Temel ilişki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9357 E. 2012/15396 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel ilişki↗ ticari faiz↗ ciro↗ ispat yükü↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ temerrüt faizi↗ asıl alacak↗ çek↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ciro yoluyla hamil olup keşideci davalı ile aralarında temel ilişki bulunmamasına göre TTK’nun 644. maddesine açtığı sebepsiz zenginleşme davasında ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini veya ödeme yaptığını savunan keşideciye ait olup, davalı keşidecinin herhangi bir savunmada bulunmadığı, davacı vekilinin asıl alacak üzerinden karar verilmesi talebinin nazara alındığı gerekçesiyle 6.000 TL’nin takip tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 720. madde delaletiyle aynı yasanın 644'ncü maddesi uyarınca açılan sebepsiz zenginleşme davasıdır. Çeklerde sebepsiz zenginleşmenin doğduğu tarih, çek ibraz edildiği takdirde ibraz günü, ibraz edilmemişse ibrazı gereken son gün olarak kabul edilir.Buna göre sebepsiz zenginleşmenin doğduğu tarih olan 28.11.2000 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Davacı, dava dilekçesinde dava konusu alacağa ticari faiz oranında temerrüt faizi işletilmesini istediğine göre mahkemece TTK’nun 4. maddesi ve 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca alacağa avans faizi oranında temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken yasal faize hükmolunması da doğru görülmemiştir. Kararın bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de; anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca bu yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · çek · temerrüt · ibraz
İncelediğiniz karardaÇeklerde «sebepsiz zenginleşmenin» doğduğu tarih, «çek» «ibraz» edildiği takdirde ibraz günü, ibraz edilmemişse ibrazı gereken «son» gün olarak kabul edilir.Buna göre sebepsiz zenginleşmenin doğduğu tarih olan 28.11.2000 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı «ciro» yoluyla «hamil» olup «keşideci» davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmamasına göre TTK’nun 644. maddesine açtığı «sebepsiz zenginleşme» davasında «ispat yükünün» sebepsiz zenginleşmediğini veya ödeme yaptığını savunan keşideciye ait olup, davalı keşidecinin herhangi bir savunmada bulunmadığı, davacı vekilinin «asıl alacak» üzerinden karar verilmesi talebinin nazara alındığı gerekçesiyle 6.000 TL’nin takip tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 720. madde delaletiyle aynı yasanın 644'ncü maddesi uyarınca açılan «sebepsiz zenginleşme» davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, TTK’nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren % 70 oranında «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9357 E. , 2012/15396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2008/103-2010/766 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilen ve kendisine ciro edilen 18.11.2000 tarihli toplam 6.000 TL bedelli iki adet çeke dayanarak başlattığı takibin geri bırakılmasına karar verildiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 7.423 TL’nin bankaya ibraz tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ciro yoluyla hamil olup keşideci davalı ile aralarında temel ilişki bulunmamasına göre TTK’nun 644. maddesine açtığı sebepsiz zenginleşme davasında ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini veya ödeme yaptığını savunan keşideciye ait olup, davalı keşidecinin herhangi bir savunmada bulunmadığı, davacı vekilinin asıl alacak üzerinden karar verilmesi talebinin nazara alındığı gerekçesiyle 6.000 TL’nin takip tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 720. madde delaletiyle aynı yasanın 644'ncü maddesi uyarınca açılan sebepsiz zenginleşme davasıdır. Çeklerde sebepsiz zenginleşmenin doğduğu tarih, çek ibraz edildiği takdirde ibraz günü, ibraz edilmemişse ibrazı gereken son gün olarak kabul edilir.Buna göre sebepsiz zenginleşmenin doğduğu tarih olan 28.11.2000 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Davacı, dava dilekçesinde dava konusu alacağa ticari faiz oranında temerrüt faizi işletilmesini istediğine göre mahkemece TTK’nun 4. maddesi ve 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca alacağa avans faizi oranında temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken yasal faize hükmolunması da doğru görülmemiştir. Kararın bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de;
anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca bu yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının (Hüküm) fıkrasının 1 nolu bendinin “icra takip tarihi olan 20.02.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak….” şeklindeki kısmının karardan çıkartılarak, yerine “ 28.11.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak…” yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063004800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz