6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11013 E. 2012/15132 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr kaybı kötü niyet ayırt edicilik fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu markasının tescili aşamasında davacının vaki itirazının TPE-YİDK'nca markalar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği ve bu ret kararının davacıya 13.03.2001 tarihinde tebliğ edildiği, davacının yaklaşık bu tarih civarında davalı markasının tescil edileceğinden haberdar olduğu, dava tarihine kadar 6 yıldan fazla bir sürenin geçtiği, markaların bire bir benzer nitelikte olmaması, "ICE" ibaresi ekli başka markaların da bulunması ve davacının dava konusu markaya itirazının TPE'nce reddedilmesi karşısında, davalının kötü niyetli olduğunu kabule imkan bulunmadığı, davacının yaklaşık 6 yıl süreyle sessiz kalması karşısında hak kaybının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 556 sayılı KHK.’nin 42. maddesine dayalı olarak açılmış marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı ve davalının da kötü niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalının daha önce de 25.12.1996 tarihinde “Ice” esas unsurunu içeren “Ice Club” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, bu başvurunun davacının işbu davada da dayandığı markaları gerekçe gösterilerek yaptığı itirazı sonucunda TPE.’nce reddedildiği ve tescil aşamasına geçemediği, işbu davaya konu başvurunun ise 17.03.1998 tarihinde yapıldığı, davalının daha sonra 10.06.1999 tarihinde yaptığı başvuru sonucu tescil ettirdiği “Ice Club+Şekil” ibareli markasının da, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/637 E.- 2008/298 K. sayılı kararı ile hükümsüz kılındığı, bu kararın Dairemizce onanıp karar düzeltme istemi de reddedilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu durum karşısında baştan beri davalının “Ice” esas unsurlu marka tescil başvurularına karşı çıkan davacının sessiz kaldığından, davacı ile aynı sektörde (tekstil) faaliyet gösterip ayırt ediciliği sağlamayan ibareler ve şekiller ilave etmek suretiyle, üstelik daha önce aynı nitelikteki başvuruları da reddedildiği halde, davacının hak sahibi bulunduğu “Ice” ibaresini marka olarak tescil ettirmeye çalışan davalının da iyi niyetli olduğundan söz edilemez. Davalının bu kötü niyeti nedeniyle davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğraması da ayrıca mümkün değildir. Esasen bu gerekçeler İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/637 E.- 2008/298 K. sayılı kararında da aynen yer almıştır.

O halde mahkemece, açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2324 E. 2011/14061 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Mükerrerlik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4096 E. 2010/263 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1821 E. 2021/1127 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/11013 E.  ,  2012/15132 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2007/109-2010/43 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Hande Hançer ile davalı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini ve "ICE", "ICE B", "ICEBERG", "SPORTS ICE" gibi seri markalarının bulunduğunu, bu markaların Türkiye'de de 1988 yılından itibaren tescil edildiğini, davalının ise daha önce "ICE CLUB" ibareli marka tescil başvurusu müvekkilinin itirazı sonucunda reddedildiği halde kötü niyetle "ICE FAMILY" markasını tescil ettirdiğini, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu markasının tescili aşamasında davacının vaki itirazının TPE-YİDK'nca markalar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği ve bu ret kararının davacıya 13.03.2001 tarihinde tebliğ edildiği, davacının yaklaşık bu tarih civarında davalı markasının tescil edileceğinden haberdar olduğu, dava tarihine kadar 6 yıldan fazla bir sürenin geçtiği, markaların bire bir benzer nitelikte olmaması, "ICE" ibaresi ekli başka markaların da bulunması ve davacının dava konusu markaya itirazının TPE'nce reddedilmesi karşısında, davalının kötü niyetli olduğunu kabule imkan bulunmadığı, davacının yaklaşık 6 yıl süreyle sessiz kalması karşısında hak kaybının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 556 sayılı KHK.’nin 42. maddesine dayalı olarak açılmış marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı ve davalının da kötü niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalının daha önce de 25.12.1996 tarihinde “Ice” esas unsurunu içeren “Ice Club” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, bu başvurunun davacının işbu davada da dayandığı markaları gerekçe gösterilerek yaptığı itirazı sonucunda TPE.’nce reddedildiği ve tescil aşamasına geçemediği, işbu davaya konu başvurunun ise 17.03.1998 tarihinde yapıldığı, davalının daha sonra 10.06.1999 tarihinde yaptığı başvuru sonucu tescil ettirdiği “Ice Club+Şekil” ibareli markasının da, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/637 E.- 2008/298 K. sayılı kararı ile hükümsüz kılındığı, bu kararın Dairemizce onanıp karar düzeltme istemi de reddedilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu durum karşısında baştan beri davalının “Ice” esas unsurlu marka tescil başvurularına karşı çıkan davacının sessiz kaldığından, davacı ile aynı sektörde (tekstil) faaliyet gösterip ayırt ediciliği sağlamayan ibareler ve şekiller ilave etmek suretiyle, üstelik daha önce aynı nitelikteki başvuruları da reddedildiği halde, davacının hak sahibi bulunduğu “Ice” ibaresini marka olarak tescil ettirmeye çalışan davalının da iyi niyetli olduğundan söz edilemez. Davalının bu kötü niyeti nedeniyle davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğraması da ayrıca mümkün değildir. Esasen bu gerekçeler İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/637 E.- 2008/298 K. sayılı kararında da aynen yer almıştır.

O halde mahkemece, açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063616600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.