Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7169 E. 2012/14202 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗ sorumluluk davası↗ hisse senedi↗ sicilden terkin↗ tüzel kişilik↗ sulh↗ terkin↗ çek↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açılan sorumluluk davası olduğu, 53.300.000.000 adet İmar Bankası A.Ş. hisse senedinin dava dışı İmar Off Shore Ltd firmasından veresiye olarak almak suretiyle adı geçen bu firmaya borçlanıldığı, ancak dava dışı Off Shore Ltd firmasına bu babta herhangi bir nakit, çek, senet veya banka havalesiyle hiçbir ödeme yapılmadığı, yine bilançoda 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte 920.000 TL iktisap bedeli ile Uzan Şirketler grubuna dahil Ergani Çimento Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye ait hisse senedinin kayıtlı bulunduğu, 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte bulunan 40.000.000 adet Uzan Şirketler grubuna dahil Ergani Çimento San. ve Tic. A.Ş. hisse senedinin 1997 yılında Uzan grubuna dahil Rumeli Çimento San ve Tic. A.Ş.'den 920.000 TL bedelle satın alındığı, Ergani Çimento A.Ş. hissesinin 15/6/2003 tarihinde 40.000 TL bedelle aynı şirketler grubuna dahil dava dışı Dörtgen İnşaat ve İşletmecilik San ve Tic. A.Ş.'ne veresiye olarak satıldığı ve 880.000 TL tutarında kayden menkul kıymet satış zararı oluştuğu, ancak 16/6/2003 devir tarihi itibariyle bu hisselerin rayiç değerini gösterir bir tespit raporu ibraz edilmediği, aynı gruba dahil Ergani Çimento A.Ş'ne ait hisse senetlerinin yine aynı gruptaki Dörtgen İnşaat A.Ş'ne nominal bedel üzerinden satılmasının grup içi işlem mahiyetinde olduğu, davacı şirket ile dava dışı Dörtgen İnş. A.Ş. ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesinin fon alacaklarının tahsili bakımından yarar sağlamayacağı ve borca batık olduğu tespiti ile 13/04/2007 tarihinde ilansız olarak sicilden terkinine karar verildiği, iki şirketin de sicilden terkin edilmiş olması karşısında ve geçmişte kalan olası şirket zararlarından dolayı sunulan belgeler ve deliller kapsamına göre davalıların sorumlulukları cihetine gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., Sevda Yenikapan Özkan vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Samsun Çimento ve İşletmecilik San. ve Tic. A.Ş. yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilinin iddiası ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların 31.10.2003 tarihinde 53.300.000.000 adet İmar Bankası A.Ş. hissesini 3.173.191,66 TL bedelle İmar Off Shore Limitedden borçlanma suretiyle satın aldığı, bu satın alma işleminin Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 14.08.2003 tarihli 2003/426 ve 26.08.2003 tarihli 2003/449 müteferrik sayılı tedbir kararlarına ve BDDK'nın 03.07.2003 tarihli kararı ile İmar Bankası A.Ş.'nin yönetim ve denetiminin fona devredilmesine rağmen gerçekleştirildiği, ancak bu satın alma karşılığında herhangi bir ödeme yapılmamışsa da, şirketin bilançosunda borç kaydı olarak görüldüğü, yine şirketin kurulduğu 1997 yılında Rumeli Çimento A.Ş.'den 920.000 TL bedelle satın alınan Ergani Çimento A.Ş. hisselerinin 11.07.2003 tarihinde 40.000 TL bedelle Dörtgen İnşaat ve İşl. A.Ş.'ne satıldığı anlaşılmıştır. .../...
Mahkemece, belirtilen gerekçe ile ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmişse de, Samsun Çimento ve İşletmecilik San. ve Tic. A.Ş.'nin yukarıda belirtilen ve davalılar tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen işlemler nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığının tespiti amacıyla, hisseleri alınan ve satılan şirketlerin borsada işlem gördüğü de dikkate alındığında, sermaye piyasası konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., Sevda Yenikapan Özkan vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2381 E. 2015/8434 K.
Ortak:rayiç değer · cy/cy kaydı · eksik inceleme · dahili dava · Tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş.'ne veresiye olarak satıldığı ve 880.000 TL tutarında kayden menkul kıymet satış zararı oluştuğu, ancak 16/6/2003 devir tarihi itibariyle bu hisselerin «rayiç değerini» gösterir bir tespit raporu «ibraz» edilmediği, aynı gruba «dahil» Ergani Çimento A.Ş'ne ait hisse senetlerinin yine aynı gruptaki Dörtgen İnşaat A.Ş'ne nominal bedel üzerinden satılmasının grup içi işlem mahiyetinde olduğu, davacı şirket ile dava dışı Dörtgen İnş.
Mahkemece, davanın yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açılan «sorumluluk davası» olduğu, 53.300.000.000 adet İmar Bankası A.Ş. «hisse senedinin» dava dışı İmar Off Shore Ltd firmasından veresiye olarak almak suretiyle adı geçen bu firmaya borçlanıldığı, ancak dava dışı Off Shore Ltd firmasına bu babta herhangi bir nakit, «çek», senet veya banka havalesiyle hiçbir ödeme yapılmadığı, yine bilançoda 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte 920.000 TL iktisap bedeli ile Uzan Şirketler grubuna «dahil» Ergani Çimento Sanayi ve Tic.
A.Ş.'ye ait «hisse senedinin» kayıtlı bulunduğu, 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte bulunan 40.000.000 adet Uzan Şirketler grubuna «dahil» Ergani Çimento San. ve Tic.
Benzer bu karardaBankası A.Ş'nin yönetim ve denetiminin fona devredilmesine rağmen gerçekleştirildiği ancak, satın alma karşılığında herhangi bir ödeme yapılmamış ise de, şirketin bilançosunda borç «kaydı» olarak görüldüğü yine, şirketin kurulduğu 1997 yılında R.
Grubu'na «dahil» tüm şirketlere el konularak bu şirketlerin konsolidasyona tabi tutulduğu dikkate alındığında, devri söz konusu E.
Çimento hisseleri «rayiç değerinin» altında satılmış olsa da, buradaki «kaybın» diğer bir grup şirketinin kazancı olması nedeniyle, yine konsolidasyon mantığı açısından tazmin edilecek bir zararın doğmadığı ve bu itibarla davalıların sorumluluklarını gerektirecek bir zararın varlığının tespit edilemediği belirtilmiş ise de, anılan rapor uyulan bozma ilamı uyarınca «denetime elverişli» bir rapor olmayıp, gerekçesi de dosya kapsamına uygun değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · denetime elverişlilik · kâr kaybı · yönetim kurulu kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaÇimento hisseleri «rayiç değerinin» altında satılmış olsa da, buradaki «kaybın» diğer bir grup şirketinin kazancı olması nedeniyle, yine konsolidasyon mantığı açısından tazmin edilecek bir zararın doğmadığı ve bu itibarla davalıların sorumluluklarını gerektirecek bir zararın varlığının tespit edilemediği belirtilmiş ise de, anılan rapor uyulan bozma ilamı uyarınca «denetime elverişli» bir rapor olmayıp, gerekçesi de dosya kapsamına uygun değildir.
… etlerin borsada işlem gördüğü nazara alınarak, davalıların gerçekleştirdikleri eylemler nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğramış ise miktarının «kesin» olarak belirlenmesi gerekmekte olup, Dairemiz bozma ilamında da bu hususa işaret edilmesine rağmen «eksik inceleme» ile yetersiz ve «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre TTK'nın 336 vd. maddelerinde öngörülen şartların olayda mevcut bulunmadığı, «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçilerinin sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda verilen ilk karar, Dairemizce bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler yerinde görülmeyerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olmasına rağmen, «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında oluşturulan yeni bilirkişi heyetinden alınan raporun da bozma öncesi raporlarla aynı değerlendirmeleri içerdiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14372 E. 2015/38 K.
Ortak:rayiç değer · dahili dava
İncelediğiniz karardaA.Ş.'ne veresiye olarak satıldığı ve 880.000 TL tutarında kayden menkul kıymet satış zararı oluştuğu, ancak 16/6/2003 devir tarihi itibariyle bu hisselerin «rayiç değerini» gösterir bir tespit raporu «ibraz» edilmediği, aynı gruba «dahil» Ergani Çimento A.Ş'ne ait hisse senetlerinin yine aynı gruptaki Dörtgen İnşaat A.Ş'ne nominal bedel üzerinden satılmasının grup içi işlem mahiyetinde olduğu, davacı şirket ile dava dışı Dörtgen İnş.
Mahkemece, davanın yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açılan «sorumluluk davası» olduğu, 53.300.000.000 adet İmar Bankası A.Ş. «hisse senedinin» dava dışı İmar Off Shore Ltd firmasından veresiye olarak almak suretiyle adı geçen bu firmaya borçlanıldığı, ancak dava dışı Off Shore Ltd firmasına bu babta herhangi bir nakit, «çek», senet veya banka havalesiyle hiçbir ödeme yapılmadığı, yine bilançoda 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte 920.000 TL iktisap bedeli ile Uzan Şirketler grubuna «dahil» Ergani Çimento Sanayi ve Tic.
A.Ş.'ye ait «hisse senedinin» kayıtlı bulunduğu, 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte bulunan 40.000.000 adet Uzan Şirketler grubuna «dahil» Ergani Çimento San. ve Tic.
Benzer bu karardaFon Kurulu'nun 18.05.2005 tarih, 188 sayılı kararı ile Uzan Grubuna «dahil» denetimi devralınan 231 firmanın «son» genel kurullarından sonra yapılan pay devirleri hükümsüz sayıldığından iştirak hisse satışlarının «geçersiz» hale geldiği,.....
Çimento hisseleri el konulan şirketler harici..........'ya satılmış ise de, ...... fon kurulunun 18.05.2005 tarih 188 sayılı kararı ile el konulan şirketlerin «son» genel kurullarından sonra yapılan pay devirleri hükümsüz sayıldığı, ayrıca her 3 şirketin de hisse satışı yapıldığı tarihlerde öz sermayelerinin negatif olduğu, kar edilen yıllarda bu karın şirket ana faaliyet alanından kaynaklanmadığı faaliyet dışı işlerden gelir elde edildiği, dolasıyla hisse satışlarının yapıldığı tarih itibariyle iştirak hisselerinin «rayiç değerlerinin» hesaplanamadığı, bilirkişilerce hisse bedellerinin daha yüksek olması gerektiği sonucuna varılmış ise de yorum yoluyla hisselerin değerlerinin daha yüksek olduğunu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · geçersizlik · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaFon Kurulu'nun 18.05.2005 tarih, 188 sayılı kararı ile Uzan Grubuna «dahil» denetimi devralınan 231 firmanın «son» genel kurullarından sonra yapılan pay devirleri hükümsüz sayıldığından iştirak hisse satışlarının «geçersiz» hale geldiği,.....
2- Ancak, temyiz eden .......'nin eldeki davayı kanuni halef sıfatıyla takip ettiği için 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» maddesi hükmü uyarınca maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 309, 336 ve 337. maddeleri uyarınca açılan sorumluluk davasında zararın varlığının «ispat yükünün» davacıya ait olduğu,......
Çimento hisseleri el konulan şirketler harici..........'ya satılmış ise de, ...... fon kurulunun 18.05.2005 tarih 188 sayılı kararı ile el konulan şirketlerin «son» genel kurullarından sonra yapılan pay devirleri hükümsüz sayıldığı, ayrıca her 3 şirketin de hisse satışı yapıldığı tarihlerde öz sermayelerinin negatif olduğu, kar edilen yıllarda bu karın şirket ana faaliyet alanından kaynaklanmadığı faaliyet dışı işlerden gelir elde edildiği, dolasıyla hisse satışlarının yapıldığı tarih itibariyle iştirak hisselerinin «rayiç değerlerinin» hesaplanamadığı, bilirkişilerce hisse bedellerinin daha yüksek olması gerektiği sonucuna varılmış ise de yorum yoluyla hisselerin değerlerinin daha yüksek olduğunu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/776 E. 2023/7337 K.
Ortak:sorumluluk davası · tüzel kişilik · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açılan «sorumluluk davası» olduğu, 53.300.000.000 adet İmar Bankası A.Ş. «hisse senedinin» dava dışı İmar Off Shore Ltd firmasından veresiye olarak almak suretiyle adı geçen bu firmaya borçlanıldığı, ancak dava dışı Off Shore Ltd firmasına bu babta herhangi bir nakit, «çek», senet veya banka havalesiyle hiçbir ödeme yapılmadığı, yine bilançoda 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte 920.000 TL iktisap bedeli ile Uzan Şirketler grubuna «dahil» Ergani Çimento Sanayi ve Tic.
A.Ş.'ne veresiye olarak satıldığı ve 880.000 TL tutarında kayden menkul kıymet satış zararı oluştuğu, ancak 16/6/2003 devir tarihi itibariyle bu hisselerin «rayiç değerini» gösterir bir tespit raporu «ibraz» edilmediği, aynı gruba «dahil» Ergani Çimento A.Ş'ne ait hisse senetlerinin yine aynı gruptaki Dörtgen İnşaat A.Ş'ne nominal bedel üzerinden satılmasının grup içi işlem mahiyetinde olduğu, davacı şirket ile dava dışı Dörtgen İnş.
A.Ş. ünvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» devam etmesinin fon alacaklarının tahsili bakımından yarar sağlamayacağı ve borca batık olduğu tespiti ile 13/04/2007 tarihinde ilansız olarak sicilden terkinine karar verildiği, iki şirketin de «sicilden terkin» edilmiş olması karşısında ve geçmişte kalan olası şirket zararlarından dolayı sunulan belgeler ve deliller kapsamına göre davalıların sorumlulukları cihetine gidil …
Benzer bu kararda… apor alındığı, bilirkişi raporunda davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarının beyan edildiği, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı «tüzel kişilikleri» bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp «şirketin zararına» yol açacağı, bu işlemlerden «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını «ispat külfetinin» davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi herhangi bir delil de «ibraz» edilmediği, grup şirketlere usulsüz kredi aktarımı ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesinin de başlı başına şirketi zarara uğratan eylemlerden olduğu gerekçe …
Mahkemece 05.09.2012 tarih, 2011/26 E. ve 2012/212 K. sayılı kararı ile şirkette yapılan denetim neticesinde «kasa açığı» bulunduğu hususunun anlaşıldığı, kasa açığı nedeniyle tüm davalıların sorumlu olduğu, grup şirketleri arasında yapılan alım satım işlemlerinin örtülü kazanç yaratmaya yönelik olduğu, bu durumun şirket aleyhine zarara sebebiyet verdiği, «ihtiyati tedbir» kararına rağmen ... aktarımlarının şirket kayıtlarında muhasebeleştirilmiş olduğu, hisse alım satım işlemlerinin ve ihtiyati tedbir kararına rağmen ... aktarımının yapıldığı dönem itibariyle 2004 yılı «olağan genel kurulu» toplantısında denetçi raporu ile sorgulanmasının gerektiği, ancak genel kurul öncesinde şirkete el konulması nedeniyle denetçilerin görevine «son» verildiği, fiilen denetim raporu hazırlama olanağı olmayan denetçilerin bu zararlardan sorumluluğunun olmadığı, sadece «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidilebileceği, off shore bankasından alınan kredilerin geri istenilmediği, bu nedenle şirket kasasından para çıkışının olmadığı, kredinin aktarıldığı şirketler aleyhine başlatılan takiplerde kredinin tahsil edilemediği veya ödemeden acze ilişkin belgenin de «ibraz» edilmediği, bu nedenle zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 26.448.075,65 TL'nin davalılardan tahsiline, bu miktarın tamamından davalı ..., …
Bağlı grup şirketler olsalar bile farklı «tüzel kişilikleri» bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtları birbirinden bağımsızdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · kasa açığı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · haksız eylem · olağanüstü genel kurul · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece 05.09.2012 tarih, 2011/26 E. ve 2012/212 K. sayılı kararı ile şirkette yapılan denetim neticesinde «kasa açığı» bulunduğu hususunun anlaşıldığı, kasa açığı nedeniyle tüm davalıların sorumlu olduğu, grup şirketleri arasında yapılan alım satım işlemlerinin örtülü kazanç yaratmaya yönelik olduğu, bu durumun şirket aleyhine zarara sebebiyet verdiği, «ihtiyati tedbir» kararına rağmen ... aktarımlarının şirket kayıtlarında muhasebeleştirilmiş olduğu, hisse alım satım işlemlerinin ve ihtiyati tedbir kararına rağmen ... aktarımının yapıldığı dönem itibariyle 2004 yılı «olağan genel kurulu» toplantısında denetçi raporu ile sorgulanmasının gerektiği, ancak genel kurul öncesinde şirkete el konulması nedeniyle denetçilerin görevine «son» verildiği, fiilen denetim raporu hazırlama olanağı olmayan denetçilerin bu zararlardan sorumluluğunun olmadığı, sadece «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidilebileceği, off shore bankasından alınan kredilerin geri istenilmediği, bu nedenle şirket kasasından para çıkışının olmadığı, kredinin aktarıldığı şirketler aleyhine başlatılan takiplerde kredinin tahsil edilemediği veya ödemeden acze ilişkin belgenin de «ibraz» edilmediği, bu nedenle zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 26.448.075,65 TL'nin davalılardan tahsiline, bu miktarın tamamından davalı ..., …
… z dilekçesinde özetle; denetim kurulu üyelerinin de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 359 uncu maddesi uyarınca müteselsilen borcun tamamından «yönetim kurulu» üyeleri ile birlikte sorumlu olduklarını, «ispat külfeti» üzerinde olan davalıların «kusursuzluklarını ispat» edemediklerini, mahkemece dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verildiğini ancak «faiz başlangıç tarihinin» zararın doğduğu tarih olması gerektiğini belirterek kararın kısmen bozulmasını istemiştir.
Bu işlemlerden «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını «ispat külfeti» ise davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi, herhangi bir delil de «ibraz» edilmemiştir.
… apor alındığı, bilirkişi raporunda davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarının beyan edildiği, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı «tüzel kişilikleri» bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp «şirketin zararına» yol açacağı, bu işlemlerden «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını «ispat külfetinin» davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi herhangi bir delil de «ibraz» edilmediği, grup şirketlere usulsüz kredi aktarımı ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesinin de başlı başına şirketi zarara uğratan eylemlerden olduğu gerekçe …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13697 E. 2014/248 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · temlik · ıslah
Benzer bu kararda… alınması, şirketin almış olduğu hisseleri zararla satması, şirket hakkında verilen tedbir kararına rağmen yine şirket borçlandırılarak hisse satın alınması suretiye «şirketin zarara» uğratıldığı bu zarardan yönetim kurlu üyelerinin TTK'nın 336. maddesi gereği denetim kurulu üyelerininde TTK'nın 354. vd. maddeleri gereğince sorumlu oldukları, şi …
A..'ın denetçi olduğu dönemde gerçekleşmediği gerekçesiyle bu davalı aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılara aleyhine açılna davanın kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle, 3.545.494,67 TL'ninde «ıslah» tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-«temlik» alan vekilinin ve mümeyyiz davalıların aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
K.. de bilirkişi raporuna karşı itirazlarında, davacı «şirketin zararının» oluşmadığı yönünde beyanda bulunmuşlar, ancak mahkemece alınan ek raporda bu husus değerlendirilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7169 E. , 2012/14202 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2007/122-2010/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ...vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kanuni halef olunan Samsun şirket'in 15.09.2006 tarihinde yapılan 2002, 2003 ve 2004 faaliyet yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında davalılar hakkında mali sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, davalıların 31.10.2003 tarihinde 53.300.000.000 adet imar hissesini 3.173.191,66 TL bedelle İmar Off Shore limitetden borçlanma suretiyle satın almış gözüktüğünü, bu satın alma işleminin Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 14.08.2003 tarihli 2003/426 ve 26.08.2003 tarih ve 2003/449 sayılı müteferrik tedbir kararlarına rağmen gerçekleştirildiğini, BDDK'nın 03.07.2003 tarihli kararı ile yönetim ve denetimi fona devredilen bir bankanın hisse senetlerini satın alma yoluna gidilmesinin ticari teamüllerle ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü ile bağdaşmadığını, yine firmanın kurulduğu 1997 yılında Rumeli Çimento'dan 920.000 TL bedelle satın aldığı Ergani Çimento hisselerinin 11.07.2003 tarihli kararla 40.000 TL bedelle grup şirketi Dörtgen İnşaat ve İşl.
A.Ş.'ne satıldığını, bu satıştan 880.000 TL zarar doğduğunu, bu işlemlerin Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik imtiyaz sözleşmelerinin ilgili bakanlık tarafından iptal edildiği 12.06.2003 tarihinden ve bankaya el konulma tarihinden hemen sonrasında gerçekleştirldiğini, TMSF'den mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olduğunu, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu işlemler nedeniyle mali sorumluluklarının bulunduğunu, büyük çoğunluğu Uzan Gurubu şirketlerde personel olan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin şirketi gayrifaal tutmaları, muhasebe ilkelerine aykırı işlemlere cevaz vermeleri, kendi dönemlerinde yapılan hatalı işlemlere karşı gerekli prosedürü başlatmamaları ve gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle kusurlu olduklarını ileri sürerek 10.000 TL'lık zararın, meydana geldiği tarihten itibaren avans faizi ile müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 4.053.191,66 TL'na yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde şirket olma vasfını kaybettiğni, müvekkilinin Uzanlarda ücretli çalışan bir personel olduğunu, işten atılma kaygısı ile şeklen yönetici ya da denetçi gözüken birçok kişinin hak etmedikleri bir konuma sürüklenmelerinin adalet duygusu ile de bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, bankaya el konulmasının müvekkili yönünden sorumluluk doğuramayacağını, davacı şirketten para çıkışı olmayıp zarar durumunun da gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen tüm şirketlerin yönetim ve malvarlığının fona geçtiğini, aktifinde bulunan varlıklarını da istediği şekilde değerlendirebileceğini, müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, 2003 yılı Eylül ayında şirkete el konulma tarihinden önce denetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, Uzan Grubunda hizmet akdi ile çalışan bir personel olduğunu, davacı şirketten bir para çıkışı olmayıp zararın gerçekleşmediğini, tüm davalıların ibra edildiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açılan sorumluluk davası olduğu, 53.300.000.000 adet İmar Bankası A.Ş. hisse senedinin dava dışı İmar Off Shore Ltd firmasından veresiye olarak almak suretiyle adı geçen bu firmaya borçlanıldığı, ancak dava dışı Off Shore Ltd firmasına bu babta herhangi bir nakit, çek, senet veya banka havalesiyle hiçbir ödeme yapılmadığı, yine bilançoda 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte 920.000 TL iktisap bedeli ile Uzan Şirketler grubuna dahil Ergani Çimento Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye ait hisse senedinin kayıtlı bulunduğu, 01/01/2003 tarihi itibariyle aktifte bulunan 40.000.000 adet Uzan Şirketler grubuna dahil Ergani Çimento San. ve Tic. A.Ş. hisse senedinin 1997 yılında Uzan grubuna dahil Rumeli Çimento San ve Tic.
A.Ş.'den 920.000 TL bedelle satın alındığı, Ergani Çimento A.Ş. hissesinin 15/6/2003 tarihinde 40.000 TL bedelle aynı şirketler grubuna dahil dava dışı Dörtgen İnşaat ve İşletmecilik San ve Tic. A.Ş.'ne veresiye olarak satıldığı ve 880.000 TL tutarında kayden menkul kıymet satış zararı oluştuğu, ancak 16/6/2003 devir tarihi itibariyle bu hisselerin rayiç değerini gösterir bir tespit raporu ibraz edilmediği, aynı gruba dahil Ergani Çimento A.Ş'ne ait hisse senetlerinin yine aynı gruptaki Dörtgen İnşaat A.Ş'ne nominal bedel üzerinden satılmasının grup içi işlem mahiyetinde olduğu, davacı şirket ile dava dışı Dörtgen İnş. A.Ş. ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesinin fon alacaklarının tahsili bakımından yarar sağlamayacağı ve borca batık olduğu tespiti ile 13/04/2007 tarihinde ilansız olarak sicilden terkinine karar verildiği, iki şirketin de sicilden terkin edilmiş olması karşısında ve geçmişte kalan olası şirket zararlarından dolayı sunulan belgeler ve deliller kapsamına göre davalıların sorumlulukları cihetine gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., Sevda Yenikapan Özkan vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Samsun Çimento ve İşletmecilik San. ve Tic. A.Ş. yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilinin iddiası ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların 31.10.2003 tarihinde 53.300.000.000 adet İmar Bankası A.Ş. hissesini 3.173.191,66 TL bedelle İmar Off Shore Limitedden borçlanma suretiyle satın aldığı, bu satın alma işleminin Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 14.08.2003 tarihli 2003/426 ve 26.08.2003 tarihli 2003/449 müteferrik sayılı tedbir kararlarına ve BDDK'nın 03.07.2003 tarihli kararı ile İmar Bankası A.Ş.'nin yönetim ve denetiminin fona devredilmesine rağmen gerçekleştirildiği, ancak bu satın alma karşılığında herhangi bir ödeme yapılmamışsa da, şirketin bilançosunda borç kaydı olarak görüldüğü, yine şirketin kurulduğu 1997 yılında Rumeli Çimento A.Ş.'den 920.000 TL bedelle satın alınan Ergani Çimento A.Ş.
hisselerinin 11.07.2003 tarihinde 40.000 TL bedelle Dörtgen İnşaat ve İşl. A.Ş.'ne satıldığı anlaşılmıştır. .../...
Mahkemece, belirtilen gerekçe ile ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmişse de, Samsun Çimento ve İşletmecilik San. ve Tic. A.Ş.'nin yukarıda belirtilen ve davalılar tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen işlemler nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığının tespiti amacıyla, hisseleri alınan ve satılan şirketlerin borsada işlem gördüğü de dikkate alındığında, sermaye piyasası konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., Sevda Yenikapan Özkan vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., Sevda Yenikapan Özkan vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062599100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz