Fesihten sonra yenilenen poliçeler önemli menfaati kanıtlar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1221 E. 2024/4768 K. · · İlk derece: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sigorta acentesinin kazandırdığı müşterilerin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra da müvekkil şirket nezdinde poliçelerini yeniledikleri, şirketin kendi sunduğu poliçe dökümleriyle belirlenirse, şirketin fesihten sonra portföyden önemli menfaat elde ettiği koşulu gerçekleşmiş sayılır; acentelik ilişkisinin uzun yıllar sürmüş olması ve acentenin şirketin net poliçe üretimine yüksek oranda katkı sağlamış bulunması hâlinde denkleştirme talebi hakkaniyete de uygundur.
Ele alınan sorunlar
Denkleştirme tazminatı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği → kabul
İddia: Davalı sigorta şirketi, acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, acentenin portföyünü çeşitlendirmediğini, acentenin müşterilerinin fesihten sonra devam edip etmediğinin ve kendisinin önemli menfaat elde edip etmediğinin araştırılmadığını, fesihten sonraki poliçelerin başka acentelerin tercih edilmesi nedeniyle düzenlenmiş olabileceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı tarafından, davacının müşterisi olup fesihten sonra kendisince poliçe tanzim edilen müşterilere ilişkin poliçe dökümleri dosyaya sunulmuş olup, fesihten sonraki dönemlerde önemli sayıda ve tutarda poliçe düzenlendiği belirlenmiştir; buna göre davacının davalıya kazandırdığı müşteriler acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı nezdinde poliçelerini yenilemiş ve davalı bu sayede fesihten sonra da önemli menfaatler elde etmiştir. Taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin uzun yıllar devam etmesi ve ticari defter kayıtlarından davacının davalı şirketin net poliçe üretimine yüksek oranda katkı sağladığının tespit edilmesi karşısında, davacının denkleştirme talebi hakkaniyete de uygundur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yargıtay'ca onanan gerekçe, denkleştirme tazminatında 'önemli menfaat' koşulunun fesih sonrası poliçe dökümleriyle nasıl ispatlanacağını ve hakkaniyet koşulunun hangi olgularla desteklendiğini göstermesi bakımından emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denkleştirme (portföy) tazminatı↗ sigorta acenteliği sözleşmesi↗ önemli menfaat koşulu↗ hakkaniyet koşulu↗ poliçe yenileme↗ müşteri portföyü↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13042 E. 2017/1342 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekaletten azil · olağan fesih · önemli menfaat · haklı fesih · portföy tazminatı · azil · acentelik sözleşmesi · acente
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki feshin «olağan fesih» olduğu, davacının aracılık yaptığı sözleşmelerden bir kısmının davalı «acentelerince» «yenilendiği», bu nedenle davalının yeni müşterilerle gelir elde etmeye devam ettiği, davacının bu fesih nedeniyle bu yenilemelerden gelir elde edemediği, haklı feshin olmadığı, «haklı fesih» olmadığı için davacı tarafın bu nedenlerle «portföy tazminatının» talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… , mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, keşide edilen 18.09.2012 tarihli «ihtarname» ile davacı «acenteye» verilen «vekaletlerden azil» suretiyle derhal «fesih» hakkının kullanıldığı, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinde derhal fesih koşullarının kararlaştırıldığı ancak davalı tarafça söz konusu fesih koşullarının haklı bir nedene dayalı fesih bildirimi olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle, işbu davada mahkemenin süreli fesihte bulunduğu ve feshin yıl sonu itibariyle gerçekleştiği, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü süre» içinde açıldığına dair gerekçesi yerinde değilse de; acentelik sözleşmesinin 25. maddesine dayalı olarak keşide edilen 18.09.2012 tarihli ihtarnamenin ... tebliğ b …
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan «portföy tazminatı» alacağıdır.
6102 sayılı TTK'nın 122/1-a maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sonlanmasından sonra da davalı şirket «önemli menfaatler» elde ediyorsa davacı «acente» uygun bir denkleştirme tazminatı isteyebilir.
-
Denkleştirmede önemli menfaati ispat yükü acentededir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6992 E. 2024/2864 K.
Ortak:hakkaniyet koşulu · müşteri portföyü
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında 10.11.2009 tarihinde imzalanan «acentelik sözleşmesinin», sözleşmenin 24. maddesine göre 3 ay önceden haber vermek suretiyle, 25.01.2017 tarihli «ihtarnameyle» sözleşmeye uygun feshedildiğinin «ihtar» edildiğini, akabinde ise 02.05.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davacının «portföy tazminatı» talebinin koşullarının gerçekleşmediğini, porföy tazminatı istenebilmesi için acentenin müvekkiline müşteri sağlamış olması, sözleşmenin bitiminden sonra da müvekkilin kazanç sağlamaya devam etmesi ve «hakkaniyet koşullarının» bulunmasının gerektiğini, davacının müvekkiline hiç bir menfaat sağlamadığını, müvekkili şirketin verimsiz acentenin sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, davacının sadece trafik branşında poliçe düzenlemesi nedeniyle çeşitlilik ve verimlilik sağlamadığını, trafik «sigortası poliçesine» konu «teminatlar» sabit olduğundan, müşterinin en ucuz teklifi veren sigorta şirketine poliçe düzenlettiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir «müşteri çevresi» sağlanmadığını, «müşteri portföyünün» genişlemediğini, ayrıca sözleşmenin 24.c maddesi gereğince acentenin «sözleşmenin feshi» nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaNoterliğinin 17.02.2017 tarihli «ihtarnamesi» ile gerekçesiz ve nedensiz olarak sözleşmenin feshedildiğini, davalının, sözleşmenin feshedilmesinden sonra müvekkilinin tüm müşteri bilgilerini bildiğinden ve öğrendiğinden dolayı bu müşteriler ile iş yapmaya, poliçe düzenlemeye devam ettiğini bu sayede müvekkilinin kendisine kazandırmış olduğu «müşteri portföyü» üzerinden iş yapmaya halen de devam ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra, sigorta şirketinin «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde etmesi koşulu bakımından, davacının «acente» olarak temin ettiği sigorta müşterilerinin, acenteliğin feshinden sonra da davalı ... şirketinden sigorta yaptırmaya devam ettirdiklerinin kanıtlanması gerekmekte olup, «ispat yükünün» davacı acente üzerinde olduğu, ancak davacı tarafça, kendi kazandırdığı müşterilerin «acentelik sözleşmesinin» feshinden sonra davalı ... şirketi nezdinde poliçelerini «yeniledikleri», bu sayede davalının sözleşmenin feshinden sonra önemli menfaatler elde ettiği konusunda herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, bu nedenle davalının, davacının «müşteri portföyünü» kullandığı, davacının portföyü sayesinde «fesih» sonrasında da önemli ölçüde menfaat elde ettiği iddiasını kanıtlanamadığı, diğer yandan davacının, davalının net poliçe üretimine katkısının ve satışlarının yıllar itibariyle düştüğü, davacının fesihten sonraki dönemde davalı dışında 10'un üzerinde sigorta şirketiyle de «acentelik ilişkisini» devam ettirdiği hususları dikkate alındığında, denkleştirme talebi «hakkaniyete» de uygun olmadığı, bu nedenle denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik gö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra, sigorta şirketinin «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde etmesi koşulu bakımından, davacının «acente» olarak temin ettiği sigorta müşterilerinin, acenteliğin feshinden sonra da davalı ... şirketinden sigorta yaptırmaya devam ettirdiklerinin kanıtlanması gerekmekte olup, «ispat yükünün» davacı acente üzerinde olduğu, ancak davacı tarafça, kendi kazandırdığı müşterilerin «acentelik sözleşmesinin» feshinden sonra davalı ... şirketi nezdinde poliçelerini «yeniledikleri», bu sayede davalının sözleşmenin feshinden sonra önemli menfaatler elde ettiği konusunda herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, bu nedenle davalının, davacının «müşteri portföyünü» kullandığı, davacının portföyü sayesinde «fesih» sonrasında da önemli ölçüde menfaat elde ettiği iddiasını kanıtlanamadığı, diğer yandan davacının, davalının net poliçe üretimine katkısının ve satışlarının yıllar itibariyle düştüğü, davacının fesihten sonraki dönemde davalı dışında 10'un üzerinde sigorta şirketiyle de «acentelik ilişkisini» devam ettirdiği hususları dikkate alındığında, denkleştirme talebi «hakkaniyete» de uygun olmadığı, bu nedenle denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik gö …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1221 E. , 2024/4768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/397 Esas, 2022/1787 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1108 E., 2019/1001 K.
Taraflar arasındaki denkleştirme tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 30.04.2001 yılından itibaren davalının sigorta acentesi olduğunu, davalı tarafça gerekçe gösterilmeden Beyoğlu 47. Noterliği 25.01.2017 tarihli ihtarnamesi ile tebliğ tarihinden itibaren 3 ayın bitiminde sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiğini ve 02.07.2017 tarihinde fesih ilanı yapıldığını, sözleşmenin feshi tarihine kadar müvekkilinin üretim yaparak davalı şirkete portföy kazandırdığını, müvekkilinin uzun süren acentelik süresince davalı şirkete yeni müşteriler kazandırarak davalıyı tanıttığını, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, fesih nedeniyle müvekkilinin portföyden yararlanma ve kazanç sağlamadan mahrum kaldığını, davalının ise önemli bir müşteri çevresi ve gelir sağladığını, bu nedenle müvekkilinin portföy tazminatı talep hakkı bulunduğunu belirterek, 10.000,00 TL denkleştirme tazminatının acenteliğin feshi tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 09.10.2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini 105.238,40 TL artırarak 115.238,40 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında 10.11.2009 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin, sözleşmenin 24. maddesine göre 3 ay önceden haber vermek suretiyle, 25.01.2017 tarihli ihtarnameyle sözleşmeye uygun feshedildiğinin ihtar edildiğini, akabinde ise 02.05.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davacının portföy tazminatı talebinin koşullarının gerçekleşmediğini, porföy tazminatı istenebilmesi için acentenin müvekkiline müşteri sağlamış olması, sözleşmenin bitiminden sonra da müvekkilin kazanç sağlamaya devam etmesi ve hakkaniyet koşullarının bulunmasının gerektiğini, davacının müvekkiline hiç bir menfaat sağlamadığını, müvekkili şirketin verimsiz acentenin sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, davacının sadece trafik branşında poliçe düzenlemesi nedeniyle çeşitlilik ve verimlilik sağlamadığını, trafik sigortası poliçesine konu teminatlar sabit olduğundan, müşterinin en ucuz teklifi veren sigorta şirketine poliçe düzenlettiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir müşteri çevresi sağlanmadığını, müşteri portföyünün genişlemediğini, ayrıca sözleşmenin 24.c maddesi gereğince acentenin sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında 30.04.2001 ve 10.11.2009 tarihli acentelik sözleşmelerinin akdedildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 24. maddesinde, taraflardan her birinin diğer tarafa taahhütlü bir mektupla üç ay evvelinden haber vermek şartıyla sözleşmeyi her zaman sona erdirebileceğinin belirtildiği, davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu 47. Noterliğinin 25.01.2017 tarihli ihtarnamesi ile, sözleşmenin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 ayın bitiminde feshedileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 30.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği, yine davacı tarafından Beyoğlu 47. Noterliğinin 02.05.2017 tarihli fesih ilanı ile sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin 02.05.2017 tarihli fesih ilanı ile sonlandığı, üretilen net prim tutarlarının fesih tarihi olan 02.05.2017 tarihinden önceki 5 yılı kapsayan (fesih tarihinden sonraki iptaller de dahil olmak üzere) Mayıs 2012 – 2017 döneminde toplam 576.191,99 TL komisyon tutarı bulunduğu, 1 yıllık ortalama komisyon tutarının ise 115.238,40 TL olduğu, davalı tarafından, davacı müşterisi olup fesihten sonra davalı tarafından poliçe tanzim edilen müşterilere ilişkin poliçe dökümlerine göre, 2017 yılı Haziran – Aralık döneminde 216 adet 144.909,67 TL tutarında ve 2018 yılı Haziran dönemine kadar 345 adet 262.935,85 TL tutarında poliçe tanzim edildiği, davacının portföy tazminatının son 5 yıllık komisyon ortalamasının 115.238,40 TL olarak hesaplandığı ve davalının davacının portföyünden yararlanmaya devam ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı istenemeyeceğini, davacının, portföyünü trafik ve kasko poliçelerinden çıkararak çeşitlendirmesi konusunda uyarılmasına rağmen sözleşmeye aykırı olarak portföyünü bu poliçelerden oluşturmaya devam ettiğini, bu nedenle denkleştirme tazminatı istenemeyeceğini, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını, bu kapsamda acentenin müşterilerinin fesihten sonra devam edip etmediğinin, devam edenlerin müşteri kazanma niteliğinde olup olmadığının, acentenin hasar ve prim oranlarının tespiti ile müvekkilinin önemli bir menfaat elde edip etmediğinin tespit edilmesi gerekirken, mahkemece bu konuda itiraz ve taleplerinin dikkate alınmadığını, bu inceleme yapılmış olsaydı acentenin portföyünün fesihten sonra kullanılmadığının, fesihten sonraki poliçelerin herhangi bir acentelerinin tercih edilmesi nedeniyle düzenlenmiş olabileceğinin ve müvekkilinin maddi kazanç elde etmediğinin tespit edilebileceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından davacı müşterisi olup fesihten sonra poliçe tanzim edilen müşterilere ilişkin poliçe dökümleri dosyaya sunulmuş olup 2017 yılı Haziran – Aralık döneminde 216 adet 144.909,67 TL tutarında ve 2018 yılı Haziran dönemine kadar 345 adet 262.935,85 TL tutarında poliçe tanzim edildiği,davacının davalıya kazandırdığı müşterilerin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı ... nezdinde poliçelerini yeniledikleri, bu sayede davalının sözleşmenin feshinden sonra da önemli menfaatler elde ettiği, taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin uzun yıllar devam ettiği, ticari defter kayıtlarından tespit edildiği üzere, davacının davalı şirketin net poliçe üretimine yüksek oranda katkı sağladığı, bu nedenle davacının denkleştirme talebinin hakkaniyete de uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23 üncü maddesinin 16 ncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062635700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz