Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5421 E. 2012/13270 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı↗ keşif↗ işyeri sigortası↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın sigortalının kullanımından kaynaklandığı, davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalıların maliki oldukları binanın ana atık su borusundan sızan suların binanın zemin katında bulunan ve davacı tarafından su basma rizikolarına karşı sigorta teminatına alınan işyerine dolarak zarar verdiği iddia edilmiş ve olaydan iki gün sonra işyerinde inceleme yapan ekspertiz tarafından hazırlanan raporda, işyerinde meydana gelen hasarın binanın ana atık su borusundan sızan sulardan kaynaklandığı belirtilmiş ve yine olaydan bir gün sonra işyerinde inceleme yapan polisler tarafından tutulan tutanakta ise “işyerinin sağ tarafında kalan ve binaya ait atık su borusunun tahrip olarak suların işyerine dolduğu” belirtilmiştir.
Mahkemece işyerinde yapılan keşif sırasında dinlenen tanıklar, hasarın işyerinin asma katında bulunan tuvaletin atık su borusunun kırılması sonucu akan sulardan kaynaklandığını, binanın ana atık su borusu ile işyerinde meydana gelen hasarın bir ilgisinin olmadığını belirtmişler, bu beyanlara itibar eden inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı sonuca etkili ve esaslı noktalarda itiraz edildiği halde mahkemece bu itirazlara yönelik aynı bilirkişiden ek veya oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmamıştır.
Mahkemece, hasarın sigortalının kullandığı işyerinin asma katında bulunan tuvaletten kaynaklandığı kabul edilmiş ise de, bu tuvaletin sadece sigortalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, hasarın Pazar günü meydana geldiği gözönüne alındığında bu büyüklükteki bir hasarın sadece davacının sigortalısının kullandığı tuvaletten kaynaklanmasının mümkün olup olmadığı, işyerinin asma katında yer alan tuvaletin atık su borusuna üst katlardan gelen başka atık su borularının bağlantısının olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle gerektiğinde ekspertiz raporunu hazırlayan uzmanın ve işyerinde inceleme yapan, “görgü-tesbit tutanağı”nı düzenleyen polislerin tanık olarak dinlenerek meydana gelen hasara neden olan atık su borusunun tam olarak yerinin açık bir şekilde belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12637 E. 2012/3339 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; zararın davalı tarafın kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 7.494,09 TL'nin 13/10/2008 «son» ödeme tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… unmasının ve rapora itirazlarının değerlendirilerek atık su borusundan meydana gelen zararın ortak yerden mi kaynaklandığı, davalının kullanımından mı kaynaklandığı «kesin» olarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13035 E. 2010/4500 K.
Ortak:riziko · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davalıların maliki oldukları binanın ana atık su borusundan sızan suların binanın zemin katında bulunan ve davacı tarafından su basma «rizikolarına» karşı «sigorta teminatına» alınan işyerine dolarak zarar verdiği iddia edilmiş ve olaydan iki gün sonra işyerinde inceleme yapan ekspertiz tarafından hazırlanan raporda, işyerinde meydana gelen «hasarın» binanın ana atık su borusundan sızan sulardan kaynaklandığı belirtilmiş ve yine olaydan bir gün sonra işyerinde inceleme yapan polisler tarafından tutulan tutanakt …
Bu itibarla, mahkemece mahallinde yeniden «keşif» yapılmak suretiyle gerektiğinde ekspertiz raporunu hazırlayan uzmanın ve işyerinde inceleme yapan, “görgü-tesbit tutanağı”nı düzenleyen polislerin tanık olarak dinlenerek meydana gelen «hasara» neden olan atık su borusunun tam olarak yerinin açık bir şekilde belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen «hasarın» sigortalının kullanımından kaynaklandığı, davalıların «kusurlarının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece «riziko» tarihinde «hasara» neden olan işyerinde faaliyette bulunan firmanın usulünce araştırılıp belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasar» oluşumuna sebep veren atık su borusunun tıkandığı işyerinde olay tarihinde davalının bulunmadığı, asıl sorumlunun ...Eşya San.
Her ne kadar mahkemece zarara neden atık su borusundaki tıkanmanın meydana geldiği işyerinde davalı şirketin değil, ...Eşya San.Ltd.Şti.’nin faaliyet gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, Ticaret Sicil Memurluğu’nun cevabi yazısında «riziko» adresine komşu işyerinde böyle bir şirketin mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen alacak
Benzer bu karardaDava, TTK 1301 maddesi uyarınca açılan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5421 E. , 2012/13270 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/10/2010 tarih ve 2009/412-2010/872 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sel ve su basmalarına karşı teminat altına alınan davalılara ait binanın alt katında bulunan işyerine bina atık su borusunun patlaması sonucu akan suların hasar verdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 58.824,97 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın sigortalının kullanımından kaynaklandığı, davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalıların maliki oldukları binanın ana atık su borusundan sızan suların binanın zemin katında bulunan ve davacı tarafından su basma rizikolarına karşı sigorta teminatına alınan işyerine dolarak zarar verdiği iddia edilmiş ve olaydan iki gün sonra işyerinde inceleme yapan ekspertiz tarafından hazırlanan raporda, işyerinde meydana gelen hasarın binanın ana atık su borusundan sızan sulardan kaynaklandığı belirtilmiş ve yine olaydan bir gün sonra işyerinde inceleme yapan polisler tarafından tutulan tutanakta ise “işyerinin sağ tarafında kalan ve binaya ait atık su borusunun tahrip olarak suların işyerine dolduğu” belirtilmiştir.
Mahkemece işyerinde yapılan keşif sırasında dinlenen tanıklar, hasarın işyerinin asma katında bulunan tuvaletin atık su borusunun kırılması sonucu akan sulardan kaynaklandığını, binanın ana atık su borusu ile işyerinde meydana gelen hasarın bir ilgisinin olmadığını belirtmişler, bu beyanlara itibar eden inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı sonuca etkili ve esaslı noktalarda itiraz edildiği halde mahkemece bu itirazlara yönelik aynı bilirkişiden ek veya oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmamıştır.
Mahkemece, hasarın sigortalının kullandığı işyerinin asma katında bulunan tuvaletten kaynaklandığı kabul edilmiş ise de, bu tuvaletin sadece sigortalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, hasarın Pazar günü meydana geldiği gözönüne alındığında bu büyüklükteki bir hasarın sadece davacının sigortalısının kullandığı tuvaletten kaynaklanmasının mümkün olup olmadığı, işyerinin asma katında yer alan tuvaletin atık su borusuna üst katlardan gelen başka atık su borularının bağlantısının olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle gerektiğinde ekspertiz raporunu hazırlayan uzmanın ve işyerinde inceleme yapan, “görgü-tesbit tutanağı”nı düzenleyen polislerin tanık olarak dinlenerek meydana gelen hasara neden olan atık su borusunun tam olarak yerinin açık bir şekilde belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062407100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz