6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gerçek zarar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7212 E. 2012/14121 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar ispat külfeti emredici hüküm riziko uyuşmazlık konusu sigorta poliçesi hasar dahili dava teminat i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1264TTK 1282

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu konuttaki hasarın, bina zemin toprağında zamanla oluşan oturmaya bağlı olarak, binanın öne doğru hafif şekilde kaymasıyla ortaya çıktığı, davacının konutundaki zararının, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan sigorta poliçesi genel şartları ile teminat dışı bırakılan haller ve eklenen kloz hükümleri gereğince, teminat dışı bırakılan hallerden hiçbirisini oluşmadığından teminat dışı olmayacağı, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca emredici hüküm olan aynı yasanın 1281/son fıkrasına göre, hasarın istisna edilmiş bir rizikodan kaynaklandığını ispat külfetinin sigortacıda olduğu ve sigortacının bu iddiasını ispatlayamadığı, TTK’nun 1282. maddesi uyarınca poliçeye eklenen dahili su, sel ve su baskını ile yer kayması klozları kapsamı gereğince hasarın teminat dahilinde olduğu gerekçesiyle, 8.500 TL tazminatın 03.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının gerçek zararı 8.500 TL olarak belirlenmiş olup binada meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli bedelin serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplandığı, yapılması gereken işlerin cins ve miktarları konusunda eksper tarafından düzenlenen rapora büyük oranda itibar edildiği bildirilmiştir. Ancak, dosyada mevcut Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/37 D. İş sayılı dosyasındaki 26.08.2009 tarihli ve Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/46 D.İş sayılı dosyasındaki 29.10.2008 tarihli bilirkişi raporlarında hesaplanan zarar miktarlarına neden itibar edilmediği bilirkişi tarafından tartışılmamış ve raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Bu çelişki giderilip, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, davacının gerçek zarar miktarının açıklığa kavuşturulması için bilirkişilerden ek rapor alınarak veya yeniden oluşturulacak bilirkişiler kurulu aracılığıyla inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Konut sigorta poliçesinden tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1729 E. 2010/7397 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12082 E. 2010/6895 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/7212 E.  ,  2012/14121 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2008/727-2010/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı olan müvekkiline ait konutun, bodrumundaki sığınağın dibinden su çıkması nedeniyle hasarlandığını, davacının, hasarının ödenmesi için davalıya yaptığı başvurunun, konutta mutad oturma olduğu ve hasarın ani risklerden kaynaklanmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin yaptırttığı inceleme ve mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespitte dava konusu konutta meydana gelen hasarın ani ve beklenmedik risklerden kaynaklandığının tespit edildiğini ve bunun da poliçe teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek, 11.662,70 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının konutunda meydana gelen hasarın ani ve beklenmedik bir olay sonucu gerçekleşmediğinden meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu konuttaki hasarın, bina zemin toprağında zamanla oluşan oturmaya bağlı olarak, binanın öne doğru hafif şekilde kaymasıyla ortaya çıktığı, davacının konutundaki zararının, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan sigorta poliçesi genel şartları ile teminat dışı bırakılan haller ve eklenen kloz hükümleri gereğince, teminat dışı bırakılan hallerden hiçbirisini oluşmadığından teminat dışı olmayacağı, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca emredici hüküm olan aynı yasanın 1281/son fıkrasına göre, hasarın istisna edilmiş bir rizikodan kaynaklandığını ispat külfetinin sigortacıda olduğu ve sigortacının bu iddiasını ispatlayamadığı, TTK’nun 1282.

maddesi uyarınca poliçeye eklenen dahili su, sel ve su baskını ile yer kayması klozları kapsamı gereğince hasarın teminat dahilinde olduğu gerekçesiyle, 8.500 TL tazminatın 03.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının gerçek zararı 8.500 TL olarak belirlenmiş olup binada meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli bedelin serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplandığı, yapılması gereken işlerin cins ve miktarları konusunda eksper tarafından düzenlenen rapora büyük oranda itibar edildiği bildirilmiştir. Ancak, dosyada mevcut Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/37 D. İş sayılı dosyasındaki 26.08.2009 tarihli ve Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/46 D.İş sayılı dosyasındaki 29.10.2008 tarihli bilirkişi raporlarında hesaplanan zarar miktarlarına neden itibar edilmediği bilirkişi tarafından tartışılmamış ve raporlar arasında çelişki oluşmuştur.

Bu çelişki giderilip, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, davacının gerçek zarar miktarının açıklığa kavuşturulması için bilirkişilerden ek rapor alınarak veya yeniden oluşturulacak bilirkişiler kurulu aracılığıyla inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 377.90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062581600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.