Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7650 E. 2012/14733 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dain-i mürtehin↗ sigorta tazminatı↗ sigorta teminatı↗ ibraname↗ aktif dava ehliyeti↗ acentelik↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ teminat↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, acentelerin aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil acentesi bulundukları kişi adına düzenlendikleri, bu nedenle davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği, davacının halen dain-i mürtehin olan davalı bankaya borçlu olduğunun celp edilen hesap ekstresinden anlaşıldığı ve sigorta tazminatını talep hakkının öncelikle dain-i mürtehinde olduğu, bu durumda davacının, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı gerekçesiyle, davalı banka yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı sigorta yönünden davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı bankaya yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı sigorta şirketi yönünden de mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de, sigorta poliçesinin işsizlik sigorta teminatının, en son 07.11.2009 tarihinde 8.028,44 TL'na yükseltildiği ve poliçenin özel şartlarında mevcut işsizlik teminatıyla, kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden kişilere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybının güvence altına alındığı, davacının da 26.05.2009 tarihi itibariyle işsiz kaldığı ve kendisine 28.05.2009 tarihli başvurusuna istinaden Türkiye İş Kurumu tarafından 2009 Mayıs ayı itibariyle işsizlik ödeneği bağlandığına göre, davalı sigorta şirketinin kredi kartı borcundan teminat limiti kadar sorumlu olduğu açıktır. Davacının işsiz kalmadan önceki 08.05.2009 hesap kesim tarihli son kredi kartı hesap ekstresi borcunun 5.835,06 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketine karşı dain-mürtehin bankanın öncelikli talep hakkı mevcut ise de, davacının kredi kartı borcuna ilişkin olarak bir kısım ödeme yaptığına dair mevcut belgeler ve 07.12.2010 tarihli ibraname nazara alınarak davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğu miktarın belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7766 E. 2018/1248 K.
Ortak:dain-i mürtehin · sigorta tazminatı · sigorta poliçesi · teminat · husumet · dava şartı · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «acentelerin» aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil acentesi bulundukları kişi adına düzenlendikleri, bu nedenle davalı bankaya «husumet» yöneltilemeyeceği, davacının halen dain-i mürtehin olan davalı bankaya borçlu olduğunun celp edilen hesap ekstresinden anlaşıldığı ve «sigorta tazminatını» talep hakkının öncelikle dain-i mürtehinde olduğu, bu durumda davacının, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı gerekçesiyle, davalı …
2- Ancak, davalı sigorta şirketi yönünden de mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de, «sigorta poliçesinin» işsizlik «sigorta teminatının», en «son» 07.11.2009 tarihinde 8.028,44 TL'na yükseltildiği ve poliçenin özel şartlarında mevcut işsizlik teminatıyla, kasıt ve «kusuru» olmaksızın işini kaybeden kişilere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir «kaybının» güvence altına alındığı, davacının da 26.05.2009 tarihi itibariyle işsiz kaldığı ve kendisine 28.05.2009 tarihli başvurusuna istinaden Türkiye İş Kurumu tarafından …
Davalı sigorta şirketine karşı «dain-mürtehin» bankanın öncelikli talep hakkı mevcut ise de, davacının kredi kartı borcuna ilişkin olarak bir kısım ödeme yaptığına dair mevcut belgeler ve 07.12.2010 tarihli «ibraname» nazara alınarak davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olduğu miktarın belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olma …
Benzer bu karardaA.Ş'nin «daini mürtehin» olduğu kredi kartı işsizlik sigortası yaptırdığı, davacıya telefon görüşmesinde kendisinin istek dışı işsizliği halinde «teminat» verileceği şeklinde davalı çalışanı olan «müşteri temsilcisi» tarafından bilgi verildiği, düzenlenen poliçenin 24 saat içinde davacıya ulaştırıldığı, yüksek tahsilli olan davacı «sigortalının poliçeyi» incelemesi gerektiği, poliçenin incelenmesi halinde poliçe şartlarının müşteri temsilcisinin bildirdiği gibi olmadığını fark edeceği ve .....ile görüşerek poliçenin iptalini isteyebilecekken bunu yapmadığı, bu haliyle poliçede belirlenen «rizikonun» gerçekleşmediği, ayrıca poliçenin daini mürtehini olan ..... davaya «muvafakat» ettiğine dair belge «ibraz» edilmediği, bu durumda davanın «husumetten» reddi gerektiği, işsiz kalması ile yaptığı müracaattan sonra poliçe iptal edilerek alınan primlerin kendisine ödendiği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmi …
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. -/- 1- Dava, kredi kartı işsizlik «sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Şubesi «daini mürtehin» olarak gösterilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · açık muvafakat · rehin hakkı · icazet · rehin · riziko · muvafakat · ibraz
Benzer bu karardaA.Ş'nin «daini mürtehin» olduğu kredi kartı işsizlik sigortası yaptırdığı, davacıya telefon görüşmesinde kendisinin istek dışı işsizliği halinde «teminat» verileceği şeklinde davalı çalışanı olan «müşteri temsilcisi» tarafından bilgi verildiği, düzenlenen poliçenin 24 saat içinde davacıya ulaştırıldığı, yüksek tahsilli olan davacı «sigortalının poliçeyi» incelemesi gerektiği, poliçenin incelenmesi halinde poliçe şartlarının müşteri temsilcisinin bildirdiği gibi olmadığını fark edeceği ve .....ile görüşerek poliçenin iptalini isteyebilecekken bunu yapmadığı, bu haliyle poliçede belirlenen «rizikonun» gerçekleşmediği, ayrıca poliçenin daini mürtehini olan ..... davaya «muvafakat» ettiğine dair belge «ibraz» edilmediği, bu durumda davanın «husumetten» reddi gerektiği, işsiz kalması ile yaptığı müracaattan sonra poliçe iptal edilerek alınan primlerin kendisine ödendiği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmi …
Sigortalı ancak lehine «rehin» verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
T.A.Ş'nin «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
T.A.Ş.'den açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4566 E. 2013/3465 K.
Ortak:dain-i mürtehin · sigorta tazminatı · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · Sigorta
İncelediğiniz karardaDavalı sigorta şirketine karşı «dain-mürtehin» bankanın öncelikli talep hakkı mevcut ise de, davacının kredi kartı borcuna ilişkin olarak bir kısım ödeme yaptığına dair mevcut belgeler ve 07.12.2010 tarihli «ibraname» nazara alınarak davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olduğu miktarın belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olma …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «acentelerin» aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil acentesi bulundukları kişi adına düzenlendikleri, bu nedenle davalı bankaya «husumet» yöneltilemeyeceği, davacının halen dain-i mürtehin olan davalı bankaya borçlu olduğunun celp edilen hesap ekstresinden anlaşıldığı ve «sigorta tazminatını» talep hakkının öncelikle dain-i mürtehinde olduğu, bu durumda davacının, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı gerekçesiyle, davalı …
2- Ancak, davalı sigorta şirketi yönünden de mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de, «sigorta poliçesinin» işsizlik «sigorta teminatının», en «son» 07.11.2009 tarihinde 8.028,44 TL'na yükseltildiği ve poliçenin özel şartlarında mevcut işsizlik teminatıyla, kasıt ve «kusuru» olmaksızın işini kaybeden kişilere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir «kaybının» güvence altına alındığı, davacının da 26.05.2009 tarihi itibariyle işsiz kaldığı ve kendisine 28.05.2009 tarihli başvurusuna istinaden Türkiye İş Kurumu tarafından …
Benzer bu karardaÜstbostancı Şubesi'nin «dain mürtehin» olarak yer aldığı, dain mürtehin sıfatına sahip bankanın, davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine açıkça ve şartsız bir şekilde «muvafakat» etmediği gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
… göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, kredi kartı işsizlik sertifikası «sigorta poliçesi» kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu «sigorta poliçesinde» dava dışı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · riziko · ek prim · muvafakat
Benzer bu karardaOysa, davacı tarafça dava dilekçesi ile «sigorta tazminatı» yanında «rizikonun» gerçekleşme tarihinden sonra davalı tarafça kesilen sigorta «prim» bedellerinin de tahsilinin talep edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece davacının «prim alacağı» talebinde bulunup bulunamayacağı hususu tartışılmaksızın ve talep edilen prim alacağına ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davanın reddi doğru olmamış, kararı …
Üstbostancı Şubesi'nin «dain mürtehin» olarak yer aldığı, dain mürtehin sıfatına sahip bankanın, davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine açıkça ve şartsız bir şekilde «muvafakat» etmediği gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12799 E. 2013/10902 K.
Ortak:dain-i mürtehin · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda2- Ancak, davalı sigorta şirketi yönünden de mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de, «sigorta poliçesinin» işsizlik «sigorta teminatının», en «son» 07.11.2009 tarihinde 8.028,44 TL'na yükseltildiği ve poliçenin özel şartlarında mevcut işsizlik teminatıyla, kasıt ve «kusuru» olmaksızın işini kaybeden kişilere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir «kaybının» güvence altına alındığı, davacının da 26.05.2009 tarihi itibariyle işsiz kaldığı ve kendisine 28.05.2009 tarihli başvurusuna istinaden Türkiye İş Kurumu tarafından …
Davalı sigorta şirketine karşı «dain-mürtehin» bankanın öncelikli talep hakkı mevcut ise de, davacının kredi kartı borcuna ilişkin olarak bir kısım ödeme yaptığına dair mevcut belgeler ve 07.12.2010 tarihli «ibraname» nazara alınarak davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olduğu miktarın belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olma …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2007 yılından beri DHMİ aralıksız güvenlik «görevlisi» olarak çalıştığı, dolayısıyla davacının belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı, davacının işten çıkarılması nedeni ile işsiz kalması sonucu davalı şirketle imzalamış olduğu «poliçe özel şartları» gereği işsizlik «teminatından» istifade etmeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · riziko · muvafakat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2007 yılından beri DHMİ aralıksız güvenlik «görevlisi» olarak çalıştığı, dolayısıyla davacının belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı, davacının işten çıkarılması nedeni ile işsiz kalması sonucu davalı şirketle imzalamış olduğu «poliçe özel şartları» gereği işsizlik «teminatından» istifade etmeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Garanti Bankasının «rizikonun» gerçekleşmesi halinde, öncelikle kredi borcuna karşılık gelen kısmını sigortanın kendisine ödemesini amaçlamış bulunduğundan, mahkemece, davacıya dava dışı bankanın davaya «muvafakat» ettiğine dair belge getirmesi için süre verilmek ve bu eksiklik giderildikten sonra davaya devam edilmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:dain-i mürtehin · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı sigorta şirketine karşı «dain-mürtehin» bankanın öncelikli talep hakkı mevcut ise de, davacının kredi kartı borcuna ilişkin olarak bir kısım ödeme yaptığına dair mevcut belgeler ve 07.12.2010 tarihli «ibraname» nazara alınarak davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olduğu miktarın belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olma …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «acentelerin» aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil acentesi bulundukları kişi adına düzenlendikleri, bu nedenle davalı bankaya «husumet» yöneltilemeyeceği, davacının halen dain-i mürtehin olan davalı bankaya borçlu olduğunun celp edilen hesap ekstresinden anlaşıldığı ve «sigorta tazminatını» talep hakkının öncelikle dain-i mürtehinde olduğu, bu durumda davacının, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı gerekçesiyle, davalı …
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · kesin süre · muvafakat · husumet yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7650 E. , 2012/14733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2011 tarih ve 2009/2116-2011/422 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın kredi kartı müşterisi olduğunu, banka tarafından önerilmesi üzerine müvekkiline kredi kartı ödeme güvencesi sigorta sertifikası düzenlendiğini, müvekkilinin çalıştığı iş yerinden kriz nedeniyle çıkarıldığını ve müvekkiline işsizlik maaşı bağlandığını, sözleşme gereği sigorta teminat tutarının ödenmesinin istenmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından duyuma dayalı olarak müvekkilinin aktif çalıştığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, müvekkilinin işsiz olmasından dolayı, kredi kartı borcunu ödemekte zorluk çektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6.835,06 TL tazminatın reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin sadece sigorta sözleşmenin yapılmasına aracılık eden acente sıfatıyla hareket etmesi nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta vekili, müvekkili şirket görevlisi tarafından yapılan araştırmada, sigortalı davacının aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiğinin anlaşıldığını, davacının haksız kazanç elde etmek istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, acentelerin aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil acentesi bulundukları kişi adına düzenlendikleri, bu nedenle davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği, davacının halen dain-i mürtehin olan davalı bankaya borçlu olduğunun celp edilen hesap ekstresinden anlaşıldığı ve sigorta tazminatını talep hakkının öncelikle dain-i mürtehinde olduğu, bu durumda davacının, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı gerekçesiyle, davalı banka yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı sigorta yönünden davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı bankaya yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı sigorta şirketi yönünden de mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de, sigorta poliçesinin işsizlik sigorta teminatının, en son 07.11.2009 tarihinde 8.028,44 TL'na yükseltildiği ve poliçenin özel şartlarında mevcut işsizlik teminatıyla, kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden kişilere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybının güvence altına alındığı, davacının da 26.05.2009 tarihi itibariyle işsiz kaldığı ve kendisine 28.05.2009 tarihli başvurusuna istinaden Türkiye İş Kurumu tarafından 2009 Mayıs ayı itibariyle işsizlik ödeneği bağlandığına göre, davalı sigorta şirketinin kredi kartı borcundan teminat limiti kadar sorumlu olduğu açıktır.
Davacının işsiz kalmadan önceki 08.05.2009 hesap kesim tarihli son kredi kartı hesap ekstresi borcunun 5.835,06 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketine karşı dain-mürtehin bankanın öncelikli talep hakkı mevcut ise de, davacının kredi kartı borcuna ilişkin olarak bir kısım ödeme yaptığına dair mevcut belgeler ve 07.12.2010 tarihli ibraname nazara alınarak davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğu miktarın belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin davalı bankaya yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063004900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz