Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12799 E. 2013/10902 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz süreli sözleşme↗ poliçe özel şartları↗ dain-i mürtehin↗ sigorta ettiren↗ riziko↗ muvafakat↗ garantörlük↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2007 yılından beri DHMİ aralıksız güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, dolayısıyla davacının belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı, davacının işten çıkarılması nedeni ile işsiz kalması sonucu davalı şirketle imzalamış olduğu poliçe özel şartları gereği işsizlik teminatından istifade etmeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı T. Garanti Bankasının dain ve mürtehin olduğuna dair kayıt mevcuttur. Sigorta ettiren dava dışı T. Garanti Bankasının rizikonun gerçekleşmesi halinde, öncelikle kredi borcuna karşılık gelen kısmını sigortanın kendisine ödemesini amaçlamış bulunduğundan, mahkemece, davacıya dava dışı bankanın davaya muvafakat ettiğine dair belge getirmesi için süre verilmek ve bu eksiklik giderildikten sonra davaya devam edilmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7766 E. 2018/1248 K.
Ortak:dain-i mürtehin · riziko · muvafakat · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaGaranti Bankasının «rizikonun» gerçekleşmesi halinde, öncelikle kredi borcuna karşılık gelen kısmını sigortanın kendisine ödemesini amaçlamış bulunduğundan, mahkemece, davacıya dava dışı bankanın davaya «muvafakat» ettiğine dair belge getirmesi için süre verilmek ve bu eksiklik giderildikten sonra davaya devam edilmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2007 yılından beri DHMİ aralıksız güvenlik «görevlisi» olarak çalıştığı, dolayısıyla davacının belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı, davacının işten çıkarılması nedeni ile işsiz kalması sonucu davalı şirketle imzalamış olduğu «poliçe özel şartları» gereği işsizlik «teminatından» istifade etmeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş'nin «daini mürtehin» olduğu kredi kartı işsizlik sigortası yaptırdığı, davacıya telefon görüşmesinde kendisinin istek dışı işsizliği halinde «teminat» verileceği şeklinde davalı çalışanı olan «müşteri temsilcisi» tarafından bilgi verildiği, düzenlenen poliçenin 24 saat içinde davacıya ulaştırıldığı, yüksek tahsilli olan davacı «sigortalının poliçeyi» incelemesi gerektiği, poliçenin incelenmesi halinde poliçe şartlarının müşteri temsilcisinin bildirdiği gibi olmadığını fark edeceği ve .....ile görüşerek poliçenin iptalini isteyebilecekken bunu yapmadığı, bu haliyle poliçede belirlenen «rizikonun» gerçekleşmediği, ayrıca poliçenin daini mürtehini olan ..... davaya «muvafakat» ettiğine dair belge «ibraz» edilmediği, bu durumda davanın «husumetten» reddi gerektiği, işsiz kalması ile yaptığı müracaattan sonra poliçe iptal edilerek alınan primlerin kendisine ödendiği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmi …
Şubesi «daini mürtehin» olarak gösterilmiştir.
Sigortalı ancak lehine «rehin» verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · açık muvafakat · rehin hakkı · icazet · sigorta tazminatı · rehin · sigorta poliçesi · ibraz
Benzer bu karardaA.Ş'nin «daini mürtehin» olduğu kredi kartı işsizlik sigortası yaptırdığı, davacıya telefon görüşmesinde kendisinin istek dışı işsizliği halinde «teminat» verileceği şeklinde davalı çalışanı olan «müşteri temsilcisi» tarafından bilgi verildiği, düzenlenen poliçenin 24 saat içinde davacıya ulaştırıldığı, yüksek tahsilli olan davacı «sigortalının poliçeyi» incelemesi gerektiği, poliçenin incelenmesi halinde poliçe şartlarının müşteri temsilcisinin bildirdiği gibi olmadığını fark edeceği ve .....ile görüşerek poliçenin iptalini isteyebilecekken bunu yapmadığı, bu haliyle poliçede belirlenen «rizikonun» gerçekleşmediği, ayrıca poliçenin daini mürtehini olan ..... davaya «muvafakat» ettiğine dair belge «ibraz» edilmediği, bu durumda davanın «husumetten» reddi gerektiği, işsiz kalması ile yaptığı müracaattan sonra poliçe iptal edilerek alınan primlerin kendisine ödendiği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmi …
T.A.Ş'nin «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Sigortalı ancak lehine «rehin» verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. -/- 1- Dava, kredi kartı işsizlik «sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7650 E. 2012/14733 K.
Ortak:dain-i mürtehin · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2007 yılından beri DHMİ aralıksız güvenlik «görevlisi» olarak çalıştığı, dolayısıyla davacının belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı, davacının işten çıkarılması nedeni ile işsiz kalması sonucu davalı şirketle imzalamış olduğu «poliçe özel şartları» gereği işsizlik «teminatından» istifade etmeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı sigorta şirketi yönünden de mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de, «sigorta poliçesinin» işsizlik «sigorta teminatının», en «son» 07.11.2009 tarihinde 8.028,44 TL'na yükseltildiği ve poliçenin özel şartlarında mevcut işsizlik teminatıyla, kasıt ve «kusuru» olmaksızın işini kaybeden kişilere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir «kaybının» güvence altına alındığı, davacının da 26.05.2009 tarihi itibariyle işsiz kaldığı ve kendisine 28.05.2009 tarihli başvurusuna istinaden Türkiye İş Kurumu tarafından …
Davalı sigorta şirketine karşı «dain-mürtehin» bankanın öncelikli talep hakkı mevcut ise de, davacının kredi kartı borcuna ilişkin olarak bir kısım ödeme yaptığına dair mevcut belgeler ve 07.12.2010 tarihli «ibraname» nazara alınarak davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olduğu miktarın belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · sigorta teminatı · ibraname · acentelik · kâr kaybı · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · kusur
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı sigorta şirketi yönünden de mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de, «sigorta poliçesinin» işsizlik «sigorta teminatının», en «son» 07.11.2009 tarihinde 8.028,44 TL'na yükseltildiği ve poliçenin özel şartlarında mevcut işsizlik teminatıyla, kasıt ve «kusuru» olmaksızın işini kaybeden kişilere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir «kaybının» güvence altına alındığı, davacının da 26.05.2009 tarihi itibariyle işsiz kaldığı ve kendisine 28.05.2009 tarihli başvurusuna istinaden Türkiye İş Kurumu tarafından …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «acentelerin» aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil acentesi bulundukları kişi adına düzenlendikleri, bu nedenle davalı bankaya «husumet» yöneltilemeyeceği, davacının halen dain-i mürtehin olan davalı bankaya borçlu olduğunun celp edilen hesap ekstresinden anlaşıldığı ve «sigorta tazminatını» talep hakkının öncelikle dain-i mürtehinde olduğu, bu durumda davacının, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı gerekçesiyle, davalı …
Davalı sigorta şirketine karşı «dain-mürtehin» bankanın öncelikli talep hakkı mevcut ise de, davacının kredi kartı borcuna ilişkin olarak bir kısım ödeme yaptığına dair mevcut belgeler ve 07.12.2010 tarihli «ibraname» nazara alınarak davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olduğu miktarın belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4566 E. 2013/3465 K.
Ortak:dain-i mürtehin · riziko · muvafakat · Sigorta
İncelediğiniz karardaGaranti Bankasının «rizikonun» gerçekleşmesi halinde, öncelikle kredi borcuna karşılık gelen kısmını sigortanın kendisine ödemesini amaçlamış bulunduğundan, mahkemece, davacıya dava dışı bankanın davaya «muvafakat» ettiğine dair belge getirmesi için süre verilmek ve bu eksiklik giderildikten sonra davaya devam edilmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaÜstbostancı Şubesi'nin «dain mürtehin» olarak yer aldığı, dain mürtehin sıfatına sahip bankanın, davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine açıkça ve şartsız bir şekilde «muvafakat» etmediği gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı tarafça dava dilekçesi ile «sigorta tazminatı» yanında «rizikonun» gerçekleşme tarihinden sonra davalı tarafça kesilen sigorta «prim» bedellerinin de tahsilinin talep edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece davacının «prim alacağı» talebinde bulunup bulunamayacağı hususu tartışılmaksızın ve talep edilen prim alacağına ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davanın reddi doğru olmamış, kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · sigorta tazminatı · ek prim · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaOysa, davacı tarafça dava dilekçesi ile «sigorta tazminatı» yanında «rizikonun» gerçekleşme tarihinden sonra davalı tarafça kesilen sigorta «prim» bedellerinin de tahsilinin talep edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece davacının «prim alacağı» talebinde bulunup bulunamayacağı hususu tartışılmaksızın ve talep edilen prim alacağına ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davanın reddi doğru olmamış, kararı …
… göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, kredi kartı işsizlik sertifikası «sigorta poliçesi» kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu «sigorta poliçesinde» dava dışı ...
Üstbostancı Şubesi'nin «dain mürtehin» olarak yer aldığı, dain mürtehin sıfatına sahip bankanın, davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine açıkça ve şartsız bir şekilde «muvafakat» etmediği gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:muvafakat
İncelediğiniz karardaGaranti Bankasının «rizikonun» gerçekleşmesi halinde, öncelikle kredi borcuna karşılık gelen kısmını sigortanın kendisine ödemesini amaçlamış bulunduğundan, mahkemece, davacıya dava dışı bankanın davaya «muvafakat» ettiğine dair belge getirmesi için süre verilmek ve bu eksiklik giderildikten sonra davaya devam edilmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · kesin süre · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12799 E. , 2013/10902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 tarih ve 2011/333-2012/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin T.Garanti Bankası A.Ş. aracılığı ile 16.06.2010 tarihinde işsizlik teminatı bulunan Gelir Güvencesi sigortası yaptırdığını, müvekkilinin 31.12.2010 tarihinde işten çıkarıldığını, davalının, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından bahisle herhangi bir tazminat ödenmeyeceğini bildirdiğini, poliçe özel şartlarında teminat dışında kalan haller bölümünde, bu hususun teminat dışı bırakılmadığını ileri sürerek şimdilik sigorta poliçesinden kaynaklanan 2000,00TL 'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 28.03.2012 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek talebini 3.000,00 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, belirli süreli işlerde işsizlik teminatının poliçe özel şartlarına göre teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2007 yılından beri DHMİ aralıksız güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, dolayısıyla davacının belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı, davacının işten çıkarılması nedeni ile işsiz kalması sonucu davalı şirketle imzalamış olduğu poliçe özel şartları gereği işsizlik teminatından istifade etmeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı T. Garanti Bankasının dain ve mürtehin olduğuna dair kayıt mevcuttur. Sigorta ettiren dava dışı T. Garanti Bankasının rizikonun gerçekleşmesi halinde, öncelikle kredi borcuna karşılık gelen kısmını sigortanın kendisine ödemesini amaçlamış bulunduğundan, mahkemece, davacıya dava dışı bankanın davaya muvafakat ettiğine dair belge getirmesi için süre verilmek ve bu eksiklik giderildikten sonra davaya devam edilmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007833900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz