Vekaletten azil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13042 E. 2017/1342 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletten azil↗ olağan fesih↗ önemli menfaat↗ ttk 122↗ denkleştirme (portföy) tazminatı↗ haklı fesih↗ portföy tazminatı↗ azil↗ acentelik sözleşmesi↗ acente↗ acentelik↗ yenileme↗ fesih↗ hak düşürücü süre↗ ihbar↗ ihtarname↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki feshin olağan fesih olduğu, davacının aracılık yaptığı sözleşmelerden bir kısmının davalı acentelerince yenilendiği, bu nedenle davalının yeni müşterilerle gelir elde etmeye devam ettiği, davacının bu fesih nedeniyle bu yenilemelerden gelir elde edemediği, haklı feshin olmadığı, haklı fesih olmadığı için davacı tarafın bu nedenlerle portföy tazminatının talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, keşide edilen 18.09.2012 tarihli ihtarname ile davacı acenteye verilen vekaletlerden azil suretiyle derhal fesih hakkının kullanıldığı, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 25. maddesinde derhal fesih koşullarının kararlaştırıldığı ancak davalı tarafça söz konusu fesih koşullarının haklı bir nedene dayalı fesih bildirimi olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle, işbu davada mahkemenin süreli fesihte bulunduğu ve feshin yıl sonu itibariyle gerçekleştiği, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü süre içinde açıldığına dair gerekçesi yerinde değilse de; acentelik sözleşmesinin 25. maddesine dayalı olarak keşide edilen 18.09.2012 tarihli ihtarnamenin ... tebliğ belgesindeki barkod numarası itibariyle yapılan incelemede ihtarnamenin davacıya 28.09.2012 tarihinde tebliğ olunduğu, işbu davanın 27.09.2013 tarihi itibariyle hak düşürücü süre içinde açıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan portföy tazminatı alacağıdır. Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair sözlü bildirimin yapıldığı tarihten sonra ve 18.09.2012 tarihli fesih ihbarının yapıldığı tarihe kadar geçen sürede davacı acentenin portföyündeki sigorta poliçelerini dava dışı sigorta şirketlerine yönlendirdiği mahkemenin de kabulündedir. 6102 sayılı TTK'nın 122/1-a maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sonlanmasından sonra da davalı şirket önemli menfaatler elde ediyorsa davacı acente uygun bir denkleştirme tazminatı isteyebilir. Yukarıda belirtildiği üzere davacı acentenin portföyündeki poliçelerini acentelik sözleşmesinin son bulmasından önce başka sigorta şirketlerine kaydırdığı dikkate alınarak TTK 122. maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatını talep edip edemeyeceğinin tartışılmaksızın eksik incelemeyle hüküm tesisi davalı lehine bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5952 E. 2022/2986 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… .4 maddesi gereğince feshedilmiş olup 6102 Sayılı TTK'nın 122/3 maddesi uyarınca sözleşmenin haksız feshinden bahsedilemeyeceği ve sözleşmenin 11.5 maddesi uyarınca «sözleşmenin feshi» halinde davacının denkleştirme tazminatı isteyemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
-
Tazminat | Denkleştirme bedeli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5374 E. 2022/7179 K.
Ortak:önemli menfaat · denkleştirme (portföy) tazminatı · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · fesih · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki feshin «olağan fesih» olduğu, davacının aracılık yaptığı sözleşmelerden bir kısmının davalı «acentelerince» «yenilendiği», bu nedenle davalının yeni müşterilerle gelir elde etmeye devam ettiği, davacının bu fesih nedeniyle bu yenilemelerden gelir elde edemediği, haklı feshin olmadığı, «haklı fesih» olmadığı için davacı tarafın bu nedenlerle «portföy tazminatının» talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… , mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, keşide edilen 18.09.2012 tarihli «ihtarname» ile davacı «acenteye» verilen «vekaletlerden azil» suretiyle derhal «fesih» hakkının kullanıldığı, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinde derhal fesih koşullarının kararlaştırıldığı ancak davalı tarafça söz konusu fesih koşullarının haklı bir nedene dayalı fesih bildirimi olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle, işbu davada mahkemenin süreli fesihte bulunduğu ve feshin yıl sonu itibariyle gerçekleştiği, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü süre» içinde açıldığına dair gerekçesi yerinde değilse de; acentelik sözleşmesinin 25. maddesine dayalı olarak keşide edilen 18.09.2012 tarihli ihtarnamenin ... tebliğ b …
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan «portföy tazminatı» alacağıdır.
Benzer bu karardaBu durumda, yukarıda belirlenen «denkleştirme (portföy) tazminatı» talep koşulları ile ispat kuralları gözönüne alınarak, somut olay değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan denkleştirme bedeli ve «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
122 uyarınca «acentenin» denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "«önemli menfaatler»" elde edilmesi, acentenin ücret «kaybına» uğraması, denkleştirme ödenmesinin «hakkaniyete» uygun olmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · haklı nedenle fesih · sigorta acenteliği · sözleşmenin feshi · hakkaniyet · ispat yükü · kâr kaybı · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaBuna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin «hakkaniyete» uygun olmadığını veya «bedelin indirilmesi» gerektiğini «ispat yükü» altındadır.
Taraflar arasındaki sözleşmede açıkça, portföyün tamamen kaza sigortasından yapılmış olmasının ya da riskin «dağıtılmamasının» sözleşmenin 11. maddesine göre «haklı nedenle fesih» sonucunu doğuracağı belirtilmemiştir.
122 uyarınca «acentenin» denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "«önemli menfaatler»" elde edilmesi, acentenin ücret «kaybına» uğraması, denkleştirme ödenmesinin «hakkaniyete» uygun olmasıdır.
Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporundan öncelikle davacının üretim ortalamasını gerçekleştirdiğinin, ancak portföyün tamamen kaza sigortasından oluşması nedeni ile sözleşmesel edimleri gereğince yeterli üretim ortalamasını yakalanamaması nedeniyle beklenen hedeflerin çok uzağında kaldığı değerlendirilmesinin yapıldığı, bu belirleme üzerine mahkemece «sözleşmenin feshinin» haklı olduğu sonucuna varılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18317 E. 2014/7581 K.
Ortak:portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz kararda2-Dava, «acentelik sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan «portföy tazminatı» alacağıdır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki feshin «olağan fesih» olduğu, davacının aracılık yaptığı sözleşmelerden bir kısmının davalı «acentelerince» «yenilendiği», bu nedenle davalının yeni müşterilerle gelir elde etmeye devam ettiği, davacının bu fesih nedeniyle bu yenilemelerden gelir elde edemediği, haklı feshin olmadığı, «haklı fesih» olmadığı için davacı tarafın bu nedenlerle «portföy tazminatının» talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… , mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, keşide edilen 18.09.2012 tarihli «ihtarname» ile davacı «acenteye» verilen «vekaletlerden azil» suretiyle derhal «fesih» hakkının kullanıldığı, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinde derhal fesih koşullarının kararlaştırıldığı ancak davalı tarafça söz konusu fesih koşullarının haklı bir nedene dayalı fesih bildirimi olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle, işbu davada mahkemenin süreli fesihte bulunduğu ve feshin yıl sonu itibariyle gerçekleştiği, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü süre» içinde açıldığına dair gerekçesi yerinde değilse de; acentelik sözleşmesinin 25. maddesine dayalı olarak keşide edilen 18.09.2012 tarihli ihtarnamenin ... tebliğ b …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «acentelik sözleşmesinin» davacının davalı şirket çalışanlarını eleştirmesi nedeniyle feshedildiği, feshin haklı bir nedene dayanmadığı, sözleşmenin «portföy tazminatı» talep edilemeyeceğine ilişkin 24. maddesinin BK'nın 19. maddesi hükmüne aykırı olduğu, davacının 6102 sayılı TTK'nın 122/2. maddesi uyarınca hesaplanacak tazminatı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · feragat · ıslah · avans faizi
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde «avans faizi» isteyebilecek iken daha düşük bir oranı ifade eden «reeskont faizi» talep etmek suretiyle fazlaya ilişkin talebinden zımnen «feragat» ettiğinden bu kez «ıslah» suretiyle avans faizi talep edemeyeceği halde, mahkemece avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13042 E. , 2017/1342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2015 tarih ve 2013/306-2015/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01.06.2001 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği gibi yerine getirilmekte iken davalı tarafça .... Noterliğinin 18.09.2012 tarih ve 26645 yevmiye nolu fesihname ve azilnamesi ile acentelik sözleşmesinin haksız ve usulsüz olarak feshedildiğini, haksız fesih nedeniyle gelir kaybına uğradığını ve portföy tazminatını hak ettiğini, haksız ve usulsüz fesih sebebiyle meydana gelen gelir kaybı için 2.500,00 TL, portföy tazminatı için 5.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 7.500,00-TL'nin 01.06.2001 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili; acentelik sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiğini, sözleşmede feshin hangi hallerde yapılacağının kararlaştırıldığını, bu çerçevede sözleşmenin "...zararlı portföy..." sebebi ile feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki feshin olağan fesih olduğu, davacının aracılık yaptığı sözleşmelerden bir kısmının davalı acentelerince yenilendiği, bu nedenle davalının yeni müşterilerle gelir elde etmeye devam ettiği, davacının bu fesih nedeniyle bu yenilemelerden gelir elde edemediği, haklı feshin olmadığı, haklı fesih olmadığı için davacı tarafın bu nedenlerle portföy tazminatının talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, keşide edilen 18.09.2012 tarihli ihtarname ile davacı acenteye verilen vekaletlerden azil suretiyle derhal fesih hakkının kullanıldığı, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 25. maddesinde derhal fesih koşullarının kararlaştırıldığı ancak davalı tarafça söz konusu fesih koşullarının haklı bir nedene dayalı fesih bildirimi olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle, işbu davada mahkemenin süreli fesihte bulunduğu ve feshin yıl sonu itibariyle gerçekleştiği, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü süre içinde açıldığına dair gerekçesi yerinde değilse de;
acentelik sözleşmesinin 25. maddesine dayalı olarak keşide edilen 18.09.2012 tarihli ihtarnamenin ... tebliğ belgesindeki barkod numarası itibariyle yapılan incelemede ihtarnamenin davacıya 28.09.2012 tarihinde tebliğ olunduğu, işbu davanın 27.09.2013 tarihi itibariyle hak düşürücü süre içinde açıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan portföy tazminatı alacağıdır. Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair sözlü bildirimin yapıldığı tarihten sonra ve 18.09.2012 tarihli fesih ihbarının yapıldığı tarihe kadar geçen sürede davacı acentenin portföyündeki sigorta poliçelerini dava dışı sigorta şirketlerine yönlendirdiği mahkemenin de kabulündedir. 6102 sayılı TTK'nın 122/1-a maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sonlanmasından sonra da davalı şirket önemli menfaatler elde ediyorsa davacı acente uygun bir denkleştirme tazminatı isteyebilir. Yukarıda belirtildiği üzere davacı acentenin portföyündeki poliçelerini acentelik sözleşmesinin son bulmasından önce başka sigorta şirketlerine kaydırdığı dikkate alınarak TTK 122.
maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatını talep edip edemeyeceğinin tartışılmaksızın eksik incelemeyle hüküm tesisi davalı lehine bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bende açıklanan nedenlerele davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı lehine BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/321846800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz