Gerçek zarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7212 E. 2012/14121 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar↗ ispat külfeti↗ emredici hüküm↗ riziko↗ uyuşmazlık konusu↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu konuttaki hasarın, bina zemin toprağında zamanla oluşan oturmaya bağlı olarak, binanın öne doğru hafif şekilde kaymasıyla ortaya çıktığı, davacının konutundaki zararının, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan sigorta poliçesi genel şartları ile teminat dışı bırakılan haller ve eklenen kloz hükümleri gereğince, teminat dışı bırakılan hallerden hiçbirisini oluşmadığından teminat dışı olmayacağı, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca emredici hüküm olan aynı yasanın 1281/son fıkrasına göre, hasarın istisna edilmiş bir rizikodan kaynaklandığını ispat külfetinin sigortacıda olduğu ve sigortacının bu iddiasını ispatlayamadığı, TTK’nun 1282. maddesi uyarınca poliçeye eklenen dahili su, sel ve su baskını ile yer kayması klozları kapsamı gereğince hasarın teminat dahilinde olduğu gerekçesiyle, 8.500 TL tazminatın 03.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının gerçek zararı 8.500 TL olarak belirlenmiş olup binada meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli bedelin serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplandığı, yapılması gereken işlerin cins ve miktarları konusunda eksper tarafından düzenlenen rapora büyük oranda itibar edildiği bildirilmiştir. Ancak, dosyada mevcut Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/37 D. İş sayılı dosyasındaki 26.08.2009 tarihli ve Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/46 D.İş sayılı dosyasındaki 29.10.2008 tarihli bilirkişi raporlarında hesaplanan zarar miktarlarına neden itibar edilmediği bilirkişi tarafından tartışılmamış ve raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Bu çelişki giderilip, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, davacının gerçek zarar miktarının açıklığa kavuşturulması için bilirkişilerden ek rapor alınarak veya yeniden oluşturulacak bilirkişiler kurulu aracılığıyla inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Konut sigorta poliçesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1729 E. 2010/7397 K.
Ortak:riziko · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu konuttaki «hasarın», bina zemin toprağında zamanla oluşan oturmaya bağlı olarak, binanın öne doğru hafif şekilde kaymasıyla ortaya çıktığı, davacının konutundaki zararının, taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmayan «sigorta poliçesi» genel şartları ile «teminat» dışı bırakılan haller ve eklenen kloz hükümleri gereğince, teminat dışı bırakılan hallerden hiçbirisini oluşmadığından teminat dışı olmayacağı, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca «emredici» hüküm olan aynı yasanın 1281/«son» fıkrasına göre, hasarın istisna edilmiş bir «rizikodan» kaynaklandığını «ispat külfetinin» sigortacıda olduğu ve sigortacının bu iddiasını ispatlayamadığı, TTK’nun 1282. maddesi uyarınca poliçeye eklenen «dahili» su, sel ve su baskını ile yer kayması klozları kapsamı gereğince hasarın teminat dahilinde olduğu gerekçesiyle, 8.500 TL tazminatın 03.07.2008 tarihinden itibaren …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının «gerçek zararı» 8.500 TL olarak belirlenmiş olup binada meydana gelen «hasarın» giderilmesi için gerekli bedelin serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplandığı, yapılması gereken işlerin cins ve miktarları konusunda eksper tarafından düzenlenen rapora büyük oranda itibar edildiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile aynı binada dairesi olan dava dışı ...'ın konutunda aynı mahiyetli «hasarın» 22.01.2007 tarihinde meydana geldiği, davacının hasarın oluşmasından sonra beyana göre poliçe düzenlettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 1282. maddesi uyarınca, sigorta şirketi, «primin» ödendiği tarihten itibaren gerçekleşen «rizikolardan» sorumludur.
Somut olayda, davacı taraf pirimin ödendiği 30.01.2007 tarihinden itibaren sigorta örtüsü altına alınan konutta 10.02.2007 tarihinde sel baskını sonucu «hasar» oluştuğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuş ve delil olarak da itfaiye müdür ve başçavuşunun imzaladığı 10.02.2007 tarihli “Yangın Raporu” ve “Hasar Tespit Raporu” başlıklı yazılara dayanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet · sigorta sözleşmesi · ek prim
Benzer bu karardaDava, konut «sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
TTK'nun 1282. maddesi uyarınca, sigorta şirketi, «primin» ödendiği tarihten itibaren gerçekleşen «rizikolardan» sorumludur.
… n sunduğu “Yangın Raporu” “Hasar Tespit Raporu” başlıklı belgeler altındaki imzaları bulunan kişiler dinlenmek ve Meteoroloji Müdürlüğünden 10.02.2007 tarihinde sel «afeti» yaşanacak derecede yağmur yağıp yağmadığı sorulmak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, davacı ile aynı binada konutu olan dava dışı ...'ın konutunda 22.01.20 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12082 E. 2010/6895 K.
Ortak:riziko · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu konuttaki «hasarın», bina zemin toprağında zamanla oluşan oturmaya bağlı olarak, binanın öne doğru hafif şekilde kaymasıyla ortaya çıktığı, davacının konutundaki zararının, taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmayan «sigorta poliçesi» genel şartları ile «teminat» dışı bırakılan haller ve eklenen kloz hükümleri gereğince, teminat dışı bırakılan hallerden hiçbirisini oluşmadığından teminat dışı olmayacağı, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca «emredici» hüküm olan aynı yasanın 1281/«son» fıkrasına göre, hasarın istisna edilmiş bir «rizikodan» kaynaklandığını «ispat külfetinin» sigortacıda olduğu ve sigortacının bu iddiasını ispatlayamadığı, TTK’nun 1282. maddesi uyarınca poliçeye eklenen «dahili» su, sel ve su baskını ile yer kayması klozları kapsamı gereğince hasarın teminat dahilinde olduğu gerekçesiyle, 8.500 TL tazminatın 03.07.2008 tarihinden itibaren …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının «gerçek zararı» 8.500 TL olarak belirlenmiş olup binada meydana gelen «hasarın» giderilmesi için gerekli bedelin serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplandığı, yapılması gereken işlerin cins ve miktarları konusunda eksper tarafından düzenlenen rapora büyük oranda itibar edildiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, binadaki «hasarın» bina zemininin, temellerinin su almasından kaynaklandığı ve hasarın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine, “bilirkişi raporunda geçen “çökme ve kayma” olaylarının, dava konusu «sigorta poliçesinde» kasdedilen “yer kayması” olup olmadığı, poliçe özel ve genel şartlarındaki hükümler gereğince hasarın, poliçe kapsamında sayılan «rizikolardan» kaynaklanması halinde, hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olup olmayacağı konularında ise bir açıklama bulunmadığı gözetilerek,bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiğine işaret edilerek, «eksik inceleme» gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
… yma gibi olayların meydana geldiğinin asıl ve ek raporda açıklanmış olmasına, zemindeki bu gibi olayların "yer kayması" olduğunun bildirilmesine, poliçeye ekli tümü «işyeri sigorta» poliçe kitapçığında yer alan "kloz 9 yer kayması klozu" başlıklı kloza göre, bina civarında yapılan kazılar ile deprem ve yanardağ püskürmesi nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar aksine sözleşme ile «teminat» altına alınabilecek «rizikolardan» olup, somut olayda böyle bir riziko meydana gelmediği gibi, aynı klozda binanın oturduğu arsada oluşan yer kayması ve toprak çökmesi sonucu sigortalı şeyde doğrudan meydana gelecek zararlar teminata «dahil» edilmiş olup, somut olayda bu kapsamda kalan rizikonun yer kayması ve toprak çökmesi olarak nitelendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin …
Mahkemece,bozmaya uyulmuş,alınan ve benimsenen ek bilirkişi raporuna göre, «hasarın» yer kaymasından kaynaklandığı, binanın yapım ve imalat hatasının bulunmadığı gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · işyeri sigortası · muafiyet · denetime elverişlilik · olumsuz oy · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, binadaki «hasarın» bina zemininin, temellerinin su almasından kaynaklandığı ve hasarın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine, “bilirkişi raporunda geçen “çökme ve kayma” olaylarının, dava konusu «sigorta poliçesinde» kasdedilen “yer kayması” olup olmadığı, poliçe özel ve genel şartlarındaki hükümler gereğince hasarın, poliçe kapsamında sayılan «rizikolardan» kaynaklanması halinde, hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olup olmayacağı konularında ise bir açıklama bulunmadığı gözetilerek,bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiğine işaret edilerek, «eksik inceleme» gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
2-Poliçe önyüzünde ve ayrıca poliçe ekinde yer alan «muafiyet» klozu hakkında mahkemece değerlendirme yapılıp gerektiğinde sigortacı bir bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ve ek rapora itiraz dilekçesinde de davalı vekilince bu kloza göre hüküm tesisi gerektiği bildirildiği halde bu kloz hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi nedeniyle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… yma gibi olayların meydana geldiğinin asıl ve ek raporda açıklanmış olmasına, zemindeki bu gibi olayların "yer kayması" olduğunun bildirilmesine, poliçeye ekli tümü «işyeri sigorta» poliçe kitapçığında yer alan "kloz 9 yer kayması klozu" başlıklı kloza göre, bina civarında yapılan kazılar ile deprem ve yanardağ püskürmesi nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar aksine sözleşme ile «teminat» altına alınabilecek «rizikolardan» olup, somut olayda böyle bir riziko meydana gelmediği gibi, aynı klozda binanın oturduğu arsada oluşan yer kayması ve toprak çökmesi sonucu sigortalı şeyde doğrudan meydana gelecek zararlar teminata «dahil» edilmiş olup, somut olayda bu kapsamda kalan rizikonun yer kayması ve toprak çökmesi olarak nitelendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7212 E. , 2012/14121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2008/727-2010/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı olan müvekkiline ait konutun, bodrumundaki sığınağın dibinden su çıkması nedeniyle hasarlandığını, davacının, hasarının ödenmesi için davalıya yaptığı başvurunun, konutta mutad oturma olduğu ve hasarın ani risklerden kaynaklanmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin yaptırttığı inceleme ve mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespitte dava konusu konutta meydana gelen hasarın ani ve beklenmedik risklerden kaynaklandığının tespit edildiğini ve bunun da poliçe teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek, 11.662,70 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının konutunda meydana gelen hasarın ani ve beklenmedik bir olay sonucu gerçekleşmediğinden meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu konuttaki hasarın, bina zemin toprağında zamanla oluşan oturmaya bağlı olarak, binanın öne doğru hafif şekilde kaymasıyla ortaya çıktığı, davacının konutundaki zararının, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan sigorta poliçesi genel şartları ile teminat dışı bırakılan haller ve eklenen kloz hükümleri gereğince, teminat dışı bırakılan hallerden hiçbirisini oluşmadığından teminat dışı olmayacağı, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca emredici hüküm olan aynı yasanın 1281/son fıkrasına göre, hasarın istisna edilmiş bir rizikodan kaynaklandığını ispat külfetinin sigortacıda olduğu ve sigortacının bu iddiasını ispatlayamadığı, TTK’nun 1282.
maddesi uyarınca poliçeye eklenen dahili su, sel ve su baskını ile yer kayması klozları kapsamı gereğince hasarın teminat dahilinde olduğu gerekçesiyle, 8.500 TL tazminatın 03.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının gerçek zararı 8.500 TL olarak belirlenmiş olup binada meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli bedelin serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplandığı, yapılması gereken işlerin cins ve miktarları konusunda eksper tarafından düzenlenen rapora büyük oranda itibar edildiği bildirilmiştir. Ancak, dosyada mevcut Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/37 D. İş sayılı dosyasındaki 26.08.2009 tarihli ve Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/46 D.İş sayılı dosyasındaki 29.10.2008 tarihli bilirkişi raporlarında hesaplanan zarar miktarlarına neden itibar edilmediği bilirkişi tarafından tartışılmamış ve raporlar arasında çelişki oluşmuştur.
Bu çelişki giderilip, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, davacının gerçek zarar miktarının açıklığa kavuşturulması için bilirkişilerden ek rapor alınarak veya yeniden oluşturulacak bilirkişiler kurulu aracılığıyla inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 377.90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062581600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz