarihli celsenin mazeretsiz olarak 2. kez takip edilmediği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle davanın 2. kez işlemden kaldırılması nedeni ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 06.07.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına …
… uğu, işbu dava değerinin ise 500.000,00 TL altında olduğu'' gerekçesiyle davanın basit yargılamaya göre devam edilmesine karar verildiği, 06.07.2021 tarihli celsede «mazeretsiz» olarak 2 nci kez takip edilmediği ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle 2 nci kez işlemden de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak oturumun 21/11/2012 tarihine bırakıldığı 20/06/2012 tarihli celsede, davacı vekilince yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenileceği talebiyle «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne” karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · takipsizlik kararı · ön inceleme duruşması · tebligat · cy/cy kaydı · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaElektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak oturumun 21/11/2012 tarihine bırakıldığı 20/06/2012 tarihli celsede, davacı vekilince yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenileceği talebiyle «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne” karar verilmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6003 E. 2014/11908 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemelerinin 10.12.2020 tarihli celse «ara» kararı ile 08.08.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin 500.000,00 TL altında olduğu anlaşılmakla; davanın basit yargılamaya göre devam etmesine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olarak devamına dair duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından 11.03.2020 tarihli celsenin «mazeretsiz» olarak takip edilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine istinaden «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı vekili tarafından «ibraz» edilen «yenileme dilekçesi» ile yenileme tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 06.07.2021 tarihli celsenin mazeretsiz olarak 2. kez takip edilmediği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle davanın 2. kez işlemden kaldırılması nedeni ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 06.07.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına …
… uğu, işbu dava değerinin ise 500.000,00 TL altında olduğu'' gerekçesiyle davanın basit yargılamaya göre devam edilmesine karar verildiği, 06.07.2021 tarihli celsede «mazeretsiz» olarak 2 nci kez takip edilmediği ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle 2 nci kez işlemden de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yazılı yargılama hükümlerine tabi davada 5.4.2013 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırıldıktan» sonra süresinde «yenilenmediğinden» bahisle HMK'nın 150/1. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından açılan davanın takip edilmeyerek «işlemden kaldırıldığı», üç aylık yasal sürede davacı tarafından «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı vekilince 24.1.2013 tarihli dilekçe ile 25.1.2013 tarihli celse için «mazeret» bildirilmiş, mahkemece bu tarihte yapılan duruşmada davacı vekilinin mazereti kabul edilerek 5.4.2013 tarihine bırakılan yeni duruşma gününün davacı vekilince sistemden öğrenilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · ön inceleme duruşması · tebligat · dahili dava
Benzer bu karardaElektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
… tülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 52. maddesi gereğince «tebligat» işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır.
Kaldı ki, davacı vekilince sunulan «mazeret dilekçesinde» duruşma gününün sistemden öğrenileceğine dair bir talep bulunmadığı gibi talep olsa dahi mahkemece bu yönde bir karar verilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.
Ortak:yenileme dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemelerinin 10.12.2020 tarihli celse «ara» kararı ile 08.08.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin 500.000,00 TL altında olduğu anlaşılmakla; davanın basit yargılamaya göre devam etmesine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olarak devamına dair duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından 11.03.2020 tarihli celsenin «mazeretsiz» olarak takip edilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine istinaden «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı vekili tarafından «ibraz» edilen «yenileme dilekçesi» ile yenileme tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 06.07.2021 tarihli celsenin mazeretsiz olarak 2. kez takip edilmediği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle davanın 2. kez işlemden kaldırılması nedeni ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 06.07.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına …
… uğu, işbu dava değerinin ise 500.000,00 TL altında olduğu'' gerekçesiyle davanın basit yargılamaya göre devam edilmesine karar verildiği, 06.07.2021 tarihli celsede «mazeretsiz» olarak 2 nci kez takip edilmediği ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle 2 nci kez işlemden de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · takipsizlik kararı · internet bankacılığı
Benzer bu karardaOysa madde metninde «davanın yenilendikten» sonra 1 defadan fazla «takipsiz» bırakılamayacağı hususu düzenlenmiş olup, somut olayda da dosyanın ilk yenilemeden sonra 1 defa takipsiz bırakılmış olmasına göre mahkemenin HMK 150/6 maddesini hatalı biçimde yorumlayarak dosyanın yenilendikten sonra 1 defa takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava «internet bankacılığı» üzerinden sehven yanlış hesaba gönderildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/502 E. 2018/6405 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemelerinin 10.12.2020 tarihli celse «ara» kararı ile 08.08.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin 500.000,00 TL altında olduğu anlaşılmakla; davanın basit yargılamaya göre devam etmesine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olarak devamına dair duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından 11.03.2020 tarihli celsenin «mazeretsiz» olarak takip edilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine istinaden «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı vekili tarafından «ibraz» edilen «yenileme dilekçesi» ile yenileme tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 06.07.2021 tarihli celsenin mazeretsiz olarak 2. kez takip edilmediği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle davanın 2. kez işlemden kaldırılması nedeni ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 06.07.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına …
… uğu, işbu dava değerinin ise 500.000,00 TL altında olduğu'' gerekçesiyle davanın basit yargılamaya göre devam edilmesine karar verildiği, 06.07.2021 tarihli celsede «mazeretsiz» olarak 2 nci kez takip edilmediği ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle 2 nci kez işlemden de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1521. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olduğu, dosyanın ilk olarak 04.10.2010 tarihli duruşmada «takipsiz» bırakıldığından «işlemden kaldırıldığı», «yenilenen» dosyanın «son» duruşma için de takipsiz bırakıldığı, HMK 320/4. maddesi uyarınca, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması durumunda açılmamış sayılacağı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin olup, mahkemece «takipsiz» bırakılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacılarca, 04.10.2010 tarihinde takip edilmeyen davanın «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve dava bir kez «yenilenmiştir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · takipsizlik kararı · ön inceleme duruşması · şirket müdürü · limited şirket · tebligat · dahili dava
Benzer bu karardaDava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin olup, mahkemece «takipsiz» bırakılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca «şirket müdürü» aleyhine sorumluluk ve tazminat davasının ...
1521. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olduğu, dosyanın ilk olarak 04.10.2010 tarihli duruşmada «takipsiz» bırakıldığından «işlemden kaldırıldığı», «yenilenen» dosyanın «son» duruşma için de takipsiz bırakıldığı, HMK 320/4. maddesi uyarınca, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması durumunda açılmamış sayılacağı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3923 E. 2021/4391 K.
Ortak:yenileme dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemelerinin 10.12.2020 tarihli celse «ara» kararı ile 08.08.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin 500.000,00 TL altında olduğu anlaşılmakla; davanın basit yargılamaya göre devam etmesine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olarak devamına dair duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından 11.03.2020 tarihli celsenin «mazeretsiz» olarak takip edilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine istinaden «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı vekili tarafından «ibraz» edilen «yenileme dilekçesi» ile yenileme tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 06.07.2021 tarihli celsenin mazeretsiz olarak 2. kez takip edilmediği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle davanın 2. kez işlemden kaldırılması nedeni ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 06.07.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına …
… uğu, işbu dava değerinin ise 500.000,00 TL altında olduğu'' gerekçesiyle davanın basit yargılamaya göre devam edilmesine karar verildiği, 06.07.2021 tarihli celsede «mazeretsiz» olarak 2 nci kez takip edilmediği ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle 2 nci kez işlemden de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.03.2015 tarihinde davacı vekilinin takip etmemesi nedeni ile «dosyanın işlemden kaldırıldığı», 10.11.2017 tarihli duruşmada da davacı vekili takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.03.2018 tarihli duruşmada tarafların gelmediği, davalı vekilinin 19.03.2018 tarihinde dilekçesini sunduğu bu hususun duruşma tutanağına geçtiği ancak «mazeretin» değerlendirilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, 21.03.2018 tarihli «yenileme dilekçesi» verilmesiyle sehven yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, davalı vekilinin 02.10.2019 tarihli celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanları olmakla ve HMK 150/6 madde uyarınca ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6 madde uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece celse sırasında davalı vekilinin «mazeret dilekçesi» hususunda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılması» doğru olmadığından mahkemece bozmaya uyulup yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda yeniden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
20.03.2018 tarihli celseye davalı vekili gelmemiş ise de bu celse için «mazeret dilekçesi» sunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · takipsizlik kararı · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece celse sırasında davalı vekilinin «mazeret dilekçesi» hususunda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılması» doğru olmadığından mahkemece bozmaya uyulup yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda yeniden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.03.2015 tarihinde davacı vekilinin takip etmemesi nedeni ile «dosyanın işlemden kaldırıldığı», 10.11.2017 tarihli duruşmada da davacı vekili takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.03.2018 tarihli duruşmada tarafların gelmediği, davalı vekilinin 19.03.2018 tarihinde dilekçesini sunduğu bu hususun duruşma tutanağına geçtiği ancak «mazeretin» değerlendirilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, 21.03.2018 tarihli «yenileme dilekçesi» verilmesiyle sehven yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, davalı vekilinin 02.10.2019 tarihli celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanları olmakla ve HMK 150/6 madde uyarınca ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6 madde uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
20.03.2018 tarihli celseye davalı vekili gelmemiş ise de bu celse için «mazeret dilekçesi» sunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3301 E. , 2024/3835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1365 Esas, 2021/1268 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/873 E., 2021/528 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Tarhana Hazır Yemek Üretim Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, müvekkili şirket aleyhine keşidecisi müvekkil şirket olan, 124.000,00 TL bedelli, 20.09.2016 vadeli çeke ilişkin olarak icra takibi başlattığını, çek ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan bir soruşturma dosyası olduğunu, davaya konu çek ile ilgili müvekkili şirketin dolandırıldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Tarhana Hazır Yemek Üretim ... Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemelerinin 10.12.2020 tarihli celse ara kararı ile 08.08.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin 500.000,00 TL altında olduğu anlaşılmakla; davanın basit yargılamaya göre devam etmesine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olarak devamına dair duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından 11.03.2020 tarihli celsenin mazeretsiz olarak takip edilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine istinaden dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından ibraz edilen yenileme dilekçesi ile yenileme tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 06.07.2021 tarihli celsenin mazeretsiz olarak 2.
kez takip edilmediği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle davanın 2. kez işlemden kaldırılması nedeni ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 06.07.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece yargılama usulünün değiştirildiğine dair kararın müvekkili ya da müvekkili şirketin o dönem görevde olan vekiline tebliği sağlanmaksızın hatalı hukuki dayanak ile dosya kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi diğer yandan ön inceleme celsesi görülmeden dosya kapsamında esasa dair iş ve işlemlerin yapılmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın değeri 124.000,00 TL olup davanın açıldığı dönemde yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince davanın müddeabihi hatalı şekilde tespit edilerek davanın ikame edildiği dönemde basit yargılamaya tabi olduğu hatalı tespitine varıldığını, Yerel Mahkemece yargılama usulünün değiştirildiğine dair kararın müvekkili ya da müvekkili şirketin o dönem görevde olan vekiline tebliği sağlanmaksızın hatalı hukuki dayanak ile dosya kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi diğer yandan ön inceleme celsesi görülmeden dosya kapsamında esasa dair iş ve işlemlerin yapılmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 10.12.2022 tarihli celsede ''28/07/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin ise 500.000,00 TL altında olduğu'' gerekçesiyle davanın basit yargılamaya göre devam edilmesine karar verildiği, 06.07.2021 tarihli celsede mazeretsiz olarak 2 nci kez takip edilmediği ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle 2 nci kez işlemden de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle dava yazılı yargılama usulüne tabi olup dava tarihindeki usul kurallarına göre yargılayamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece yargılama sırasında davanın basit yargılamaya göre devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063619200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz