Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10271 E. 2012/2980 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi kabul↗ eft↗ zimmet↗ vade↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, banka şube müdürünün davacının talimatı olmaksızın davacının hesabındaki paraları çektiği, paranın banka müdürünün zimmetinde bulunduğu, müdürün gerçekte zimmetinde olan parayı hayali hesaplar açıp vade sonlarında kapatarak bu hesaplardaymış gibi gösterdiği, davacı hakkında açılan ceza davasında davacının beraat ettiği, bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, Bankaların çalıştırdıkları personelin usulsüz işlemlerinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile 188.829,42-USD’nin davalı-karşı davacıdan tahsiline; davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 4.568,25-TL’nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacının tüm ve davacı-karşı davalının aşağıdaki 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak asıl davada bilirkişi raporunda, davacı-karşı davalıya ait hesap cüzdanı bilgilerine göre, hesap vade sonunun 19/02/2003 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle davacının parasının faiziyle birlikte 188.829,42-USD’ye ulaştığı ve bu tutarın 19/02/2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıya ödenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, mahkemece bilirkişilerin hesapladığı ve ana paraya eklenmesi gereken faiz hariç bırakılmak suretiyle 187.600-USD’ye temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle tahsile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davalı-karşı davacı Banka'nın açtığı karşı davada, bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporda davacı-karşı davalının 120.000-TL yatırdığı, buna mukabil banka müdürü tarafından dava dışı şahısların hesabından davacı-karşı davalıya 124.568,25-TL EFT yapıldığı, tutarlar arasındaki farkın davacı-karşı davalıya ait paranın neması olduğu belirtilmiş ancak mahkemece 4.568,25-TL için bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadan kısmi kabul kararı verilmiştir. Davacı-karşı davalı, 120.000-TL yatırıp neması ile birlikte 124.568,25-TL aldığını savunduğuna göre, mahkemece davacı-karşı davalının yatırdığı belirlenen bu paranın davalı-karşı davacı bankada ne şekilde değerlendirildiği, davacı-karşı davalı adına açılan hesabın türü de belirlenerek davacı-karşı davalıya paranın iade edildiği tarih itibariyle paranın bu miktar nema getirip getirmeyeceği belirlenerek karar verilmesi gerekirken bu konuda inceleme yapılmadan karşı davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı-karşı davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8389 E. 2012/12021 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2222 E. 2020/5318 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüyle taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 40.000,00 DM (20.451,67 Euro) karşılığı 43.568,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek a …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10271 E. , 2012/2980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2010 tarih ve 2003/801-2010/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin […]A.Ş...Şubesinde bulunan 150.000-USD’yi EFT yoluyla davalı bankanın Antakya İstiklal Şubesinde vadeli döviz hesabı açtırdığını, bu hesabın davalı bankanın ... Şubesinde devam ettiğini, faizleri işlenmek suretiyle hesap cüzdanlarının müvekkiline ibraz edilmiş olduğunu, müvekkilinin davalı bankadan mevduatını çekmek istediğini ancak davalı Banka tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalıya noter aracılığıyla ihtarname gönderdiklerini ancak davalı bankanın ihtarnameye cevap vermediğini, davalı bankanın müvekkiline ödeme yapmadığının noterde düzenlenen tutanakla tespit edildiğini, müvekkiline mevduatının ödenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunun ileri sürerek 190.500-USD’nin 19/02/2003 tarihinden itibaren devlet bankalarının Amerikan Doları hesaplarına uyguladığı bir yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı-karşı davacıdan tahsilini, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının 173.125-USD’yi ... Şubesine getirmemiş olmasına rağmen, eski müdür...tarafından kendisine hesap cüzdanı verilmesi, eski müdür ile davacı arasındaki izah edemedikleri bir alışverişin teminatı olabileceğini, açılan ve kapanan hesabın fiktif bir hesap olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise, davacı ile ilgili işlemler incelendiğinde şube müdürü ile davacı arasındaki menfaat birlikteliğinin fiktif hesaplar açılmasıyla sınırlı kalmadığını, şube müdürünün başka müşterilerin hesaplarından müşteri imzaları ve talimatları olmaksızın düzenlenen belgelerle Şekerbank...Şubesindeki davacı hesabına değişik tarihlerde farklı meblağları EFT havalesi yaptığının anlaşıldığını ileri sürerek toplam 124.946.250.000-TL’nin davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, banka şube müdürünün davacının talimatı olmaksızın davacının hesabındaki paraları çektiği, paranın banka müdürünün zimmetinde bulunduğu, müdürün gerçekte zimmetinde olan parayı hayali hesaplar açıp vade sonlarında kapatarak bu hesaplardaymış gibi gösterdiği, davacı hakkında açılan ceza davasında davacının beraat ettiği, bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, Bankaların çalıştırdıkları personelin usulsüz işlemlerinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile 188.829,42-USD’nin davalı-karşı davacıdan tahsiline; davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 4.568,25-TL’nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacının tüm ve davacı-karşı davalının aşağıdaki 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak asıl davada bilirkişi raporunda, davacı-karşı davalıya ait hesap cüzdanı bilgilerine göre, hesap vade sonunun 19/02/2003 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle davacının parasının faiziyle birlikte 188.829,42-USD’ye ulaştığı ve bu tutarın 19/02/2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıya ödenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, mahkemece bilirkişilerin hesapladığı ve ana paraya eklenmesi gereken faiz hariç bırakılmak suretiyle 187.600-USD’ye temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle tahsile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davalı-karşı davacı Banka'nın açtığı karşı davada, bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporda davacı-karşı davalının 120.000-TL yatırdığı, buna mukabil banka müdürü tarafından dava dışı şahısların hesabından davacı-karşı davalıya 124.568,25-TL EFT yapıldığı, tutarlar arasındaki farkın davacı-karşı davalıya ait paranın neması olduğu belirtilmiş ancak mahkemece 4.568,25-TL için bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadan kısmi kabul kararı verilmiştir. Davacı-karşı davalı, 120.000-TL yatırıp neması ile birlikte 124.568,25-TL aldığını savunduğuna göre, mahkemece davacı-karşı davalının yatırdığı belirlenen bu paranın davalı-karşı davacı bankada ne şekilde değerlendirildiği, davacı-karşı davalı adına açılan hesabın türü de belirlenerek davacı-karşı davalıya paranın iade edildiği tarih itibariyle paranın bu miktar nema getirip getirmeyeceği belirlenerek karar verilmesi gerekirken bu konuda inceleme yapılmadan karşı davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı-karşı davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin sair, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.029,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacı ...A.Ş. Genel Müdürlüğü'nden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022419300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz