Müdürün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2998 E. 2024/5448 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün azli↗ yönetim kayyımı↗ kayyım tayini↗ limited şirket ortağı↗ temsil yetkisi↗ i̇i̇k 258↗ kayyım atanması↗ şirket müdürlüğü↗ kayyım↗ davanın konusu↗ olağanüstü genel kurul↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ ihtiyati tedbir↗ yenileme↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ limited şirket↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/559 E., 2022/785 K.
Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin öncesinde dava konusu şirketin ortağı ve yetkilileri olduklarını, bu şirketin hisselerinin %60 'ının davalıya ait olduğunu, müvekkilinin davalı ile birlikte yetkilisi olduğu şirket ile dava dışı ... Maden A.Ş. isimli şirket arasında imzalanan 22.10.2018 tarihli “mermer çıkarma işi sözleşmesi” uyarınca çıkarılan mermeri ortağı oldukları şirket aracılığı ile ihraç etmeye başladıklarını, alıcı firmanın davalıya ait Singapur'da faaliyette bulunan bir firma olduğu, bu firmaya piyasa şartlarına göre ton başına 400 USD olan dolomit türü mermerin ton başına 165 USD'ye satıldığını böylece hissedarı oldukları ... Madencilik Sanayi Ticaret Ltd.Şti’nin davalı tarafından zarara uğratıldığını, davalı tarafın isteği doğrultusunda 17.10.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında da yapılan usul ve yazım hatalarına rağmen davalının çoğunluk hisseye sahip olması sebebiyle müvekkilinin şirketi temsil yetkisine son verilerek şirkete tek yetkili müdür olarak davalının atandığını, söz konusu şirkete ait yaklaşık değeri 500.000 USD olan araç ve teçhizat bulunduğunu, dava konusu şirketi tek başına temsil yetkisi bulunan davalının müvekkilini zarara uğratabilecek yetkiyi kazandığını belirterek dava konusu şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesini, davalı ...'nun şirketi temsil müdürlük yetkisinin kaldırılmasını, bu mümkün olmaz ise şirkete ait araç ve techizatı satmasının ve şirket adına borçlandırıcı işlem yapmasının tedbiren engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı olduğunu ve şirket sermayesini ödediğini, davacının hiç sermaye koymamasına rağmen şirket sermayesinin %40'ına ortak olduğunu, bahsi geçen bir yıllık mermer çıkarma sözleşmesinin daha 6 ay dolmadan feshedildiğini, çıkarılan mermerin One Heart firmasına çok ucuza satıldığı iddiasının doğru olmadığını, kaldı ki dava konusu şirketin bütün ticari faaliyetlerine bu One Heart firmasından aldığı avansla başlayıp sürdürdüğünü, davacının dava konusu şirketi temsil yetkisini kötüye kullandığını, işbu davanın da dava konusu şirketi çalışamaz hale getirmek için açıldığını, zaten davacının bu tutumundan dolayı dava konusu şirketin tüm faaliyetlerinin durduğunu, bu duruma son vermek için 17.10.2019 tarihinden 2018 yılı genel kurul toplantısının yapıldığını ve davalı müvekkilinin dava konusu şirketi tekbaşına temsil etmeye yetkilendirildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ortağı olduğu şirketin 16.10.2018 tarihinde kurulduğu, davalının şirketin % 60 hissesine sahip olmakla çoğunluk payını elinde bulundurduğu, 06.12.2018 tarihinde ... A.Ş'nin rödevans sahibi olduğu maden sahası için dava konusu şirketle belirtilen şirketin “Mermer Çıkarma İşi Sözleşmesi" yaptığı, davaya konu firmanın sözleşmede yüklenici konumunda olduğu, madenin üretimi işini davacının, pazarlanması işini ise davalının üstlendiği, çıkan mermerin satışının davalının daha yüksek bedel veren firmalara değil de davalının %88,42'sine sahip olduğu ... PTE LTD isimli yurt dışı şirkete yapıldığı, bunun ortaklar arasında uyuşmazlığa sebep olduğu, bir süre sonra davalının da davacıyı kullanılan malzemeleri pahalıya alarak şirketin parasını çalmakla suçladığı, davacının 17.10.2019 tarihli genel kurul kararı ile davalı tarafından şirket müdürlüğünden azlinin sağlandığı, alınan bilirkişi raporuna göre de şirketin yurt dışı satışlarının sadece bir firmaya yapıldığı, sipariş veren diğer firmaya hiç satış yapılmadığı, davacının azlinden ve maden ocağından uzaklaştırılmasından sonra ... firması yetkilileri tarafından ocakta yapılan kontrollerde iş güvenliğine eskisi gibi dikkat edilmediği, üretimin azaldığı gerekçeleri ile sözleşmenin yenilenmediği, sübutu kabul edilen bu eylemlerin şirket yöneticisi davalının özen ve bağlılık yükümünü ağır şekilde ihlali niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ... Ltd. Şti.'ndeki müdürlük görevinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi uyarınca azline, ortaklar kurulu ile yeni müdür seçimi yapılana kadar kararın kesinleşmesinden itibaren şirket yönetimine kayyım atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava konusu şirkete kayyım tayini edilmesine ilişkin talep bir ihtiyati tedbir olarak ileri sürüldüğü halde mahkemenin bu talep sanki dava sonucuna ilişkin bir nihai talepmiş gibi 6102 sayılı Kanun'un 235 inci maddesi uyarınca kayyım tayini yoluna gittiğini, davacının çıkarılan mermerin gerçek değerinin altında bir bedelle satıldığına ilişkin iddiasının alınan bilirkişi raporları karşısında doğru olmadığının anlaşıldığını, zira raporlarda dava konusu şirketin sipariş aldığı 3 yurt dışı şirketten birine ton başına 170 USD'den 1 kez ihracat yapıldığı, kalan ihracatın ise ... Ltd'ne yapıldığı ve bu satışların ton başına 180 - 200 USD'den yapıldığının belirtildiği, ayrıca 2019 yılında 491.342,25 TL net kar yapan şirketin zarar ettirildiği iddiasının da bu raporla ispatlanmadığı, dinlenen davacı tanıkların davacının işe aldığı tanıklar olması sebebi ile beyanlarının hükme esas alınmasının doğru olmadığını, beyanı hükme esas alınan ... şirketi ile de müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket arasında İstanbul Asliye Ticaret mahkemesinde görülmekte olan bir dava bulunduğunu, üstelik bu şirketin dava konusu şirketin zarara uğramasına da sebep olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin davalının tarafların ortağı olduğu şirketteki müdürlük görevinden azline ilişkin kararının bilirkişi raporu ve tanık beyanlarıyla davalının, tarafların ortağı olduğu şirketi zarara uğratacak şekilde bu şirketin çıkardığı mermeri kendisinin ortağı olduğu inkar edilmeyen Singapur menşeli şirkete değerinin altında bedellerle satışını sağladığı, Singapur menşeli şirketten sürekli avans alarak ortağı oldukları şirketi bu şirkete bağımlı halde çalışır duruma getirdiği tespit edildiğinden yerinde olduğu, atanan yönetim kayyımının yetki ve görevlerinin ayrıca ve açıkça belirtilmemesi bir eksiklik ise de, talep dışına çıkılarak kararın kesinleşmesinden sonraki dönem için şirkete bir yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının ... Ltd. Şti.'ndeki müdürlük görevinden 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi uyarınca azline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yönetici olmayan ortak tarafından 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi gereğince açılan, şirket yöneticisinin temsil yetkisinin haklı sebeple kaldırılması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3736 E. 2020/1929 K.
Ortak:yönetim kayyımı · kayyım atanması · şirket müdürlüğü · kayyım · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMadencilik Sanayi Ticaret Ltd.Şti’nin davalı tarafından zarara uğratıldığını, davalı tarafın isteği doğrultusunda 17.10.2019 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında da yapılan usul ve yazım hatalarına rağmen davalının çoğunluk hisseye sahip olması sebebiyle müvekkilinin şirketi «temsil» «yetkisine» «son» verilerek şirkete tek yetkili müdür olarak davalının atandığını, söz konusu şirkete ait yaklaşık değeri 500.000 USD olan araç ve teçhizat bulunduğunu, «dava konusu» şirketi tek başına «temsil yetkisi» bulunan davalının müvekkilini zarara uğratabilecek yetkiyi kazandığını belirterek dava konusu şirkete «yönetim kayyımı tayin» edilmesini, davalı ...'nun şirketi temsil müdürlük yetkisinin kaldırılmasını, bu mümkün olmaz ise şirkete ait araç ve techizatı satmasının ve şirket adına borçland …
Şti.'ndeki müdürlük görevinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi uyarınca azline, «ortaklar kurulu» ile yeni müdür seçimi yapılana kadar kararın kesinleşmesinden itibaren şirket «yönetimine kayyım atanmasına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin davalının tarafların ortağı olduğu «şirketteki müdürlük» görevinden azline ilişkin kararının bilirkişi raporu ve tanık beyanlarıyla davalının, tarafların ortağı olduğu «şirketi zarara» uğratacak şekilde bu şirketin çıkardığı mermeri kendisinin ortağı olduğu inkar edilmeyen Singapur menşeli şirkete değerinin altında bedellerle satışını sağladığı, Singapur menşeli şirketten sürekli avans alarak ortağı oldukları şirketi bu şirkete bağımlı halde çalışır duruma getirdiği tespit edildiğinden yerinde olduğu, atanan «yönetim kayyımının» «yetki» ve görevlerinin ayrıca ve açıkça belirtilmemesi bir eksiklik ise de, talep dışına çıkılarak kararın kesinleşmesinden sonraki dönem için şirkete bir yönetim «kayyımı atanmasına» karar verilmesinin yerinde olmadığını, kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının ...
Benzer bu kararda… yesini kaybetmeye başladığı, davacının açmış olduğu davalar ve bu davalarda alınan kararların buna neden olduğu savunulmuş ise de şirkete ait araç ve taşınmazı, bir «ortaklar kurulu» kararı olmaksızın rayiç bedelden çok düşük fiyatla sattığı, «ticari defterlerdeki» alacak «kaydının» kapatılmasının ticari kayıtlardan anlaşılamamasının özen ve «bağlılık yükümü» ile bağdaşmadığı, davalı «müdürün azli» için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının müdürlük görevinden azline, yönetim hak ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına», davalının müdürü olduğu şirketteki temsil ve yönetim yetkisinin «tedbiren kaldırılmasına» ve mali müşavir ...’nın şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanmasına karar verilmiştir.
2-Dava, «limited şirket» müdürünün haklı sebeple azli ve şirkete tedbiren «kayyım atanması» istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde TTK’nın 630/2. maddesi uyarınca davalının «şirket müdürlüğünden» azline, işbu davadaki talepleri karara bağlanana kadar davalının müdürlük görevinden tedbiren el çektirilmesine ve bu süreçte şirkete «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · müdürün azli · temsil yetkisinin kaldırılması · tedbirin kaldırılması · ticari defter · cy/cy kaydı · e-defter
Benzer bu kararda… yesini kaybetmeye başladığı, davacının açmış olduğu davalar ve bu davalarda alınan kararların buna neden olduğu savunulmuş ise de şirkete ait araç ve taşınmazı, bir «ortaklar kurulu» kararı olmaksızın rayiç bedelden çok düşük fiyatla sattığı, «ticari defterlerdeki» alacak «kaydının» kapatılmasının ticari kayıtlardan anlaşılamamasının özen ve «bağlılık yükümü» ile bağdaşmadığı, davalı «müdürün azli» için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının müdürlük görevinden azline, yönetim hak ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına», davalının müdürü olduğu şirketteki temsil ve yönetim yetkisinin «tedbiren kaldırılmasına» ve mali müşavir ...’nın şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15941 E. 2015/6816 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaMadencilik Sanayi Ticaret Ltd.Şti’nin davalı tarafından zarara uğratıldığını, davalı tarafın isteği doğrultusunda 17.10.2019 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında da yapılan usul ve yazım hatalarına rağmen davalının çoğunluk hisseye sahip olması sebebiyle müvekkilinin şirketi «temsil» «yetkisine» «son» verilerek şirkete tek yetkili müdür olarak davalının atandığını, söz konusu şirkete ait yaklaşık değeri 500.000 USD olan araç ve teçhizat bulunduğunu, «dava konusu» şirketi tek başına «temsil yetkisi» bulunan davalının müvekkilini zarara uğratabilecek yetkiyi kazandığını belirterek dava konusu şirkete «yönetim kayyımı tayin» edilmesini, davalı ...'nun şirketi temsil müdürlük yetkisinin kaldırılmasını, bu mümkün olmaz ise şirkete ait araç ve techizatı satmasının ve şirket adına borçland …
Şti.'ndeki müdürlük görevinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi uyarınca azline, «ortaklar kurulu» ile yeni müdür seçimi yapılana kadar kararın kesinleşmesinden itibaren şirket «yönetimine kayyım atanmasına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça «dava konusu» şirkete «kayyım tayini» edilmesine ilişkin talep bir «ihtiyati tedbir» olarak ileri sürüldüğü halde mahkemenin bu talep sanki dava sonucuna ilişkin bir nihai talepmiş gibi 6102 sayılı Kanun'un 235 inci maddesi uyarınca kayyım tayini y …
Benzer bu karardaMahkemece, birleşen davanın kabulü ile «kayyımın» azline, asıl davanın ise reddine dair verilen kararın davacı ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «şirket müdürünün azli» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… lının da davacıyı kullanılan malzemeleri pahalıya alarak şirketin parasını çalmakla suçladığı, davacının 17.10.2019 tarihli genel kurul kararı ile davalı tarafından «şirket müdürlüğünden» azlinin sağlandığı, alınan bilirkişi raporuna göre de şirketin yurt dışı satışlarının sadece bir firmaya yapıldığı, sipariş veren diğer firmaya hiç satış yapılmadığı, davacının azlinden ve maden ocağından uzaklaştırılmasından sonra ... firması yetkilileri tarafından ocakta yapılan kontrollerde iş güvenliğine eskisi gibi dikkat edilmediği, üretimin azaldığı gerekçeleri ile sözleşmenin «yenilenmediği», sübutu kabul edilen bu eylemlerin şirket yöneticisi davalının özen ve bağlılık yükümünü ağır şekilde ihlali niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dav …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin davalının tarafların ortağı olduğu «şirketteki müdürlük» görevinden azline ilişkin kararının bilirkişi raporu ve tanık beyanlarıyla davalının, tarafların ortağı olduğu «şirketi zarara» uğratacak şekilde bu şirketin çıkardığı mermeri kendisinin ortağı olduğu inkar edilmeyen Singapur menşeli şirkete değerinin altında bedellerle satışını sağladığı, Singapur menşeli şirketten sürekli avans alarak ortağı oldukları şirketi bu şirkete bağımlı halde çalışır duruma getirdiği tespit edildiğinden yerinde olduğu, atanan «yönetim kayyımının» «yetki» ve görevlerinin ayrıca ve açıkça belirtilmemesi bir eksiklik ise de, talep dışına çıkılarak kararın kesinleşmesinden sonraki dönem için şirkete bir yönetim «kayyımı atanmasına» karar verilmesinin yerinde olmadığını, kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · şirket müdürlüğü · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil · Müdürün azli
İncelediğiniz karardaMadencilik Sanayi Ticaret Ltd.Şti’nin davalı tarafından zarara uğratıldığını, davalı tarafın isteği doğrultusunda 17.10.2019 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında da yapılan usul ve yazım hatalarına rağmen davalının çoğunluk hisseye sahip olması sebebiyle müvekkilinin şirketi «temsil» «yetkisine» «son» verilerek şirkete tek yetkili müdür olarak davalının atandığını, söz konusu şirkete ait yaklaşık değeri 500.000 USD olan araç ve teçhizat bulunduğunu, «dava konusu» şirketi tek başına «temsil yetkisi» bulunan davalının müvekkilini zarara uğratabilecek yetkiyi kazandığını belirterek dava konusu şirkete «yönetim kayyımı tayin» edilmesini, davalı ...'nun şirketi temsil müdürlük yetkisinin kaldırılmasını, bu mümkün olmaz ise şirkete ait araç ve techizatı satmasının ve şirket adına borçland …
… lık mermer çıkarma sözleşmesinin daha 6 ay dolmadan feshedildiğini, çıkarılan mermerin One Heart firmasına çok ucuza satıldığı iddiasının doğru olmadığını, kaldı ki «dava konusu» şirketin bütün ticari faaliyetlerine bu One Heart firmasından aldığı avansla başlayıp sürdürdüğünü, davacının dava konusu şirketi «temsil» «yetkisini» kötüye kullandığını, işbu davanın da dava konusu şirketi çalışamaz hale getirmek için açıldığını, zaten davacının bu tutumundan dolayı dava konusu şirketin tüm faaliyetlerinin durduğunu, bu duruma «son» vermek için 17.10.2019 tarihinden 2018 yılı genel kurul toplantısının yapıldığını ve davalı müvekkilinin dava konusu şirketi tekbaşına temsil etmeye yetkilendirild …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yönetici olmayan ortak tarafından 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi gereğince açılan, şirket yöneticisinin «temsil» «yetkisinin» haklı sebeple kaldırılması talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda6102 sayılı ...'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Bu durumda, davacıların, öncelikle «şirket müdürünün azli» veya «temsil» «yetkisinin» sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · haklı sebep · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12471 E. 2016/6681 K.
Ortak:yönetim kayyımı · kayyım atanması · kayyım · temsil
İncelediğiniz karardaMadencilik Sanayi Ticaret Ltd.Şti’nin davalı tarafından zarara uğratıldığını, davalı tarafın isteği doğrultusunda 17.10.2019 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında da yapılan usul ve yazım hatalarına rağmen davalının çoğunluk hisseye sahip olması sebebiyle müvekkilinin şirketi «temsil» «yetkisine» «son» verilerek şirkete tek yetkili müdür olarak davalının atandığını, söz konusu şirkete ait yaklaşık değeri 500.000 USD olan araç ve teçhizat bulunduğunu, «dava konusu» şirketi tek başına «temsil yetkisi» bulunan davalının müvekkilini zarara uğratabilecek yetkiyi kazandığını belirterek dava konusu şirkete «yönetim kayyımı tayin» edilmesini, davalı ...'nun şirketi temsil müdürlük yetkisinin kaldırılmasını, bu mümkün olmaz ise şirkete ait araç ve techizatı satmasının ve şirket adına borçland …
Şti.'ndeki müdürlük görevinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi uyarınca azline, «ortaklar kurulu» ile yeni müdür seçimi yapılana kadar kararın kesinleşmesinden itibaren şirket «yönetimine kayyım atanmasına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin davalının tarafların ortağı olduğu «şirketteki müdürlük» görevinden azline ilişkin kararının bilirkişi raporu ve tanık beyanlarıyla davalının, tarafların ortağı olduğu «şirketi zarara» uğratacak şekilde bu şirketin çıkardığı mermeri kendisinin ortağı olduğu inkar edilmeyen Singapur menşeli şirkete değerinin altında bedellerle satışını sağladığı, Singapur menşeli şirketten sürekli avans alarak ortağı oldukları şirketi bu şirkete bağımlı halde çalışır duruma getirdiği tespit edildiğinden yerinde olduğu, atanan «yönetim kayyımının» «yetki» ve görevlerinin ayrıca ve açıkça belirtilmemesi bir eksiklik ise de, talep dışına çıkılarak kararın kesinleşmesinden sonraki dönem için şirkete bir yönetim «kayyımı atanmasına» karar verilmesinin yerinde olmadığını, kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının ...
Benzer bu karardaŞti'ndeki şirketi idare ve «temsil» hak ve yetkilerinin kaldırılmasına, ...'nin «yönetim kayyımı» olarak atanmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2998 E. , 2024/5448 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/3024 Esas, 2023/258 Karar
HÜKÜM/KARAR Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/559 E., 2022/785 K.
Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin öncesinde dava konusu şirketin ortağı ve yetkilileri olduklarını, bu şirketin hisselerinin %60 'ının davalıya ait olduğunu, müvekkilinin davalı ile birlikte yetkilisi olduğu şirket ile dava dışı ... Maden A.Ş. isimli şirket arasında imzalanan 22.10.2018 tarihli “mermer çıkarma işi sözleşmesi” uyarınca çıkarılan mermeri ortağı oldukları şirket aracılığı ile ihraç etmeye başladıklarını, alıcı firmanın davalıya ait Singapur'da faaliyette bulunan bir firma olduğu, bu firmaya piyasa şartlarına göre ton başına 400 USD olan dolomit türü mermerin ton başına 165 USD'ye satıldığını böylece hissedarı oldukları ... Madencilik Sanayi Ticaret Ltd.Şti’nin davalı tarafından zarara uğratıldığını, davalı tarafın isteği doğrultusunda 17.10.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında da yapılan usul ve yazım hatalarına rağmen davalının çoğunluk hisseye sahip olması sebebiyle müvekkilinin şirketi temsil yetkisine son verilerek şirkete tek yetkili müdür olarak davalının atandığını, söz konusu şirkete ait yaklaşık değeri 500.000 USD olan araç ve teçhizat bulunduğunu, dava konusu şirketi tek başına temsil yetkisi bulunan davalının müvekkilini zarara uğratabilecek yetkiyi kazandığını belirterek dava konusu şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesini, davalı ...'nun şirketi temsil müdürlük yetkisinin kaldırılmasını, bu mümkün olmaz ise şirkete ait araç ve techizatı satmasının ve şirket adına borçlandırıcı işlem yapmasının tedbiren engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı olduğunu ve şirket sermayesini ödediğini, davacının hiç sermaye koymamasına rağmen şirket sermayesinin %40'ına ortak olduğunu, bahsi geçen bir yıllık mermer çıkarma sözleşmesinin daha 6 ay dolmadan feshedildiğini, çıkarılan mermerin One Heart firmasına çok ucuza satıldığı iddiasının doğru olmadığını, kaldı ki dava konusu şirketin bütün ticari faaliyetlerine bu One Heart firmasından aldığı avansla başlayıp sürdürdüğünü, davacının dava konusu şirketi temsil yetkisini kötüye kullandığını, işbu davanın da dava konusu şirketi çalışamaz hale getirmek için açıldığını, zaten davacının bu tutumundan dolayı dava konusu şirketin tüm faaliyetlerinin durduğunu, bu duruma son vermek için 17.10.2019 tarihinden 2018 yılı genel kurul toplantısının yapıldığını ve davalı müvekkilinin dava konusu şirketi tekbaşına temsil etmeye yetkilendirildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ortağı olduğu şirketin 16.10.2018 tarihinde kurulduğu, davalının şirketin % 60 hissesine sahip olmakla çoğunluk payını elinde bulundurduğu, 06.12.2018 tarihinde ... A.Ş'nin rödevans sahibi olduğu maden sahası için dava konusu şirketle belirtilen şirketin “Mermer Çıkarma İşi Sözleşmesi" yaptığı, davaya konu firmanın sözleşmede yüklenici konumunda olduğu, madenin üretimi işini davacının, pazarlanması işini ise davalının üstlendiği, çıkan mermerin satışının davalının daha yüksek bedel veren firmalara değil de davalının %88,42'sine sahip olduğu ... PTE LTD isimli yurt dışı şirkete yapıldığı, bunun ortaklar arasında uyuşmazlığa sebep olduğu, bir süre sonra davalının da davacıyı kullanılan malzemeleri pahalıya alarak şirketin parasını çalmakla suçladığı, davacının 17.10.2019 tarihli genel kurul kararı ile davalı tarafından şirket müdürlüğünden azlinin sağlandığı, alınan bilirkişi raporuna göre de şirketin yurt dışı satışlarının sadece bir firmaya yapıldığı, sipariş veren diğer firmaya hiç satış yapılmadığı, davacının azlinden ve maden ocağından uzaklaştırılmasından sonra ...
firması yetkilileri tarafından ocakta yapılan kontrollerde iş güvenliğine eskisi gibi dikkat edilmediği, üretimin azaldığı gerekçeleri ile sözleşmenin yenilenmediği, sübutu kabul edilen bu eylemlerin şirket yöneticisi davalının özen ve bağlılık yükümünü ağır şekilde ihlali niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ... Ltd. Şti.'ndeki müdürlük görevinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi uyarınca azline, ortaklar kurulu ile yeni müdür seçimi yapılana kadar kararın kesinleşmesinden itibaren şirket yönetimine kayyım atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava konusu şirkete kayyım tayini edilmesine ilişkin talep bir ihtiyati tedbir olarak ileri sürüldüğü halde mahkemenin bu talep sanki dava sonucuna ilişkin bir nihai talepmiş gibi 6102 sayılı Kanun'un 235 inci maddesi uyarınca kayyım tayini yoluna gittiğini, davacının çıkarılan mermerin gerçek değerinin altında bir bedelle satıldığına ilişkin iddiasının alınan bilirkişi raporları karşısında doğru olmadığının anlaşıldığını, zira raporlarda dava konusu şirketin sipariş aldığı 3 yurt dışı şirketten birine ton başına 170 USD'den 1 kez ihracat yapıldığı, kalan ihracatın ise ... Ltd'ne yapıldığı ve bu satışların ton başına 180 - 200 USD'den yapıldığının belirtildiği, ayrıca 2019 yılında 491.342,25 TL net kar yapan şirketin zarar ettirildiği iddiasının da bu raporla ispatlanmadığı, dinlenen davacı tanıkların davacının işe aldığı tanıklar olması sebebi ile beyanlarının hükme esas alınmasının doğru olmadığını, beyanı hükme esas alınan ...
şirketi ile de müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket arasında İstanbul Asliye Ticaret mahkemesinde görülmekte olan bir dava bulunduğunu, üstelik bu şirketin dava konusu şirketin zarara uğramasına da sebep olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin davalının tarafların ortağı olduğu şirketteki müdürlük görevinden azline ilişkin kararının bilirkişi raporu ve tanık beyanlarıyla davalının, tarafların ortağı olduğu şirketi zarara uğratacak şekilde bu şirketin çıkardığı mermeri kendisinin ortağı olduğu inkar edilmeyen Singapur menşeli şirkete değerinin altında bedellerle satışını sağladığı, Singapur menşeli şirketten sürekli avans alarak ortağı oldukları şirketi bu şirkete bağımlı halde çalışır duruma getirdiği tespit edildiğinden yerinde olduğu, atanan yönetim kayyımının yetki ve görevlerinin ayrıca ve açıkça belirtilmemesi bir eksiklik ise de, talep dışına çıkılarak kararın kesinleşmesinden sonraki dönem için şirkete bir yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının ...
Ltd. Şti.'ndeki müdürlük görevinden 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi uyarınca azline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yönetici olmayan ortak tarafından 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi gereğince açılan, şirket yöneticisinin temsil yetkisinin haklı sebeple kaldırılması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063114600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz