Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8389 E. 2012/12021 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın (188.829,42) USD, karşı davanın (4.568,25) TL üzerinden kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı- karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10271 E. 2012/2980 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · zimmet · vade · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaAncak asıl davada bilirkişi raporunda, davacı-karşı davalıya ait hesap cüzdanı bilgilerine göre, hesap «vade» sonunun 19/02/2003 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle davacının parasının faiziyle birlikte 188.829,42-USD’ye ulaştığı ve bu tutarın 19/02/2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile birlikte davacı-karşı davalıya ödenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, mahkemece bilirkişilerin hesapladığı ve ana paraya eklenmesi gereken faiz hariç bırakı …
Mahkemece, banka şube müdürünün davacının talimatı olmaksızın davacının hesabındaki paraları çektiği, paranın banka müdürünün «zimmetinde» bulunduğu, müdürün gerçekte zimmetinde olan parayı hayali hesaplar açıp «vade» sonlarında kapatarak bu hesaplardaymış gibi gösterdiği, davacı hakkında açılan ceza davasında davacının beraat ettiği, bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, …
… ı, tutarlar arasındaki farkın davacı-karşı davalıya ait paranın neması olduğu belirtilmiş ancak mahkemece 4.568,25-TL için bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadan «kısmi kabul» kararı verilmiştir.
-
Menfi tespit | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3710 E. 2021/964 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · husumet yokluğu · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, asıl dava yönünden; davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davacıların, davalı ...'a taşıma işinden dolayı 38.100,00 TL borçlu bulundukları ve bu borcun ödenmiş olduğu, geriye kalan 7.829,00 TL bakımından ise davalı ...'a borçlu olmadıklarının tespitine; birleşen dava yönünden; takibe yönelik ödenen 38.100,00 TL bedel yönünden dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 7.829,00 TL yönünden ise icra takibine vaki itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Birleşen davada, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin hükmolunan «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazına ilişkin olarak, konusuz kalan miktar yönünden kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı-birleşen davada davacı yararına nisbi vekalet ücretine hükmetmek gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, H …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8389 E. , 2012/12021 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 gün ve 2003/801-2010/251 sayılı kararı bozan Daire’nin 01/03/2012 gün ve 2010/10271-2012/2980 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin Şekerbank A.Ş. Antakya Şubesi'nde bulunan (150.000) USD.’yi EFT yoluyla davalı bankanın Antakya İstiklal Şubesi'ne göndererek vadeli döviz hesabı açtırdığını, bu hesabın davalı bankanın Osmaniye Şubesi'nde devam ettiğini, faizleri işlenmek suretiyle hesap cüzdanlarının müvekkiline ibraz edildiğini, müvekkilinin davalı bankadan mevduatını çekmek istediğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalıya noter aracılığıyla ihtarname gönderdiklerini, ancak davalı bankanın ihtarnameye cevap vermediğini ileri sürerek (190.500) USD.’nin 19/02/2003 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsilini, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının (173.125) USD.’yi Osmaniye Şubesi'ne getirmemiş olmasına rağmen, eski müdür Sezai Ayan tarafından kendisine hesap cüzdanı verildiğini, açılan ve kapanan hesabın fiktif bir hesap olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise, davacı ile ilgili işlemler incelendiğinde şube müdürü ile davacı arasındaki menfaat birlikteliğinin fiktif hesaplar açılmasıyla sınırlı kalmadığını, şube müdürünün başka müşterilerin hesaplarından müşteri imzaları ve talimatları olmaksızın düzenlenen belgelerle Şekerbank A.Ş. Hatay Şubesi'ndeki davacı hesabına değişik tarihlerde farklı meblağları EFT havalesi yaptığının anlaşıldığını ileri sürerek, toplam (124.946,25) TL.’nın davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın (188.829,42) USD, karşı davanın (4.568,25) TL üzerinden kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı- karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062134100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz